17 Ekim 2009 Cumartesi
Kanka :)
16 Ekim 2009 Cuma
Hayat Dersi' imiş...

Dün 15 milyon öğrenci ders başı yaptı...
Bilecikli Ahmet ise, Mecidiyeköy’deki Profilo trafik ışıklarında elindeki kağıt mendilleri satmak için yeşil ışığın yanmasını bekleyen araçların camlarını tıklatıyordu.
“Sen okula gitmiyor musun” dedim,
gerisi geldi:- İki sene önce dördüncü sınıfı bitirdim ve bıraktım.
- Neden?- Babam hapse girdi...- Ne yaptı ki?- İnce iş... Şimdi anlatamam...-
Annen neden çalışmıyor peki?- O da çalışıyor, aha orda...
(Eliyle 10-15 metre uzakta kucağında bir bebekle dilenen kadını gösteriyor.)- Oooo, iyisiniz... Bu ışıklar sizin kontrolünüzde yani...- Kız kardeşim de cam siliyor...
- Vay, vay, vay... İyi para götürüyorsunuzdur...- Üçümüz günde 200-250 liradan aşağı toplamıyoruz... - Ayda 6 milyar eder...- Geçiyor... Ama pazar günleri çalışmıyoruz... Çünkü pazarları bu ışıklar tıkanmıyor. İş olmuyor. Ben de balık tutup satıyorum. Sana da getireyim mi?- Boş ver balığı, o kadar parayı ne yapıyorsunuz?
- Birazını babama gönderiyoruz, birazını yiyoruz, yarısını da biriktiriyoruz.
- Biriktirince ne yapacaksın, dükkân mı açacaksın kendine?
- Manyak mıyım be abi, ne dükkânı... Araba alacağız. Babam hapse girmeden önce korsan (kaçak taksicilik) yapıyordu, büyüyünce ben de aynı işi yapacağım.- Ev almayacak mısınız?- Evimiz var, belediye verdi. Kâğıthane’de...
Bu sırada ışık yeşile dönüyor ve arkamdaki araçların sürücüleri kornalarına abanmaya başlıyor... Ama muhabbet tatlı, Ahmet’le biraz daha konuşmak için arabayı iyice kenara çekiyorum.
- Okulu tamamen bıraktın yani...
- Okusam ne olacak ki? Benim öğretmen yirmi yıl okumuş, bin lira kazanıyor.
Yaşanır mı o parayla? Hem ben her gün internete giriyorum, o yeter.- Bilgisayarın da mı var?- Niye olmasın ki?
- Peki; arkadaşların okula giderken hiç mi üzülmüyorsun?- Önce üzülüyordum, ama artık sigara paralarını bile ben veriyorum. En zenginleri benim şimdi.Ahmet işin kolayını bulmuş, yolunu çizmiş; ne söylesem nafile... Vedalaşıp gitmek için hamle ediyorum, suratı asılıyor:- O kadar çene çaldık, bir beşlik bile atmayacak mısın?
.....
Dün 15 milyon öğrenci dersbaşı yaptı...Şanslı olanlar üniversiteyi kazanıp, öğretmen, doktor, mühendis olacak ve Ahmet’in dediği gibi ayda bin liraya talim edecek. Çoğu da işsizler kervanına katılacak.Ahmet ise o zamana kadar çoktan altına arabasını çekip, korsana başlamış olacak.Belki de işleri iyice yoluna girecek ve “filo” kuracak...Çoğumuz sokakta gördüğümüz o çocuklara acıyoruz ya... Bence asıl kendi çocuklarımızın geleceği için kaygılanmalıyız!
Bu da nehirccenin yorumu ;
Biz boşamı okuduk şimdi,boşuna mı çalışıyoruz çocuklarımız için,memleketimiz için...
Ya düşünsenize tam 10 yıldır üniversite de dahil çalışıp emek vermişim,hala kirada oturuyorum değil kağıthane de ev sahibi olmak, kiracı olarak semt değiştirmeye korkuyorum..Hayallerimi süsleyen ev için daha çokkk çalışmam lazım çok,Sevgili Ahmet sana hayatta başarılar diliyorum..Kim bilir bir gün nerede hangi kimlikle çıkarsın karşımıza..Kolay kazanmak seni doyumsuzlaştırdıkca,kimbilir daha neler gelir senin başına bu milletin başına...Ama şu bir gerçek ki evladım için gerçekten kaygılanıyorum...
Pesss diyorum geçiyorum..
15 Ekim 2009 Perşembe
Bugüne de böyle başladık...
Dün geceden kısaca bahsetmek istiyorum Efe Bey ilerde okursa ahhh ben neler yapmışım bizimkilere desin,desin de gülsün de istiyorum halimize açıkcası...
Akşam eve gittim küçük bey çizgifilm izlemekte,daha suratıma bakar bakmaz ben sana küstüm dedi ilk sözü :) Güler misin üzülür müsün niye oğlum işte küstüm küsemez miyim...Hııı peki sen bilirsin deyip çekildim mutfağa yemek telaşına düştüm..Elbet bu çizgi film biter, değil mi şayet öylede oldu 15 -20 dk sonra küçük bey kuyruğunu sıkıştırıp geldi yanıma ben hala küsüm ama su içmek istiyorum :) dedi.Peki su veriyorum ama özür dilemeden barışmıycam senle...Hıhh dedi gitti içeri böcek yaa, bugünlerde bana kızgın ama neden bilmiyorum sanırım eve geç gidiyor olmama bozuluyor.Aslında çok geç kalmıyorum ama hava kararmış oluyorya psikolojik olarak onun için geç kalmış oluyorum :) Ahhh bebeğim napalımm buna da alışacaksın maalesef...
Neyse sonra babasının deyimiyle soğudu ve geldi yanıma öcürr dilerim dedi sarıldı boynuma, niye küstük niye barıştık pek anlamadım ama barıştık şükür...
Gece çok huzursuzdu defalarca uyandı,burnu tıkalıymış meğerse ne kendi uyudu ne bizi uyuttu,Sabah 7 de kalktım, kahvaltı için eşime ve kendime birşeyler hazırlıyordum.Geç kalmama telaşı her sabah olduğu gibi, panik halde ev topluyorum bir yandan giyiniyorum.Eşim uykusuz kaldığı için gözlerini açmamakta ve kalkmamakta direnç gösteriyor..Bu arada Efe bey uyuyamayınca bizim yatağa gelmişti.Babası onun odasında uyuyor o dakikalarda :) Zor zahmet kalkı eşim,üstünü giyiyor ama gözler kapalı :)) Neyse bir panik dolanıyoruz ikimizde..Evde çıkmamıza 10 dk kaldı..Efoşu kucaklayıp ananesine bırakacağız malum bir üst kattalar ya,acele etmiyoruz onun için..Bomba tam o dakikalarda Efe tarafınfan patlatıldı,önce gözler açıldı yatakta biraz gerilerek esnendi...Bizim yüzümüzde gülücükler ben hemen aman da oğlum uyanmış iyimisin minnoşum dedim demedim..Ağzıma lafı sokuverdi gerisin geri beyimiz...Anneeeee bak ben senin yatağına ne yaptımmmmmmm.....Gözlerim yuvasından çıktı çıkmak üzere amanınnn oğluş resmen işemiş ilkez oldu böyle birşey..Hem de öyle böyle değil.Bizim yatak resmen göl..10 dk içerisinde son hızla,hem onun üstü değişti babasının yardımıyla, hem yatak nevresimleri çıktı makinaya atıldı.Sonra yatak silindi.Ellerim çamaşır sulu,bindim arabaya hala kokuyorum desem inanır mısınız...
İşte böyle kısa keseyim siz sıkılmayın Efe de ilerde okursa fazla utanmasın :))
Olur böyle şeyler annecim,sakın üzülme buralara yazdım diye; hastaydın ya ondan oldu tüm bu olanlar :))
Herkesi öpüyorum ..
Umut olalım..
13 Ekim 2009 Salı
Öylesine..

12 Ekim 2009 Pazartesi
İyi haftalar..

Not:Fotoğraf netten alıntıdır..
6 Ekim 2009 Salı
İmkansızın Şarkısı

5 Ekim 2009 Pazartesi
Canım sıkkın...

....
Haftasonumuzu onu mutlu ederek geçirmeye çalıştık.Cumartesi onunla Kadıköy e gittik.En sevdiği araçla otobüsle :) Trafik berbattı ama o çok mutluydu hiç susmadan sürekli gördüklerini sordu..Bazen bağırarak anneee o vinççç niye orda gibi :) oğlum sus çok ayıp bu bizim arabamız değil,otobüsteyiz...Evet anne bu bizim arabadan çok kocaman dimi, hem babamın arabasından daha da güzell :)) inanamadım, babası bunu hala duymadı,yoksa bindirmez daha arabaya onu :)
2 Ekim 2009 Cuma
masa düzeni...

- Masanızın üstünü tamamen boşaltın..İlk olarak telefonunuzun yerini belirleyin..
- Not defteri edinin..Sürekli masanızın üzerinde tutun..Notlarınızı güncelleyin.
- Planlayın,yani ajanda ve takviminizi gözünüzün önünden ayırmayın..Eskiye dönüş yapmanız da kolay olacak,takvimde işaretlerle çalışın..
- Ofis malzemelerinizi çekmecelerde muhafaz edin..Masanın üzerinde ki gereksiz kalabalığı önlemiş oluyorsunuz ( Benim ilk işim bu olacak bugün )
- Dosyalarınızı sıralayın.(Tarih yada önem sırasına göre)
- Bilgisayarınızın yerini belirleyin.Masanıza 90 derece açıyla yerleştirin..Bilgisayarın etrafına koyduğunuz gereksiz şeylerden kurtulun.. Gözünüzü boş yere yormayın :)
- Belgeleri düzenleyin..(Okunmuşlar,değerlendirilecekler veya yanıt bekleyenler gibi )
- 10 dakikanızı ayırın; her günün sonunda 10 dk.ayırın ertesi gün gerekli olacak eşyaları masanızın merkezine koyun.Ertesi gün,işinize daha konsatre olarak başlayacaksınız....
Nasıl beğendiniz mi ? Bence fena değil, bunları aslında belirli zamanlarda yapıyoruz..Düzensiz bir ortamda çalışmak hem çok sıkıcı oluyor hemde ilgiyi çabuk dağıtıyor bence..Son maddedeki 10 dk. olayı benim aklıma çok yattı..
.........
Bu haftasonu kendimce planlar yapıyorum..İnşallah uygulayabilirim..Önceliğimiz Marmara Üniv.Diş Hekimliğini kazanan yeğenimize cici bir hediye almak,sonra bir imge ziyareti belki bir dost buluşması.Efeye muhakkak parmak boyası alınacak.Boya yapılacak birlite..(Laf aramızda ben ondan daha çok keyif alıyorum nerdeyse :) )Pazar akşamına kesinlikle bir kek yapılacak kokutulacak mutfakta misler gibi :)) Mutlu olunulacak yüzler gülecekkk... Ben böyle küçük şeylerle mutlu olan biriyim işte :)) kocam çok şanslı dimi,ahhh bide o bilse :)))
Sevgilerrrr iyi haftasonları :))
29 Eylül 2009 Salı
maydonoz'a teşekkür...

27 Eylül 2009 Pazar
Tatilden...
18 Eylül 2009 Cuma
Şimdiden iyi bayramlar :))

14 Eylül 2009 Pazartesi
Bugünden küçük bir kesit...
Merhaba,
Bugün epeyce bir yoğun geçti ve geçmekte günüm.Ama yinede sizinle bu ilk heyecanımı paylaşmak istedim.Sabahtan beri fırsat yaratmaya çalışıyordum nihayettt :)
Bu sabah güne erkenden başlayıp önce Çocuk doktorumuza gittik,genel kontrollerini oldu oğluş,çok şükür herşey yolunda..Grip aşısınıda oldu her ihtimale karşı.Aşı konusunda önceleri çok kararsızdık,ama bu sene kreşe gidecek olması bizi tedirgin ediyordu.Malum okullarda en sağlam çocuk bile bir şekilde salgın hastalıklardan dolayı mikrop kapıp hastalanabiliyor.Biz de eşimle önlem olması açısından grip aşısını yaptırmaya karar verdik.Araştırdığıma göre en iyi ay Eylül ayı tamda okula başlamadan programımıza aldık.Bu bir haftalık alıştırma sürecinde bağışıklık sistemini güçlendirecek inşallah..Artık hastalanırsada ki kaçınılmaz, yapacak birşey yok her çocuk okul döneminde yaşıyor bunu bizde alışacağız kimbilir yeni yeni nelere...
Gelelim kreş mevzusuna :) Okula bir merak,bir hevesle girdik,sınıfımıza çıktık..İlk tepkisini çok merak ediyordum..Biraz utangaçtır Efe önce eli ağzında biraz dolandı sınıfta :) Öğretmeni gayet güler yüzlü karşıladı onu..Efe ozaman biraz rahatlayıp hemen gitti masaya, çekti bir sandalye oturdu :) Neyse ohhh dedik eşimle :))
İlk soru ses baya bir yüksek burda polis arabası yok mu ???? herkesde bir gülümseme :))) Öğretmeni şimdilik yok ama yarın paketler açılacak ozaman olacak ...Hımmm ozaman toprak kamyonu var mı ?? :)))
Yukarıdaki fotoğrafta hemen oğluşun yanında bir cimcime var.Adı Aleyna, o çok ağladı üzdü bizi, annesiyle epey bir uğraştık, neyse ki sakinleşti.Ama ne saçı kaldı iltifat etmediğim,ne de ayakkabıları :)) Annesinden ilk ayrılışıymış annede çeşmeleri açınca olay baya derinleşti :)) ama sonra düzeldi her ikiside..Sonra düşündüm de Efe benden ayrı ne kadar direnç sahibi olmuş bu konuda ayrılıklara alışmış kendince, çabuk adapte oldu bu sayede..Herşeyde bir hayır vardır diye, boşa dememişler ..
Neyse dostlar bugünlük,uzatmayayım işler de çok birikmiş,işime döneyim ..
Beni izleyen yeni dostlara da sevgiler teşekkür ederim hepinize :))
İyi ki varsınız..
12 Eylül 2009 Cumartesi
Kuru Kayısılı+Tarçınlı+Fındıklı Kek :))
11 Eylül 2009 Cuma
Çekiliş yapıldı :))
Söz verdiğim üzere,saat 12:00 ı gösterirken küçük çekilişimi yaptım :) Kazanan arkadaşımız sezgi oldu..Tesadüfen beni yeni izleyen bir arkadaşa denk gelmeside ayrıca hoş oldu..
Sezgicim,şimdiden iyi günlerde kullanman dileğiyle..Adresini nehirce2008@mynet.com adresine gönderirsen en kısa zamanda hediyeni ulaştırırım..
Aşk olmazsa olmaz mıdır a gelince,hepiniz çok hoş şeyler yazmışsınız.Herkes yaşadığı dilde anlatmış.Ayrı ayrı teşekkür ederim yorumlarınıza birkez daha..
Bence aşk olmalı olmasına da yanında birde kullanma klavuzu olsa hiç fena olmaz..
Nerde nasıl korunur,ne yaparsak bozulur,son kullanma tarihi nedir bilmeli insan :)) Ona göre çabuk tüketmemeli..
Zamanla birşey bırakmıyor malum,ama sevgi,saygı muhakkak olmalı...
Bu arada bu soruyu sormama sebep olan, canım arkadaşım,sevim hoş bir yolda, bir birlikteliğin ilk adımlarını atmakta o mantıklı kararlarla aşkın önüne geçmeye, yada aşkı sonradan bulmaya çabalıyor..Ben biliyorum ki o mutlu olacak bu yolda...Gönlünce olsun herşey sevoş...
Herkese iyi haftasonları ... (Dilerim bir sel kabusu daha yaşamayız)
Sevgiler...
10 Eylül 2009 Perşembe
Başlıksız olsun...
............
Yazmak istemiyorum kaç gündür içim sıkkın..Birde şehrin diğer yanı telef halde, insanlar perişan bir sürü ölü...İçimden hiç birşey yapmak gelmiyor. Ülkeme kızgınım, taşıdığım canın bu kadar ucuz olmasına içerlemiş durumdayım..Bu halimizden çıkar sağlamaya çalışan insanlara çok kinliyim...Elden birşey gelmez öyle düşüncedeyim...
............
Hazır yazmışken yarın bitecek; ama pek ilgi görmeyen çekiliş hediyem içinde,yalnış anlaşıldıysam özür dilerim.Sanırım tişört için yazmak istemeyen bir sürü okuyan oldu. Yani çekindi herkes ,amacım sadece biraz neşe katmaktı sayfama,birde konu hakkındaki düşünceleriniz mühimdi benim için..neyse bu sefer beceremedim galiba..
Yarın küçücük bir çekilişle işlem tamamlanacak.Ve ben bir daha böyle bir faaliyete girmeyeceğim..
Öpüyorum herkesi,
Canım arkadaşım iyi ki varsın... Bebişine çok iyi bakk 18 Eylül'ü heyecanla bekliyorum.İnşallah küçük bir prensestir içindeki :)))
sevgiler,,
4 Eylül 2009 Cuma
Çekiliş varrr dostlar :)))
Merhaba,Bugün cumaa ya ben çok mutluyum :) İçim kıpır kıpır akşama apartman bahçemizde büyük bir yemek organizasyonu var :)) semaverde de çay keyfimiz olacak sonrasında..
Birde eşimin üniversiteden arkadaşı süpriz bir ziyaretle bize gelecekmiş bu akşam..Komiktir kendisi,gülmeye ve sohbete ihtiyacım çok buaralar bakalım, dilerim iyi bir gece geçiririz..
Haaa unutmadan bir de yarın Kapalıçarşı,Sultanahmet programımız var eşim,zeyno,sevim ben ve efoş :)))
Neyse siz şimdi eeeee sadetee gel sadetee diyorsunuz. Bu tişört gene nerden çıktı :))) Daha öncede bir tişörtümü hediye etmiştim.11 .yorum sahibine, bu sefer bir değişiklik yapmak ve çekilişle hediye etmek istiyorum.Biraz heyecan gelsin bloğuma dimi canımmm :))
Şimdi ilk kuralım, beni izleme listesine eklemiş olmanız..
Sonrada belirlediğim bir konuyla ilgili yorum yazmanız ..
Hepsi buuuu :))
Süremiz tam bir hafta, haftaya cuma çekilişi yapıcam 11 Eylül günü öğlen saat 12:00 a kadar yorumlarınızı bekliyorum..İsimlerinizi yazıp bir fanusta çekilişi gerçekleştireceğim...
Heehee çok heyecanlandım...Sanki sayısal çekicem :)) Neyse arkadaşlar işte yorum konum,
Bir birliktelikte AŞK olmazsa olmaz mıdır... Ne dersiniz...
Merakla yorumlarınızı bekliyorum..
Sevgiler
2 Eylül 2009 Çarşamba
ee ben pide yaparsam ancak böyle olur :)))
Malum Ramazan,dün öğle saatlerinde ofisteki arkadaşlar oruç tutmayanlar yani,kendilerine pide söylediler.Ofis dublex ben üst kattayım ama odama bir koku sindi anlatamam..Nasıl güzel nasıll :) Normal de bir düşkünlüğüm yoktur pideye, ama gel gör ki çekti canım naparsın.. Klimayı kapadım camımı açtım,aldım elime bir dergi okuyorum sözde, kafamı dağıtmak amaç :)) Neyse kriz çabuk bitti bitmesine de, aklımda kaldı bir kere..Akşamı zor ettim :)) İftardan sonra hemen buzluktaki mayayı çıkardım.O çözülürken bari ben biraz kestireyim dedim.Eşimde Efeyi uyutmak için uğraşıyordu .. Hıhh yatar mısın tabii kalkamazsın saat gecenin 1 'i gözlerim fal taşı gibi açıldı hemen..Giriştim hemencik işe,hamuru mayala malzemeleri hazırla,yap,pişir derkenn,sahura hazırdı benim pideler..Ee böyle eli,senede bir pide hamuruna değen biri içinde ancak bu kadar yapabildim.Olsun tadı güzeldi,yedim rahatladım ohhh :))
Tek temennim şu ara ofistekiler yapımı kolay şeyler yesinler :) her kokanı yaparsam ooo işim zor benim :)
Bu pidenin tarifini merak ettiniz mi bilmiyorum :) hani olurya beğenen olursa ..
Normal bir şekilde hamuru mayalıyorsunuz.Küçük küçük parçalara bölüp dinlendiriryorsunuz.Sonra uzunlamasına açıp içine biraz tereyağ sürüp malzeleri koyuyorsunuz..Doğru fırınaaa...Üzeri kapalı olanları meşhur Bafra pidesine benzetmek istedim kendimce :)
Neysee yapılacak çok iş var yine, bu kadar ara yeter :)
Sevgiler,
1 Eylül 2009 Salı
Vesikalık :))
Herkesi okuyorum günlerdir de,bir ben yazamadım nedense :))
Bu ara Efoş un kreş hazırlıklarıyla ilgileniyoruz eşimle.Bu da yarın ki kayıt için çekilmiş ilk vesikalık fotomuz :) Size komik gelmesin ama,ben ilk vesikalığı olduğu için tıpkı tüm ilklerinde olduğu gibi,heyecanlandım gene..İnşallah bir gün üniversite kaydı içinde telaşlanırız..
Bugün gözlerimi tüm İstanbullular gibi gri bulutlara açtım..Ama hiç üzülmedim aksine sevindim.Daha öncede demiştim ya ben severim sonbaharı.Mevsim,ilk gününü yağmurla şenlendirdi.Günlerdir ısınan toprak suyunu içti doydu,şimdi uslu uslu dinleniyor sanki..
Dünden ise, azıcık bahsetmek istiyorum,malum migren krizi tuttu yine,halsiz dermansız bıraktı beni, değil yemek yemek yere düşen tokamı bile kaldırmaya mecalim yoktu.Ne beter bişey bu ağrı.Neyseki iyiyim şimdi.Geçenlerde birinden duydum ama kimdi unuttum :) migreni tetikleyen en önemli sebep susuzlukmuş.Ben de kendimde test ettim onayladım, bana uyuyor bu teori.Birde stres tabii.Dün pazartesiydi işler birikmişti,hesap kitapla uğraşınca üstüne birde tabii ağrır baş,ağrımaz mı ..
....
Bu aralar hediye kitabımı severek okuyorum Alevcim sağolsun.Kitabımın ismi Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm İnci Aral'ın itiraf edeyim daha önce İnci Aral okumamıştım.Gölgede Kırk Derece'yi duymuştum en çok aklımda kalan o yani, ama demek ki elim varmamış almaya okumaya.Şimdi bu kitabım bitince ona bir sıçrama yapmam lazım.Daha önce okuyanlar varsa bende ipuçları bekliyorum sizdenn...
Bu kitapta ise,çok ilginç bir evlilik ve anne kız ilişkisi işleniyor.Bu kadar ipucu yeter size :)) Merak eden arkadaşlarım olmuştu onlar için bu detay :)
Daha sık ve dolu şeyler yazmak ümidiyle.
Sevgiyle kalın...
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Mutluyum...Sebebi var..
En sevdiğim blogger, İnanın hepinizi çok seviyorum..Elbette bu yola başlarken :) yani emekleme sürecinde yanımda olan Flame,Fikir İşçisi,Simgetuğçe sonra Lacheen,moondesign,zuzuların annenesi,mavianne
ayrılar gönlümde..
Beni okuyan merak eden,yorumlarını eksik etmeyen sonradan kazandığım dostlar sizide sevgiyle öpüyorummm...
Devam edersemm,
En sevdiğim aksesuar, küpeler ve çantalar
En sevdiğim hayvan, Atlar ve köpekler
En sevdiğim çiçek, Papatya ve mimoza
En sevdiğim içecek, Ayran
En sevdiğim tatlı, Şekerpare
En sevdiğim yemek, köfte ve mercimek çorbası :)
En sevdiğim film, Piyanist,Babam ve oğlum,güle güle
En secdiğim pc programı, Autocad :)
En sevdiğim renk,mavi ve beyaz
En sevdiğim çizgi film kahramanı, Tweety,Uçak Jumbo
En sevdiğim yazar, Susanno Tamaro,Kenize Murad,Khaled Hosseini,Elif Şafak ,Ayşe Kulin...
İşte böyleee şimdi bende Simgetuğçeyi,moondesign 'i mimliyorumm..Hadi size kolay gelsin...
Sevgiler,,