24 Ağustos 2009 Pazartesi

İyi ki doğdun küçük adamım...

Canımm meleğim,biriciğim,küçük sevgilim,annesinin canııııı,aşkımmmmmmmmmmmmmm :))

İyi ki doğdun canım yavrum...

Sen dünyama gireli ne çok şey değişti hayatımda, ne çok doldurdun yüreğimi,evimi..

Sen benim herşeyimsin canımdan cansın, küçük adamım iyi ki varsın..


Pamuğum, 24.08.2006 da sıcak bir yaz günü açtı gözlerini dünyamıza.Aslında hiç doğmak istemedi nedense :)) Ben normal doğum olsun diye direttikce o ısrarla sezeryanla doğmak istedi resmen :) Doğuma 2 gün kala doktorumuz artık doğması lazım eğer normal şartlarda sancınız gelmezse 24 ü sabahı suni sancı veririz demişti.O iki gün güle oynaya geçti ne sancı ne de birşeyy..Yok beklenen yolcudan ne bir ses, ne bir iz :))


24 ü sabahı Perşembe günü,düştük hastane yollarına konvoyda iki araba babam peşimizde :) Gayet sakin girdik hastaneye.Doktorumun muayenesinden sonra bekleme bölümüne yatırıldım.Herkes sancıdan kıvranırken ben etrafı izlemekle meşguldum.10 dk da bir içeri giren eşim ve kız kardaşim Zeyno beni öyle görünce sürekli gülerek dışarı çıkıyorlardı..Ne gelmez adammış bu yahuu diye :)))


Bir müddet sonra servisteki odama çıkarıldım işte beklenen an gelmişti suni sancı için serum verilecekti.Herkesin gözleri kocaman ''sakın korkma kızım ve utanma bağırmak istersen bağır '' hıııhhh nasıl yaniii :)) tamam siz üzülmeyin ben ağrı gelirse bağırırım tabii... Onlarda haklılar,doğum servisi yıkılıyor çünkü, sancısı gelen kadınların sesinden :)) eee bizimkilerde tedbir alıyorlar baştan akıllarınca :)) Neyse serum takılırken annem odadan herkesi çıkardı ''şimdi ilk damla düşsün çocuğun canı çok yanacak rahat bırakalım'' Babam ve eşim tv izliyorlardı onların çıkışı biraz yavaş oldu :) Ekranda basketbol milli maçı :)) eee ne yaparsınız erkekler :))


Neyse serumun ilk damlası kana karıştı, benden çıt yok kapıdan kafalarını uzatıp uzatıp geri çekiliyor bizimkiler, sonunda serum yarılandı benden yine ses yok :) Artık dayanamayıp girdiler içeri ay bu nasıll birşey,sana kesin yanlış serum taktılar laf kalabalığının içinde bir baktım heyecandan ne yapacağını bilemeyen eşim ve babam yine ekranın başındalar :)) Kadınlar malum velvelecii ortalık pazar yeri gibi ben çaresiz sessiz bekleyiş içinde...


Ebe hemşirelerin muayenesi(bu kısmı en vahim kısmıydı) de sonuçsuz kalınca eee milli maç bitip babam ve eşim de sabırsızlanmaya başlayınca bekleyiş iyice zorlaştı..Doktorum akşam üzeri alıcam ameliyata, ama herşey normal giderken sezeryan yapmak istemiyorum hastam da istemiyor biraz daha bekleyelim dedi ..ve gitti..Yine belirsiz bir bekleyiş..Kapıda sevenler telefonda canlı yayın durumu takip edenler...Bende kocaman bir karın üzerimde çiçekli doğum geceliğim...


İçerde sürekli çalışır vaziyette ki NST cihazı,bebişimin kalbi bir hızlanıyor, bir yavaşlıyor..Heyecanımız son süratt artıyor..Hemşiremiz bir ara kalp atışları yavaşlıyor sanki, diyince eşim yerinden fırlayıp doğru doktorun odasına koşmuş..Ameliyata alın biran önce eşimi lütfen demiş..Neyseki saat akşam 6 civarı ameliyat hazırlıkları yapılmaya başlandı..O zaman korkmaya başladığımı hatırlıyorum...
Yüreğimde bir sürü martı aynı anda havalandı sanki...

Sedyeye yatırıldım, herkesin eli elimde,gözler nemli uğurlandım ameliyathaneye..Başımda iki hemşire, asansör kapısı yavaşca kapanırken son kez gözgöze geliyorum eşimle,elimi kaldırıp gülümsüyorum..Kapı kapanıyor aklımda o ve gözü yaşlı ailem...


Soğuk,kocaman bir alan sonra başka bir alana geçiş yine soğuk...Ne tuhaf, ölümle doğum, kafam karışık ne hissettiğimi ne düşündüğümü hatırlayamıyorum..Aklımda yer eden tek şey soğuk...Birde uyanamama korkusu...

Ameliyathaneler soğuk olurmuş meğer :)) Benim ilk ameliyatım, bademcikten kaçmıştım çünkü :))) Burda konuyu biraz dağıtayım istedim sizin gözler yaşlanmıştır şimdi :)) Bende ne zaman bir doğum hikayesi okusam sulanır gözlerim.Hele hamileyken nede zordu, daha ilk iki satırda düşerdi yaşlar :)


Neyse hemen gözlerim doktorumu aradı,uzaktan elini kaldırdığını gülümsediğini gördüm.Rahatladım.Sanki beni kandırırlar başkası girer ameliyatıma diye bir korku vardı içimde.Aylarca onun kontrolündeydim aramızda tarifi farklı birşey gelişmişti.Galiba güvendi o adı olmayan duygunun...

Masaya yatırıldım üzerimdeki örtü açıldı.Büyük bir pamuklu bez yardımıyla karın bölgem tamamen ilaca bulandı renk turuncu .. Doktorum belirdi,sonra anestezi uzmanı, bebeğimin göbek adını sordular.Babamın ismini söyledim,göbek bağını keserken ismini söyleyeceğiniz dedi doktorum..Sonra birkaç memleket sorusu gerisini hatırlamıyorum...Saat 18:53 bebişim doğmuş...


Yukarda kopan fırtına,oğlumun yukarı çıkarılmasıyla coşkuya dönüşmüş..Tontini doğan efecik, herkesin sevgilisi olmuş hemşire ablasının üstüne birde işeyi vermiş...Yüzler gülmüş..Akıllar da annede kalmış...15-20 dk.sonra ben getirildim odama, kolidorda tüm gözler bende, benim aklımda tek bir şey iyi mi,güzel mi ...

Kulağımda eşimin sesi iyi,iyi çok iyiii aynı sen...

Benim gözler dolu dolu, şimdiki gibi, odamda bir sürü sevdiğim insan,arkadaşlarım, ama etraf tam net değil buğulu...Renkler oğlumun odaya girişiyle sanki tamamen netleşiyor...O açlıktan ağlıyor ben sevinçten...Kucağımda nefesimde her yerimde o andan itibaren...

Canımsın iyi ki benimsin...

21 Ağustos 2009 Cuma

eee bende ödül almışımm :))

Merhaba arkadaşlar, bu meşhur ödül, bloglar arasında nede popüler olmuş :) Ama benim için ne mutlu ki üç ayrı arkadaşım aynı zamanda layık görmüşler beni bu ödüle..Grur duydum sevildiğimi hissetmek çok güzeldi..
Sevgili siyah kelebekciğe ,evcimen'e ve fikir işçisine ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum.İyi ki varsınız :))
Bu ödülle birlikte benden istenen 7 ilginç davranışımı, sizlerle paylaşmam.Seve seve işte buyrunn okuyun :)))
  1. Şaş kaza araba kullanmaya kalkarsam hele de yanımda eşim varsa ve ben hata yaptıysam sinirden gülme krizine girerim..O bu durumdan nefret eder.. 5 yıllık ehliyetim var ;ama 3-5 tane böyle kötü tecrübeden sonra pes etmiş durumdayım..
  2. Bir yılan,fare yada o tür hayvanlardan çok bir sinekten daha fazla tiksinirim.
  3. Kızınca susarım,kendimi ifade edemediğim anlarda kitlenir kalırım.
  4. Simetri hastalığını yendim yeniyorummm..
  5. Toplu olmayı sever ama bir türlü toplanamayan biriyim.Detaylarla uğraşmakten genele inemiyorum..
  6. İsmimin yada herhangi bir kelimenin sürekli tekrarlanmasından,aynı tondaki tekrarlardan nefret ederim.
  7. Birde teknolojik değişikliklerden pek hoşlanmam.Kafam zor basar, standart benim işimi görecek herşey benim için tamamdır.Ötesi kasar :))

İşte böyle,,, şimdi ben bu ödülü gönülden,daha önce bu ödülü almamış tüm blog dostlarıma gönderiyorum.Herkes hak ediyor bence..Yazan ,emek veren,okuyan tepki veren herkese...

Bu arada tüm dostlara huzurlu,sağlıklı bir Ramazan ayı diliyorum...

Sevgiler...

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Tuhaf...


Tuhaf bir gün bugün,aslında anlatacak ne çok şey var..Ama anlatmaya yazmaya üşeniyormuyum neyim ...Yok yok yazacağım ...
Sabah Efoş uyanmadan ananesine çıkardım kucağımda, tabii uyanıverdi yatağa yatırmadan bir çığlık bir kıyamet koptu...Ellerimi tut bırakmaaa ben korkuyorumm,bende senle gelcem işeee yütfen gitmeeee ... Offf yazınca bile içim sıkıldı..Ne zor çalışan anne olmak.Ara sıra yazıyorum bu durumlarda ki sıkıntımı biraz biliyorsunuz, duygusal bir çocuğum var ama ben çok çaresiz kalıyorum...
Yeni oluşan bu korkuları, yazlıkta başladı, sağolsun 5 yaşındaki kuzenine okulda anlatılan hayalet,ölüm hikayeleri sebebiyle oldu.Nasıl bir okul ve nasıl bir eğitim sistemiyse.. Bir gece her ikisine de kitap okuyup odadan çıktım uyumak üzerelerdi,5 dk sonra Efoş çığlıkla koşarak geldi yanıma gözlerindeki korkuyu anlatamam sanırım.. 'Beykee beni korkuttu elini kaynıma koydu hayalet geldi dedi bana' dedi efoş..Napacağımı bilemedim öyle sinirlendim ki anlatamam.Ama annesi babası Ankarada ve tatilini bizimle geçirmeye mecbur bırakılan 5 yaşında bir çocuğa nasıl bir tepki verebilirsiniz..Biraz konuştum sinirden dişlerimi sıktığımı hatırlıyorum..Efe malum hassas,kuralına göre işleyen bir hayatın küçük bir bireyi henüz 3 yaşında onun dünyasında,masal kahramanları Ahmet dede den Ali den candan pıtırcıktan keloğlandan bazende Nasrettin Hocadan başka kimse yok ki...Nerden çıktı hayaletler ölümler vs... Haksızmıyım..
Böyle eğitim nasıl olur seçmeli din dersi altında çocuklara ölüm cennet cehennem böyle mi işlenir.Yuh olsun o eğitmenlere..Berke ye de kızamadım ya, ama o dersi şuan almasını sağlayan annesine babasına ve veren öğretmenine çok kızgınım ne yalan söyleyeyimm...
Bir de anne babanız ölecek eğer iyi insanlarsa cennete kötülerse cehenneme gidecekler demişler çocuklara, bunu duyan efo koşarak gelmiş babasının yanına ben İstanbuldayken 'baba siz ölmeyeceksiniz dimi'... Pesssss....
Her neyse aklım evde çıktım geldim işe haliyle,ama geceleri yatağında yalnız yatmaktan korkan bir oğlum var 3-5 gündür..Ellerim avuçlarında sımsıkı tutulmuş,benim gözler uykudan baygın belimde eğilmekten oluşan kas katı duruş hali,sinirler zayıf idare ediyoruz...Alıştırmamız lazım yatağında tekrar uyuması için onu,düzeni alt üst olursa çok kötü olur bizim için..eee yatakta malum çocuk yatağı, giripte birlikte uyuyamıyoruz ki :)) Cancan dertli biz ondan kederli akşam olunca bakışıyoruz eşimle, bakalım bu gece nasıl uyuyacak diyee...
Lütfen yanlış anlaşılmayayım elbette zamanı geldiğinde öğrenilecek,anlatılacak bazı şeyler ama 5 yaş çok erken bence,İnanan insanlarız yani kendi adıma bende çocuğumun zamanı geldiğinde analayabileceği kadarıyla doğru bildiklerimi aktarmak isterim ki böyle de olsun istiyorum ama bu sistem yalnış bence..
İşte dostlar durum böyle,bu aralar nasıl eski haline getirebiliriz konuşmaları yapıyoruz..Efoş a kendi hikayelerini okuyoruz..Hayaletlerin olmadığını,ve anne babasının ölmeyeceğini...


Bu arada çizer in eline sağlık ben bu resmi çok sevdim...

18 Ağustos 2009 Salı

destek...

Merhaba,

Bugün çok kısa bir yazıyla size merhaba diyip kaçacağım..Az önce sevgili siyah kelebeğin sayfasını ziyaret etmiştim.Orda bloğuma taşımam gereken bir haber okudum.Lösemili çocuklara destek ile ilgili, çok duygulandım sizede okumanızı ve kampanya ya destek olmanızı öneriyorum.Bloglarımızda yaya biliriz sanırım.. TIK layınn.. Küçük bir destek de siz verin..

Sağol siyah kelebek sen çok duyarlı bir kadınsın.

Sevgilerrr..

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Tatil bitti..

Merhaba ben geldimmm..
İlk iş günü malum çok kötüyüm. Alışmaya çalışıyorum.Biriken işler bazı can sıkıcı sözler var ama olsun yarın daha iyi olacağım biliyorum..Şimdi belki merak ediyorsunuzdur tatilimin nasıl geçtiğini :)) baştan başlarsak..
O zaman otobüste yanıma denk gelen tosuncuk teyzeden başlamam lazım,hal böyle olunca tahmin edersiniz ki koltuğa büzüşerek tam 10 saatlik bir yolculuk yaptım.Yaşına hürmeten birde, cam kenarında benim oturmam gereken yere oturmuş olmasına rağmen sabırla bitirdim o uzun yolu..İçimden çok kızdım ama tepki verip can sıkıcı olmak istemedim pek .. Kötü başlamasın ne olurrrr dedim içimden kırk kere...
İnmem gereken yerde eşim bekliyordu :) Beni görünce yüzünde güller açtı :)) Özlenmiş olmak çok güzeldi.Haaa unutmadan bende 28 yaşında ve ilk kez saçlarımı ona farklı görünmek için boyatmıştım çok şaşırdı ve beğendi :) Şuan tarçın kızılı olarak dolanıyorum :)) Eve gittiğimizde efoşu hasta buldum, canım çok sıkıldı.Tatilim pek umduğum gibi başlamamıştı ama olsun dedim,biriciğimle son sürat ilgilenip onu iki günde ayağa kaldırdım.Ama sonra ben, malum karadeniz sağı solu belli olmuyor,havalar çok soğudu birden yağmur vs derken, beni de hasta etti.Kısacası 2 günde ben yattım doktor,ilaç vs derkennn,adam akıllı bir cuma günü deniz, kum, güneş sefası sürüp toplamda 3 kez denize girip geldimmmmmmmmmm... Tatil mi tatil, elbette bunada şükür ama çok yoruldum,şimdi sadece hafta sonunun biran önce gelmesi için dua ediyorum :) ancak ozaman dinleneceğim sanırım.
Benden şimdilik bu kadar,hepinizi çok özledim bu arada, okunacak ne çok yazı birikti herkesi tektek takip etmem lazım..Bugün işim çok anlayacağınız..
Sevgiler,

7 Ağustos 2009 Cuma

Ben gidiyorum..



Bugün güzel bir gün,hava yağmurlu falan ama olsun güzel...

Ben bugün gece 22:00 arabasıyla işte yukarıda gördüğünüz bu şirin karadeniz sahiline tatile gidiyorum...Sağdan ikinci sıradaki, ortalardaki evlerden biri bizimkisi :))) Burdan net belli olmuyor :)) Ama genel bir fikir olsun size istedim...


Babam bugün hastaneden çıktı :)) Ben yarın sabah biriciğime kavuşuyorum..Güneş gözlüğünü unutmuş paşam,anne balık tutamıyoum gözlerim acıyo göslüğümü getir tamam mı dedi geçen gece :)) Çokk özledim çook...
........
Bu yazıma başlayalı saatler olmuş; ama tatil öncesi biriken işler yüzünden bir türlü yayınlayamadım..Artık sonlandırayım bence çıkış saati yaklaşıyor.Bloğumu yeni izlemeye alan arkadaşlarıma birbir teşekkür ediyor ve 1 hafta sonra görüşmek üzere hepinizi sevgiyle kucaklıyorum ...
Bana iyi tatiller :)))

6 Ağustos 2009 Perşembe

Yumurtadan başladım annelikten çıktım :)))

Sabah sabah bu karikatürü buldum,nette gezinirken çizenin adı yoktu,yazamıyorum o yüzden..Beni gülümsetti doğrusu.. Aslında bir okadar da düşündürdü ne yalan söyleyeyim.Ülkemizde böyle bir yumurta gibi doğurulup sokağa bırakılan öyle çok çocuk var ki...Kimi bir anlık zevk uğruna, çaresiz kalan kadınlar tarafından doğuruluyor.Kimi anneliğin farkında bile değilken fabrika gibi sadece doğurmaya programlanmış kadınlar tarafından...
Oysa insan olmak,bir insan yavrusu dünyaya getirmek ne güzel,bilerek isteyerek elbette..Sadece doğurmaklada kalmıyor tabii,ona bir gelecek sunabilmek aslında en önemli kısmı.

Daha önce hiç yazmadığım, doğum hikayemin başını,paylaşayım sizle ne dersiniz :)

Hamile kaldığımı öğrendiğim o ilk anı hiç unutamıyorum.O heyecanı,içim içime sığmamıştı.Hastaneye tek başıma gitmiştim.Eşim İzmit'e gitmişti iş için.Bende bunu fırsat bilip hastaneye koşmuştum.Eşime süpriz yapabilmek için.Tahlil sonucunu beklerken çok donuktum inanılmaz tuhaf bir histi.Vee sonuç pozitif yani hamileyim :))Eve dönüş yolunda elimde rapor zarfıyla birlikte büyük bir şaşkınlıkla otobüse binmiştim.Otobüsde ilk aklıma gelen şey yaa bu adam çok hızlı gidiyor yollarda bozuk ya bebeğime birşey olursa olmuştu :)) Haberi alır almaz anneliğin verdiği koruma duygusu sarmıştı beni..Elimi biraz utanarak biraz ne olduğunu bilmediğim bir hisle karnıma koyup duruyordum..Durakta inip eve doğru yürürkende eşime nasıl söylemeliyim nasıl bir süpriz yapmalıyım diye de düşünüyorudum.Eve benden önce gelmişti.Merdivenleri, kafamda bir sürü düşünce yumağıyla çıktım.Kapıyı açtı o günlerin beklenen haberini duymak istediği her halinden belliydi.Ben birşey çaktırmadan içeri girdim.Biraz dinlenmek istedim.O da televizyon izliyordu sakin sakin.Canımm dedim postada sana bir zarf vardı.Aldım çantamın ön gözünde dedim ..Şaşırdı çantaya uzandı.Zarfı eline aldı.Ne olduğunu pek anlamadı önce,sonra içini açıp okuyunca yüzünün şeklini size tarif edemem sanırım.Bir süre dona kaldı, sonra havaya zıplayıp bana doğru geldi ve sımsıkı sarıldı...Gözlerinde biriken yaşları hiç unutmuyorum. Sonra sevdiklerimize haber verdik hemen, sabırsızdır benim kocam :))

Beklenen,istenen bir çocuk dünyaya getirmek çok güzel bir şey...Darısı bunu gönülden isteyen tüm annelere..Çocuklar gerçekten bizim geleceğimiz, bilinçsiz dünyaya getirilen her çocuk,bir gün bir yerde karşınıza çıkıp; ama sizden ama ülkesinden ama annesi babasından bunun hesabını soracaktır.Suç oranı çok yüksek olan ülkemizde temele inildiğinde oranın büyük bir kısmını bu çocuklar oluşturuyorlar.Kendilerince yaşamdan,mutlu ailelerden ve çocuklarından öçlerini alıyorlar.Sonra bu toplumsal bir yaraya dönüşüyor.
Herkesi bilinçli aile olmaya davet edelim..Bilinçli anne babalığa da tabii..Çocuklarımızı severek isteyerek doğuralım..Ve öylede yetiştirelim..

Sevgiler,

4 Ağustos 2009 Salı

iyiyim ben..

Merhaba,

Bugün keyfim daha iyi şükür ki,babam bu cuma hastaneden çıkıyormuş.Az önce öğrendim sizlede paylaşmak istedim.İltihaplı romatizma varmış teşhise göre,iltihap da kana karışınca babamı ve bizi allak bullak etmiş.Ateş ve halsizliğin sebebi buymuş .İlaçların dozu artırılmış.Ultrason temiz çıkmış.Ayaktan çekilen film yarına belli olacakmış.Ama cumaya evimizde olacak inşallah biricik babişkoo...

Yukarıdaki karikatür bu haberle ilgisiz tabii, babamdan haber almadan az önce,efoş aradı babasıyla, gölde balık tutuyorlarmış nasıl heyecanlıydı 3-9 tane balık tutmuş nasıl oluyorsa :) rakam mantığı tam oturmadı inşallah okulda öğrenecek ablaları :)) Diğer kuzenleri az tutmuşlar birbir ne yaptıklarını anlattı bana, gittiğinden beri nerdeyse tek uzun konuşmasını yaptı diyebilirim.Üzülüyordum sesimi duyar duymaz babasına ''baba annem seni istiyor'' demesine numaracı çocuk..Neyse ki bende ki haberler iyi cumartesi çekirdek aileme kavuşucam inş.Darısı tüm ayrı olanlara..Gökyüzününün ömrü amin dediğini duydum :)))

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum..

3 Ağustos 2009 Pazartesi

ödül almışım...


Merhaba ,

birkaç gün önce sevgili arkadaşım dream it baby i güzel anne adayımız beni ödüllendirmişti...Çokk ama çokk teşekkür ederim canım benim.. Elime de sihirli bir çubuk vermiş al değiştir,yap ne yapmak istersen demiş :)) Hata etmişşşş ben şimdii hangi birini seçerim değil mi..Kararsız Terazi kadını olarak..Durun bir düşüneyim :)))


Düşündüm düşündümmmm :)))


  • Çok klişe olacak ama,bilip bilmediğimiz tüm savaşları durdururdum.

  • Çocuk ve kadın istismarının önüne geçerdim.

  • Eğitim ve Sağlık sistemini kesin ve kesin değiştirirdim.

  • Restorasyon konusunda ülkem için kaynaklar üretir tüm taşınır taşınmaz kültür varlılarını restore ettirirdim.Böylece işimi gerçekten yapmış olurdum :(

  • Trafik sorununu da çözmesem ayıp olur şimdi...

  • Oyunuzu bana verin banaaaaa bu kadar şey yapınca ben zaten kesin başbakan olurum :)))

  • Biraz da kendim için birşeyler değişsin her koltuğa oturan cebini dolduruyor nasılsa :)

  • Kendime güzel bir ev,küçük ama sağlam bir araba,bir restorasyon ve mimarlık ofisi,oğluşun eğitimi için yetecek kadar param olsun isterdim sihir meleğimden :))
  • Ayyy bide ayıp olmazsa,beni kuş misali bir ucursa da Efoşumu bi koklayıp gelsem...

Bende bu ödülü sevgili siyah kelebeğe ,Laçin,'e ve Fikir işçisi ne gönderiyorum...Daha nice ödüllereee :))) sevgilerrr

öylesine bir yazı...

Bugün de herkesin canı sıkkın,neden bilmiyorum..Ben galiba oğlumu çok özledim..Bu fotoğrafı google dan buldum.Çekenin eline sağlık gökyüzünde oğlumun baş harfi var sanki :))) İyi ki kendini de görmüyorum gökyüzünde ozaman iyice sıyırmış olurdum heralde :)))

Babacığım bugün ultrasona girdi,elimizde hala net bir sonuç yok maalesef,oyüzden yazamıyorum size,merak eden ve tüm iyi dilek ve geçmiş olsun yorumlarını yazan, arkadaşlarıma teşekkür ederim inanılmaz bir enerji verdiniz bana ayrı ayrı kucaklıyorum sizi..

Garip bir ruh hali var üzerimde size neşeli şeyler yazmak istedim ama beceremiycem sanırım :(

Bu cuma eğer babamla ilgili herşey çözülmüş olursa bende gidiyorum oğlumun ve eşimin yanına,tatilleri çok iyi geçiyormuş.Deniz mükemmelmiş.Evimiz de çok güzel olmuş.Merakdayım doğrusu.Dün otobüs biletimi aldım her ihtimale karşı, gidemezsem açık bilete çeviricem.Hayırlısı diyelim..

Aaaa az daha unutuyordum cuma gün ki telaşlardan biri de, size daha önceden bahsettiğim kitaplıklı çalışma masamızın gelecek olmasıydı..Geldi de güzel olmuş doğrusu rengini daha açık istemiştim ama neyse, dün kitaplarımı ve diğer eşyalarımı yerleştirdim azcık da süsledim :)) Akşam annem geldi hımmm güzel olmuş ee bide şurasına bir dantel örtseydin daha iyi olmazmıydı dedi..Yahu bu eski kadınlar (sakın alınmasınlar)niye bu dantel alışkanlığından kurtulamıyorlar.Zihinleri hep orda sanki o olmazsa ev ev olmuyor.Tamam nostaljik havaları bende severim de herşeyede olmazki değil mi ??

Tost makinasının üstü,Isıtıcının,fırının hatta ve hatta koltukların :)) Neyseki annemin sadece gümüşlük denen dolabında var diğerlerini kızlar kaldırmayı başardılar.. Safranbolu da okurken ölçü aldığımız on evin sekizi dantel yumağıyla çevriliydi.Örtüleri kaldırmaktan metre ucu tutamazdık ölçüler kayardı :)) bizede bahane çıkardı..

Birde dün gece Zeyno ben ve kuzen Pınar film izledik.Mavi Sis diye bir film, öylesine market de dolaşırken gözüme indrim sebetinde çarpmıştı.Bir gün izleriz diye almıştım. Bir intikam filmi.Yangınlarla alınan intikamlar.Güzeldi doğrusu heyecan vericiydi.Tavsiye ederim. Bu akşamda Kanal D de güzel bir aşk filmi var duyrulurrrr.

Şimdilik bu kadar diyeyim de öpüp çekileyim huzurunuzdan sevgiyle iyi haftalar dilerim...

31 Temmuz 2009 Cuma

Başlıksız olsa olmaz mı...

Düşünüyorum da bugün ne çok şey üst üste geldi.

Canım babam,kanında ki mikrobun araştırılması için sabah hastaneye yattırıldı.
Uzun süredir şikayetleri vardı en son düğünden önce çok ciddi hastalanmıştı.Serum takıldı antibiyotik tedavisi uygulandı.Ateşi düşürüldü.Ağrıları azaldı.Ama doktor kronik bir rahatsızlık olabilir araştırmamız lazım demişti.Düğün sonrası ilk fırsatta tahliller gösterildi.Bugün de yatışı yapılmış.Ben işteyim içim buruk aklım onda..Ben seni çok seviyorum babişko lütfen çabuk iyileş...

İkinci haber bugun küçük kız kardeşimin ve yeğenim Yiğidin doğum günleri iyi ki doğmuşlar.Akşama pasta alıp eve gitmeyi planlıyordum; ama babamın hastaneye yatışını bugun planlamamıştık.O olmadan da bu organizasyonun tadı olmaz ki.Zaten bizim de içimizden gelmez.

Zeyno şimdi bu sözler senin için :)

Her zaman yanımda olduğunu bana hissettirdiğin için,çocuğuma geçen tüm emeklerin için,onu benim kadar sevdiğin ve kolladığın için.Hep iyi bir kardeş ve arkadaş olduğun için sana sonsuz teşekkürler ablacım evimizin güzel vefakar kızı :)) İyi doğdun iyi ki varsın..Seni seviyoruz..

Üçüncü haber,bugun eşim ve oğlum babamla ilgili aksi bir durum olmazsa,tatile çıkıyorlar daha öncede yazmıştım benim iznim 1 hafta olduğundan ben haftaya bugun yola çıkıcam.Ama dünden beri Efe den nasıl ayrılacağımı düşündükce kötü oluyorum.Dün gece çok ağladı sende gel diye :( gecede çok huzursuzdu sürekli anne anne diye uyandı.Sanırım ruyasındaydım dün gece ..Malum gidecekleri yol çok uzun eşim iyi bir şöför ama ben meraktayım işte.Lütfen sağ sağlim gitsinler.Tatilleride çokk iyi geçsin..

Dördüncü Haber,Evlenen kardeşim bugun balayından dönüyor.Onu merak ediyoruz.Babamın yatışından haberi yok.Oda kendi arabalarıyla yolda,bir aklımız onda onlarda hayırlısıyla gelirler umarım.

Beşinci haber,Sevgili amcam bugun Eskişehir e gitmek için yola çıkacak babamın tahlileri iyi çıkarsa inş. Ki ben onlara da çok alışmıştım iki haftadır bizdelerdi.İçim ayrı bir buruk ...

Daha yazmayayım isterseniz sizinde içinizi sıkmayayım.Kendimi inanılmaz yalnız ve kötü hissediyorum bugün.Dün akşam oğluşun ve eşimin valizini hazırlarken,kalbimdeki sıkışmayı tarif edemem sanırım benim iyice bir dinlenmem kafamı toparlamam ve iyi haberler duymam lazım ..

Kusuruma bakmayın,ben bugun pek iyi değilim.Her zaman ki gibi sevgilerle öpüyorum sizi...
İyi hafta sonları..

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Düğünden küçük bir Efoş karesi,bütün düğünün ilgi odağı olmayı başardı benim şebek oğlum, hala havalarda doğrusu..Huyu suyu değişti uyumaz,yemek yemez bir halde gelen misafirlerimizle sürekli oyun halinde..Ne uyku kaldı ne yemek düzeni ..Sonumuz hayır ola :))

Bu arada okul işini büyük ölçüde hallettik.Sitemizdeki Anaokuluna gidecek bu sene hem daha hesaplıydı diğerlerine göre ,hemde ananesi için kolaylık olacak.Yoksa sabahları onu bırakmak akşamları almak çok güç olacaktı.Şimdi iyiki var annem olayın bu boyutuylada ilgilenecek.Hem 3 yıl boyunca bunalmıştı bütün gün çocuk bakarak şimdi kendine daha fazla vakit ayıracak.Oğluş da sosyalleşecek,arkadaşları olacak, öğretmenleri, ortak bir sürü şey yapacaklar onun için çok mutluyum.Ama bir yanım yine buruk tabii..O kısmı çok deşelemeyelim bence . Okulunu görmeye gittiğimde çok duygulandım onu orada bırakma fikri kafamı allak bullak etti..Neyse daha Eylül ayına kadar baya vakit var umarım bu süreç de iyi vakit geçirir bebiş..

Bu cuma eşimle oğlum birlikte Karadenizin küçük bir sahil kasabasında olan küçük yazlığımıza tatile gidiyorlar :( benim iznim 1 hafta olduğundan bende 1 hafta sonra peşlerinden gideceğim..Bu bizim uzun süreli ilk ayrılığımız olacak..Çokk özleyeceğim kesin.Ama onun iyiliği için deniz,güneş,kum çok faydalı olacak.Dayanacağım mecburen.

Bu süreçte dağılan hatta alt üst olan evimi toparlama imkanı bulucam belkide, iyi yönlerinide görmek lazım değil mi? Daha fazla okumaya çalışıcam,İmge ye gidip borçlarımı kapayıp :))) yeni kitaplar alıcam yine..

Bu cuma ya oğluşumun gidişine üzülürken eşimle birlikte çizdiğimiz kütüphane+bilgisayar masamızda hepsi birlite bütün halde yani,teslim edilecek çok yüksek ihtimalle.Ama bilirsiniz,bir yerden birşey alınınca asla söz verilen saatte gelmez.Tek umudum eşimin arkadaşının elinde olması çok heyecanlıyım eşim görmüş çok beğenmiş umarım bende son halini beğenirim.Zor beğenen biri olarak :)))

İşte böyle daha fazla uzatmayayım,hepinizi sevgiyle öpüyorum..Bazen diyorum ki bu blog da olmasa ben ne yapardım..Kimle dertleşidim iyi ki varsınız sizi çok seviyorummmmmmm...

28 Temmuz 2009 Salı

Mimlenmişim :))

Merhaba,

Merak eden arkadaşlarımmm, düğünümüz çok şükür çok güzel geçti.Bir sürü detay var elbette anlatılacak.Kardeşim ve eşi şuan Marmaris de tatildeler.Dilerim herşey gönüllerince olur.Bizde misafirlerimizle ilgilenmeye devam ediyoruz.Bir kısmı bugun gittiler.Ama hala kalabalığız.Tüm kuzenler bir arada aslında çok da güzel zamanlar geçirdik.Çok da alıştım galiba gitme fikrileri bile üzüyo beni, düşünün.O kadar bunalmama yorulmama rağmen.Böyle günlerde olmasa hepimizin bir araya gelmesi çok zor oluyor...

Bu akşam birlikte bir sahil gezisi yapmayı planlıyoruz koloni halde yürüyen bir kalabalık görürseniz belkide bizizdir :))
....

Bu arada dün yorgunluktan ve işin yoğunluğundan blog arkadaşlarımı okuyamamıştım sevgili SİYAH KELEBEKhttp://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/ beni mimlemiş...Bu ikinci mimim çok mutlu oldum beni tanımak istemesine ve düşünmesine teşekkür ederim canımm...

ilk sorumuz;

1-HAYATIM DAKİ ÖNEMLİ 3 ERKEK?

* canım babam,eşim ve oğluşum biriciğim

2-YAŞADIĞIM ŞEHİR DIŞIN DA SEVDİĞİM 3 ŞEHİR

*Samsun,Safranbolu,Sapanca :))


3-EN ÖNEMLİ FOBİM?

* Karanlık bir yerde kabalı kalmak sanırım.

4-GİYİM KONUSUN DA EN ÇOK TERCİH ETTİĞİM RENK?


* Mavi ve siyah


İşte böyle :))) Siyah Kelebek teşekkür ederim canımm sevgiler ve öpücükler sana ..


Bende http://mavianne.blogspot.com/ Sevgili mavi annemizi,

http://houseofvintagedreams.blogspot.com/ taze anneyi,

http://annelerlehayatadair.blogspot.com/ Balperin annesi sevgili Alev'i

mimliyorummm

iyi haftalar dilerim sevgiyle...



24 Temmuz 2009 Cuma

Karakız'a ...


Bugün benim içim kıpır kıpır ,
Cuma ondan mı,
Sevdiğim bir sürü yakınım çok uzaklardan geliyo ondan mı,
Yoksa evimizin atom karıncası yuvasını kuruyo ondan mı,
Bizim düğünümüz var dostlar, yürekler kıpır kıpır...
Sıra ortanca kardeşe geldi,evimizin küçük, kara, atom karıncası,çingenesi evleniyor...
Esmerliği pek bize benzememesi küçükken hep alay konusu olurdu.Babam seni çöpe atıyorlardı dayanamadık aldık diye dalga geçer kızdırırdı onu, sinirlenir kaçar gider di yanımızdan, biz gülerdik peşinden..Ne caniymişiz :)))
Babam ne zaman bir elbise,ayakkabı alsa bana, hemen ertesi güne bir küçüğü gelirdi eve mecburen..Kıyamet koparırdı yoksa, iyiydi de ben senelerce onla bir örnek giyinmek zorunda kaldım :( maalesef...
En çok sevdiğim şeylerden biri olan peynirden o hep nefret etti.Kahvaltı sofralarında önüne koyamadık hiç bir zaman..Kızınca elimde peynir tabağıyla otururdum karşısına :)) Ya peynir nasıl sevilmez hala anlamış değilim alem kızsın mevlüt sen ...
Biz evcilik oynardık, o top oynardı biz hanım hanımcık eteklerimizi giyer saçlar örülü tertemiz gezerdik,o kolu bacağı yara içinde saçlar çoğu zaman bozulmuş bir halde annemi hep çileden çıkarırdı..Esmerliğini de küçüklükten beri sokaklarda olmasına borçlu zaten...Kara kızımız tüm ailenin hatta sülalenin küçük karakızı... Şimdi tam bir ev hanımı niteliklerini taşıyor yalnız bu detay önemli :)) En marifetlimiz..
Çocukluğunda isyankar,asi,hırçın,dediği dedik kızımız büyüyünce çok da hanımefendi biri oldu.Hatta nerdeyse en sakinimiz.Evlilik hazırlıkları vs... dışındaki halleri tabii :)) Şuan çok gergin aslında ..
Babamın karakızı,annemin beceriklisi,Zeynonun baş belası benim sevgili kardeşim sana yuvanda bir ömür boyu mutluluklar dilerim..Herşey gönlünce olsun..Düğünümüz güzel evimiz şen olsunnnn...
Ablandan Sevgiler ..



22 Temmuz 2009 Çarşamba

Ne oluyor bu insanlara...

Bugun, dün gece tanık olduğum bir olay yüzünden yazmak istedim.

Sıradan bir gece geçiriyorduk.Evde artık son toparlanma işlerimizi yaptığımızdan küçük kardeşim Zeynoyla birlikte çok yorulmuştuk.Saat 23:30 u geçiyordu yattık..
Eşim TV izliyordu biz yatarken.Tam dalmıştım ki çok yakından gelen silah sesiyle korkuyla uyandım.Yatağımdan kalkmadan önce dinledim.Sonra İkinci tur için atağa geçen kişi,peşpeşe saydırmaya başladı.Sanırsınız mahalleyi eşkiyalar bastı..Elveda Rumelinin son iki sahnesi geldi aklıma,kimse bu delirmiş olmalıydı...

Bir çırpıda kalktım yataktan holde Zeynoyla karşılaştık oda korkmuştu, eşim balkona çıkmıştı.Bu konuda çok tedbirli olmasına rağmen onu balkonda görünce çok sinirlendim.Çünkü silah çok yakından bir yerden atılıyordu..Oda korkuyla içeri girdi ve karşı apartmandan yola doğru atılan kurşunların sekerek çardağa kadar girdiğini söyledi..İnanamadım.Hem eşimin tanık olduğuna,hem adamın cesaretine..Seken kurşun balkonda olan eşime, yada başka birine gelebilirdi.Yoldan geçen herhangi birine de..O saatlerde site içinde yürüyüşe çıkan insanlar olabiliyordu normalde..Ya da çardakta oturan birileri..Ne ilginç kimsecikler yoktu yollarda..Herkesi Allah korudu sanırım..

Hemen telefonu elime alıp zor bela 155 den bir polise ulaşabildim.Benden öncede bir ihbar yapılmış.Ben de apartman adını ve dairenin numarasını verip kapadım telefonu..10 dakika sonra herşey durulduktan sonra bir devriye aracı geldi..O sırada adamın kızlarından biriydi sanırım, pencereleri sıkıca kapatıp içeri girdi..Bu esnada bir çok insan pencerelerinden ışıklar kapalı bir vaziyette olaya bakıyorlardı..Polis balkona çıktı uzunca bir süre silahı atan kişiyle balkonda muhabbet etti..Neyin sohbetiydi bilmiyorum.O kişinin hemen alınıp emniyete götürülmesi gerekmiyormuydu..İlla birinin yaralanması yada ölmesi mi gerekiyordu.Yada birinin malına zarar mı gelmeliydi..Çözemedim çözemiycem bizdeki adalet sistemini..Vatandaşlık görevimi niye yaptım ben dün gece,polis hoş sohbete gelsin canı sıkılmıştır diyemi, yada adam yazık bunalıma girmiş bir terapi uygulasınlar diyemii.

Yok yok valla biz bu ülkede şansa yaşıyoruz bilesiniz..Heran herşey olabilir.

Dün gece balkonda çamaşır asmadığım yada oturuyor olmadığım için,o saatte bunalıp eşimle yürüyüşe çıkmadığım için,dur bi şu çardakta bir soluklanalım demediğim için ve hala hayatta olduğum için tüm ailem ve tüm komşularım ne kadar da şanslıyız değil mi...

21 Temmuz 2009 Salı

öylesine bir yazı...

Merhaba,

Bugun çok sakin bir gün geçiriyorum,alışmamış bünye isyanda sanki ne yapacağını şaşırmış bir halde öyle bakınıyor etrafa :) Yapmak istediğim çok şey varda heves yok son günlerde..
Bakalım dilerim çabuk toparlanır bu beden düğündü, misafirdi derken eski gücüme kavuşurum.
Dün işten eve döndüğümde eşimi evimizi boyarken buldum mutfağımız çok kirlenmişti.Sonra ufak ufak tamirler derken bir baktık her yanımız boya olmuş..Evimiz kirlenmişşşş, efoş elinde fırçayla bu fırsatı değerlendirmek için delirmiş :)) İzin verdik tabii ona da bize yardımcı olması için, nasıl hevesliydi görmenizi isterdim.Evimizi bende boyamak istiyorum,anne bak ne güzel boyadım dimi,evimiz temiz oldu :))Ondaki biz duygusu çok hoşuma gidiyor.Birde başak burcu olmanın verdiği titizlik,düzen kavramını şimdilerde tutmuş durumdayım.Ama büyüdükçe çekilmez olur mu bilmiyorum.Evde zaten her şeye karışan bir koca varken birde evlat eklenirse, bu durumda haydiii bana rastgele :)))

Bizim evde her şey kuralına ve saatine göre işler.(EŞİM SAĞOLSUN)Bazen sıkıntı, gelirrrr gelmez değil ama böyle işte.Eşimin sistematik hayat görüşüne uydum bir kere bende.Programlanmayan işler yatar bizde yada içinden çıkılmaz hale gelir.O kadar alışmışız ki planlı harekete ötesi bozuyor bizi :) Bir yere gidiş dönüş saatimiz bellidir.Yaz tatili programı 3-5 ay öncesinden yapılır.Bir yere gidilirken, daha yolda geri dönüş şeklimiz günümüz, saatimiz belirlenmiştir..Yazık bana dimi..Ama körle yattım şaşı kalktım sanırım..Alıştım böyle yaşamaya..

Siz nasılsınız normal yaşamınızda ? Blog arkadaşlarım size sesleniyorum :)

Bu arada 11.Yorum sahibi arkadaşım Nilay dan bir haber alamadım.Paketim eline çoktan ulaşmış olmalıydı.Umarım bir sorun yoktur.

Ayrıca Adsız olarak yorum bırakan Savaş Dinçer'in yazılışında ki hata mı aylar sonra yüzüme vuran arkadaşım :) kimsin bilmiyorum ama teşekkür ederim..Savaş Dinçel ide sevgiyle anıyorum.Huzur içinde uyusun..

Herkese sevgiler,,,

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Ordan burdan...

Merhaba,
Yine çok yoğun geçen bir haftasonunun peşinden,yazmak rahatlamak ihtiyacı duyuyor insan.Malum ortanca kardeşimin evlenmesine tam 6 gün kaldı bu pazar düğünümüz var :)) Herkes çok heyecanlı.İki gündür eksiklerimizi tamamlamaya çalışıyoruz.Sürekli bir temizlik,yemek ,kıyafet,davetiye telaşıdır gidiyor.Davetiye vermeyi unutmamak için yaptığımız listeler karalanıyor.Unutulanlar tekrar not ediliyor.Ama ben biliyorum ki muhakkak düğün bitince aaaa bak bunu çağırmayı unuttuk gördün mü diyecek annem :) Her düğünde muhakkak bir unutulan oluyor maalesef..

Dün kardeşimin evini düzenledik,Çeyizleri serdik herşey yeni gıcır gıcır insanın nasılda hoşuna gidiyor.Tabii hepimiz çok yorulduk ama bitecek hayırlısıyla az kaldı.Dilerim herşey çok güzel geçer ve bir ömür boyu mutlu olurlar...

Efoşa gelince o halinden mutlu gelen misafirlerimiz arasında yaşıt bir arkadaşı var çünkü,çok güzel vakit geçiriyorlar.Arasıra paylaşma sorunları yaşasalarda yine maşallahları var..Üzerindeki ilgi dağıldığı için önceleri mutsuzdu ama şimdi düzeliyor..Son zamanlarda oğluş içinde kreş arayışı içindeyim..Hem ona uygun hemde kendi bütcemize uygun okul arayışındayız ne zormuş.Fikir vermek isteyenler olursa lütfen yazsınlar.Nelere dikkat etmem gerekli vs...

Bu arada neden bilmiyorum ama fotoğraf ekleyemiyorum.Bir sorun var çözemedim :(

Hepimize iyi haftalar diliyorum.
Sevgiler,

14 Temmuz 2009 Salı

pazarlık..

Eşim iki gündür ücretsiz izinde malum kriz hala bitmedi.
Efoşlada haliyle o ilgileniyor.
Yemek konusunda ne kadar aksi bir çocuk olduğunu anlatamam ,daha öncede bu konuda bir kaç şikayet beyan etmiştim size :)) Dün eşim elinde çorba kasesiyle dolanıp durmuş evin içinde zatiii çok da sabırsız biridir iyice cinlenmişşş neyse küsmüşler bizimkiler..Biri koltuğun bir ucuna diğeri diğer ucuna oturmuş suratlar beş karış.Eşimin elinde efoşun üstüne döktüğü çorbayı silmek için bırakamadığı ıslak mendil :)) Ayyy bu ıslak mendil üreticilerinden Allah razı olsun valla...Annelerimiz bizi ne kadar zor büyütmüşler değil mi..Bizim herşeyimiz fabrikasyon..Ama pratik ne yapalım iyi ki var ıslak mendillerrr :)))

Neyse efoş yaklaşık bir 10dk kadar suspus oturmuş.Bakmış babadan da ses yok.İlk konuşan o olmuş tabii dayanamamış yine :)))Diyalog şöyle gelişmiş ;

Babaaaa (ses yok) babaaaaa(yine yokk) yaaa babaa yaaa
noldu,ben sana küsüm (küs ama merak da ediyor ne diyeceğini :) )
bak baba biz senle anlaşalım
ne için
ben balık yerim,makarna da yerim,tavuk da yerimm
eeee efoş ....
ama bana yütfen çorba yedirmeyinn..
Hiç canım istemiyor...

eee benim küçük oğluşummm sen ne zaman büyüdünde bizle pazarlığa girişir oldun...
Eşimde uzunca bir süre gülmüş bu konuşmaya ama zaferi kazanmış çorba bitirilmiş :))

Niye bu çocuklar çorba içmekten hoşlanmıyorlar,ya da biz mi üzerlerine fazla düşüyoruz bilemedim :)

Sevgiler,,

13 Temmuz 2009 Pazartesi

11 Temmuz

Merhaba;

Bir 11 Temmuz daha geldiiii geçtiiii :)

Eşimle, 2000 yılında üniversitede tanışmıştık bir arkadaşımız vesilesiyle.Çok güzel,bir ilişki yaşadık bir çok arkadaşımızın imrendiği hoş bir dönem geçirdik...Sonra uzun bir birliktelik,beklenen asker yolu söz dü nişandı derken 2004 yılında evlendik..
Anlatacak onca şey olmasına rağmen kısaca geçmek istiyorum bu günün üstünden..
Çok iç acıtmadan çok uzatmadan sıkmadan...

Cumartesi günü bir çok planın arasından akşam yemeği için Kadıköy de bir rest.yemek, yemek için çıktık dışarı..Yolda kırmızı güllerim kondu kucağıma çok sevindim :)) Ağzım kulaklarımda mekana vardıkk..Güzel bir akşam yemeğinin ardından evimize döndük..Arabamızı park edip apartmana doğru baktığımızda evimizde bir ışık kümesi gördük :) Benim açık unuttuğum bilgisayarın ışığı sandık..Anahtarı çevirip içeri girmeye çalışırken büyük bir çığlık karşıladı bizi :)) Annem,babam,kardeşlerim,heyecandan ağlayan mı yoksa gülen mi belli olmayan efoş ve halam eniştem karşıladı bizi..Ellerinde pasta,ışıklar kapalı büyük bir çoşkuuu :))))) Heryer balonlarla süslenmiş .. Nasıl sevindik,, nasıl emek vermişler hepsine burdan ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum..
Çok güzel bir akşamdı, tabii eşimede ..


Sevgiyle daha nice 5 yıllara :))


Bu arada rest.tavsiyesi içinde sewoş a bir kez daha teşekkür ederim..

8 Temmuz 2009 Çarşamba

10 kuruşş...


Bal oğluş , dün sabah işe giderken önüme durdu ve bana ; anne bana paya veyiymisin ben sakız alıcam 'dedi..


Gülümsedim, çantamda 5 tane 10 kuruş buldum hepsini ona verdim :)

Kesin arkadaşı Devrim in cebinde gördü ve ilk kez benden sakız parası istedi..Adama bak büyümüş beee dedim içimden :)


Akşam eve dönerken ona,bir kutu sakız aldım, sevindi,içinden bir tane aldı odasındaki çekmeceye sakladı kalanları :))) Sıcakta erimezler inşallah, akşam bir kontrol edeyim ben aklıma gelmişken :)))


Dün akşam bahçede oynarken ayağında malum yeni parmak arası terlikleri (laf aramızda hiç çıkarmıyor duuuuuu, düne kadar ) ayağının kenarını acıtmış biraz su toplamış ve kızarmış tontiş ayakları .. Bir çığlık bir çığlık anneeeee babam aşağı gelsin ben yürüyemiyorummmm :))) baba nazlı oğlunu alır gelir yatana kadar ayağı nerdeyse ağzımızda bir sürü tedavi çeşiti uygulatır bize, maymun şeyini görmüş misaliii...

Sabah binbir naz uyandı, ağzından çıkan ilk sözler şimdi ayağıma nolcak oldu :)) Çok üstüne durmadık bu sefer, biraz surat asıldı dudaklar uzatıldı; ama biz işe yetişmek zorundaydık..Babayı uğurladık sıra onu ananesine çıkarmaya gelincee 'anne sen neden işe gidiyorsun' dedi,Klasik iki günde bir sorar, hep de aynı cevabı alır benden'oğlum para kazanmam lazım' neden pekiiii ' bir sürü şey sıralarım peş peşe ....' hıııı tamam ozaman der yolumu açardı :) Bu sabah bu sorunun karşısında benden yine aynı cevabı aldı ama onun verdiği tepki çok başkaydııı...


Sen işe gitme anne,bakkkk (teyzesinin ona verdiği küçük cüzdan elinde,içinde dün kü paralar) benim burda çok param var ... (Dün sakız almayı unuttuğu,yada sakladığı topu topu 5 tane 10 kuruş...)

Ahhh annem, ben istermiyim senin pamuk tenini bırakıp işe gitmeyi..Akşamları kısıtlı bir kaç saate faydalı birşeyler sıkıştırmaya çalışmayı..Sana kitap okurken senden önce uyumayı...

İnan istemiyorum, herşeyi doya doya yapmayı çok isterdim senle,her anını her gelişimini bire bir izlemeyii..Birgün beni anlamanı umuyorum.Şimdi çok küçüksün .Bu arada biliyorum,zaman çok şeyi de alıp götürecek bizden...Dilerim affedersin beni ...

Canımsınn...