27 Ocak 2011 Perşembe

Sunger Bop bize geldi :)



Pek keyfim yoktu günlerdir yazamadım,


Taa ki bu şirin şeyi sipariş edene ve  2 gün sonra teslim  alana kadar :)
Oğlumun en sevdiği kahraman Sunger Bop ve arkadaşları...
Sevgilli Hatiş in sayfasında bunu görünce dayanamadım, 
Baharcığım biliyorsunuzdur,Hatiş in kızı olur kendisi öyle nazik ki bana bu alışveriş esnasında çok yardımcı oldu :)
Ben onu da annesini de çok sevmiştim zaten :)


Ellerine sağlık Hatiş Ablacım :))
Gözlerin dert görmesin ellerin hiç durmasın hemiii :))


Oğluş iki gündür elinde bu yeni oyuncağı bize garsonluk yapıyor,yemeklerini bu tepsiden yiyor  bir heves, baya bir işe yaradı doğrusu :)


Sipariş etmek isterseniz haydi pasaj 'a ..
İşler yoğun,hayat biraz karışık,aklımda öyle; ama şükür iyiyim yine de...
Yarın daha güzel olsun...


Sevgiler
nehircce

20 Ocak 2011 Perşembe

Sakın Korkmayın...





Merhaba,
Korkmadınız dimi :))


Sevgili arkadaşım ahh bir bilse, onun fotoğrafını buraya bu yorumla eklediğimi çok kızar mı acaba bana :)


Fotoğrafçılık kursu tam gaz devam ediyor daha önce de bahsetmiştim,Eylül 2010 da başladık Haziran 2011 de bitecek inşallah. Her Cumartesi yarım gün süren eğitim devam etmekte.Sertifikamızı almadan fotoğrafçı olduk diye çıkmak istemiyoruz ortaya Sewresh ile birlikte..Ama eğitimimizi tamamladıktan sonra güzel planlarımız var birlikte. Bakalım zaman neler gösterecek..


Bu fotoğraf derste itiş kakış masaların üzerinde hocanın verdiği sürede makinayı hareket ettirerek ve arkadaşımızın da hareket halinde olduğu bir anda çekmek zorunda olduğumuz bir fotoğraftı :)


Bu derste güldüğüm kadar hiç bir derste gülmemiştim bu arada...


Birbirinden çok farklı bir grupla ders alıyoruz.


60 yaşlarında bir amcamız, tam bir öğretmen emeklisi bir teyzemiz, eski bankacılar yeni bankacılar ,öğretmenler vs ... Her meslekten her tarz insan var kısacası..


Hal böyle olunca bize de bir sürü konu çıkıyor.Niye miii ??  her biri farklı bir hikaye, anlatsalar da dinlesek diyoruz.Çok samimi olamıyoruz ;ama meraktan da çatlıyoruz tabiii :))) Resmi bir sınıfımız var anlayacağınız..Aslında onlar çok ciddi, ama biz hepsini güldürmeyi başarıyoruz.Zaman zaman kendimizi kötü hissetsek de biz onlarla olmaktan mutluyuz galiba...


Sevgiler,
nehircce







19 Ocak 2011 Çarşamba

Dün akşam...




Dün akşam işten eve geç dönen anneyi kapıda karşılayan oğlu;
annecim bana bir şey aldın mı ?
Hayır canım geç kaldığım için, sizi sofrada daha fazla bekletmek istemedim, hemencik eve koştum..Markete gidemedim...


Hııı yoksa paran mı yok senin ?
Patronun sizi bu kadar çalıştırıyor para vermiyor mu ?
Gülümser anne :))


Tamam o zaman maaşını alınca alırsın.


Anneeee az odama gelir misin sana bir şey göstericem der...
Anne çekiştirile çekiştirile odaya götürülür baba meraklanır peşlerine takılır.
Babaaa sen gelme annem gelecek sadece,
Anne içeri sokulur kapı arkadan kapatılır.
Anne merakla bekler.


Çocuk elini masasının üzerindeki kumbarasına uzatır,kumbarayı açar içindeki tüm parayı halının üzerine döker..


Anne şaşkın,
Çocuk, anneee bak bunların hepsini alabilirsin, benim çok param var,hepsi senin olsun, artık senin de paran var gördün mü...


Anne yere oturur üzerinde montu, kolunda çantasıyla kalı verir bi zaman...


Sonra öper koklar oğlunu ...


Seni çok seviyorum Efe iyi ki benim oğlumsun...


Sevgiler
nehircce

14 Ocak 2011 Cuma





Her insanın sadece aynalara gösterdiği bir yüzü,kimseye söyleyemediği bir hüznü vardır...


Söz alıntıdır.


Güzel bir haftasonu diliyorum.
Özellikle kendim için bunu bu hafta daha çok istiyorum...


Sevgiler
nehircce

12 Ocak 2011 Çarşamba

Bir mekan bir kahve...

Kahve içmek keyif işidir.
Sevmeyene sözüm yokta, içmeyi de bilmek gerekir derim.
Tadını alarak,kokusunu içine çekerek içmelisin,yanında ara sıra yudumladığın suyun muhakkak olmalı.

Bir dost varsa yanıbaşında daha da bir nefis olur sohbetiyle birleşince..
Canın sıkkınsa moralin bozuksa elinde fincanın dalar gidersin,dilin susarda karşındaki gönlündekileri okur.

İşte öyle bir cumartesi geçirdim.Bu hafta dost sustu dinledi, ben kelime bulamadım anlatacaklarımı ifade etmek için..Ama o beni anladı...Zorlamadı, fazla soru sormadı dedim ya o bilir beni zaten, o gün kahveler konuştu ..

Sewresh ile ne zaman bu Fazıl Bey kahvecisinin önünden geçsek misss kokusu cezbederdi bizi.Fırsat bulup bir soluklanamamışızdır oracıkta..Kaç defa geçtik önünden oysa...
Ama bu sefer mecburi bir kaçışla sığındık oracığa...

Mekan küçücük ama çok sıcak,nasıl bir ruh haliyle gittiğinizinde önemi var tabiii..Dışarda oturacak yeri yoksa tek kişinin bile güçlükle çıkabildiği daracık merdivenlerinden üst kata çıktığınızda havanız birden bire değişi veriyor..


İşte burası da cam kenarında oturup, dışarıdaki telaşlı insanları izleyebileceğiniz hoş bir köşe..Nasıl beğendiniz mi...
Fotoğraf üzerinde bazı değişiklikler yaptım tabii; ama ilk çektiğim anda da şimdi de aynı huzuru yaşıyorum içimde, bu yalnız sandalyeye bakınca...

Sevgiler
nehircce

11 Ocak 2011 Salı

Eyvahhhhh Eyvahhhh beeyaaa...



Merhaba,
Dün akşam süpriz bir şekilde Eyvah Eyvah 2 'yi izlemeye gittik..Aslında merakla bekleyenlerden biriydim bende. İlkine de çok gülmüştüm ancak bu ondan da komik bence :))

Detaya girmeyi sevmiyorum film yorumlarında ...
Gidilmeli izlenmeli bol kahkahalar atılmalı,hatta oynayarak salondan çıkılmalı derim..

İyi seyirler şimdiden gitmek isteyen dostlara.

Sevgiler
nehircce

5 Ocak 2011 Çarşamba

ukala çocuk...

Dün migreni tutan nehircce gömülür karanlık odasına,
amaç bir yarım saat uyuyabilmek...
İçeri girerken uyarır ev halkını aman bana dokunmayın.Sessiz olun...

Gözler kapanır içerdeki seslere inat uyku haline geçmeye çalışılır.

Tam o sırada,
Babanne oğluşa seslenir ıslak mendilini getirir misinn Efeee,
Oğluş cevap verir ''yaaa babanne ben senin hizmetçin miyim''...

Ben içerde kalakalırken salondaki babannenin suratını tahmin edebiliyorum...

Baba sinirlenir;
öyle miiii,
peki bundan sonra kendi yemeğini kendin yapıyorsun, yiyorsun,kendi banyonu kendin yapıyorsun annen senin hizmetçin mi küçük beyyyy,

içerde ses yokkk...

Ben her gün seni okula götürüp getiriyorum bundan sonra kendin git gel bakalım ben senin hizmetçin miyim...

ses yok...

Bir zaman sonra, babaaa bu söylediklerinin hepsini yapabilirim benn,ama banyomu nasıl kendim yapıcam onu düşünüyorum..

ses yok...

Babaaaa ben kendim okula gidip gelebilirim karşıdan karşıya geçmeyi de biliyorum !
kırmızı yanınca durucam, yeşil yanınca geçicem iştee bukadarr, ne var ki bundaa...

İçerde bu sefer gülme sesleri...
Annenin tavan yapan migreni gülmeyle karışınca uyku kaçar anne kalkar ev halkına karışır...

Nihayetinde oğluş babanneye ayıp ettiğini anladı,kendince bir kıyaslama yaptı ancak verdiği cevaplar beni güldürsede düşündürdü 4 yaş için fazla ukala değil mi sizce de :)))

Sevgiler
nehircce

31 Aralık 2010 Cuma

İyi seneler...


Herşeye herkese inattt
Mutlu seneler...

sevgiyle
nehircce

29 Aralık 2010 Çarşamba

Oğluş neler demiş...

Bu gece uyumak için,yatağına yatan oğluşu her zaman olduğu gibi kontrole gittiğimde uyanık olduğunu farkettim.Yorganını kafasına çekmiş içeri girdiğimi anlayınca da anne sen misin dedi, ben çok korrttum az önce odada uzaylılar vardı sen gelince kaçtılar dedi :))) Sonra gülüştük..
İlk kez böyle bir düşün içinde görmek onu, önce şaşırtsada beni sonra gülümsedim ve bunla başa çıkmaya çalışmasını sevdim sanki..

Çocukları ne kadar dikkatli bir şekilde, gereksiz korkutucu TV yayınlarından korusakta zaman zaman araya sızan şeyler oluyor demek ki...

Düşünüyorum da ne çok şeyi kaçırıyorum onla ilgili çoğunu not edeyim vs.. derken ya unutuyorum ya zaman bulamıyorum yazmaya...

Buaralar;

urruuttum anne dişlerimi fırçalamayı ,(önceden ''r''leri sözleyemeyen çocuk çocuk şimdi her fırsatta bastıra bastıra rrrr diyor )

Oğlum patronum arıyor, telefonu kapamalıyız seni sonra ararım dediğimde
anneee yaaa senin bu patronun da ne kadar kaba demesini,

Şu ananeme bişey deeee sürrekli ağzıma birrşeylerr tıkıştırıyor demesini,

Ben seni de babamıda seviyorum ama en çok Jumbo yu seviyorum (bizim ekşiyen suratımıza rağmen Jumboya sarılıp öpüp koklamasını)

Her akşam okuduğumuz hikaye kitabının taaa içine girmesini,sürekli bak şimdi anneeee sana birşeyyyy diycem demesini,ama hep laflarını dolandırıp amacının sadece uyumayı geçiktirmek olduğunu bilmeyi,

Okuldaki arkadaşlarından bahsederken özellikle Selen in adı geçtiğinde utanıp başını öne eğmesini,

Gece uykuya dalmadan önce, artık kendi kendine ettiği dualarda;
Allayım  lüffen artık iyileşiym ,kötü ruyalar görmeyim annemlere o ruyaları anlatmak zorunda kalmıyım demesini,

Anneee ben galiba sana aşıkk oldum demesini :)

Ben bu çocuğun herşeyini seviyorum yahuuu....

Sevgiler
nehircce

23 Aralık 2010 Perşembe

İyi ki doğdun blog'cukkkk :)))

İyi ki doğdun blogcummm :)))

Bazen bir dost gibisin bana,
Bazen şevkatli bir anne,
Bazen küçük bir çocuk,
Benimsin ya, ben neysem sende osun...

Sana sığındığımda ise  benden mutlusu yokk...

İyi ki varsın...

aaaa dostlar, iyi ki sizde varsınız :)
sevgiler
nehircce

21 Aralık 2010 Salı

Hayyam demiş...


Zamanın iki yüzü var,dedi kendi kendine Hayyam,iki boyutu ;uzunluğunu güneşin seyri belirliyor,kalınlığını ise tutkular...

Fot: nehircce

Sevgiler.

17 Aralık 2010 Cuma

Şerife Abla için olsun, bugün benim yazdıklarım...

Hayatımın en güzel yıllarıydı 1998 ve 2000 arası...
Hatırladığım herşey çok güzel  o iki yılda.
Sende öylesin Şerife Abla...
Hala hatırladığımda hep gülen yüzün gözümün önüne geliyor...
Dalgalı saçların...
Komik samimi halin..




Sewresh dün söyleyince,çok kötü oldum, gün boyu seni ve geride bıraktıklarını düşündüm...
Oysa yıllar var seni görmeyeli...

Aklımda sen,dün akşam eve gittiğimde bir tesadüf değildi sanki;

oğlumun bir koşu yanıma gelmesi,anne biliyo musun haberlerde göydüm bir kadın cam silerken düşmüşşş ve ölmüşşş sen artık cam silme olur mu değişiiiii...Küçücük kalbinde anneyi kaybetme korkusunu yaşaması, beni nasıl üzdüyse senin ardında bıraktığın daha yirmilerdeki oğlun içinde öyle üzüldüm...Onun ne hissettiğini kalbindeki acıyı düşününce ...

Sen yavaş yavaş kansere yenik düşen bedeninle, ölüme hazırladın kendini, çevrendekileri oysa, yine de zor geldi...

Nur içinde uyu olur mu ...
Biz seni hep güzel hatırlayacağız Sewresh'le

****
Bugün içim sıkkın,biraz matem biraz özlem var kalbimde..
geçmişteki güzel günlerin özlemii...

Yaşamak gibi, ölümde keşke bu kadar doğal gelebilse yüreklere...

Sizi üzmek istemezdim ben bugün,ama ölüm öyle yakın ki bize sevdiklerimize; daha fazla kıymetini bilmeliyiz yaşadıklarımızın...Hayatımızdaki insanların...

Bugün böyle olsun,

sevgiler
nehircce

14 Aralık 2010 Salı

Puding'liii kekk :)


Fot:nehircce :))

Çektiğim en lezzetli fotoğraf diye düşünüyorum :)))

Haftasonu eşimin ailesiyle kalabalık bir yemek yedik...Elim boş gitmeyeyim istedim.Geçenlerde ortanca kardeşimden duyduğum pudingli keki denemek istedim...Ben kakaolu değilde vanilyalı puding ile yaptım..

Sonuç bence çok güzeldi,tadını da herkes çok beğendi..Sanki kek un kullanmışım gibi oldu..Tavsiye ederim.
Tek detay 1 paket puding katarken karışımınıza, şekeri her zaman kattığınızın yarı ölçeğinde  katıyorsunuz ..Diğer malzemelerinizde bir değişiklik yapmayın ...

Denerseniz afiyet olsun şimdiden...

Tatlı bir hafta diliyorum, birgün gecikmeli olarak...

Sevgiler
nehircce

10 Aralık 2010 Cuma

Av mevsimini ben de izledim :))

Merhaba,

Bu filme gidip gitmeme konusunda oldukça kararsızdım açıkcası,bir filmi izlemeden önce yorumları okumak ne kadar doğru bilmiyorum.Beni biraz olumsuz etkiliyebiliyor..Bu film için de böyle olmuştu.Kendi yorumunu katmak için en iyisi gidip izlemek galiba...

Dün iş çıkışı eşimle bir telaş gidip izledik kardeş zeyno da bizle geldi...Film de çok güzel sahneler  olduğu gibi bazı açıklar da var tabii..Ama izlenilmeli kesinlikle, ben beğenerek çıktım.Arabada yol boyu şöyle mi olmalıydı,böyle mi bitmeliydi diye baya bir konuştuk...Bu bizim filmden etkilendiğimizi gösterir :)

Neyse fazla söze gerek yok, bizce güzel bir filmdi...

Sevgili Selin ve Flame nin tavsiyelerini dinleyip gitmekle iyi etmişim ...Teşekkürler kızlar :))

Herkese iyi haftasonları ...

sevgiler
nehircce

9 Aralık 2010 Perşembe

Azıcık da dekorasyon ...



Merhaba
Bugün daha iyiyim iyi dilekleriniz için teşekkür ederim.

Bugün elledecor un sayfasını gezerken bunlara takıldı gözüm..
Uygulanabilir örnekler ne dersiniz.

İlk fotoğraftaki merdiven çözümünü beğendim ben mesela,bazı dublex evlerde odaların ortasından çıkış veriyolar çok yer kaybettiriyor.Oysa burada çok az yer kaybı olmuş.Ayrıca beyaz uygulanmış olmasıda çok ferahlatmış odayı,koyu bir renk olsaydı kesin daha küçük bir oda havası verecekti.

Çok çocuklu aileler için de ranza sistemi ne güzel düşünülmüş.Ranza fikri beni biraz ürkütse de,üst kısımda  yatan kişi bakımından, ona da engelleyici bölücüler uygulanırsa bence daha kullanışlı olabilir.Ama beyaz oluşu yine cezbediyor insanı...Farkındasınız değil mi bu sene beyaz ne kadar moda dekorasyonda...
Evler daha ferah ve rahatlatıcı artık..

Son fotoğraf daha oryantal bir havada sanki,ama yatak odanızı evin bütününden ayırırsanız daha hoş bir hava yaratırsınız bence de..Burada da bunu sevdim açıkcası...

Elledecor u takip etmeyi seviyorum,ayrıca her ay düzenli bir dekorasyon dergisi alıyorum.Yenilikleri seviyorum ama geleneksel dokunuşlardan uzaklaşmadan..

Siz hangi yayınları takip ediyorsunuz mesela,haaa aklıma gelmişken merak da ediyorum bir yandan bu tarz yayınların dokunuşları oluyor mu evlerinizde yoksa anlık  kararlar mı veriyorsunuz genelde..

Bir alışveriş merkezinde gezerken gördüğünüz birşey daha mı etkili oluyor sizde...

sevgiler
nehircce

8 Aralık 2010 Çarşamba

martılar..

fot.nehircce

Bu fotoğrafa bakıp,şimdi bunu dinliyorum..
Biraz melankolik miyim neyim bugün, az da hastayım ondan mı bu halim...
Yarına birşeyciğim kalmaz az uyuyayım geçecek ben biliyorum...

sevgiler
nehircce

7 Aralık 2010 Salı

Bu da bana ders oldu...

Fot.nehircce

İnsan işini severse,nerde ne yaptığının hiç önemi yoktur.

Bu boyacı amcamız gibi..Dışardan bakılınca yılların emekçisi ,yorgun,mutsuz gibi görünüyor değil mi? Hayır ama, hiç de öyle değil; biraz sohbet edince işini ne kadar sevdiğini gördük..Sewresh in ayakkabılarını boyattığı bu amca sayesinde aklıma takılan önemli bir soru işaretini daha çözmüş oldum...

Üniversite de bir oğlu okuyor,oğluna bilgisayarından tutun da,okula gidip gelirken kullanması için araba bile almış bu amcam...Öyle memnun öyle mutlu anlatıyor ki yaptıklarını...Hiç hayıflanmadan gururla...İsmini hatırlayamadığım boncuk gözlü,güler yüzlü insan..

Beni epey düşündürmüştü o gün eve dönerken...
Sonra sevmeden yaptığım herişi...
Sonra üniversiteden mezun olup döndüğümde, onun işine hiç de uzak olmayan benim yaptığım duvar süsleme işlerini,kalemişini... Eskiyi boyama,onarma yeni etme işini...

Özledim sanırım o günlerimi...

Dedim ya insan işini seviyorsa nerde ne yaptığı belki de çok önemli değilmiş...

Sevgiler
nehircce

3 Aralık 2010 Cuma

Mevlana ne güzel demiş...


Üzülme der Mevlana,
İstediğin birşey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için,
ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.

Üzülme der Mevlana,
Kaybettiğin herşey başka bir surette geri döner...


İyi haftasonları,
nehircce

30 Kasım 2010 Salı

Ayy ne olur okuyunnn :))) Bu bir kpss rezaletidir !

Selamm,

Dün demiştim bugün size Pazar günü girdiğim kpss sıvanından bahsedeceğim diye,

Aynı aileden 4 kafadar tam bir hafta öncesinden Kartal ,Maltepe civarındaki okullara nasıl gideceğimizin programını yaptık... Sayı çok olunca bizi hem sınav yerine götürecek, hem de kendi sınav yerini bulacak küçük eniştemiz epey bir yoruldu .. Adres aramak ne zormuş bir yandan araba kullanmaya çalışıp bir yandan da yanlış tarifler sayesinde iyice bunalan enişte kendi sınav yerine gittiğinde bir de sınava sokulmayan araba anahtarının emanetiyle ilgili oldukça bunalmış....

Haaa işte sorun tam da burada başlıyor anlat nehircce,
Nedir buu kardeşim, kendi beceriksizlikleri ! çalınan sınav soruları,yüzünden yüzlerce insanı nasıl bir madur etme şeklidir bu...Pessss

Sınav yerine üzerinizdeki giysileriniz ve kimliğinizle bırakılıyorsunuz yani ben ve kardeşlerim öyle olduk,her birimize bir ebeveyn ilave olsa zaten arabada yer yok ki sınav bitimine kadar bizi kapıda emanetlerle beklesinler...

Başınıza bir hal gelse, yanınıza para almanız da yasak olduğundan,kimseyi arayamayacaksınız cep telefonları zaten yasakkk...Hadi telefonu anladım cüzdanlar niye yasak,hadi onu anladım evimin anahtarını niye sokamıyorum,hadi onu da anladım araba anahtarımı neden hiç bilmediğim tanımadığım birine emanet etmek zorunda kalıyorum kardeşimmmmm....

Bu nasıl bir yaklaşım, sınav girişinde tepeden tırnağa ceza evine girer gibi aranıyorsunuz,(cezaevine hiç girmedim buarada :)) yanlış anlaşılmasın)cebinizdeki herşeyi bir kolinin içine bırakıyorsunuz ki, sınava giriyorsunuz kalem bile sokmak yasakkkk onu da içeride vereceklermiş, hııı iyi bariii çok rahatladım...

Susarsanız okulun wc musluğuna ağzınızı dayayabilirsiniz,neden çünkü nehirce o telaşla su almayı unuttu ve bir daha dışarı çıkamadı,yıllardır çeşme suyu içmeyen nehircce yaptı bunu :))) ohhh afiyet olsun şehir suyunun tadı çok da kötü değilmiş ...

Sınav saatinden 1 saat önce sınıfa giren nehircce saat 14:30 a kadar uyumamak için kendini zor tutar...Sınav saati gelir çatar, ösym sağolsun düşünmüş önce 2 kurşun kalemden 3 naneli şekerden,1 nedüğü belirsiz bir silgiden ve bir açacaktan oluşan hediye paketlerimizi koyar önümüze...
Bir stres sınav başlar,yıllardır test çözmeyen nehircce 30 soruyu 60 dk da çözerse ve zaman yetmezse bir panik hali alır bedenini,neyseki sınav biter..


Elinde ösym nin  hediye ettiği 2 kurşun kalem ve bir kimlikle atar kendini sokağaaa...Neyse kalemleri Efe Bey kullanır barii, tesellisiyle :)

Ve bekler eniştesiyle sözleştiği yerde, adım bile atmaz olduğu yerde bekler ,o kalabalıkta ya onu göremezse ya buluşamazlarsa aman Allah ım sonra ne olur :)) Cepte sıfır para git anlat derdini,insanlığında azaldığı memleketimin insanına...

Şükür uzaktan gördüğü arabanın önüne atlar nehircce,sonra sırayla okullarına bırakılan kardeşler çil yavrusu gibi toparlanır,sözleşilen market önlerinde..Yaa o marketlerde olmasaydı oracıkta :))) Ortanca kardeş epey endişelenmiş, sokaktaki serserilerden, ee havada karardı yer Kartalde ücra bir okul önü ...


Haaa birde çok eğlendim doğrusu, sınav çıkışında tüm uyarılara rağmen,yanında para getiren arkadaşlar o kolinin içinden attıkları paraları kuruş kuruş sayarak geri alıyorlardı...Acaba kaç kişi isimsiz bırakılan o paraları kendinlerine ait olmadan alıp gittiler...Ve acaba kaç kişi açıkta kaldı o gün meraktayım doğrusu...

Sonraa sınav çıkışı okul kapısında simit satmaya çalışan amcam, bağırıyor :

yaaa çocuklar acıkmadınız mıııı ???Bir simit alaydınızz...
Arkamdan genç bir arkadaş; yaaaa ağbi acıktıkta,hani cepte para mı var....

Fazla söze gerek yok, ne dersiniz,
benim gibi bu önlisans sınavına giren varsa yazsın tecrübelerini, acaba bir biz mi bu kadar gerildik,merak ediyorum...

Lütfen 2 seneye kadar buna bir çözüm bulunsun,ben tövbeee bir daha bu sınava girmem de yazık olacak geride kalanlara...Bu stresle soru mu çözülür,acaba çıktığımda arabam yerinde olacak mı diye düşünmek bile konsantrasyonu dibe vurmaz mı...

sevgiler
nehircce

29 Kasım 2010 Pazartesi

öff pöfff püfff...

Feci bir gün ve yine ağzına kadar dolu bir haftasonu geçirdim :(

Bugün oğluşun periyodik kontrolü vardı.(Göğüs hastalıkları plk.)

Öğlene kadar izinliydim sözde, hastanede o telaşın içinde birde telefonlarla boğuştum sağolsunlar hiç boş bırakmadılar..İşe geldiğimde bir sürü birikmiş iş,ofistekilerin ilaveleriyle son noktaya geldi sabrım ... Sürekli off luyorum kötüyüm anlayacağınız ...


Şimdi tek isteğim,bugün ağlayarak okula bırakmak zorunda kaldığım, oğluma kavuşmak...Neyse ki az kaldı...

Bugünlük bu kadar yazabileceğim, bağışlayın beni..

yarına kabusa dönen kpss maceramı anlatmayı düşünüyorum...

Sevgiler.
nehircce

24 Kasım 2010 Çarşamba

Gün Batarken...


Merhaba,

Bayram tatilinden sonra,işlerden fırsat bulup yazamadım kusuruma bakmayın..
Tatilimi Bafra Samsunda geçirdim.Bu fotoğraflar da Bafra Kuş Cennetinden.
Samsuna yolunuz düştüğünde bu gün batımı için bile olsa,gitmenizi tavsiye ederim.Doğrusu benim tüm bayram yorgunluğumu alan, bir görüntüydü şahit olduğum...
Çözünürlükle ilgili bir sıkıntı var tam bilememekle birlikte ;ama fotoğraflar orjinalde daha netler.


Umarım beğenmişsinizdir.
Kuşların göçünü ayrıca yayınlayacağım,


Yokluğumda beni merak eden dostlarıma da ayrıca teşekkür ederim.Herşey yolunda şükür,kaldığım yerden devam...

İyi bir hafta olsun dilerim.
Sevgiler...

12 Kasım 2010 Cuma

Kedicikler ve Oğluş'um


Geçen sene mak.ilk aldığım zamanlar da Kadıköy Moda ya gidip börtü böcek ne varsa çekmiştim..
Bu kolajıda ozaman yapmışım ama ekleyememişim sanırım.
Oğlumu, kıyıdan köşeden görünsede koyayım istedim...Kedi peşinde Efoşş...
Kedileri de sever ama en çok bir köpeği olsun ister bizim ki...İnşallahh oda olur...
Ayrılalı iki gün oldu ama ben çok özledim onu ..İki gün sonra yanındayım inş.

***

İlk kez şehirler arası otobüse binen oğluş ;
Koltuğa oturur oturmaz annneeee bu ne değişik birşey bak önümde tevezyon varr ilk kez göyüyoyum bunuuu hayatımdaaa '' hayatım da !! daha 4 yaşında'' :))))

Bütün otobüs gülüyor bizeee...

Sabah saatlerinde,artık serbest olan telefon görüşmeleri sayesinde rahatlıkla konuşuyorum canımla,
anneeee biliyo musun bize çay da verdiler,uyanın kahvaltı yapın dedilerrr :)))
Bizde şimdi babamla çay içcezzzz...

Ne değişik gelmiş otobüs ona,oysa biz nerdeyse koca kız olana kadar hep otobüsle gittik o yolları ailemle...
O zamanlar şimdikinden daha da uzun sürerdi malum Bolu Dağı söz konusuydu.Canımız sırtımızda, soluksuz otobüsün orayı tırmanışını izlerdik bütün otobüs uyanık, tam o nokta da...

Verilen plastik torbalarda su içerdik...
Midesi bulananlara küçük siyah torba dağıtılırdı...
O zaman çayın yanında kek yoktu.
Haaa birde şöför hep Orhan Gencebay dinlerdi :)) Malumm Samsun yoluydu gidilen...

İlk molada arkadan köfte ve haşlanmış yumurta kokusu yayılırdı...

Birde demli tavşan kanı çaylar aklımda,mola verilince elinde tepsisiyle bir garson dolanır çoğu zaman soğuk çaylarını satardı millete...Onu izlerken bir yandan da wc sırası beklerdik...O zaman o sıra da uzundu :))

Neyse dostlar küçük bir hatırlatma oldu benimkisi...
Şükür ki şimdi imkanlarımız daha iyi..

Bu gece babam,annem ve kardeşlerim bizde yola çıkıyoruz.
Bir çok insan gibi bu gece sabaha karşı yollarda olacağız.
Herkese kazasız belasız bir yolculuk diliyorum...
Ve uzun süre yazamazsam merak etmeyin.
Şimdiden iyi bayramlar ..

Sevgiyleeee
nehircce

9 Kasım 2010 Salı

Sen ağlama oğluş...

Yarın oğluş ve babası Samsun a gidiyorlar.Bayram tatili için.Ben de haftasonu babam ve kardeşlerimle gideceğim.Dün oğluş uyumadan önce biraz sohbet ettik,kitap faslından sonra uykusu gelene kadar...

Biraz üzdüm onu istemeden,beni özleyeceksin değil mi dedim.Keşke demeseydim...Bana sarıldı uzunca öpüştük koklaştık yanımda kal biraz diyince dayanamadım yattım yanına sarıldık birbirimize..

Sonra baktım arkasını dönmek istedi,uykusu geldi sandım...

Bir müddet sonra da ben artık uyumuştur yanından kalkayım derken,iç çekişini duydum..

Bir baktım sessiz sessiz ağlıyor...
Ben seni çok öslüycem anneee diyerek döndü tekrar bana yüzünü, sarıldık öyleyece kaldık..

Biraz sakinleştirdim ama sonra kendime de çok kızdım..Aklına soktuğum için bu kısa ayrılığı...
3-4 gün ayrı kalacağız ama bayramda yanında olacağım inşallah...

Bugün de tüm gün onun o sulu gözleri takıldı aklıma...Başak burcu bir oğlum var pek bir duygusal olur demişlerdi zaten...Çok hisli çokkk...

Seni seviyorum Efoşşş...
Allah daha uzun ve mecburi ayrılıklar yaşatmasın..

Bugüne not düşeyim o ıslak gözleri unutmayayım istedim..

sevgiler
nehircce

Fot.netten alıntıdır.Dün ki görüntüye pek uygun :(

8 Kasım 2010 Pazartesi

Bugüne üç nokta...


Bugün biraz garibim,
Sebebi geçmiş...
Taa çocukluğuma kadar inen bir yara..
Ara sıra kaşınan kabuğu, kanatıyorum böyle...

Yarına yada diğer güne geçer,diliyorum..

Hepimize iyi haftalar.

sevgiler
nehircce

5 Kasım 2010 Cuma

Bir avuç nar...


Fotoğrafları büyük yayınla nehircce, ısrarlarınıza dayanamadım :)
Sevgili Pınar sağolsun öğretti ama, bende baya bir anlama çabası gösterdim :)))


Fotoğrafı görünce canınız nar yemek istedi değil mi :)) Benim de öyle, ama ben çekerkende baya zorlandım onları yememek için...Ama hocanın peşinde koşarken elimde nar,kırmızı bir ağız pek hoş olmazdı sanırım :))

Yarın ki derste fot.denemelerimizi yorumlayacak hoca hadi bakalımmm...

Güzel bir haftasonu diliyorum hepimize,
sevgiler
nehircce

3 Kasım 2010 Çarşamba

Yeni fot.denemeleri...

Merhaba,
İşlerin yoğunluğundan ve bilgisayarımdaki problem sebebiyle yazamadım birkaç gündür.
Sorun giderilmedi ancak, geçici bir çözümle şimdilik işlerimi hallediyorum.
Aşağıdaki çekimler geçtiğimiz Cumartesi Sultanahmet de yaptığımız fot.dersimizden.
Teknik öğrenmek öyle kolay birşey değilmiş meğer ; ama idare eder pozlar çekmeye gayret ediyoruz işte..Daha yolun çok başı anlayacağınız.Ancak zamanla dilerim daha iyi olur.

Sultanahmet deki bu banklarda en az birkez oturmuşluğu vardır sanırım,çoğu İstanbul lunun.Her zamanki gibi yine çok kalabalıktı..Bu boşluğu yakalamak zor oldu doğrusu...



Burda Sewresh, işin ciddiyetiyle, çekeceği pozları düşünmekte :)




Gemilerrrr...



Ve sonnn..
Daha çok fotoğraf var ancak eklemek oldukca zaman alıyor bu eski bilgisayarda.
Zaman zaman yenilerini eklemeye devam ederim umarım.
Eleştiriye her zaman açığım, yorumlarınızı yazarsanız sevinirim.
Sevgiyle,
nehircce

27 Ekim 2010 Çarşamba

Kale gibi bir evden örnekler...

İlk gördüğünüzde, siz ne hissettiniz bilmiyorum ;ama ben dedim ki kale gibi bir ev yapmışlar..

İçini merakla gezmeye başlayınca tahmin ettiğimin tersi, çok sade ve oturaklı buldum.

Bakalım siz neler düşüneceksiniz...




Hasır sepetlere vuruldum mesela,çalışma masası için kullanışlı geldi hasır çöp kovaları ayrıca şıkkk..



Oturma düzeni biraz rahatsız edici gibi ne dersiniz,



Burası biraz otel odasını andırsada yaşanabilir,sade bir mekan oluşturulmuş bence fena değil :)




İşte burayı çok beğendim,hani ben maviye tutkunumya,burda mavi eşya yerine doğa var..Tablo gibi asılı sanki..



Burada da fazla söze gerek yok,beyaz muhteşem olmuş,ayrıca tablolarla evin tüm detayları örtüşmüş sanki..Duvar rengide doğru uygulanmış.



Burada dikkatimi çeken,kahve yeşil ve turuncunun uyumu biraz yaşama renk verilmiş sanki..

özellikle kahve ve yeşili bir arada kullanmaya özen gösteren biri olarak..Beğendim efendim :)))



Haftasonları magazin programlarındaki kıyafet eleştirmenleri gibi hissettim kendimi...

Amaaa Ayllaaa Hanım bu etek bu ayakkabıyla uymuş mu hiçç der gibii...



Ama az da olsa İç mimarlık üzerine çalışmışlığım var, hani biraz söz hakkım olabilir dimi...



Kaynak comtemporist.


Sevgiler

nehircce

26 Ekim 2010 Salı

Fotoğrafçılık..

Nehirce fotoğrafçılık kursunda :))
Hocamız Tolga Subaşı iyi bir fotoğrafçı ve eğitmen..
Daha dilini ve tarzını tam çözememekle birlikte,umutluyuz.
Sewresh ile birlikte gidiyoruz.O da çok istekli zaten yola çıkış maksadımız birlikte hareket etmek olduğu için,birlikte başarmamız şart...
Sürekli deneme çekimleri yapıyoruz derste hal böyle oluncada konu hocamız oluyor :)
Burda da estantene ayarlarıyla oynayarak farklı anlar yakalamaya çalışıyoruz :))


Bugün ofise taşıdığım makinemle olur olmaz şeyler çektim...Bu da onlardan biri :))
Zamanla daha iyi olacağına inanıyorum,inanmak istiyorum...
Umarım başarılı oluruz ...
Bir ses vereyim istedim size,benden bu kadar..
Herkese iyi haftalar.
sevgiler
nehircce