17 Ağustos 2009 Pazartesi
Tatil bitti..
7 Ağustos 2009 Cuma
Ben gidiyorum..

6 Ağustos 2009 Perşembe
Yumurtadan başladım annelikten çıktım :)))
Sabah sabah bu karikatürü buldum,nette gezinirken çizenin adı yoktu,yazamıyorum o yüzden..Beni gülümsetti doğrusu.. Aslında bir okadar da düşündürdü ne yalan söyleyeyim.Ülkemizde böyle bir yumurta gibi doğurulup sokağa bırakılan öyle çok çocuk var ki...Kimi bir anlık zevk uğruna, çaresiz kalan kadınlar tarafından doğuruluyor.Kimi anneliğin farkında bile değilken fabrika gibi sadece doğurmaya programlanmış kadınlar tarafından...Oysa insan olmak,bir insan yavrusu dünyaya getirmek ne güzel,bilerek isteyerek elbette..Sadece doğurmaklada kalmıyor tabii,ona bir gelecek sunabilmek aslında en önemli kısmı.
Daha önce hiç yazmadığım, doğum hikayemin başını,paylaşayım sizle ne dersiniz :)
Hamile kaldığımı öğrendiğim o ilk anı hiç unutamıyorum.O heyecanı,içim içime sığmamıştı.Hastaneye tek başıma gitmiştim.Eşim İzmit'e gitmişti iş için.Bende bunu fırsat bilip hastaneye koşmuştum.Eşime süpriz yapabilmek için.Tahlil sonucunu beklerken çok donuktum inanılmaz tuhaf bir histi.Vee sonuç pozitif yani hamileyim :))Eve dönüş yolunda elimde rapor zarfıyla birlikte büyük bir şaşkınlıkla otobüse binmiştim.Otobüsde ilk aklıma gelen şey yaa bu adam çok hızlı gidiyor yollarda bozuk ya bebeğime birşey olursa olmuştu :)) Haberi alır almaz anneliğin verdiği koruma duygusu sarmıştı beni..Elimi biraz utanarak biraz ne olduğunu bilmediğim bir hisle karnıma koyup duruyordum..Durakta inip eve doğru yürürkende eşime nasıl söylemeliyim nasıl bir süpriz yapmalıyım diye de düşünüyorudum.Eve benden önce gelmişti.Merdivenleri, kafamda bir sürü düşünce yumağıyla çıktım.Kapıyı açtı o günlerin beklenen haberini duymak istediği her halinden belliydi.Ben birşey çaktırmadan içeri girdim.Biraz dinlenmek istedim.O da televizyon izliyordu sakin sakin.Canımm dedim postada sana bir zarf vardı.Aldım çantamın ön gözünde dedim ..Şaşırdı çantaya uzandı.Zarfı eline aldı.Ne olduğunu pek anlamadı önce,sonra içini açıp okuyunca yüzünün şeklini size tarif edemem sanırım.Bir süre dona kaldı, sonra havaya zıplayıp bana doğru geldi ve sımsıkı sarıldı...Gözlerinde biriken yaşları hiç unutmuyorum. Sonra sevdiklerimize haber verdik hemen, sabırsızdır benim kocam :))
Beklenen,istenen bir çocuk dünyaya getirmek çok güzel bir şey...Darısı bunu gönülden isteyen tüm annelere..Çocuklar gerçekten bizim geleceğimiz, bilinçsiz dünyaya getirilen her çocuk,bir gün bir yerde karşınıza çıkıp; ama sizden ama ülkesinden ama annesi babasından bunun hesabını soracaktır.Suç oranı çok yüksek olan ülkemizde temele inildiğinde oranın büyük bir kısmını bu çocuklar oluşturuyorlar.Kendilerince yaşamdan,mutlu ailelerden ve çocuklarından öçlerini alıyorlar.Sonra bu toplumsal bir yaraya dönüşüyor.
Herkesi bilinçli aile olmaya davet edelim..Bilinçli anne babalığa da tabii..Çocuklarımızı severek isteyerek doğuralım..Ve öylede yetiştirelim..
Sevgiler,
4 Ağustos 2009 Salı
iyiyim ben..
Merhaba,Bugün keyfim daha iyi şükür ki,babam bu cuma hastaneden çıkıyormuş.Az önce öğrendim sizlede paylaşmak istedim.İltihaplı romatizma varmış teşhise göre,iltihap da kana karışınca babamı ve bizi allak bullak etmiş.Ateş ve halsizliğin sebebi buymuş .İlaçların dozu artırılmış.Ultrason temiz çıkmış.Ayaktan çekilen film yarına belli olacakmış.Ama cumaya evimizde olacak inşallah biricik babişkoo...
Yukarıdaki karikatür bu haberle ilgisiz tabii, babamdan haber almadan az önce,efoş aradı babasıyla, gölde balık tutuyorlarmış nasıl heyecanlıydı 3-9 tane balık tutmuş nasıl oluyorsa :) rakam mantığı tam oturmadı inşallah okulda öğrenecek ablaları :)) Diğer kuzenleri az tutmuşlar birbir ne yaptıklarını anlattı bana, gittiğinden beri nerdeyse tek uzun konuşmasını yaptı diyebilirim.Üzülüyordum sesimi duyar duymaz babasına ''baba annem seni istiyor'' demesine numaracı çocuk..Neyse ki bende ki haberler iyi cumartesi çekirdek aileme kavuşucam inş.Darısı tüm ayrı olanlara..Gökyüzününün ömrü amin dediğini duydum :)))
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum..
3 Ağustos 2009 Pazartesi
ödül almışım...

Merhaba ,
birkaç gün önce sevgili arkadaşım dream it baby i güzel anne adayımız beni ödüllendirmişti...Çokk ama çokk teşekkür ederim canım benim.. Elime de sihirli bir çubuk vermiş al değiştir,yap ne yapmak istersen demiş :)) Hata etmişşşş ben şimdii hangi birini seçerim değil mi..Kararsız Terazi kadını olarak..Durun bir düşüneyim :)))
Düşündüm düşündümmmm :)))
- Çok klişe olacak ama,bilip bilmediğimiz tüm savaşları durdururdum.
- Çocuk ve kadın istismarının önüne geçerdim.
- Eğitim ve Sağlık sistemini kesin ve kesin değiştirirdim.
- Restorasyon konusunda ülkem için kaynaklar üretir tüm taşınır taşınmaz kültür varlılarını restore ettirirdim.Böylece işimi gerçekten yapmış olurdum :(
- Trafik sorununu da çözmesem ayıp olur şimdi...
- Oyunuzu bana verin banaaaaa bu kadar şey yapınca ben zaten kesin başbakan olurum :)))
- Biraz da kendim için birşeyler değişsin her koltuğa oturan cebini dolduruyor nasılsa :)
- Kendime güzel bir ev,küçük ama sağlam bir araba,bir restorasyon ve mimarlık ofisi,oğluşun eğitimi için yetecek kadar param olsun isterdim sihir meleğimden :))
- Ayyy bide ayıp olmazsa,beni kuş misali bir ucursa da Efoşumu bi koklayıp gelsem...
Bende bu ödülü sevgili siyah kelebeğe ,Laçin,'e ve Fikir işçisi ne gönderiyorum...Daha nice ödüllereee :))) sevgilerrr
öylesine bir yazı...
Bugün de herkesin canı sıkkın,neden bilmiyorum..Ben galiba oğlumu çok özledim..Bu fotoğrafı google dan buldum.Çekenin eline sağlık gökyüzünde oğlumun baş harfi var sanki :))) İyi ki kendini de görmüyorum gökyüzünde ozaman iyice sıyırmış olurdum heralde :)))Babacığım bugün ultrasona girdi,elimizde hala net bir sonuç yok maalesef,oyüzden yazamıyorum size,merak eden ve tüm iyi dilek ve geçmiş olsun yorumlarını yazan, arkadaşlarıma teşekkür ederim inanılmaz bir enerji verdiniz bana ayrı ayrı kucaklıyorum sizi..
Garip bir ruh hali var üzerimde size neşeli şeyler yazmak istedim ama beceremiycem sanırım :(
Bu cuma eğer babamla ilgili herşey çözülmüş olursa bende gidiyorum oğlumun ve eşimin yanına,tatilleri çok iyi geçiyormuş.Deniz mükemmelmiş.Evimiz de çok güzel olmuş.Merakdayım doğrusu.Dün otobüs biletimi aldım her ihtimale karşı, gidemezsem açık bilete çeviricem.Hayırlısı diyelim..
Aaaa az daha unutuyordum cuma gün ki telaşlardan biri de, size daha önceden bahsettiğim kitaplıklı çalışma masamızın gelecek olmasıydı..Geldi de güzel olmuş doğrusu rengini daha açık istemiştim ama neyse, dün kitaplarımı ve diğer eşyalarımı yerleştirdim azcık da süsledim :)) Akşam annem geldi hımmm güzel olmuş ee bide şurasına bir dantel örtseydin daha iyi olmazmıydı dedi..Yahu bu eski kadınlar (sakın alınmasınlar)niye bu dantel alışkanlığından kurtulamıyorlar.Zihinleri hep orda sanki o olmazsa ev ev olmuyor.Tamam nostaljik havaları bende severim de herşeyede olmazki değil mi ??
Tost makinasının üstü,Isıtıcının,fırının hatta ve hatta koltukların :)) Neyseki annemin sadece gümüşlük denen dolabında var diğerlerini kızlar kaldırmayı başardılar.. Safranbolu da okurken ölçü aldığımız on evin sekizi dantel yumağıyla çevriliydi.Örtüleri kaldırmaktan metre ucu tutamazdık ölçüler kayardı :)) bizede bahane çıkardı..
Birde dün gece Zeyno ben ve kuzen Pınar film izledik.Mavi Sis diye bir film, öylesine market de dolaşırken gözüme indrim sebetinde çarpmıştı.Bir gün izleriz diye almıştım. Bir intikam filmi.Yangınlarla alınan intikamlar.Güzeldi doğrusu heyecan vericiydi.Tavsiye ederim. Bu akşamda Kanal D de güzel bir aşk filmi var duyrulurrrr.
Şimdilik bu kadar diyeyim de öpüp çekileyim huzurunuzdan sevgiyle iyi haftalar dilerim...
31 Temmuz 2009 Cuma
Başlıksız olsa olmaz mı...
Düşünüyorum da bugün ne çok şey üst üste geldi.Canım babam,kanında ki mikrobun araştırılması için sabah hastaneye yattırıldı.
Uzun süredir şikayetleri vardı en son düğünden önce çok ciddi hastalanmıştı.Serum takıldı antibiyotik tedavisi uygulandı.Ateşi düşürüldü.Ağrıları azaldı.Ama doktor kronik bir rahatsızlık olabilir araştırmamız lazım demişti.Düğün sonrası ilk fırsatta tahliller gösterildi.Bugün de yatışı yapılmış.Ben işteyim içim buruk aklım onda..Ben seni çok seviyorum babişko lütfen çabuk iyileş...
İkinci haber bugun küçük kız kardeşimin ve yeğenim Yiğidin doğum günleri iyi ki doğmuşlar.Akşama pasta alıp eve gitmeyi planlıyordum; ama babamın hastaneye yatışını bugun planlamamıştık.O olmadan da bu organizasyonun tadı olmaz ki.Zaten bizim de içimizden gelmez.
Zeyno şimdi bu sözler senin için :)
Her zaman yanımda olduğunu bana hissettirdiğin için,çocuğuma geçen tüm emeklerin için,onu benim kadar sevdiğin ve kolladığın için.Hep iyi bir kardeş ve arkadaş olduğun için sana sonsuz teşekkürler ablacım evimizin güzel vefakar kızı :)) İyi doğdun iyi ki varsın..Seni seviyoruz..
Üçüncü haber,bugun eşim ve oğlum babamla ilgili aksi bir durum olmazsa,tatile çıkıyorlar daha öncede yazmıştım benim iznim 1 hafta olduğundan ben haftaya bugun yola çıkıcam.Ama dünden beri Efe den nasıl ayrılacağımı düşündükce kötü oluyorum.Dün gece çok ağladı sende gel diye :( gecede çok huzursuzdu sürekli anne anne diye uyandı.Sanırım ruyasındaydım dün gece ..Malum gidecekleri yol çok uzun eşim iyi bir şöför ama ben meraktayım işte.Lütfen sağ sağlim gitsinler.Tatilleride çokk iyi geçsin..
Dördüncü Haber,Evlenen kardeşim bugun balayından dönüyor.Onu merak ediyoruz.Babamın yatışından haberi yok.Oda kendi arabalarıyla yolda,bir aklımız onda onlarda hayırlısıyla gelirler umarım.
Beşinci haber,Sevgili amcam bugun Eskişehir e gitmek için yola çıkacak babamın tahlileri iyi çıkarsa inş. Ki ben onlara da çok alışmıştım iki haftadır bizdelerdi.İçim ayrı bir buruk ...
Daha yazmayayım isterseniz sizinde içinizi sıkmayayım.Kendimi inanılmaz yalnız ve kötü hissediyorum bugün.Dün akşam oğluşun ve eşimin valizini hazırlarken,kalbimdeki sıkışmayı tarif edemem sanırım benim iyice bir dinlenmem kafamı toparlamam ve iyi haberler duymam lazım ..
Kusuruma bakmayın,ben bugun pek iyi değilim.Her zaman ki gibi sevgilerle öpüyorum sizi...
İyi hafta sonları..
29 Temmuz 2009 Çarşamba
Düğünden küçük bir Efoş karesi,bütün düğünün ilgi odağı olmayı başardı benim şebek oğlum, hala havalarda doğrusu..Huyu suyu değişti uyumaz,yemek yemez bir halde gelen misafirlerimizle sürekli oyun halinde..Ne uyku kaldı ne yemek düzeni ..Sonumuz hayır ola :))Bu arada okul işini büyük ölçüde hallettik.Sitemizdeki Anaokuluna gidecek bu sene hem daha hesaplıydı diğerlerine göre ,hemde ananesi için kolaylık olacak.Yoksa sabahları onu bırakmak akşamları almak çok güç olacaktı.Şimdi iyiki var annem olayın bu boyutuylada ilgilenecek.Hem 3 yıl boyunca bunalmıştı bütün gün çocuk bakarak şimdi kendine daha fazla vakit ayıracak.Oğluş da sosyalleşecek,arkadaşları olacak, öğretmenleri, ortak bir sürü şey yapacaklar onun için çok mutluyum.Ama bir yanım yine buruk tabii..O kısmı çok deşelemeyelim bence . Okulunu görmeye gittiğimde çok duygulandım onu orada bırakma fikri kafamı allak bullak etti..Neyse daha Eylül ayına kadar baya vakit var umarım bu süreç de iyi vakit geçirir bebiş..
Bu cuma eşimle oğlum birlikte Karadenizin küçük bir sahil kasabasında olan küçük yazlığımıza tatile gidiyorlar :( benim iznim 1 hafta olduğundan bende 1 hafta sonra peşlerinden gideceğim..Bu bizim uzun süreli ilk ayrılığımız olacak..Çokk özleyeceğim kesin.Ama onun iyiliği için deniz,güneş,kum çok faydalı olacak.Dayanacağım mecburen.
Bu süreçte dağılan hatta alt üst olan evimi toparlama imkanı bulucam belkide, iyi yönlerinide görmek lazım değil mi? Daha fazla okumaya çalışıcam,İmge ye gidip borçlarımı kapayıp :))) yeni kitaplar alıcam yine..
Bu cuma ya oğluşumun gidişine üzülürken eşimle birlikte çizdiğimiz kütüphane+bilgisayar masamızda hepsi birlite bütün halde yani,teslim edilecek çok yüksek ihtimalle.Ama bilirsiniz,bir yerden birşey alınınca asla söz verilen saatte gelmez.Tek umudum eşimin arkadaşının elinde olması çok heyecanlıyım eşim görmüş çok beğenmiş umarım bende son halini beğenirim.Zor beğenen biri olarak :)))
İşte böyle daha fazla uzatmayayım,hepinizi sevgiyle öpüyorum..Bazen diyorum ki bu blog da olmasa ben ne yapardım..Kimle dertleşidim iyi ki varsınız sizi çok seviyorummmmmmm...
28 Temmuz 2009 Salı
Mimlenmişim :))
Merak eden arkadaşlarımmm, düğünümüz çok şükür çok güzel geçti.Bir sürü detay var elbette anlatılacak.Kardeşim ve eşi şuan Marmaris de tatildeler.Dilerim herşey gönüllerince olur.Bizde misafirlerimizle ilgilenmeye devam ediyoruz.Bir kısmı bugun gittiler.Ama hala kalabalığız.Tüm kuzenler bir arada aslında çok da güzel zamanlar geçirdik.Çok da alıştım galiba gitme fikrileri bile üzüyo beni, düşünün.O kadar bunalmama yorulmama rağmen.Böyle günlerde olmasa hepimizin bir araya gelmesi çok zor oluyor...
Bu akşam birlikte bir sahil gezisi yapmayı planlıyoruz koloni halde yürüyen bir kalabalık görürseniz belkide bizizdir :))
....
Bu arada dün yorgunluktan ve işin yoğunluğundan blog arkadaşlarımı okuyamamıştım sevgili SİYAH KELEBEKhttp://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/ beni mimlemiş...Bu ikinci mimim çok mutlu oldum beni tanımak istemesine ve düşünmesine teşekkür ederim canımm...
ilk sorumuz;
1-HAYATIM DAKİ ÖNEMLİ 3 ERKEK?
* canım babam,eşim ve oğluşum biriciğim
2-YAŞADIĞIM ŞEHİR DIŞIN DA SEVDİĞİM 3 ŞEHİR
*Samsun,Safranbolu,Sapanca :))
3-EN ÖNEMLİ FOBİM?
* Karanlık bir yerde kabalı kalmak sanırım.
4-GİYİM KONUSUN DA EN ÇOK TERCİH ETTİĞİM RENK?
* Mavi ve siyah
İşte böyle :))) Siyah Kelebek teşekkür ederim canımm sevgiler ve öpücükler sana ..
Bende http://mavianne.blogspot.com/ Sevgili mavi annemizi,
http://houseofvintagedreams.blogspot.com/ taze anneyi,
http://annelerlehayatadair.blogspot.com/ Balperin annesi sevgili Alev'i
mimliyorummm
iyi haftalar dilerim sevgiyle...
24 Temmuz 2009 Cuma
Karakız'a ...

22 Temmuz 2009 Çarşamba
Ne oluyor bu insanlara...
Bugun, dün gece tanık olduğum bir olay yüzünden yazmak istedim.Sıradan bir gece geçiriyorduk.Evde artık son toparlanma işlerimizi yaptığımızdan küçük kardeşim Zeynoyla birlikte çok yorulmuştuk.Saat 23:30 u geçiyordu yattık..
Eşim TV izliyordu biz yatarken.Tam dalmıştım ki çok yakından gelen silah sesiyle korkuyla uyandım.Yatağımdan kalkmadan önce dinledim.Sonra İkinci tur için atağa geçen kişi,peşpeşe saydırmaya başladı.Sanırsınız mahalleyi eşkiyalar bastı..Elveda Rumelinin son iki sahnesi geldi aklıma,kimse bu delirmiş olmalıydı...
Bir çırpıda kalktım yataktan holde Zeynoyla karşılaştık oda korkmuştu, eşim balkona çıkmıştı.Bu konuda çok tedbirli olmasına rağmen onu balkonda görünce çok sinirlendim.Çünkü silah çok yakından bir yerden atılıyordu..Oda korkuyla içeri girdi ve karşı apartmandan yola doğru atılan kurşunların sekerek çardağa kadar girdiğini söyledi..İnanamadım.Hem eşimin tanık olduğuna,hem adamın cesaretine..Seken kurşun balkonda olan eşime, yada başka birine gelebilirdi.Yoldan geçen herhangi birine de..O saatlerde site içinde yürüyüşe çıkan insanlar olabiliyordu normalde..Ya da çardakta oturan birileri..Ne ilginç kimsecikler yoktu yollarda..Herkesi Allah korudu sanırım..
Hemen telefonu elime alıp zor bela 155 den bir polise ulaşabildim.Benden öncede bir ihbar yapılmış.Ben de apartman adını ve dairenin numarasını verip kapadım telefonu..10 dakika sonra herşey durulduktan sonra bir devriye aracı geldi..O sırada adamın kızlarından biriydi sanırım, pencereleri sıkıca kapatıp içeri girdi..Bu esnada bir çok insan pencerelerinden ışıklar kapalı bir vaziyette olaya bakıyorlardı..Polis balkona çıktı uzunca bir süre silahı atan kişiyle balkonda muhabbet etti..Neyin sohbetiydi bilmiyorum.O kişinin hemen alınıp emniyete götürülmesi gerekmiyormuydu..İlla birinin yaralanması yada ölmesi mi gerekiyordu.Yada birinin malına zarar mı gelmeliydi..Çözemedim çözemiycem bizdeki adalet sistemini..Vatandaşlık görevimi niye yaptım ben dün gece,polis hoş sohbete gelsin canı sıkılmıştır diyemi, yada adam yazık bunalıma girmiş bir terapi uygulasınlar diyemii.
Yok yok valla biz bu ülkede şansa yaşıyoruz bilesiniz..Heran herşey olabilir.
Dün gece balkonda çamaşır asmadığım yada oturuyor olmadığım için,o saatte bunalıp eşimle yürüyüşe çıkmadığım için,dur bi şu çardakta bir soluklanalım demediğim için ve hala hayatta olduğum için tüm ailem ve tüm komşularım ne kadar da şanslıyız değil mi...
21 Temmuz 2009 Salı
öylesine bir yazı...
Bugun çok sakin bir gün geçiriyorum,alışmamış bünye isyanda sanki ne yapacağını şaşırmış bir halde öyle bakınıyor etrafa :) Yapmak istediğim çok şey varda heves yok son günlerde..
Bakalım dilerim çabuk toparlanır bu beden düğündü, misafirdi derken eski gücüme kavuşurum.
Dün işten eve döndüğümde eşimi evimizi boyarken buldum mutfağımız çok kirlenmişti.Sonra ufak ufak tamirler derken bir baktık her yanımız boya olmuş..Evimiz kirlenmişşşş, efoş elinde fırçayla bu fırsatı değerlendirmek için delirmiş :)) İzin verdik tabii ona da bize yardımcı olması için, nasıl hevesliydi görmenizi isterdim.Evimizi bende boyamak istiyorum,anne bak ne güzel boyadım dimi,evimiz temiz oldu :))Ondaki biz duygusu çok hoşuma gidiyor.Birde başak burcu olmanın verdiği titizlik,düzen kavramını şimdilerde tutmuş durumdayım.Ama büyüdükçe çekilmez olur mu bilmiyorum.Evde zaten her şeye karışan bir koca varken birde evlat eklenirse, bu durumda haydiii bana rastgele :)))
Bizim evde her şey kuralına ve saatine göre işler.(EŞİM SAĞOLSUN)Bazen sıkıntı, gelirrrr gelmez değil ama böyle işte.Eşimin sistematik hayat görüşüne uydum bir kere bende.Programlanmayan işler yatar bizde yada içinden çıkılmaz hale gelir.O kadar alışmışız ki planlı harekete ötesi bozuyor bizi :) Bir yere gidiş dönüş saatimiz bellidir.Yaz tatili programı 3-5 ay öncesinden yapılır.Bir yere gidilirken, daha yolda geri dönüş şeklimiz günümüz, saatimiz belirlenmiştir..Yazık bana dimi..Ama körle yattım şaşı kalktım sanırım..Alıştım böyle yaşamaya..
Siz nasılsınız normal yaşamınızda ? Blog arkadaşlarım size sesleniyorum :)
Bu arada 11.Yorum sahibi arkadaşım Nilay dan bir haber alamadım.Paketim eline çoktan ulaşmış olmalıydı.Umarım bir sorun yoktur.
Ayrıca Adsız olarak yorum bırakan Savaş Dinçer'in yazılışında ki hata mı aylar sonra yüzüme vuran arkadaşım :) kimsin bilmiyorum ama teşekkür ederim..Savaş Dinçel ide sevgiyle anıyorum.Huzur içinde uyusun..
Herkese sevgiler,,,
20 Temmuz 2009 Pazartesi
Ordan burdan...
Yine çok yoğun geçen bir haftasonunun peşinden,yazmak rahatlamak ihtiyacı duyuyor insan.Malum ortanca kardeşimin evlenmesine tam 6 gün kaldı bu pazar düğünümüz var :)) Herkes çok heyecanlı.İki gündür eksiklerimizi tamamlamaya çalışıyoruz.Sürekli bir temizlik,yemek ,kıyafet,davetiye telaşıdır gidiyor.Davetiye vermeyi unutmamak için yaptığımız listeler karalanıyor.Unutulanlar tekrar not ediliyor.Ama ben biliyorum ki muhakkak düğün bitince aaaa bak bunu çağırmayı unuttuk gördün mü diyecek annem :) Her düğünde muhakkak bir unutulan oluyor maalesef..
Dün kardeşimin evini düzenledik,Çeyizleri serdik herşey yeni gıcır gıcır insanın nasılda hoşuna gidiyor.Tabii hepimiz çok yorulduk ama bitecek hayırlısıyla az kaldı.Dilerim herşey çok güzel geçer ve bir ömür boyu mutlu olurlar...
Efoşa gelince o halinden mutlu gelen misafirlerimiz arasında yaşıt bir arkadaşı var çünkü,çok güzel vakit geçiriyorlar.Arasıra paylaşma sorunları yaşasalarda yine maşallahları var..Üzerindeki ilgi dağıldığı için önceleri mutsuzdu ama şimdi düzeliyor..Son zamanlarda oğluş içinde kreş arayışı içindeyim..Hem ona uygun hemde kendi bütcemize uygun okul arayışındayız ne zormuş.Fikir vermek isteyenler olursa lütfen yazsınlar.Nelere dikkat etmem gerekli vs...
Bu arada neden bilmiyorum ama fotoğraf ekleyemiyorum.Bir sorun var çözemedim :(
Hepimize iyi haftalar diliyorum.
Sevgiler,
14 Temmuz 2009 Salı
pazarlık..
Efoşlada haliyle o ilgileniyor.
Yemek konusunda ne kadar aksi bir çocuk olduğunu anlatamam ,daha öncede bu konuda bir kaç şikayet beyan etmiştim size :)) Dün eşim elinde çorba kasesiyle dolanıp durmuş evin içinde zatiii çok da sabırsız biridir iyice cinlenmişşş neyse küsmüşler bizimkiler..Biri koltuğun bir ucuna diğeri diğer ucuna oturmuş suratlar beş karış.Eşimin elinde efoşun üstüne döktüğü çorbayı silmek için bırakamadığı ıslak mendil :)) Ayyy bu ıslak mendil üreticilerinden Allah razı olsun valla...Annelerimiz bizi ne kadar zor büyütmüşler değil mi..Bizim herşeyimiz fabrikasyon..Ama pratik ne yapalım iyi ki var ıslak mendillerrr :)))
Neyse efoş yaklaşık bir 10dk kadar suspus oturmuş.Bakmış babadan da ses yok.İlk konuşan o olmuş tabii dayanamamış yine :)))Diyalog şöyle gelişmiş ;
Babaaaa (ses yok) babaaaaa(yine yokk) yaaa babaa yaaa
noldu,ben sana küsüm (küs ama merak da ediyor ne diyeceğini :) )
bak baba biz senle anlaşalım
ne için
ben balık yerim,makarna da yerim,tavuk da yerimm
eeee efoş ....
ama bana yütfen çorba yedirmeyinn..
Hiç canım istemiyor...
eee benim küçük oğluşummm sen ne zaman büyüdünde bizle pazarlığa girişir oldun...
Eşimde uzunca bir süre gülmüş bu konuşmaya ama zaferi kazanmış çorba bitirilmiş :))
Niye bu çocuklar çorba içmekten hoşlanmıyorlar,ya da biz mi üzerlerine fazla düşüyoruz bilemedim :)
Sevgiler,,
13 Temmuz 2009 Pazartesi
11 Temmuz
Merhaba;Bir 11 Temmuz daha geldiiii geçtiiii :)
Eşimle, 2000 yılında üniversitede tanışmıştık bir arkadaşımız vesilesiyle.Çok güzel,bir ilişki yaşadık bir çok arkadaşımızın imrendiği hoş bir dönem geçirdik...Sonra uzun bir birliktelik,beklenen asker yolu söz dü nişandı derken 2004 yılında evlendik..
Anlatacak onca şey olmasına rağmen kısaca geçmek istiyorum bu günün üstünden..
Çok iç acıtmadan çok uzatmadan sıkmadan...
Cumartesi günü bir çok planın arasından akşam yemeği için Kadıköy de bir rest.yemek, yemek için çıktık dışarı..Yolda kırmızı güllerim kondu kucağıma çok sevindim :)) Ağzım kulaklarımda mekana vardıkk..Güzel bir akşam yemeğinin ardından evimize döndük..Arabamızı park edip apartmana doğru baktığımızda evimizde bir ışık kümesi gördük :) Benim açık unuttuğum bilgisayarın ışığı sandık..Anahtarı çevirip içeri girmeye çalışırken büyük bir çığlık karşıladı bizi :)) Annem,babam,kardeşlerim,heyecandan ağlayan mı yoksa gülen mi belli olmayan efoş ve halam eniştem karşıladı bizi..Ellerinde pasta,ışıklar kapalı büyük bir çoşkuuu :))))) Heryer balonlarla süslenmiş .. Nasıl sevindik,, nasıl emek vermişler hepsine burdan ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum..
Çok güzel bir akşamdı, tabii eşimede ..
Sevgiyle daha nice 5 yıllara :))
Bu arada rest.tavsiyesi içinde sewoş a bir kez daha teşekkür ederim..
8 Temmuz 2009 Çarşamba
10 kuruşş...

7 Temmuz 2009 Salı
11.yorum

6 Temmuz 2009 Pazartesi
Yorgunummm dostlarım yorgunum :)

Merhaba;
Artık ek gelir kaynakları arayışına başladım :)) Bu da benim gibi haftasonlarını temizlikle geçiren bayanlar için hiç fena bir fikir değil doğrusu :) Alıştım nasılsa bünyemde itiraz etmez heralde ..
İlerde belki de blog arkadaşlarımı da kandırıp bir şirket kurarım evler,ofisler itinazla temizlenir ,bir temizleten,bir temizletmeyen pişman olurrr nasıl ilannn başlığı ama;süper bence :)
Neysee bu haftaya böyle başlamamın sebebi innanılmaz bir yorgunluğun komik sitemleri işte..Kadın olmak zor zenahat bayanlar değil mi ? Çok yorgunum çokkk..Ailecek yorgunuz biz, ortanca kardeşimin 26 Temmuz daki düğünü için başlayan hazırlıklar telef etti bizi..Hayırlısıyla bir geçse şu yorgunluklar bir bitse ..
Cumartesi sabah,erkenden başladık güne, küçük kız kardeşim Zeyno,eşim ben ve evimizin neşeşi efoş çıktık yola.Düğün alışverişine çıktık sözde ilk aldığımız şey efoşun illede istiyorum diye tutturduğu turuncu parmak arası terlikleri oldu.. ''Ama ama ama anne yütfenn alalım Devyim canın da varr ondan bende istiyorum tamam mı :) '' Dayanamadım aldım zaten inanılmaz da ucuzlardı ..
Sonra Kadıköy Opera pasajının içindeki abiyeciler dolaşıldı birbir. Bazı mağazalar bilen bilir, inanılmaz yüksek fiyatlara satıyorlardı; girdik,çıktık, bakındık vs...Nihayet küçük sevimli bir dükkana girdik içerde de bizi çok güler yüzlü bir abla karşıladı..Satışda güler yüz çok önemlidir.İnanılmaz rahatlar karşı taraf ama sıcaksa içtense o gülüşler öyle değil mi..Bazı tezgahtarlar hem asık suratlı,hem de niye girdin ki canım sen şimdi bu dükkana der gibi, gözleriyle iterler seni dışarı bir anda kendini mağazanın kapısında bulursun..Ben Liseden sorna tezgahtarlıkta yaptığım için bu iki ayrımı artık çok iyi fark ediyorum.
Daha içeri adımımızı attık atmadık efoşş 'anneee çişim geldi benimmm' demesin mi? Yanımda şiş kabım var malum annesiniz çantanızda her türlü şey olmak zorunda çiş şişesi bile, cevat kelle gibi dolaşıyorum ben 3 yıldır..Ama mağazanın ortasında da işetilmez ki :))) Neyse çıktık bir panik mağazadan, sorduk wc yi,, 4.katta dediler neee 4 müü ?? biz 1. kattayız ve efoş un eli pipisinde :) yaptı yapacak :)) Asansör var dediler iyi hoş asansör geldi,, yukarı çıkmaz, kaldık içerde :) düğmesi bozulmuş meğerse,diğerine bindik ama efoş kızardı artık :) Eeee mübarek insanlar yaptınız madem son kata wc ne diye asansörü tamir etmezsiniz değil mi ...Nihayet koştur koştur yetiştik. Rahatladık :)) Efoş mutlu mesut indi tekrar mağazaya.
3-5 denemeden sonra 6-7 de olabilir :) Helenistik bir elbise modelinde kılınan karar,son anda sadece bir dene de bedenine bakalım denen mavi elbisede son buldu ve biz onu aldık çıktık :) Sonra altına uygun bir ayakkabı.Efoşa siyah önü satenli ,yelekli bir takım,rugan parlak siyah ayakkabılar..Babişkoya gömlek, gravat ,kemer derken biz saat 7 sularında evdeydik.Ayaklar davul,efoş uyku sersemii malum öğle uykusu arada kaynadı ve inanılmaz sinirli bizi haşlaya haşlaya geldik evimizeee...EEE biter mi bitmezz..
Ertesi günde yani dün, Kardeşimin evi temizlenecek biz maaaa aileee seferber :) Saat akşam 6 biz nihayet biten temizliğin ardından yorgun bitapp...Biter mi bitmezzzz kardeşimin çeyiz hurçları vs.. ki bu kısmında kendimde değildim annem halam zeyno ve gelin kız tam gaz devam ettiler :)) Saat gecenin 10:30 u bizimkiler yorgunluk çayı içiyorlar biz eşimle ütü yapıyoruzz veee nihayet yatağıma yattığımda bedenim acıyor sabah inanılmaz çabuk oluyorrr..
Şimdi işteyim ama sakinim çok şükür, herkes dışarda vee ben size yazabiliyorum :)) İşteee böyleee siz de eminim okurken yoruldunuz :)) Ne dersiniz bugün çabuk biterde ben eve gidip erkenden uyur muyum ?
Sevgiyleee herkese iyi haftalar dilerim :))
30 Haziran 2009 Salı
Efoş evden kaçtıııı :)

29 Haziran 2009 Pazartesi
Nerdesiniz ??
25 Haziran 2009 Perşembe
Kandil hediyesi...

24 Haziran 2009 Çarşamba
Kedili kalemliğim ...

Merhaba :))
Öncelikle boncuk çerçevelerle ilgili bana güzel yorumlar yazan beğenen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.Çok mutlu oldum öpüyorum sizi kocamannn :)
Çerçeve için malzemem kalmadığından yeni ekleme yapamıyorum ama en kısa zamanda alışverişe çıkıcam..Hem çalıştığım ofis hem de oturduğum ev istanbul un çok merkezi olmayan semtlerinden olduğundan , boncuklar için bir Kadıköy yapmam lazım sanırım yada bu cumartesi kendi mahalle pazarımıza bakıcam umarım bulurum...
Şimdiiii, ekteki fotoğraf bugün taze taze çekildi ofiste,beğeninize sunulan şey ise kalemliğim :) Dün yemek yapmak için mutfağa girdiğimde (mutfak mı ne alaka demeyin) salçamın bitmek üzere olduğunu gördüm son kullanımı da yemek için yaptıktan sonra kalan teneke kabı güzelce yıkayıp ve kurutup yukardaki şirin kalemliğimi yaptımmm :))
Evde daha önceki koltuk örtülerimden kalan polarlarımdan mevcuttu,üzerindeki kedicik ise efoş un 2-3 aylıkken giydiği patiklerden kopan kedicik.Çok seviyordum o patikleri ve kedileri şimdi hep gözümün önünde olacak..Mutlu oldum ben bunu yaparken.Hem basit, hem sıcacık hoş oldu galiba :)) Pazartesi günü kırılan kocaman seramik kalemliğimin yerini de almış oldu..
Fotoğraftaki küçük radyo eşimin,üstündeki küçük araba ise oğluşun 3 ay önce anne al bunu işe götür ama sakla diyerek verdiği arabası :)) Şapkalı kız ise Kadıköy den aldığım mıknatıslı şirin biblom.
İyi bir hafta dilemek için hernekadar geç kalsam da, sevgiyle güzel günlerr diliyorum hepimize..
18 Haziran 2009 Perşembe
doğa çerçeve...
Boncuk çerçevede çığır açmaya karar verdim :))))Dün akşam oğluşla kavga ederek yaptık bunu,elinde boncuklar ben de yapıcam diye tutturdu kolumun altında,hiç sevmem bir şey yaparken birinin dibimde olmasını ama o söz konusu olunca akan sular duruyor.Efoş yanımda olduğundan çerçevede ona yapıldığından çocuksu bir şey çıktı ortaya...Tabii onun bildiği sevdiği varlıklar ; güneş ,bulut, ağaç ama ağaçlarda kirazlar :)) Birde pek belli olmayan iki köşede ki maytı kuşları :) Papatyalarıda kalan küpe malzemelerimden seçtim çekiçle ezdim düzledim :))
Beğeninize,
Sevgiler,
17 Haziran 2009 Çarşamba
Boncuk Çerçeve ..
Merhaba,bir kaç gündür eklemek isteyipte fırsat bulamadığım haftasonu çalışmasını yayınlıyorum nihayet :))Cumartesi günü evin işlerini bitirir bitirmez daha önce bir yapı marketinden aldığım ve uzun süredir üzerinde düşündüğüm sıradan çerçevelere renk katma fikri kesinleşmişken oturdum balkona başladım yapmaya ...
Bozdum ,yaptım ,düşündüm ,uyguladım derken işte bu çerçeve çıktı ortaya..
İki yıl önce arkadaşım sewoşla başlayıp yarım bıraktığımız takı tasarımı aktivitesinden kalanları bir kutuda saklamıştım.Bu turuncu ve yeşil boncukları da severek aldığımı hatırlıyorum..Şimdi evime efoşuma renk kattılar.Bu fotoğrafta efoş 5,5 aylıktı.Bu pozu yakalamam da hiç kolay olmamıştı..Ayrıca Afuşun hediye ettiği inci kolyemi sürekli takamıyordum 5 sıralı bir inci kolyeyi bölüp kullanıyordum burda da birkaç tanesini kullanarak bence daha çok hatırası kalacak birşey yaptım ..Sevdiğim bir foto,severek alınan boncuklar,hatırası olan inciler hepsi bir arada acemi bir çerçeve yapımında birleştiler tamamen özel oldular bence...
Umarım beğenmişsinizdir.
Sevgiler :)
12 Haziran 2009 Cuma
Senin için...
Derin bir kuyunun içindesin, yukarı baktığında giderek ufalan bir ışık hüzmesi…Ayakların yerde mi sen de mi belirsiz.
Kafanda bir sandık yük çoğu hiç açılmamış çeyizler…
Sen uzaksın o sana daha uzak sen yalnızsın o senden daha yalnız…
Yüreğinde bir acı, kelimeler yok olmuş.. Konuşacak sadece duvarlar kalmış
Sen uzaksın o daha yalnız…
O özlüyor seni,
içine düşüyorsun zaman zaman
Bazen uykudan önce bazen uyanınca silemediği migrenisin,
Ağrın uzun süre geçmiyor
Sen yalnızsın, o daha uzak…
9 Haziran 2009 Salı
Kitaplarım...
8 Haziran 2009 Pazartesi
Bir kase çilek bir tabak reçel :)
Haftasonum inanılmaz yorucu geçti.Ama kendimi mutlu edecek bir kaç birşeyde yapabildim doğrusu.Annemlerin geçen hafta Adapazarından topladıkları çilekler yumuşamışlardı ayrıca ne yalan söyleyeyim pek de tatları yoktu atmayada kıyamadım.Birden aklıma geldi reçel yapmak:)Oysa laf aramızda hiç denememiştim.Bir kase çilekten küçük bir kahvaltı tabağı reçel yapabildim.sonuç da hiç fena olmadı.Tatlandırsın diye birazda vanilya attım içine mis gibi de koktu :))
Birde oğluşumla Kadıköy e gittik babamız olmadan hemde otobüsle çok keyifliydi..Arabada sürekli denize gidelim taş atıcam, diyip durdu iner inmez de koştu ve yaptı dediğini :))) Vapurları izledi vapurların kalkış sirenlerine anne kornaları kulağımı acıttı dedi.Yine gelelim tamam mı sen beni hergün getir buraya dedi .Birde dondurma kaptı eline her yerimiz dondurma lekesi dolandık Kadıköyde.İki kısa arkadaş ziyareti sığdırdık güne iki de kitap haa bir de rimel :)))
Geri kalan zamanımın tümünü evimi ve halılarımı temizleyerek geçirdim.
Bir sonraki yazımda aldığım kitapları göstereceğim size keyifle başladım okumaya birini, umarım çabukkk biter.Elimde uzun süre kalan kitaplardan soğuyorum :(
Sevgilerrr,
4 Haziran 2009 Perşembe
Şeftalii kurabiyesi

- 1 paket margarin
- 3 su bardağı un
- 5 çorba kaşığı pudra şekeri
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 1 paket çilekli ya da muzlu puding
- Aktardan sarı ve kırmızı gıda boyası
- 1su bardağı toz şeker.
- Nane yaprakları
Yapılışı
Hamur için puding ve gıda boyaları hariç tüm malzemeyi karıştır yumuşak bir hamur elde et :)
Hamurları küçük mandalina büyüklüğünde yuvarla,Fırına ver üstleri çok kızarmayacak şekilde pişir fırından al ve soğut :)
Diğer taraftan hamur soğurken yani,1 paket puding i suyla yada sütle pişir ve soğut.
Gida boyalarını ayrı ayrı kaplarda sulandır.
Soğuyan hamuru bıçakla ikiye ayır içlerini oy, ve soğuyan pudingle içlerini doldur ve kapat.
Şimdiii önce sarı gıda boyasına, sonra kırmızıya batır en sonda şekere bula.
Hepsi bitince nane yapraklarını aralarına koyuyoruz.İşte süper görüntü ve lezzet.
Hacercim sağol, ayrıca Hülyacım tarifi yazdığın için teşekkürler..
Umarım sizde beğenmişsinizdir...
Afiyet olsunn.
1 Haziran 2009 Pazartesi
ben den bizden :)
Bakalım eve kim bilir kaçta gidicem bu akşam,yemiş olacak mı makarnasını :)
Cumartesi günümü malum ev işleriyle birde tam apartmanımın önünde kurulan pazarda oğluşla alışveriş yaparak geçirdim.Pazarı dolaşırken gördüğümüz ayakları sakat ve yerde yatan dilenciyi görünce efoş baya şaşırdı pek görmesini istemedim ama olmadı meraklı bakışlarla döndü döndü baktı adamcağıza..Sonra bir sürü soru neden yerde ,neden yürüyemiyor vs.... Kesinlikle hafızasında yer etti çok üzüldüm bir ara keşke onu yanıma almasaydım dedim.
Pazarımıda bir nikah bir doğum günüyle tamamladım.Çok aktif bir haftasonu oldu doğrusu. Sewoşun doğum gününü kutladık bütün kızlar toplandık :) Güldük,hatta gülmekten koptuk :))) sohbet ettik dertleştik.İyi geldi.İyi ki doğmuş iyi ki varmış :)
Akşam eve döndüğümde efoşla ilgilendim,uyku saati geldiğinde birlikte uyuyalım nolurrrr dedi,masal istedi.Tam uzanmış kitabını alacaktım ki bana ;
Anne hani pazardaki adam varya,ben unutmuştum Cumartesi gördüğümüz engelli adamı,hani ayakları olmayan dedi (Biraz durdum içim ezildi) Evet noldu oğlum o adama diyince;
İşte o adama ayak alsana sen,babamın capon yapıştırıcısı varya onla yapıştırırız o da yürür...
Güzel oğlum merhametli oğlum fazla lafa gerek yok sen benim iyi kalpli biricik meleğimsin canımsın...
28 Mayıs 2009 Perşembe
uykusuz bir gece ..
Dün ofiste oldukca stresli ve yorucu bir gün geçirdim.Sevindirici olan herhangi bir baş ağrısı yaşamadan atlatmış olmam günü, şükür ki..Patronumun bana hatırlatmamı istediği bir notu unuttuğum için verdiği tepki sonucu,biraz gerilmiş ve üzülmüştüm.Onunda stresiyle eve gittiğimde eşim ve oğlum evde yiyecek birşey kalmadığından alışverişe gitmek için beni bekliyorlardı.Saat 19:30 du alışveriş eve dönüş saat 21:00 ve evde bir parça yemek yoktu.Apar topar birşeyler hazırlayıp yedik neyseki. Ama sonra başka tatsız bir durum iyice canımı sıktı.Erkenden yatağıma gidip kitap okumaya başladım.Oğluş 10 dk sonra yanımda bitti.Anne sen neden tek başına burda titap okuyosun ki :( yanlızlığım onada tuhaf gelmişti anlaşılan. Hemen yatağa tırmandı ve bende titabımı okuycam filli olanı istiyouuum dedi.Biraz evirdi çevirdi kitabını, sonra bana okuttu ve uyuya kaldı ... Ne kadar çabuk uyudu diye düşünürken bende sızmışım.Eşim onu yatağına götürürken uyandım.Sonra kafamda binbir düşünce tekrar sızmışım.Veee gece tam 3 de gözlerim birden açılıverdi.Rüyamda gördüğüm ofis,karman çorman ilişkiler,bir koşturmaca evrak arama yarışı dosyalar vs... hatırladım canım iyice sıkıldı.Ne kadar sıkmışım kendimi rüyamda bile karışmış herşey birbirine :)
Sonra yataktan kalkıp bedenimi de rahatlatmak için kısa bir duş aldım.Yatağa tekrar yattığımda saati bilmiyordum ve uzunca bir süredir vakitsizlikten bir türlü bitiremediğim Elif Şafak AŞK ı aldım elime uzunca okudum, yine bitmedi ama baya az kaldı artık :)
Artık uyumalısın dedi bir ses içimden, ezanı duyduğumu hatırlıyorum.Benim bıcırık sabah 06:30 da açana kadar gözlerini uyumuş olmalıyım.Anneeeeee benim üstüm açılmış keşke açılmasaydı dimiii örtt örttt üşüdüm .... Ve bende ki yılmak bilmeyen uyku çabasıyla çalan alarmıma kadar yattım yatakta.
Sonrası malum sabah telaşı işte,yine ofisteyim.bakalım nasıl bir gün olacak...
Sevgilerrrr
24 Mayıs 2009 Pazar
hoşgeldin zeyno :)
Merhaba herkessslere iyi haftalar :))
Yoğun başlayan bir günde, ancak yazmaya fırsat oldu.Elimde taze çayım öğle yemeğinde yediğim mecburi salatamın üstüne keyif yapıyorum.Azcık diyet yapmam lazım malum yaz geldi çoktan.Kışın yedik yedik şimdi bir sıkıntı fazla 2-3 kg mı atmak.Yemiycem artık,kışın ben abur cubur.Uymayacağım koca göbek eşime nedir bu böyle canımm,oda şimdi spor merkezi arayışında.Boğazımız dert oldu başımıza :))
Öncelikle yukarıdaki fotoğraflarımın hakkını veren hüçük fot.makinema teşekkür etmek istiyorum.Küçük mücük ama beni çekmek istediğim pozlarda hiç üzmüyor.Ama ben yinede profesyonel bir makine için para biriktirmeye başladım.Annem duymasın önce bir ev alın kendinize diye başlar.Ama İstanbul da ev almak öyle zor ki benim için, en az beş yıl sonra ..off off o başka bir yaradır bende de neyse :) İnşallah o da olur değil mi? Allah herkesin gönlüne göre versin...
Cumartesi günü, yoğun bir ev temizliğinin ardından,yazlık kışlık kıyafetlerin ayarlanması fazlalıkların vakumlu hurçlara doldurulmasıyla iyice yorulduk.Bide peşine yetmezmiş gibi apartmanımızın bodrumundaki küçük deponun düzeltilme işine girişince olaya son noktayı koymuş olduk.Oldukca yorucu bir gün oldu doğrusu.
Pazar gününe ise güzel planlarımız vardı.Küçük kardeşim zeynonun Üniv.hayatı artık bittiğinden Sapancadaki yurdundan onu ve eşyalarını alıp, Sapancanın tadını çıkarıp gelecektik evimize.Ama sabah inanılmaz serin ve rüzgarlı bir güne açtık gözlerimizi.Moralimiz bozuldu tabii ister istemez.Ama Zeyno döneceği içinde çok mutluyduk.Yıllar ne çabuk geçmişti.Küçük kız okumuş, başarıyla okulunu bitirmişti, artık yeni bir hayat onu bekliyor.Başarılar Zeynocum Allah yolunu açık etsin.Dilerim gönlünce bir işe girersin.
İstanbuldan uzaklaşıp Sapancaya yaklaştıkca hava da güzelleşmeye başladı:) yüzler güldü.Önce kardeşimin yurdundan eşyalarını aldık,çok güzel bir çatı katında çok şirin bir odası vardı.Bu da ayrılığı zorlaştırıcı sebeplerden di sanırım :) Bol sümüklü salyalı bir vedalaşma sonucu ayrıldı arkadaşlarından.Hepimizi de ağlattılar tabii.Hepsine iyi dileklerimi bir kez daha burdan ileteyim.Çok cici kızlardı doğrusu...
Sonra Sapanca İl Ormanlarında yemyeşil bir doğanın içinde klasik haftasonu pikniğimizi yaptık.Çok keyifli bir gündü, geriye bu fotoğraflar kaldı.
Evine hoşgeldin Zeyno :))
sevgiler,
22 Mayıs 2009 Cuma
evlilik 2

- Zamanım yok
- Bu ciddi/mantıkı değil.
- Bunun bizimle bir ilgisi yok
- Kesinlikle işe yaramaz
- Benim için aşk bu demek değil
- Sen önce kafandakileri bir düzene sok.
- Bu konuda biraz konuşmamız lazım.
- Kendini değiştirmekle işe başla,sonra ben de ne yapabileceğime bakarım.
Aşk parazitleri
Evliliğin ne sürekli 'ben' ne de sürekli 'sen'demek olmadığını unutmayın.Evliliğin konuşma dili 'biz'dir.
Parazitler;
- Neredeyse bir ritüel haline gelmiş,televizyon izlenen geceler
- İnternette gezmek
- Ev dışında verilmiş süreklilik arzeden sözler
- Mesleki stres
- Yorgunluk
- Zamansızlık
- Vampir çocuklar
- Tutkuyla sarıldığınız şeyler,zamanınızdan çalan gereksiz faaliyetler.
- Giyim ve fiziğinize önem göstermemeniz.
- Küçük kabalıklar
- Önemli tarihlerin unutulmaması
- Ortak projelerin olmaması
- Kişisel sitemler
- Suçluluk
- Ardı arkası kesilmeyen şikayetler
- Suskunluk
- Diyalog eksikliği
- Ötekini sıkma veya hayal kırıklığına uğratma korkusu
Bu maddeleri okuduğunuzda sizi ilgilendirmeyenlerin üzerini çizin.Ama sizi özellikle endişelenleri eşinizle,ayrı ayrı farklı renkde kalemlerle çizin.Ve bu maddeler üzerinde acil önlemler alın.Diğerleriyle ilgili çözümler arayın.
Örneğin;biraz daha fazla,biraz daha az yöntemini benimseyebilirsiniz.Biraz daha az tembellik,biraz daha fazla şevkat,akşamları eve daha erken gelme,başbaşa biraz daha fazla zaman...
Yine küçük küçük sırlarla size bilgi vericem,aile danışmanlığı yapar gibi oluyorum galiba ne haddime tabii ;ama hoşuma gidiyor paylaşmak.Umarım ilgilenenler oluyordur.
okuduğunuz için teşekkürler,
sevgiler:)
21 Mayıs 2009 Perşembe
evlilik üzerine ...
Uzun süre önce aldığım ara ara otobüste,parkta,yemek pişirken okuduğum küçük el kitabımdan bahsedeceğim bugün, hatta eğer isterseniz devamını da kısa kısa yayınlamayı düşünüyorum.Çünkü kitabın adı;ANNE,BABA VE ÇOCUK sorunsuz iletişim...Kamil Yılmaz ve eşinin hazırladığı bir kitabı, ben kendim ve ailem için faydalı olacağını düşünerek aldım.Her konunun içinde kendimden de birşeyler buluyorum.Umarım size de yardımcı olurum...İlk konumuz;öncelikle kendimizi tanımamız,kendimizi sevmemiz ve sınırlarımızı belirlememiz bir evlilikte önce birey kendi istediklerini kendi standartlarını belirlemeli.Sonra bu izler doğrultusunda kendine yön vermeli..
Şimdi hepimiz zaman zaman dost sohbetlerinde,iş ortamlarında tartışırızya 'evlilik aşkı öldürüyor mu' diye işte tam da o konunun anlatıldığı bir bölümü kitaptan aynen aktarıcam ;
.....
Evlilikte Aşkın Katili
Her çiftin düşlerini sonsuza denk sürecek bir aşk süsler.Çoğumuz için aşk kalbimizle aklımızın birleşmesi,buna fiziksel çekiciliğin,eşimizin kişisel niteliklerinin katılması ve yaşamı paylaşma arzusudur.Aşkın içinde eşin sağlığına ve mutluluğuna katkıda bulunmanın yanı sıra çiftin birbirlerinin isteklerini ve gereksinimlerini yerine getirme isteği de vardır.
Herkes nikah memurunun sorusuna EVET dediğinde eşini seviyordur.Ve bu aşkı ölüm onları ayırana denk sürdürmeye söz verir.Çoğu çift aşıkken hissettikleri yoğun duyguları yitirdikleri bir noktaya gelir ve evlendikleri kişiyi hala sevip sevmediklerinden kuşku duyarlar.İşte bu aşamada evliliklerini yürütüp yürütemeyeceklerinin,her şartta birbirlerini isteyip istemeyeceklerinin ya da sadece bu ilişkinin olduğu gibi devam etmesine izin verip vermeyeceklerinin kararına varmaları gerekir.
Böyle bir noktaya gelmek evliliğin kesinlikle biteceği anlamına mı gelir? Elbetteki hayır.Yapılabilecek küçük değişikliklerle çok daha güzel bir ilişki yaşama olasılığı her zaman vardır. Yeter ki biraz çaba harcamaya ve sadece eşinizi değiştirme düşüncenize bir son verin.İlişkinin başlarında hissettikleri aşklarına ve duygusal bütünlüklerine karşın çiftler,gereksinimleri ve istekleri birbirinden farklı kişilerdir.Önemli olan birbirinizin farklılıklarına saygı gösterebilmenizdir.Eşinizin farklılıklarına saygı göstermek kendi kişiliğinizden taviz vermeniz gerektiği anlamına gelmez.Ortaklaşa çıktığınız bu yolda elele yürümeyi sürdürebilirsiniz.Aşkınız ateş hattında da olsa,nefret ve kızgınlık evliliğinizi rehin alsa bile umutsuzluğa kapılmayın.İlişkinizin başlarında hissettiğiniz duyguları yakalayabilir,aşk alevini canlandırabilirsiniz.Unutmayın ; ''Çözüme kavuşturulmamış kızgınlık aşkın katilidir''
Aşk hayatınıza yeni bir yön vermeye hazır mısınız?İlişkinizi gerçek bir keşif,şiir, buluşma ve eğitim mekanı haline getirmeye hazırmısınız ? Hazırızzzzzzz :)))))) (nehircce)
Saklamaya gerek yok aşk konusundaki kabiliyetinizi dolu dolu geliştirmek için gerekli olan ruhsal gücün sizde mevcut olduğundan eminiz.Eğer amacınız gerçekten buysa !
Nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız eğer; işte size küçük ama etkili ipuçları....
Diyeeee devam ediyor kitap, ben fırsat buldukca bu sırları sizle paylaşacağım.Çoğumuz evliyiz ve kusursuz evlilik maalesef yok belki birilerine katkı sağlarız birlikte diye düşündüm.Herkes kendinden birşeyler bulabilir.
Şimdilik bu kadar yarın görüşmek üzere :)
Sabah programı sunar gibi oldum bende ,birde esenkalın diyeyim de tam olsun :))))