
15 Mayıs 2009 Cuma
Blog arkadaşlarıma :)

13 Mayıs 2009 Çarşamba
pastel boya böyle yapılır...
sabah çiçekleri :)
Günaydın,
bu çiçekler ofisimizi, ziyarete gelen çok kibar bir tasarımcı bey tarafından getirildi.İlk ziyaretiydi bize,böyle bir incelik düşünmüş ofisteki tüm bayan arkadaşlar bayıldık bu çiçeklere ..Millet olarak genelde alışkanlığımızdır ilk gittiğimiz ,bir arkadaş evine yada iş yerine birşeyler alır gideriz muhakkak.Genelde bir demet çiçek,bir süs eşyası,taze bir pasta :)) ya da çikolata olabilir..Ama hepsi hemencik tükenir biter.Bu çiçekler çok mantıklı bence.Hem kendi saksısı orjinal, çok uzun yıllar saklanabilir.İçindeki çiçek zamanla ölse bile yerine başka birşey dikilebilir ve hatırası korunabilir.Bu fikir bana çok güzel geldi.Umarım sizde beğenmişsinizdir.
..........
Bu arada iki üç gündür Almanyadan iş için ziyarete gelen başka misafirlerin telaşı var bizim işyerinde.Bir çok şey aksadı; benim evden işe gidiş gelişlerimi bile değiştirdiler..İki Alman güzeli pes valla :))) Neyse ki bugun gidiyorlar.
Haftayı yarıladık sayılır çok mutluyum bu yüzden, cumartesi yine botanik bahçesine gitme niyetindeyiz.Bende sabırsızlıkla o günü bekliyorum.Oğlumun iştahla yemek yediği tek yer nasıl sevinmem değil mi?
......
Herşeyin gelen baharla birlikte,daha da güzelleşmesi dileğiyle, şimdilik hoşcakalın sevgiler :))
10 Mayıs 2009 Pazar
Benim günüm bugün...
8 Mayıs 2009 Cuma
İçimden geldiği gibi ...
Yazsam iyi olacak galiba,yoksa rahatlayamayacağım.Kimsenin okuyup okumaması umurumda değil.Yorum vsss.. gelmiş mi diyede bakmıycam, bu yazıdan sonra.Kendimi inanılmaz kötü ve yalnız hissediyorum bugun.Birde üstüne başım ağrıyor.
Yukarıda ki kız kadar küçüğüm bugun,onun kadar dertli,çaresiz ve yalnız...
Sebep aramak da istemiyorum.Nasılsa suçlu benindir.Hep böyle oldu zaten.
Hayata doğuştan 1-0 yenik başlarsanız genelde sonrasında eklenenlerde pek etkilemiyor galiba insanı. Ya niye ben biraz umursuz,daha katı güçlü olamıyorum ki .. Hep anlayışlı,sabırlı ben mi olmalıyım.Herşeyi iyi yapmaya çalışırken bir yerde tıkandığımda niye eksik oluyorum baştan sona...Ben herşeye herkese yetemiyorum...
Ben artık insanları anlamaya çalışmak değil, anlaşılmak istiyorum..
Sevalcim yaz dedin yazdım:))
5 Mayıs 2009 Salı
pencere...
Bu arada laf aramızda; benim de çamaşır asarken mandallardaki renk takıntım çok gülünçtür.İki mandal muhakkak aynı renk olmalı :))) zaman zaman yoğunluktan telaştan atlarım ama hep aklıma takılır :))))
Bu fotoğraf bana şunu düşündürdü,insan marifetli olunca,titiz temiz olunca, ortam ,şartlar hiç de önemli değil demek ki.Yeter ki içinizden gelsin.Çok bakımsız eski bir evdi burası da,ama kapısı penceresi,çamaşırları tertemizdi.Oysa kimbilir ne sıkıntılı,ne yoksul bir yaşamları vardı.Fakir olmak temiz olmayı engellemiyor demekki..
Her pencere gerisinde,küçük büyük muhakkak bir hikaye vardır...
Söyleyen : nehircce :)))
Sevgiler,,
3 Mayıs 2009 Pazar
Su çiçeği :)))
İlk defa bir pazar günü fırsat bulup,yazıyorum.Eşim evlenecek kardeşime yardımcı olabilmek için mobilya bakmaya giti .Oğluşum öğle uykusunda.Ben de biraz bloglara bakındım.Birazdan kitap okumayı planlıyorum.Bugun şu saate kadar iş yaptım..Süpür,sil, toz al derken daha önce tutulan boynum iyice ağrımaya başladı.Dinlenmeyi hakettim sanırım birazcık:))
.........
Cuma akşamı oğlumun banyo günüydü,bir cümbüşdür girdi babasıyla banyoya, bende temiz çamaşırlarını götürmek için içeri girdiğimde sırtında ve karnında küçük ama ucu sulu izler gördüm.Ve o anlık tepkimle bir çığlık attım.
Ayyyy oğlum sen çiçek çıkarıyorsun diyeeee
tabii çocuk o çok sevdiği çiçeklerden hiç bu kadar ürkmemişti sanırım .Benim bağrışımla oda ağlamaya başladı yazıkk.. Ne yapacağımı bilemedim niye bu kadar heyecanlandım onu da bilmiyorum.Ama annelik böyle tuhaf ,ürkütücü bir şeymiş :)))
Oğlumu sakinleştirmekte bana düştü tabiii,şimdi diyaloğumuzu aynen aktarıyorum :)
Tamam annecim, sakin ol kötü birşey değil bu, ben çok sevindim de ondan bağırdım
oğlum: hııııı
Şimdiiiiiiiii (bu arada uyduracağım yalanı düşünüyorum) bak hani sen çiçekleri çok seviyorsunya
oğlum: he heee
Çiçekler bu yüzden senin karnına sırtına konmuşlar,burda açacaklarmış hani baharda geldiya...
(ayyy ben ne diyorumlar falan geçiyor kafamdan ;ama baktım inanır halde gözlerime bakıyor)
Sonra iyice abartıp hani bir de anneler günü geliyorya, hani sen bana çiçek alcaktın ,işte artık almana gerek yok bak açıyorlar burda... :)))))
oğlum : hııı tamam,
anneeeeeee ozaman ben çiçeklerimi çok seviyoourmmm
ohhhh beeeeeeee diyorum
aradan bir iki dakika geçti geçmedi, ben son cevabımı aldım diye düşünürken
efoş :
annneee peki bunları ne zaman kopayyıp suya koycazzz demesin mi :))))
gülmekten yaşaran gözlerimi silerken,bir yandan da doktoruna ulaşmaya çalıştım.Takip etmemizi söyledi bir iki uygun merhem adı aldım.Şuan oldukca iyi oğluşum.Vucudun da başka bir yerde yok o güzel çiçeklerinden.Sanırım aşılarının kalitesi yüzünden hafif atlattı.Ya da bu küçük ucu sulu şeyler çiçek değildi...
Annelik bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
İyi haftasonlarııı sevgiler :)))
30 Nisan 2009 Perşembe
Balat...
Merhaba,
bunlar arşivimden çıkan yeni fotoğraflarım :) Eski bir cd çantamı kurcalarken buldum.Ve inanılmaz sevindim.Yıl 2007 yer Balat...
Bir rölöve(yani ölçü alma) için Balat da eski bir eve gitmiştik ogün. Arkadaşlarım Bilgin ve Pınarla,ev çok kötü durumdaydı,inanılmaz da pisti :( Yürürken alt kata düşmemek için epey zorlanmıştık onu hiç unutmuyorum.Taşıyıcı sistem çok zarar görmüştü.Ve daha korkuncu ogün pirelenmiştim.Gerçi bizim meslekte bu çok normaldir.Özlüyorum da doğrusu o günleri :(
Öğle arası verdiğimizde, elimizde yine ekmek arası peynirlerimizle,Evin cumbasından sokağı izlerken bir turist kafilesine takıldı gözlerimiz..Oldukca kalabalıklardı ve başlarında da Hayri Fehmi Yılmaz vardı çok iyi bir rehberdir kendisi.Dururmuyuz koştuk peşlerinden tiplerimiz zaten öğrenci kılığına çok uygundu.Bizi öğrenci sandılar ve izin verdiler tura katılmamıza :))) Balat ı birkez de onlarla gezdik o gizemli,renk cümbüşü içindeki,mis gibi yemek kokan sokakları doyumsuz yürüdük.İşte tam bu yürüyüş esnasında dar bir yoldan geçerken,birden durdum yoluda tıkadım tabii biraz :) herkes ilerlerken bir yandan bana ters ters bakıyorlardı :)ne gördü bu kız şimdi der gibi ne eski bir klise ne de bir yapı öylesine bir taşlıktı işte gördüğüm ..Ben o taşlıkta iki yapı arasında oynayan çocukları görmüş,çığlıklarını duymuştum.O mis gibi çamaşırladaki renk uyumuda bana kendi çocukluğumu hatırlatmıştı..Oyun arkadaşlarımı,kendi bahçemizi ....
Bol bol fotoğraf çektik o kısıtlı 1 saatte. Fehmi Bey in zevkli anlatım uslubuyla bilgi donandık,hoş hatıralarla dolduk ve geldik harap olmuş evimize :) ölçümüzü tamamladık evden birkaç eski parça aldık hatıra olsun diye (bu gelenektir bizde :) ) vee döndük evlerimize...
Her fotonun bir hikayesi muhakkak vardır yoksa anlamı da olmaz,yıllar sonra dönüp baktığınız da size birşey hatırlatmıyorsa saklamayın evlerinizde ki fotoğraf yığınlarını...
Sevgiler,
29 Nisan 2009 Çarşamba
TATLI KURABİYE :)))
24 Nisan 2009 Cuma
Ben geldim :)
Yeni düzenlemeyi duymuşsunuzdur belki,aylık 300tl ye geçici işler sağlanacak işsiz insanlara, bir umut işte.Ben pek uygulanabileceğine inanmıyorum.Henüz netleşmedi zaten,meclise girmesi onaylanması bakanlıkla ilgili işlerin halledilmesi,Allah güç kuvvet versin onca işsize.Rakam da oldukca az ama idare etmiyormuyuz zaten yıllardır, yine idare edin diyorlar işte...
Dün 23 Nisan dı benim çalışma hayatım başladı başlayalı ilk 23 Nisan tatilimdi.Bütün gün TRT izledim diyebilirim.Acısını çıkardım yılların.Misafir ülkelerin çocuklarını, gösterilerini izledim.Duygulandım,heveslendim oğlum için :) En güzel anı ise programın; 1981 yılından itibaren ülkemize gelmiş çocukların şuan ki halleri,yapılan ropörtajları çok hoştu.1983 yılında büyük bir heyecan biraz korku ve merakla ülkemize gelen Bulgaristanlı küçük bir kızın şimdilerin öğretmeninin ülkemiz hakkındaki yorumları kaldığı ailenin ilgisi,misafir perverliğini anlatışı çok güzeldi.10 gün kaldığı ailenin küçük kızı Zeynep le kurduğu arkadaşlık yıllar sonra hala özlemle anlatıldı.Birbirlerinin şimdiki görüntüleri izletildiğinde gözyaşları aktı gitti.Benimde tabii.Öyle imrendim ki onlara :( İlk okul yıllarımda hep istemiştim o misafir arkadaşlardan bir tane :) ama evimiz, şartlarımız uygun değildi.Oğlum biraz büyüsün onun için kesinlikle başvurucam :))
Oğluşuma Türk Bayrağı giydirip ona Atatürk ü birkez daha anlattım dün.Düşmanlardan kurtardı bizi dediğimde düşmanlar bize ne yaptı diye sordu, kötü davrandılar annecim dedim babamada mı kötülük yaptılar dedi :) herkese dedim ..Babam Atatürk e yardım etmedi mi dedi :) Bütün gün düşmanlarla ilgili sorular sordu durdu bana...
..........
İşte böyle yazacak çok şey var,kırgınlıklarım başka sevinçlerim de var elbet.Lafı fazla uzatıp kimseyi sıkmak istemiyorum.Ama dün bir karar aldım; herkese hak ettiği kadar değer vericem bundan sonra kendimi hırpalayıp sonra hüsranla bakmıycam önüme ..Dertliyim de deşelemek istemiyorum.
Sevgiler,
10 Nisan 2009 Cuma
Bugünün yazısı :)
9 Nisan 2009 Perşembe
Küçük ellerde küçük çiçekler...
8 Nisan 2009 Çarşamba
..........
Niye buraya yazdığımı da bilmiyorum ya neyse,
Kendimi inanılmaz yalnız ve çaresiz hissediyorum.Bir haftadır ağrımayan başım yine atağa geçti.Kendime öyle kızıyorum ki bugün...
Yine özlediğim şeyleri özlüyorum...
7 Nisan 2009 Salı
azıcık benden :)
6 Nisan 2009 Pazartesi
6 Nisan..
Yaklaşık 2 haftadır işyerimdeki yoğunluk sebebiyle çok yorgunum.Ama düzene oturana kadar sabredeceğim. Bugun elimde bir yığın yapılacaklar listesi olmasına karşın ben yine de geçtim bu ekranın karşısına bloğumu bi başına çok beklettim artık yeter ..
Eşim 1 haftalığına Samsun a gitmek zorundaydı ve geçen cuma gitti.Oğlum bu yüzden iki üç gündür çok hırçın.Sürekli babasını soruyor.Sanırım birazda huyu değişti.Sabah işe gitmemem için resmen yapıştı bana ama çaresiz ayrıldık tabii. Bakalım ananesine neler yaptı akşama haberleri merakla bekliyorum:))
Dün oğlumla aramızda geçen bir diyalog beni çok güldürdü sizede yazayım:
İzlediğimiz bir dizi de geçen aşk sözcüklerinden esinlenmiş olacak
Oğlum : Anne babam senin neyin oluyor
Ben : Eşim
Oğlum: Hıııhhh ? (anlamadı yada istediği cevabı alamadı)
Ben : Yani kocam
Oğlum: Peki sen babamın nesi oluyosun
Ben : biraz önceki cevabı almamak için karısı dedim
Oğlum biraz sonra
Peki sen babama aşık mısın ?
Ben : hı hııı
Oğlum :Son günlerin en popüler cevabını yapıştırıyor bana - hadii canıııımmmmm :)))
Bu cümleyi nerden kaptı bilmiyorum.Ama hergün 3-5 kez yineliyor.Bizi de güldürüyor tabii.
Bu çocuklar bir alem doğrusu.Şimdilik yazımı burda sonlandırayım.İş yerindeki yapılacaklar listeme dönmem lazım.Beni merak eden arkadaşlarıma da iyi olduğumu belirteyim...
Herkese iyi haftalar ,sevgiler
23 Mart 2009 Pazartesi
Hafta Sonum :)
Öncelikle herkese iyi haftalar diliyorum;
Bu haftasonumu hava ve ruh halim sebebiyle evde geçirdim.Böylelikle sürekli ev işi,mutfak vs.. vakit geçirmek zorunda kaldım.Düşününce oldukca yorucuydu doğrusu.Sadece Cumartesi ve Pazar günü kısa yürüyüşler ve market alışverişi yapabildik. Oğlumla arabacılık (şöförcülük :) ) oynadık. Bazen diyorum kızım olsaydı daha mı eğlenceli olurdu diye :))) evcilik, bebek kıyafetleri vs.. sanki şöförcülükten daha zevkli gibi :)))) Kız anneleri daha şanslı sanırım.
Pazar günü eşimin ısrarıyla yukardaki fındıklı kurabişlerden yaptık oğlumla yine ;Her zaman ki gibi çalışan anneler için çok pratik bir tarif.
Malzemeler
* 1 Yumurta (Sarısı hamurun içine,akı fındıkların yapışması için üste)
* 1 Paket katı yağ
* Aldığı kadar un
* 1 Paket kabartma tozu
* 5 Yemek kaşığı şeker
* 1 Avuç kadar çekilmiş fındık
Yapılışı
* Yumurtanın sarısı ile şekeri ezerek yedirin, üzerine yumuşatılmış katı yağı ekleyin,en son un ve kabartma tozunu ilave edin.Şekil verin önce yumurta akına sonra fındığa batırın ve fırınlayın... Kolay gelsin ve afiyet olsun....
Sevgilerrrr :)))
16 Mart 2009 Pazartesi
Mutluluk Mim'i :)
Hep merak etmiştim bu mim olayını bana da nasip oldu :)))
Beni mutlu eden şeyleri yazmam istenmiş yazayım o halde :)
Öncelikle ; Sağlığımla ilgili ciddi problemlerim olmadığı için mutluyum
Sonra oğlumun ve ailemin varlığı beni çok mutlu ediyor
Yakın çevremin sağlıklı olması da mutluluk verici başka birşey tabii.
İyi bir dost sahibi olmak ...
Babamın varlığı ...
Oğluşumun sevinç kahkahalarını duymak...
Oğluşumu ne kadar büyüsede kucağımda uyutmak öyle uzun bir süre kalmak..
Flame nin dediği gibi bazen bir film,bazen de sevdiklerimle içtiğim bir Türk Kahvesi...
Bu aralar da baharın gelişi :)
Bir de bu bloğa sahip olmak tabiii.
....
Sonra küçücük bir şey bir kalem,bir kitap, boya malzemeleri,eski bir fotoğraf vs...
Kısıtlıda olsa fotoğraf çekmek.
Ne kadar çok şey varmış yazınca ,bana hatırlattığı için flameye çok teşekkür ederim.Sevgiler
Bende bu mim i sevgili mintaya (http://mintagunlugu.blogspot.com/ ) ve fikir işçisi ne gönderiyorum.http://umitburcu.blogspot.com
13 Mart 2009 Cuma
Güneşi gördüm ...
Mayınların arasında kalmış küçücük bir köy...Okula gitmek için 40 km yol tepmeleri gereken, bu yüzden okuyamayan çocuklar...
Sadece hayvanlıcıkla geçinen, sütlerini, peynirlerini satmak için çıktıkları dağ yollarında terörist sanılarak ateş altında kalan insanlar...
ve daha bir sürü olumsuz şartlar...Sonrasında göç etmek zorunda kalan iki aile ve onların savruluş hikayesi...
Lütfen izleyin...
Yeni gösterime giren bu filmi, eşim görmeyi çok istemişti.T.annem de oğluşumuza bakmayı kabul edince saat 19:00 seyansında, Kozyatağı Palladıum sinemalarında izleme fırsatı bulduk.Küçük bir baş ağrısıyla gitmiştim maalesef ,genelde yanımda taşıdığım kolonyam yine benleydi. Ağlamaya başladıkca hafifletti biraz beni .. Bir ara acaba eşimde de ağlama belirtileri var mı diye baktığımda onunda gözlerinin çoktan kızarmış olduğunu gördüm.Uzanıp elini tuttum, ikimizde orda yaşanan tüm olaylara ama özellikle çocuklarla ilgili olan sahnelerde ortak fikirdeydik bunu çok iyi biliyordum..Eve gelince oğlumuza sıkıca sarıldık.Sonra ben deli gibi artan beni çıldırtan baş ağrımla ve filmin etkileyici sahneleriyle baş başa kalıp derin bir uykuya daldım...
Herkes düşünce yapısına göre farklı sonuçlar çıkarabilir bu filmden.Ama bence iyi bir özeleştiri olmuş. Gidin, görün, ağlayın, düşünün derim...
Sevgiler,
12 Mart 2009 Perşembe
Kapalıçarşı :)
Bugün size, tam iki yıl önce çektiğim bir fotoğrafımı yayınlıyorum.Ben çok severek çekmiştim.Yer Kapalıçarşı o kalabalığın içinde epey bir deneme yapmıştım bunu yakalamak için.Çünkü malum kapalıçarşı dediniz mi akla ilk gelen insan keşmekeşidir.
Aradığınız bir çok şeyi bulursunuz orda hele de sessiz , dar arka sokaklarında :)) Özellikle restorasyon çalışmalarımız sırasında gezinip araştırırken ne bilinmeyenler bulmuştuk :)) mesleğin en keyifli yanıda bu zaten keşfetmek...
Bu fotoda benim için özel, o günleri anımsattığı için, bana sevdiğim işi unutturmadığı için...Birde canım sewoşumun, bana bunu iki sene sonra hala sakladığı yerden çıkartmasıda hoştu tabii.Onun sayesinde hemen yayınlayabiliyorum.Yoksa evdeki arşivden bulmam zaman alabilirdi.
Umarım beğenmişsinizdir.Bu arada fotoğraflarımı beğenen boncuk dosttum, aynur a. ya da çok teşekkür ederim :)))
Sevgiler :)
11 Mart 2009 Çarşamba
Dostlara !!
Aslında ne çok şey vardır paylaşılacak.
Şen kahkalar atmak,sarılmak,dertleşmek,ağlamak,gezmek görmek istersiniz birlikte..Sadece düşündüğünüzle kalırsınız.Hep özlersiniz hep uzaktan bakarsınız.
Kimi çok yakındır size, kimiyle aranızda yollar,dağlar,denizler vardır.Olsun değişen birşey yoktur aslında ,hatta yakın olan uzak olandan daha az görülür.Mesafe değildir aradaki şey başka birşey adı olmayan birşey...
Zaman mıdır araya giren, yaşanmışlıklar mıdır kim bilir.
Sizinde varsa böyle dostlarınız, bir adım atalım derim birlikte...
Bu yazımı bugün, öyle dostlara armağan ediyorum,
Sevgiler ....