27 Nisan 2010 Salı
süpriz misafir...
26 Nisan 2010 Pazartesi
23 Nisan dan kalanlar..
Dualarım kabul oldu :))) 23 Nisan çok güzel geçti hava bir harikaydı..
Cuma sabahı Efecik sabah erken saatlerde annneee bugün 23 Nisan dimiiii diye bağırarak uyandırdı bizi :)) Sonra bir coşku heyecan başladık onun hazırlıklarına..Ben kıyafetlerini ayarlarken eşimde palyaço makyajı için işe koyuldu..Oğluşun parmak boyalarıyla ve eşimin de yeteneğiyle :)) Efecik boyandı :))) Sonra tüm aile gittik törene,bizimkiler en önce çıktılar en küçük sınıf oldukları için.Canım benim öyle heyecanlıydı ki ..Biz biraz korktuk hatta, bırakırmı dansı diye,ama çok şükür herşey çok güzeldi...
Karşılarında bir sürü insan olmasına rağmen hepsi çok iyi iş çıkardılar.
Onları ve öğretmenlerini tebrik ediyorum bir kez daha burdan,onlar bilmeselerde :)
Küçücük kalbinle o heyecanını bastırıp,bize böyle güzel bir duygu yaşattığın için binlerce teşekkür sana :)) Kocamannn öpüyorummm seni...
22 Nisan 2010 Perşembe
23 Nisan öncesi..
21 Nisan 2010 Çarşamba
Nehir için dua edelim...
15 Nisan 2010 Perşembe
Kazan mazan :))

Dün eve eşimin sayesinde erkencikten geldim...Bir naz, bir naz aldı beni iş çıkışı,sağolsun..Kötü alıştın hanfendi servisi beklemek istemiyorsun artık diyor..Ama ne yapayım onlarda saatlerce çıkmıyorlar ofisten.Hemen koca bey e bir telefon, sağolsun gelip alıyor beni :)))Fazla abartmamam lazım onu da farkettim ya neyse :)
Biraz vücudum kırgın bu aralar boğazım şişti; ama düzelicem haftasonu inşallah. Akşam Efoş erkenden uyuyunca malum okul sebebiyle erken yatırıyoruz.Ben de bir kaç fotoğraf denemesi için evde ne var ,ne yok kendime model seçtim(koca bey de dahil maymun oldu adamcağız :))..Dakikalarca yerde,havada kıvrana kıvrana iki büklüp şekillerde fotoğraf çekmeye çalıştım...Bunu sevdim yayınlamak istedim..Büyük kazanı ve yanındaki küçük kovayı tam 12 yıl önce sevgili Aynur Abla hediye etmişti..Ben hediyelerime ve hatırlattıklarına çok kıymet veririm..O yüzden evimde bir sürü kıyıp atamadığım kartlarım,küçük tokalar kurdeleler aman Allah ım ne ararsanız vardır :))
Yarın yakın bir aile dostumuzun kızının nikahı ve sonrasında burada düğün yemeği var..Umarım güzel bir gün ve gece geçiririz. Pazar günü için de henüz netleşmemiş bir sürü plan var kafamda :) Ama yarın erkenden kalkıp, biraz yürümek,kahvaltı sonrası da biraz ev işi yapmak zorundayım orası kesin...
aaaa bir de unutmadan, geçtiğimiz haftalarda pazardan maydonoz tohumu alıp ekmiştim.Hatırlarsanız.O maydonozlar yeşillenmeye başladı, yani ben maydonoz sanıyordum ama bambaşka bir fide büyüyür saksımda..Bunun hesabını sormak için bir hışımla pazardaki çiçekci amcayıda bulmam lazım...Zavallı Efecik maydonoz hayaliyle gelip gidip saksıya baktıkça gülsem gülemiyorum kızsam kızamıyorum :)) O da olsun anne belki bunlar karpuzdur ya da domatestir diyor..Ama havuç olsa daha çok sevinirmiş...
Neyseee,
Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum.
Sevgiyle...
Nehircce
13 Nisan 2010 Salı
3 film...
Bu hafta ite kaka 3 film izleme rekoru kırdım..Kendi rekorumu tabii..
Görülmemiştir pek benim bu kadar üst üste film izlediğim..
Hani kafa karışık, hatta boş boş bakıyorum ya son günlerde hayata..Kendimce doldurmak için uğraşlarım...
Filmlere gelince;
Avatar çok önyargıyla baktığım bir filmdi..Pazar günü eşim ve oğlumun merakına yenik düşüp oturdum kanepeye ve bir baktım kendimi kaptırmış izliyorum..İlginç bir hikaye,görsellik bence harika,emek verilmiş hoş bir filmdi doğrusu..Tavsiye ederim naçizane...
Ben severim aşk kokan her hikayeyi,sonuna kadar izledim.Ütü de bittiiii...Ohhh rahatladım..
Kesinlikle sağır ve dilsiz insanların toplumumuzda nasıl bir yere konduklarını görmeniz ve daha iyi gözlemleyebilmeniz için izlemelisiniz derim..
Bu güzel filmi de ne zamandır izleyecektim sözde,en son sevgili Zeren'in bloğunda bahsetmesi üzerine bir koşu gidip aldım bu filmi :))) Dün de bunu izledim..Bence biz blog yazarlarının,sevecekleri bir film de ayrıca...Çünkü kahramanlardan biri,hayatının çok sıkıcı devam ettiğine inandığı bir anda blog yazmaya karar veriyor.Veee bir yemek bloğu..İzlemeyenler için çok derinlemesine anlatmak istemiyorum.Ama merak ederseniz de sevgili Zeren çok güzel notlar düşmüş filmle ilgili..Onu bir okuyun derim...
Dün ki ruh halime göre daha iyiyim,ama kafamın karışıklığı devam etmekte...
Dip Not :
Sabah eşim benden önce çıktı evden.Apartman kapısından çıkınca baktım hala gitmemiş.Arabanın ön camını siliyor beni gördü ''hadi gel seni durağa kadar bırakıym'' dedi, genelde ben sorarım, mesafe kısa olduğu için ve erken çıktığı için basar gider...Şaşırdım sen sorunca dedim''bugün çok güzel olmuşsun,kıyamadım yürümene'' dedi...Ayy ne romantik ne romantik ayy bu erkekler...Çok komiksin dedim bende :))) Güzel mi olmuşum ki...
neyse bugünlük bu kadar,
öpüyorum hepinizi,iyi ki varsınız...
sevgiler
nehircce
12 Nisan 2010 Pazartesi
Karışık bir ben...
9 Nisan 2010 Cuma
Çalışma Odası düşleyenler için...
En çok mutfak ve çalışma odaları benim ilgimi çekiyor nedense..
Hani bir yatak odası (duvarın rengi,mobilyanın rengi vs..) için şu şöyle olsun,aman böyle olmalı gibi bir düşünce yok kafamda..Ama mutfak ve kütüphane yada çalışma odalarıyla ilgili bir sürü şey geçiyor aklımdan...Aaaa bir de balkon tabiii..İşte bu üç şey çok önemli benim için..
Evin erkekleri ise zaten kendileri için bir sürü şey düşünüyorlar.Efe odasına basket potası istiyor mesela,eşimde spor aletleriyle ilgili bir alan oluşturmak istiyor.Birde ıvır zıvır eşyaları toplayacak dolap çeşitlemeleri üzerine yoğunlaşmış durumdadır genelde...
Burda da sağ üst köşedekiyle, sol alt köşedeki alanları çok beğendim..Işık alan bir ortam da pencere ve perdeler ayrı birer detay da olsa, bence aydınlık, olmazsa olmaz galiba...
8 Nisan 2010 Perşembe
Antika..
Belki zorda kaldı sahibiniz paraya sıkıştı,sattı sizi bu antikacıya,ya da yenilerin büyüsüne kapılıp,bıraktı sizi de giderken geri de kalanlarla..
Bu dükkanın yükü ağır olsa gerek,her biriniz kendi hikayelerinizle nasıl da yer tutuyorsunuz orda.. Yeni sahipler bekliyorsunuz,yeni hikayeler tatmak, daha da kıymetlenmek en büyük arzunuz...Kim bilir...
5 Nisan 2010 Pazartesi
Kadıköy'den...
29 Mart 2010 Pazartesi
Haftasonundan...
26 Mart 2010 Cuma
Güzel mi...
Elle decor dergisinde gördüm bunu...Benim olsun istiyorum...
Eğer eşim bunu marangoz arkadaşlarına yaptırabilirse benim de kırlentler için aynı bu renk ince kot kumaşım var.
Evim büyük olsun,böyle kendime ait bir okuma köşem olsun nolur nolurrr :))
Henüz belli değil ama mecburi bir taşınma olayımız olabilir yaz sonu..Bakalım kısmet.Umarım kiraya değil de kendi evim olur da ona taşınırım...
Yarın Efe Bey in doktor kontrolü var şu hastalıklar yakasını bırakmadı bu sene..Umarım iyi geçer..Hava da iyi olacakmış yarın belki bir çay bahçesi park keyfimiz de olur...Pazara yağmur var bilginiz olsun :))
İyi haftasonları dostlar.
Sevgiler...
25 Mart 2010 Perşembe
Yol..
21 Mart 2010 Pazar
Pazar Pazar...
İyi pazarlar umarım, gününüz güzel başlamıştır.
Ben dün ve bugün erkenden kalkıp yürüyüş yaptım.Kendimi çok iyi hissediyorum.Biraz ayaklarım acıyor hamlamış vücudum :) Ama ruhum gayet iyi..
Cuma günü bahsettiğim balkon düzenleme faaliyetlerine; dün pazardan aldığım çiçek fideleri ve maydonoz tohumlarıyla başladık..Canım babam da istediğim saksılarımı almış.Bu sabah birlikte kahvaltı yaptıktan sonra,eşim ve oğlumla ilk iş bu güzel şeyleri toprakla buluşturduk.Can sularını verdik..
Onlarda mutluluklarını bana gülümseyerek gösterdiler.Nasıl güzel poz vermişler dimi :))
Birazdan buraya gideceğiz..Her bahar ilk ziyaret yerimizdir..Geçen sene de yazılarımda bahsetmiştim..Şehrin tam göbeğinde ayaklarınızın toprağa değebileceği,güzel fotoğraflar çekebileceğiniz,çocuğunuzla doyasıya oynayabileceğiniz bir mekan...Güzel kocaman bir bahçee...Zevkle tavsiye edibileceğim bizim ailece çok sevdiğimiz bir cennet...
19 Mart 2010 Cuma
Bahar...

16 Mart 2010 Salı
Hastayım hasta canım kesinlikle ıhlamur istemiyor !!!
9 Mart 2010 Salı
Yeni kitaplarım..
Buket Uzuner in yolda kitabı çok ilgimi çekti,ayrıca daha ince olduğu için önce ondan başladım..7 farklı yol hikayesi anlatılıyor bu kitapta..Birebir yazarın kendi yolculuklarından arta kalanlar güzel bir dille bizim için yazılmış .. İlk yol hikayesini dün otobüsle eve dönerken okudum.Çok beğendim.Diğerlerini de merakla bitirmeyi bekliyorum şimdi.. Okuyan arkadaşlarımın da fikirlerini beklerim.
Olasılıksız için, henüz bir fikrim yok ama çok okunduğunu ve beğenildiğini biliyorum.Benim aldığım 56.baskı düşünsenize harika bir başarı.. O yüzden yolda biter bitmez ona başlayacağım..
Bu ara ofiste toparlanması gereken bir sürü evrak var.Hiç hevesi olmayan bir de ben..
Küçük radyom açık elimde çay ya da kahve öyle camdan bakarken buluyorum kendimi sürekli..
Bahar yorgunluğu sanırım.. Aklımda yine bir sürü yapılacaklar listesi..Klasik bir bahar başlangıcı yaşıyorum anlaşılan..
Nehircce..
Öylesine...
8 Mart 2010 Pazartesi
İlk pozlar beğeninize...


5 Mart 2010 Cuma
Nerden nereye bağlantı kurmuşum...
3 Mart 2010 Çarşamba
Offff...
2 Mart 2010 Salı
Fotoğraf hikayem :)))
Küçüktüm babam ilk fotoğraf makinemizi alıp eve geldiğinde..Sevincimi ilk gün gibi hatırlıyorum.Ne kadar kıymetliydi bizim için...Eski bir vitrinimiz vardı annemin bardaklarını fincanlarını büyük bir özenle sergilediği..Orda bir köşe ayırdık ona hemen,elimize alıp alıp yerine koyuyorduk :)) Ben, eve kim gelse aaaa durun bir fotoğrafınızı çekeyim şeklindeydim uzun bir süre...Sonraları babam haliyle eski makineler filmli, habire fotoğrafçıya gidip film yaptırmaya başladı :))) Fotoğrafları alacağı gün, ki bu en az iki gündü eskiden.O günü bilir akşam babamın gelişini merakla beklerdim...İlk böyle başladı fotoğraf merakım, zaman zaman azaldı zaman zaman çoğaldı :)))
Sonra üniversite de yarım dönem de olsa fotoğrafçılık dersimizin olacağını öğrenip çok mutlu oldum..Tabii evdeki o eski makinayı okula götürmem mümkün değil :) Daha profesyonel bir makina almamız gerekiyordu..Zenit önerdi hocamız,babamı aradım hemen,aslında maddi durumu çok da uygun değildi biliyorum.Ama sağolsun,1 hafta içinde paketim elimdeydi...Yukarıdaki ZENİT benim olmuştu..40 tl ye almıştı babam..
Paketle birlikte annem bir tencere dolusu yaprak sarması göndermişti.Tencereyi arkadaşlarımın önüne koyup,makinayı kurcalamaya başladım..Arkamı döndüğümde tencerede hiç dolma kalmamıştı :))) Ben mi çok zaman kaybettim, yoksa onlar mı hızlı yediler hala bilmiyorum...
Şimdiiiii,uzun süredir deliler gibi fot.makinesi arayışında olduğumu biliyorsunuz..Oğlumun doğumundan sonra tam 3,5 yıldır harçlıklarımdan artırıp artırıp eşime bile biriktirdiğimi söylemediğim bir param vardı :))) Son rakamımı ona söylediğimde çok sevindi...Üstünden bir yük kalktığı için sanırım :) Cumartesi gününü bütün gün ev işi yaparak geçirmiştim..Pazar günü dışarı çıkınca elektronik eşya satan bir çok mağazaya baktık.Nihayet en uygunu Vatan da bulup karar aşamasına geldik...İki terazi burcu (eşimle ben) yani iki kararsız tezgahın önünde öyle kalakaldık..Çok heyecanlıydım ama ben :)) Sonunda tamam alalım dedim.Veeeeee aldıkkkk..Bu küçük canavar artık benim oldu...
Çok mutlu oldum...Hala mutluyum.Kendimi bu konuda geliştirmem lazım tabii, ama elimden geldiğince sizle güzel fotoğraflarla buluşmak için can atıyorum...
Sevgiler,
Nehircce
Not her iki fot.da netten alıntı kendi mak.henüz çekemedim...
26 Şubat 2010 Cuma
Mim ve Biz...
- Öncelikle karakterime yapışıp kalan,hassas ve kırılgan biriyimdir.İnsanlara gösterdiğim inceliği göremeyince de acayip üzülürüm..Deliyim dimi :))
- Eğer yaptığım işten zevk almıyorsan asla iç huzurum olmaz.Emri vakiden nefret ederim.
- Evimde ve işimde toplu olmaya çalışırım ama özellikle evimin küçüklüğü sebebiyle dağınıklıktan hep şikayet ederim.
- Birine bir söz verdiysem onu tutmalıyım.Yoksa çok mutsuz olurum.
- Zamanlama çok önemlidir benim için,özellikle buluşmalarda karşımdakinin de dakik olmasını çok isterim...
- Oğlumla verimli zaman geçirmek için kendimi, şartlarımı zorlamaktan çekinmem..
- Fotoğraf,kitap vazgeçemediğim iki hobimdir..
24 Şubat 2010 Çarşamba
Konserden...

19 Şubat 2010 Cuma
Nehircce den bir öneri..
Bu ara bu böcekle ilgili yazdım yazdım, yazamadım sonra donup kalıyorum..Günler akıp geçiyor.Biz eşimle bir program yaptık bu hafta başı, tüm ebeveynlere önerilir...Şöyleki her ikimizde yoğun çalıştığımız için eve geldiğimizde suyu sıkılmış sünger gibi kala kalıyoruz :) Özellikle eşim üçlü koltukta 70 lik ihtiyarlar gibi sürekli uyukluyor...Eee iyi de bir yere kadar dimi, valla çekilmiyor..
İşten gel yemek hazırla bulaşıklı ellerle sürekli Efe ye laf yetiştir.İsteklerini yerine getirmeye çalış, nereye kadar bu da can yaniii... Düşündüm düşündüm buna bir çare bulmam lazım,geçen pazar akşamı konuştum eşimle '' ben bir program yapıcam ama uygulayacağız tamam mı 'dedim.Neymiş o sayın kraliçem, dedi bana aklınca dalga geçiyor ...Dedim her akşam birimiz 1 saat ilgileneceğiz bu böcekle yoksa ben perişan oluyorum ayrıca o da mutsuz oluyor..Birşeyler yapmamız lazım..Peki dedi :))) Neyse böylece hergüne bir aktivite yazdım
örn: pazartesi eşimin eğlenceli oyun günüydü (önce güreş yaptılar :))) erkek milleti işte,sonra halının üstünde zıplayarak şarkı söylediler ) Pazartesi %80 migrenim tuttuğu için ilk günü ona yükledim..Ohhh yi yaptımm...Neyse dün sıra bendeydi aktivite boyamaydı boyanın türünü Efe bey seçti suluboya :)) birkaç kere su kavanozunu döksekte yılmadan,bir sincap ve gemi boyamayı başardık..
Çalışan anneler için,iyi fikir olabilir uygulandığında çok zevkli oluyor..Benden demesi gerisi size kalmış :))
Haa birde patronculuk oynadık..Efe anne iş yerinde neler olur diye sordu bende tek tek saydım..Hayali bir Hasan Bey yarattık o müşteri oldu..Efe elince telefon sözde onla konuşuyor...Bir ara anne Hasan Bey e söyle benim hem çişim hem taşım geldi dedi :)))))))
Buarada daha önce bahsetmedim taş pardon ama, kakaya verdiğimiz isim..Çünkü Efe ilk tuvalet alışkanlığını öğrenirken ikisini bir türlü ayıramıyordu birbirinden, bir kere aklıma böyle bir fikir gelmiş oldu..Çocuk 3,5 yaşında hala taşım geldi diyor..Kreşte de ablasına taşım geldiii çabuk çabuk diyomuş :)) Önce çok şaşırmış kadın tembihlemiştik aslında :)) neyse şimdi öğrenmiş normal karşılıyor...
Oğlum dedim böyle söylenmez çok ayıp, Hasan Bey e diyelim ki Efe Bey müsait değil...Hımmmm tamam o zaman deyip koştuk tuvalete :)))
İşte böylee, yazacak çok şey var, başınızı şişirmeyeyim daha fazla, yarın Bostancı Gösteri Merkezinde Candan Erçetin Konseri var bizim de gitme ihtimalimiz..İnşallah bir aksilik olmaz..
Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum..
Sevgiler
Nehircce
17 Şubat 2010 Çarşamba
Çok Efe den az benden...
15 Şubat 2010 Pazartesi
Haftasonundan kalanlar.
Bu haftasonu oldukca yorucu geçti.Eşimin annesi bizdeydi uzun bir süredir.Onu uğurladık Cumartesi günü, evimiz misafirle doldu taştı...Dün ev işlerimi bitirip, uzun süredir istediğim botlarımı almak üzere ailece çıktık yola :)) Yeşil Kundura da %50 indirim vardı ilk oraya baktık.Benim istediğim tarz bot 69,90 tl ye inmişti.Botu ayırtıp diğerlerine bakmak üzere başka bir alışveriş merkezine ışınlandık ...Efe fotoğraflarda göründüğünün aksine çok huysuzdu aslında, çok uykusu gelmişti.
Amaaaa BEN10 görünce çok sevindi.Mağaza girişine konan sevgili kahramanına sarılıp poz verdi bize.. Ben, Efe ağzında ilk ben10 (benten)'nu gevelemeye başladığında öyle aval aval bakınıyodum ona, acaba bu çocuk ne demek istiyor diye..Meğerse böyle bir çizgi film kahramanı varmış..Sonra epeyce aşina oldu kulaklarımız. Babannesi ben10 nevresim takımı hediye etti bizimkine..Nasıl mutlu bilemezsiniz..
Yalnız ben aşırı hayranlıklardan hep korktuğum için,sürekli bir sınırlamayla dolanıyorum evde...Çizgi filmi oynadığı zamanlarda süreli, ekran karşısında tutmaya çalışıyorum onu.Birde her istediğini almamaya dirensemde bir şekilde önüne geçilemiyor zamanla tabii..
Bu işin maddi boyutlarıda üzücü aslında, çocukların duyguları suistimal edilerek çok cazip pazarlama teknikleriyle (çizgi film kanallarında ki reklamlar,alışveriş merk. kostümlü kahramanlar) kocaman bir oyun oynuyorlar bizlere.Akıllı olmamız lazım aslında..Ne dersiniz :)
Günün sonunda Yeşilden ayırttığım botumu aldım (Ayağımda paralansın :)) ) 3 taksit yaptılar harika oldu..Eve oldukca yorgun geldik yolda uyuklayan Efoş sonra uyumak bilmedi. Ama kazasız belasız atlattık günü şükür ki..
Hepimize iyi bir hafta diliyorum..
Patron stresini lütfen az yaşayalım bu hafta, dimi ama :)))
12 Şubat 2010 Cuma
8 Şubat 2010 Pazartesi
Birlikte başardıkkk :)))
Merhaba,fazla söze gerek yok sanırım ne dersiniz ,fotoğraflar dillensin bu sefer...3 haftalık serüven mutlulukla bitti...




Kardeşim Zeyno,hemen atıldı çoraplara,ayaklar çıplaktı bizi karşıladıklarında...


Adresi ararken heyecanım başlamıştı ,mavi kapının önünde durup Eşref Bey in gelmesini beklerken de giderek arttı..Arabadan inip kafamı yukarı kaldırdığımda 2 yıl önceki aynı masum suratla karşılaşmak çok güzeldi...
5 Şubat 2010 Cuma
Paketlerimiz teslimden 1 gün önce :)))
3 Şubat 2010 Çarşamba
Bütün kızlar toplandık :)))
1 Şubat 2010 Pazartesi
Cuma son gün...
Dostlar merhaba,
Nihayet internete bağlanıp size yazabiliyorum..Merak eden arkadaşlarıma bir şekilde haber uçurdum; ama yazayım da gönlüm rahat olsun..Sevgili kardeşim zeyno da yorum yazarak bana ulaşamayan dostlara bilgi vermiş sağolsun :)) Bana ulaşamazsanız bundan sonra onun bloğundan bana not iletebilirsiniz :)) kardeş dayanışması bizimkisi özbe öz kardeşim kendisi :))
Şimdiiii,bilgi isteyenler için; elime henüz 3 paket ulaştı kendilerinin bilgileri var..Geleceğinden emin olduğum bir kaç paketim daha var ama henüz netleşmedi tabii..Yarın eşimle birlikte elden bir paket daha teslim alacağız.
(Hem üniversiteden güzel bir dost,hem de blog dostum kendisi :)) ) Bunların dışında eğer söz verilen paketler elime ulaşırsa sanırım Cuma günü eksiksiz gideceğiz Boncuk Mehmet'e .. Ayrıca buradan değil de,kendi çevremden toparlamaya çalıştığım bir de maddi boyutu var bu yardımın..O kısmı içinde son çalışmalarımı yapıyorum diyebilirim..
İnşallah Cumartesi bir yuva şenlenecek sayenizde,yüzler gülecek..
Herkese kucak dolusu sevgiler.
Yeni bağlantıya geçmek isteyen dostlar için iletişim; nehirce2008@mynet.com
Sevgiler...