Cocuksu Cumalar …
Kaç yaşımızda olursak olalım zaman zaman dalarız çocukluğumuza değil mi?
Kimimiz hoş hatıralar, kimimiz hüzünlü izler hatırlarız... Ama hafızalardaki
çocuksu cumalar hep aynıdır. O sabah başka bir neşeyle açar gözlerini insan, hevesle
hazırlanıp okula gider . Hele bir de son iki ders Beden Eğitimiyse yüreklerdeki
sevinç daha da katlanırdı.
Son ders zili büyük bir coşkuyla beklenir,içiniz
kıpır kıpır oysa farklı bir şey yoktur eve gittiğinizde sizi bekleyen, olsun o gün
çocuksu bir cuma günüdür. Cuma törenleri hep coşkulu geçer herkesin yüzü güler.
İstiklal Marşımız biter bitmez ,kulakları dolduran çığlık büyür büyür, okul
duvarlarının dışına taşardı. Sonra herkes bir tarafa savrulur, kimi başka bir
sınıf sırasındaki kardeşini, kimi arkadaşını arama telaşına düşerdi.
Sırtlardaki çantalar çarpışır birbirine, ellerdeki resim dosyaları düşer yere;
ama kimse kızmazdı birbirine; çünkü o gün Cumaydı . En büyük keyifse eve dönüş
yolunda arkadaşınla kol kola yürümek, sohbet etmek gülüşmekti.
Yürekler pırpır eve gelindiğinde, çantalar
önlükler bırakılır bir köşeye.. Sonra TRT açılırdı hemen ,Susam Sokağı,
hazırlanan ikindi kahvaltısıyla izlenirdi keyifle .Yine ne komikti Minik Kuş
.Tahsin Amca ne de sevecendi...
Akşama ise tüm aileyi bir araya toplayan Süper
Baba vardı. O gün hiç geçmesin istenirdi; çünkü o gün Cumaydı. Şimdi deliler
gibi özlediğimiz çocuksu bir cuma günüydü...
26
Aralık Cuma 2008
nehircce
Bu yazımı yıllar önce bloğumda paylaştığımda bu kadar okuyucum yoktu ...Geçmişe dönük yazıları gözden geçirince takıldım bu yazıma, gözlerim doldu.Bir kez de bu Cuma günü için yayınlayayım istedim...
Sevgiler...