25 Ağustos 2016 Perşembe

Sağlık üzerine...



Sağlık her insanın olmazsa olmazı,

Başın ağrısa bile tüm gün keyfin kaçar, hayattan zevk alamazsın ki,hele dişin ağrıdı mı hayat zehir olur . Annem 'neren ağrısa canın oradadır'derdi, hakikaten öyledir.

Hayat bize zaman zaman kötü davranabilir.Yaşadıklarımızla ,öğrendiklerimiz bizi farklı bir boyuta taşır. Gerekli dersler alınıp yola devam etmek,hayata tutunmak gerekiyor. 

İnsanın sağlıklı olması, hayatta verilen en büyük ödül bence, kıymetini bilip her daim şükredip yola devam etmeyi becerebilmek ise en büyük meziyetlerden biri.

Dün canım amcamın acil beyin ameliyatı olması gerektiğini öğrendim, bugün neredeyse tüm gün onun için araştırmalar yaptım. Dr du hastaneydi derken elime her telefonu alışımda, kendi halim için ve her şeye rağmen onun şuan ki hali için şükrettim.  Sağlık en büyük şükür asla unutmamak lazım...

Tüm haslarımıza acil şifalar dilemek, bugünü unutmamak için buraya not düşmek istedim.

sevgiler
nehircce 


19 Ağustos 2016 Cuma

Film tavsiyelerim var :)

Son zamanlarda izleyip beğendiğim filmleri paylaşmak istedim.

Aynı Yıldızın Altında ; oldukça sıcak,duygusal bir filmdi kanser ile savaşan iki gencin aşk hikayesiyle, hayata dokunan güzel mesajlar içeriyor. Hala izlemediyseniz tavsiye ederim.




Son Şans ; Yıllarını spora vermiş bir boksör un zirveden dibe çöküşü, azimle sevgiyle istenirse nasıl tekrar başarılı olunur ,kısaca bu filmde izleyebilirsiniz. Tavsiye ederim :)

Son Şans


Evde Curcuna; Tam bir aile filmi ,keyifle geçecek 2 saat için değer diye düşünüyorum.


İyi hafta sonları 

sevgiler,
nehircce


15 Ağustos 2016 Pazartesi

Unutmak ...


Kötü yaşanmışlıklar hatırlandıkça acı veriyor. Unutmak istiyor insan ama ne kadar başarabilirse tabii ...
Hayat acımasızca açtığı kocaman yarayı kapatırken, aynı hızla yardım etmiyor insana. Zamana bırak diyor basıp gidiyor...

Dur hele, bir sor yardım edebileceğim bir şey var mı diye değil mi??? yok nerdeee ...

Anlatamıyorsun da derdini, içinden de çıkamıyorsun ,ne olacak bu halin, 
ne zaman nasıl toparlanılır ki ... Biri geliyor bencilce hayatın tam merkezinde seni allak bullak edip gidiyor. 

Allah insanı bencil, anlık duyguların esiri olmuş insanlardan korusun bence en tehlikeli insan türü bu. Öyle an geliyor diyorsun ki gözlerimi yumsam, açtığımda üzerinden tam 1 yıl geçse, ben biraz hafiflemiş olsam. Öyle acıyor insanın yüreği işte,  hayat ise o acıyı sana kakaladıktan sonra, hızla kaçıyor yanından. Onu mu kovalasan acını mı unutsan bilemiyorsun...

Kötü yaşanmışlıkları unutmak için ne yapmak lazım ???


sevgiler
nehircce


11 Ağustos 2016 Perşembe

Ben olsam bu yazıyı okurdum , sosyal medya üzerine...





Şöyle oturup düşünüyorum da bu sosyal medya alışkanlıkları yüzünden bir sürü insanın canı fena yandı. Gerçekten yananlarda olmuştur hani elindeki telefona dalıp çayını,kahvesini üstüne dökenler vs... Benim söylemek istediğimi anladınız siz...

Tükettiğimiz onca şey yetmiyormuş gibi, bir de kalan son sevgi tohumlarını,son gülücüklerimizi de oralarda harcar olduk hepimiz. Zaman zaman kocaman sahte bir şekerleme pastanın önünde,  elimde bıçak , birazdan kesip yiyeceğim aslında gerçek olmadığını bildiğim,pastanın iştahla sulandırdığı ağzımı düşünüyorum ... Off iyice moralim bozuluyor kendimi salak gibi hissediyorum...

Öyle bir cadı kazanı ki aslında,önce merak edip kafanızı uzatıyorsunuz, sonra içindeki sihir her neyse sizi içine çekiyor bir bakmışsınız hoppp cumburloppp içindesiniz bu kazanın... Sihirli ya hani,bazen serinliyorsunuz, bazen de yanıyorsunuz işte tam da demek istediğim buydu. Sanki orada gördüğünüz her fotoğraf gerçek hayatları yansıtıyormuş gibi, önce bir kendi yaşamını sorguluyorsun, ay şunun kocasına bak ne kadar da romantik sevgi dolu, ayyy çocuklarını görüyor musun nasıl terbiyeli , ayyy ailesine bakar mısın ne kadar da kültürlü,evi de ne kadar güzelmiş, aaa yazlığı mı varmış ,bak mutfağını tam da benim istediğim gibi yaptırmış,amma da parası var tatilleri bitiremedi, bak arabası da varmış güzel mi güzel vs... Oysa unutuyorsun hepsi anlık paylaşımlar...

Sonra dönüp kendi yaşamına baktığında sanki hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor,evinin eksikleri gözüne batıyor,eşine,çocuğuna,ailene kızıyorsun... Neden çünkü izlediğin gerçek dışı bir hayat var , hemde çok yakınında elinin altında, bir telefona uzanma mesafesi kadar yakında, haaa işte tam da orada ya dank ediyor kafana bir şey, ya da hala salak saçma yaşamları didiklemeye devam edip, yaşamını daha da çekilmez bir hale getiriyorsun ...Kendine gel,tam da vakti inan,yoksa kaçıp giden zamanı, hayatın sana toparlanman için sunduğu fırsatları o pembe diziyi izlerken kaçırıyorsun bana inan... 

Mesela bir düşün,bir gün çok canın sıkkın,öyle dertlisin ki en yakın arkadaşına ulaşamadın, ee ailenle de paylaşacağın bir dert değil, bakıyorsun 500 küsür olan arkadaş listene, sonra içinden birine bile yazmak gelmiyor ...Neden çünkü onlar sözde çok mutlu,kim dinlesin seni,kim ortak olsun derdine... 

Dön yüzünü,bak bir kendine, sahip çık eşine,çocuğuna, anana babana ailene, her haliyle sev onları,gerçek olan sensin ve emin ol ,bu  pembe dizi ne kadar reyting alırsa alsın , bir gün ya reklam ya yapımcı kurbanı olacak...

sevgiler
nehircce


fotoğraf netten alıntıdır.

28 Temmuz 2016 Perşembe

Güzel İstanbul


Bir kez daha söylemek istedim ;

Bu şehir çalışırken değil yaşanırken güzel...


Kuş olup süzülesim geliyor, özgürce alıp başımı gidesim var...

Birlik beraberlik, huzur olsun  güzel günler görsün çocuklar...

sevgiler
nehircce

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Zaman...


Geçer dediler, zamanla daha az acıyacak canın ,ama asla unutmayacaksın ...
Öyle de oluyor, her gün biraz daha iyi oluyor insan,ama her gün biraz daha hatırlıyor...

Zamanmış meğer en iyi merhem.
Zaman önce acıtır ,sonra öğretirmiş, öğreniyorum...

Sevgiyle,
nehircce



Zaman:

Foto : pinterest

20 Nisan 2016 Çarşamba

Bazı günleri unutmak mümkün değil...



Bir sabah uyanıyorsunuz, belki bir on dakika geçiyor geçmiyor, bütün hayatınız alt üst oluveriyor.
Öyle bir gün  ki acısını silmek,unutmak ne mümkün. Öyle yandı ki için bütün söndürme yöntemleri yetersiz... Öyle çaresiz yalnız kaldın ki, küçük bir çocuğun bilmediği bir yerde annesini kaybetmesi gibi... Dondun,ayaklarını ellerini hissedemediğin süresini  hatırlayamadığın bir zaman dilimi... Kocaman bir çaresizlik, içinde açılan kocaman bir delik... Ayaklarının altında oluşan dipsiz bir kuyu, kendini salıp yok olmak istedin. 

Sevginin,emeklerin hiç olduğu öyle bir anki unutmak ne mümkün ...

Zamana düşülen kısa bir not...
15 Nisan 2016 

7 Nisan 2016 Perşembe

Çocukken...



Kalabalık sofralarda yerdik yemeğimizi,
çoğu yer sofrasında... Ayakları pek sağlam olmayan ,eski,tahta bir yemek masamız vardı oysa.

Ama biz yerde ,sofra bezini bağdaş kurduğumuz ayaklarımızın üzerine çekerdik. Önümüze ne konursa geri çeviremezdik. Un çorbası yapardı annem sık sık , bir de yumurtalı ıspanak, olmazsa olmazımız salçalı makarnaydı. Kurban bayramlarında etle şenlenirdi soframız.Annem, misafirimiz gelecekse  yayla çorbası ,bol etli kuru fasulye,yanına da tavuklu pilav yapardı .Salata evdeki malzemelerden oldukça bol yapılırdı, haa birde çelik tencerede mayalanmış yoğurt sofraya muhakkak konurdu...

Misafirimiz akşam çayına kaldıysa, ya da apartmandan bir  komşumuz geldiyse, çayın yanına illa mısır patlatılırdı.. Hatta babam yıllar sonra elektrikli mısır patlatma makinesi aldığında yine apartmandan komşularımızın makineyi merak edip geldiklerini, o akşam sırf patlayan mısırları izlemek hoşumuza gittiği için 1kg mısır patlattığımızı hatırlıyorum. Tuzsuz yağsız, tabaklara sığdıramadığımız mısırlar...

''Herkes çocukluğundan hatırladığı kadar,çocuk kalmıştır'' bence ...Bugün benim hatırladıklarım...


Güzel geçsin günümüz,
Sevgiler
nehircce

4 Nisan 2016 Pazartesi

Yarın daha güzel olur mu ki...



Her sabah bir umutla uyanıyorum. 
Bugün daha güzel olacak, ben bugün 'nehircce' ye yazacağım diyorum.
Ofise geliyorum rutin işlerin peşine haydi iki satır yaz da rahatla derken, bitmek bilmeyen her güne bir yenisi eklenen birbirinden kötü, üzücü haberler aklıma geliyor vazgeçiyorum.

Ülkemizin yaşadığı bu sancılı süreç, şehit haberleri,siyasi çıkmazlar, kadın cinayetleri,çocuk kaçırmaları,tecavüzler derken içim şişiyor, umudum tükeniyor vazgeçiyorum yazmaktan...

Kimse senin ne okuduğunu, ne yazdığını merak etmiyor diyorum haklı olarak ...
Blog da neymiş insanlar gazete okumuyor, haberleri izlemiyor,iyice duyarsızlaşıyor...Kaldı ki iki satır yazmak iyice anlamını yitiriyor o zaman.

Artık şehitler isimleriyle değil, sayılarıyla anılıyor, öldürülen kadınlar,tecavüz edilen çocuklar sadece derin birer yara olarak kalıyor ... Bir gün biter mi , bu acılar diner mi ??

Ben yarın yine,yeni umutlarla uyanmak istiyorum.

sevgiler
nehircce

Görsel : Pinterest / Kindred Spirits

22 Ocak 2016 Cuma

Sessiz Sessiz...


Arkana bakmadan gitmek istediğin zamanlar olur...
Şöyle sessiz sessiz, sadece valiz tekerleğinin sesiyle uzaklaşmak.

İçindeki ses sorgularken seni, sen uzaklaşmanın verdiği rahatlığı hissedersin derinlerde.

Saçlar alelade toplanmış, üzerine yakışanı değil, eline ilk geçeni aldığın bir uzaklaşmadır.


Foto : pinterest
Yazı sadece fotoğraftan alınan ilhamla yazılmıştır :)

sevgiler
nehircce