12 Nisan 2010 Pazartesi

Karışık bir ben...


eeee nasılsınız ?

adet den cevap;iyiyim siz nasılsınız dır ya hani...


öyle bir gün..sıradan,anlamsız biraz.bir sürü devrik devrik cümleler kurup evirip çevirip bırakasım geliyor kendimi boşluğa...


Kolay kolay anlamını yitirmezdi eskiden bende ki ben ,ama bu aralar öyle şuursuz öyle çekilmezim ki..Yapmak isteyipte yapamadıklarımdan mı bilmiyorum..Evet evet galiba ondan..

Son günlerde sürekli kendimi birileriyle kıyaslar oldum..Yetersiz bir annesin, yetersiz bir eşsin ve belki yetersiz bir çalışansın vs.. niye böyle oldum nasıl bu hale geldim bilmiyorum.

Oysa öyle olmamasını nasıl istiyorum.Bazen beceremiyoruz işte..Öyle bir zaman sanırım şu zaman.

Hayatımda büyük bir heyecana mı ihtiyaç var ..Oysa çok istediğim bir şeyi daha alalı ne oldu, eee niye durdun,niye hevesin azaldı...

Geçer mi ki, geçmeli ama değil mi...geçmeli...

Daha bu yaşlarda yorulmamalı insan..Üzerine ondan habersiz atılmış ölü toprağınından silkelenmeli ,ılık bir duş almalı belki tazelenmeli...


Umarım...


Efecik,bundan sonrası senin için ;

Haftasonu seni gezdikdik,ikinci kez ata bindin hiç korkmadın, onu sevdin..Bizde babanla '' ooo adama bak sanki yılların binicisi,biz şu yaşımıza geldik bir dir ancak ata binmişliğimiz'' diye hayıflanıp durduk :)) Sonra kocaman bir trene binip anne bak yalnız başıma gittim geldim diye grur duydun kendinle..Sonra tiyatroya gittik,sen rüzgar rolünü aldın ben oscar almış kadar mutlu oldum senin için sana bakarken...


Dün Buket Uzuner in Yolda kitabını bitirdim gecikmeli olarak..Ama iyiydi, yedi farklı hikaye de yedi yeni şey öğrendim... Şimdi olasılıksız ı okuyorum, başlarda sıkılacağımı düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı sardı beni devamm...


İşte böyle dostlar, umarım haftamız güzel devam eder..

Fot.Efe nin annesinden :)) Geçen haftaya ait, zamandan çaldığımız bir poz..

Sevgiler

nehircce..

9 Nisan 2010 Cuma

Çalışma Odası düşleyenler için...

Zaman zaman ev hayallerimden bahsediyorum ya size,
En çok mutfak ve çalışma odaları benim ilgimi çekiyor nedense..
Hani bir yatak odası (duvarın rengi,mobilyanın rengi vs..) için şu şöyle olsun,aman böyle olmalı gibi bir düşünce yok kafamda..Ama mutfak ve kütüphane yada çalışma odalarıyla ilgili bir sürü şey geçiyor aklımdan...Aaaa bir de balkon tabiii..İşte bu üç şey çok önemli benim için..

Evin erkekleri ise zaten kendileri için bir sürü şey düşünüyorlar.Efe odasına basket potası istiyor mesela,eşimde spor aletleriyle ilgili bir alan oluşturmak istiyor.Birde ıvır zıvır eşyaları toplayacak dolap çeşitlemeleri üzerine yoğunlaşmış durumdadır genelde...



Bu alan oğluş için ne iyi olurdu :))

Bu çalışma alanı,sakin huzurlu,biraz romantik ruhlular için çok uygun bence :)) Ben de bu sunıfa dahil olabilir gibiyim..Ama çok pembe sankii değil mi..Kenarda bir pencere keyifli olsa gerek..Yaniii genel havasını çok beğendimm..


Burda da sağ üst köşedekiyle, sol alt köşedeki alanları çok beğendim..Işık alan bir ortam da pencere ve perdeler ayrı birer detay da olsa, bence aydınlık, olmazsa olmaz galiba...
Kendim için nette gezinirken bunları görüp sizlede paylaşmak istedim.Tamamı netten alınmıştır haliyle..Önemli bir detayı da atlamayayım en üste ki çalışma alanı, yazar Kate Mosse 'a aitmiş...
Tüm gerçekleşebilecek, hayalerimizin olması dileğiyle,iyi haftasonları dostlar.
Sevgiler
Nehircce

8 Nisan 2010 Perşembe

Antika..

Kim bilir, kimler bıraktı sizi geçmişten...Kim bilir hangi evleri nasıl da ihtişamla süslediniz...
Belki zorda kaldı sahibiniz paraya sıkıştı,sattı sizi bu antikacıya,ya da yenilerin büyüsüne kapılıp,bıraktı sizi de giderken geri de kalanlarla..

Bu dükkanın yükü ağır olsa gerek,her biriniz kendi hikayelerinizle nasıl da yer tutuyorsunuz orda.. Yeni sahipler bekliyorsunuz,yeni hikayeler tatmak, daha da kıymetlenmek en büyük arzunuz...Kim bilir...



Fot.Kadıköy'den yine küçük bir sokak kocaman bir antikacı dükkanından :)
Nehircce 'den sevgiler...

5 Nisan 2010 Pazartesi

Kadıköy'den...



Kadıköy ben seni çok seviyorum :)

Cumartesi günümüzü evde geçirdikten sonra pazar gününe kaçacak yer ararken yine yolumuz sana düştü... Eşim ve oğlum peşimde perişan olsalarda yine de güzeldi senle olmak...Sokaklarında gezinmek, durduğum her dükkan önünde her köşe başında fotoğraf çekmek...Niyeyse seni bir başka seviyorum ben.Bir yaşanmışlık var sanki geçmişten.

Eski İstanbul'un anlatıldığı tüm kitaplarda önce gözümde sen canlanıyorsun.

Seni sen gibi yaşayanlarda sahip çıkıyor sana değil mi ? Daha çok koruyup kolluyorlar seni.

Yenilenen evlerini görünce içim coşuyor heyecanlanıyorum biliyorum ki geçmişe ayna tutmakta sonsuz dirençlisin..Sen de seviyorsun kendini ve geçmişini..
Fotoğraflar nehircceye aittir.Acemidir ama umutludur :))
Sevgiler
Nehircce

29 Mart 2010 Pazartesi

Haftasonundan...


Merhaba,
Ben bugüne çok iyi başlamadım..Ama günü ortaladık inşallah yarın daha güzel olur diyip eve gitmek için can atıyorum..
Haftasonu,Cumartesi günü Efe'nin doktor kontrolu iyi geçti.Şükür çok ciddi bir durumu yok.Ama Nisan 15 e kadar dikkatli olun,çocuklarda mevsim geçişi yüzünden hastalık riski çok yüksek bu dönemde dedi..Öksürüğü bir türlü atamıyor bizimki,bakalım yeni ilaçlar işe yarar umarım :(
Hastane çıkışı Moda ya gitmeye karar verdik.Efe cıvıl cıvıl çocuk parkında hazırlıksız gittiğimiz için yerden bulduğu çubuklarla kürek yaparak kumda oynadı :))
Bizde etrafı gözlemleyip sürekli iç geçirdik şimdi burada bir yerde oturmak vardı diye..Park kapınızda,deniz karşınızda sohbet her daim var ohhh ne ala ne ala :)
Sonra sahile inip yürüdük...Yukarıdaki resimler o günden kalanlar..Hala çok acemiyim ve en kötüsü makinamın özelliklerini fırsat bulup kurcalayamıyorum...
Pazar günü hep evdeydik..Ev işi,yemek yapmak vs.. geçti..
İyi haftalar hepimize :)
Umarım yarın daha iyi bir gün olur...

26 Mart 2010 Cuma

Güzel mi...

Elle decor dergisinde gördüm bunu...
Benim olsun istiyorum...
Eğer eşim bunu marangoz arkadaşlarına yaptırabilirse benim de kırlentler için aynı bu renk ince kot kumaşım var.
Evim büyük olsun,böyle kendime ait bir okuma köşem olsun nolur nolurrr :))

Henüz belli değil ama mecburi bir taşınma olayımız olabilir yaz sonu..Bakalım kısmet.Umarım kiraya değil de kendi evim olur da ona taşınırım...

Yarın Efe Bey in doktor kontrolü var şu hastalıklar yakasını bırakmadı bu sene..Umarım iyi geçer..Hava da iyi olacakmış yarın belki bir çay bahçesi park keyfimiz de olur...Pazara yağmur var bilginiz olsun :))

İyi haftasonları dostlar.

Sevgiler...

25 Mart 2010 Perşembe

Yol..



Uzak şehirlerde mi yaşamam gerekli beni özlemen için,
Yollar uzadıkça,hasretim çoğalmalı mı illa
İlla,erişilemez mi olmalı yüreğim senin yüreğine...
Yanındayken sevsen beni,o yollar hiç girmese aramıza...
Sevmek için değil,sevdiğin için sevsen beni...
Nehircce

21 Mart 2010 Pazar

Pazar Pazar...

Merhaba,
İyi pazarlar umarım, gününüz güzel başlamıştır.

Ben dün ve bugün erkenden kalkıp yürüyüş yaptım.Kendimi çok iyi hissediyorum.Biraz ayaklarım acıyor hamlamış vücudum :) Ama ruhum gayet iyi..
Cuma günü bahsettiğim balkon düzenleme faaliyetlerine; dün pazardan aldığım çiçek fideleri ve maydonoz tohumlarıyla başladık..Canım babam da istediğim saksılarımı almış.Bu sabah birlikte kahvaltı yaptıktan sonra,eşim ve oğlumla ilk iş bu güzel şeyleri toprakla buluşturduk.Can sularını verdik..


Onlarda mutluluklarını bana gülümseyerek gösterdiler.Nasıl güzel poz vermişler dimi :))



Birazdan buraya gideceğiz..Her bahar ilk ziyaret yerimizdir..Geçen sene de yazılarımda bahsetmiştim..Şehrin tam göbeğinde ayaklarınızın toprağa değebileceği,güzel fotoğraflar çekebileceğiniz,çocuğunuzla doyasıya oynayabileceğiniz bir mekan...Güzel kocaman bir bahçee...Zevkle tavsiye edibileceğim bizim ailece çok sevdiğimiz bir cennet...
Hepimize iyi pazarlar...
Sevgiler
Nehircce


19 Mart 2010 Cuma

Bahar...


Fot.netten alıntıdır...

Merhaba,

Dün ofis bilgisayarıma format atıldı,beynimin formatı için henüz beklemedeyim.Yüreğim ise sınırda.Yenileniyorum anlayacağınız.

Bugün güzel şeyler yazmak istiyorum.Malum hava güzel.Küçük kalp kırıklarım var ama olsun o da geçer..Baharın enerjisi hepimizi yeni şeylere heveslendiriyor sanki..Kimi evinde kimi işinde kimi yüreğinde yenileniyor hayalleriyle..Ben en çok evimde istiyorum bu sene baharı, girsin çıkmasın kapımdan,balkonumdan,bacamdan her yerden.Dolsun taşsın.Pencere önlerini her sene heveslenip de bir türlü alamadığım rengarenk çiçeklerle süsleyeyim istiyorum.Küçük balkonuma masayı atıp, akşamları çayımı orda içeyim, fırsat bulursam az da kitap okuyayım istiyorum..
Yukarıdaki balkon benim olsa ne iyi olur mesela ahhh ahhh :) Bugün anlatmak istediklerimin tek tercümanı bu fotoğraf oysaki..

İşte böyle hani Candan diyor ya;

Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum
Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar !!
Ben bahar geldiğinde böyle olanlardanım...Ya siz ?

Hala dinlemediyseniz bu şarkıyı mutlaka dinleyin.Beni de hatırlayarak tabii :)
Hepimize iyi haftasonları..

Haaaa bu arada ben iyileştim şükür, o yüzden öpüyorum hepinizi..
Sevgiler dostlar...
Nehircce

16 Mart 2010 Salı

Hastayım hasta canım kesinlikle ıhlamur istemiyor !!!

Portakal suyu değil de, sağım solum boş ıhlamur bardaklarıyla doldu.Birazdan yine limonlu bir bitki çayı daha alacağım mutfağa gidip.Akşama sıkı bir ter atmadan geçmeyecek belli ki bu illet.

Biraz önce aile büyüklerinden birini aradım.Amannn sen misin arayan, o bende de dertli her zaman ki gibi daha da hasta..Ay bir kere de iyiyim kızım sen nasılsın der insan..Hastayım diyemeden telefonu kapadım.Alıştım ben ona ya yıllardır neyse..İşte yine de kızıyorum.Sen öksürürken telefonun diğer ucunda ki daha da bastırarak öksürüyor.Hay Allah ım naz nazzz nereye kadar...

Keyifsiz olunca yazmak istemiyor insan.Ama aklım hep sizde.İşim de gücümde hevesim yok. İstek sıfır.Patronun mailleri hep gecikmeli cevaplanıyor şu iki gündür.
Yakında sıkı bir azar ilişir maillerin altına.
Amannn offf oğlumu özledim,evimi özledim ben çabuk akşam olsunnnn...

Haftasonu bizim kızların hamam programları var :) Beni de davet ettiler ama benim hamam fobim var :) Fotoğraf çekmeme izin verirler mi ,dedim tasla kovalar kadınlar seni dediler :)
Oysa ne güzel,ne mistik fotoğraflar çekilirdi orda...Hamam rölövesi alamamış bir garip restoratör olarak hep istedim, bari hamam fotoğrafları çekeyim diye..Kısmet bakalım ne zamana..

Bu kızın bu ara sesi çıkmazsa merak etmeyin..
İyileşince görüşürüz olur mu :))
Şimdi öpsem sizi olmaz, size de bulaşır en iyisi el sallayayım burdan size :))
Sevgiler.

Nehircce

9 Mart 2010 Salı

Yeni kitaplarım..

Bu iki kitabı pazar günü binbir eziyetle gidebildiğimiz Kadıköy İmge den aldım.
Buket Uzuner in yolda kitabı çok ilgimi çekti,ayrıca daha ince olduğu için önce ondan başladım..7 farklı yol hikayesi anlatılıyor bu kitapta..Birebir yazarın kendi yolculuklarından arta kalanlar güzel bir dille bizim için yazılmış .. İlk yol hikayesini dün otobüsle eve dönerken okudum.Çok beğendim.Diğerlerini de merakla bitirmeyi bekliyorum şimdi.. Okuyan arkadaşlarımın da fikirlerini beklerim.

Olasılıksız için, henüz bir fikrim yok ama çok okunduğunu ve beğenildiğini biliyorum.Benim aldığım 56.baskı düşünsenize harika bir başarı.. O yüzden yolda biter bitmez ona başlayacağım..

Bu ara ofiste toparlanması gereken bir sürü evrak var.Hiç hevesi olmayan bir de ben..
Küçük radyom açık elimde çay ya da kahve öyle camdan bakarken buluyorum kendimi sürekli..
Bahar yorgunluğu sanırım.. Aklımda yine bir sürü yapılacaklar listesi..Klasik bir bahar başlangıcı yaşıyorum anlaşılan..

Nehircce..

Öylesine...

Efe Bey'le kısa kısa...

Annneee 5dk bekleymisin
bekliyorum.
Hıı tamam şimdi

bugün hava çok yağmuyluydu üşürüm diye dışayı çıkaymadı ananem

peki ne yaptın evde ?

oyun oynadımmm

resim yaptın mı?

yok sen gelmeden biraz sonra yapıcam ama...

annne sen ne zaman geleceksin..

Daha çok var gelmeme canım,

hııımm güneş batınca geleymisin peki,hava siyah olcak ya

tamam o zaman gelicem.

Babam ne zaman gelecek,

o bu gece yok yarın hava siyah olunca gelecek..

hımmm ama onun yanın da kıyafeti vaymı gömleği falan kirlenirse ne giycek...

Var oğlum merak etme..

tamam anne ben kapatıyorum ,senin de şarjın bitiyosa sen de kapat :)))))))

Efe ben seni çok seviyorum
tamam ben de seviyoyummm...


Biraz önceki telefon diyaloğumuz, benim öyle hoşuma gitti ki babasını önemseyip merakla kıyafetlerini sorması,sonra tel.şarj mevzuuu çok güldürdü beni...


Yazmak istedim.

Öylesine..

Sevgiler...

8 Mart 2010 Pazartesi

İlk pozlar beğeninize...



Merhaba,
Dilerim yeni hafta güzel başlamış olsun hepimiz için...
Biz Cuma günü koştur koştur 18:00 seyansına yetişerek Eyvah Eyvah a gidebildik.Filmi beğendik size de seve seve tavsiye ederim..Uzun süredir böyle içten gülmemiştim sanki, çok iyi geldi doğrusu...

Cumartesi malum evimin işlerini bitirip öğleden sonra da sevdiğim iki arkadaşımı ağırladım.Güzel vakit geçirdik.Sohbet ettik kahve içtik.Laf aramızda fal baktık :))
Pazar günü ise eşim ve benim ayrı ayrı planlarımız vardı.Ben son anda onlardan ayrı tek başıma bir şeyler yapmak istemeyip takıldım onların peşine...Önce Kadıköy e gidecektik; ama kadınlar günü mitingi sebebiyle yollar kapalıydı..Üsküdar a geçtik mecburen..Arabamızı tam da Kız Kulesi gişesinin önüne park etmişiz tamamen tesadüf...İnip biraz yürümekti amacımız, baktım teknenin içinde Kız Kulesine gidiyoruz..Efe de bizde çok heyecanlandık..Hepimiz için bir ilkti..Burnumuzun dibindeki güzellikleri hep sona bırakmak gibi bir adetimiz varya milletçe, işte bizde yıllardır gidememiştik..Kısmet düneymiş.


Bolca fotoğraf çektik.Eşim sürekli makinemi elimden aldı.Hayır birde sürekli ikaz halinde, merak benimdi ama ona da bulaştı sanırım...Ortak olmasa şaşardım zaten...Bir ara benim gibi çekim yapan bir fotoğraf meraklısıyla yanyana geldik.Hemen bir kaç soru sordum sağolsun yanıtladı.Bu işe bir başladın mı daha duramazsın,sonu yok bu hobinin dedi..Ne kadar haklı gözlerim sürekli fıldır fıldır ne çeksem ne çeksem diye :))))))))) Yukarıda Efe Bey bize poz verirken, pencere önünce ki pozu ben çektim ikinciyi eşim oda fena değil sanki..

Şimdilik bu kadar dostlar,

Veeee Kadınlar Günümüz kutlu olsun.Haksızlığa uğramadığımız,ezilmediğimiz günden güne kıymetimizin daha çok bilindiği bir yıl olsun bu sene tüm kadınlara...

Sevgiler
nehircce




5 Mart 2010 Cuma

Nerden nereye bağlantı kurmuşum...


Yandaki dairede tadilat başladı..Küt küttt beynimi kemiriyor sesler...Bir yıldır boş olan kocaman iş merkezi bu ayın ortalarına doğru tamamen dolacak sanırım...Kriz bitti mi ki acep...Niye eşimin şirketi hala aynı izin politikasını yürütmekte ısrarlı o zaman..O yüzden bizim evdeki kriz de bitmemiş oluyor haliyle.Şayet pazartesi günleri mecburi izinli olan eş, evde işime yaramıyor değil bazen..Bu kısmı beni mutlu eden tarafı tabii.

Oğlum daha geç uyanıyor o evdeyken, uykusunun arasında paldır küldür sepet gibi çıkarmıyoruz onu anneme.Yatağında, uyanıncaya kadar mışıl mışıl uyuyor mesela ...
Sonra birlikte kahvaltı yapıp birlikte okula gidiyorlar..Efe bey çok mutlu ben mutlu :)
Eşim canı isterse eve dönünce,bir de evi süpürüyor bazen, o zaman ben bir daha çok mutlu :)

Eve geldiğimde evde yaşanmışlık kokuyor.Mutfak çok dağınık oluyor ama olsun yaşanmışlığın izleri olarak görüp canımı sıkmıyorum çok da...
Yine de kriz silinse ülkemizden,bir daha hiç gelmese keşke..

***
Bu akşam sinema planı yapıyoruz eşimle,gidebilir miyiz ki acaba..Biraz erken çıkmam gerekiyor işten sorun yaparlar mı ki..Ama bir 15-20 dk. erken çıksam kime ne zararım olur ki...Di mi ama...Gerçi geçen hastalanıpta eve 2,5 saat önce gitmek için izin istediğimde aaa sen hep böyle hastalanır mısın ki dedi patronum..1 yıldır ilk kez istediğim iznin peşine.. Ben hep hastalanıyorum tabii,hatta sürüne sürüne geliyorum ama siz farkında değilsiniz...Offf şu emeklilik yaşımı bir doldura bilsemm..Ya da Milli Piyango bana çıksa mesela nasıl olur...

Kursam kendi işimi,huzurla çalışsam, yanımda da huzurla çalışılsa..
Neyse bu böyle gider...Haftasonu için güzel planlar kurup sonra hüsrana uğramak istemiyorum..İnşallah aklımdakileri yapabilir sonra da size anlatabilirim...
İyi hafta sonları yine hepimize...

Sevgiyle
nehircce...

3 Mart 2010 Çarşamba

Offff...

Hava güzel de benim pek keyfim yok..Ne çabuk kırılıyorum ben insanlara yaaa üffff...
Kendi gösterdiğim anlayışı hassasiyeti göremeyince sudan çıkmış balık gibi kalıyorum...

Öyle içim sıkılıyor,saf saf bakınıyorum yüzlerine belki ciğeri beş para etmez insanların yüzüne...

Onlarda 9 ay 10 günlük değil mi ki acaba...Anneleri kuş tüyüne mi doğurdu bunlar gibisini bilmiyorum...

Off çok manasız şimdi bunlar dimi,gidiyorum ben...Eve yakın bir markete gidip, işime yarar yaramaz dolduracağım sepeti..
Gittimm...

2 Mart 2010 Salı

Fotoğraf hikayem :)))

Küçüktüm babam ilk fotoğraf makinemizi alıp eve geldiğinde..Sevincimi ilk gün gibi hatırlıyorum.Ne kadar kıymetliydi bizim için...Eski bir vitrinimiz vardı annemin bardaklarını fincanlarını büyük bir özenle sergilediği..Orda bir köşe ayırdık ona hemen,elimize alıp alıp yerine koyuyorduk :)) Ben, eve kim gelse aaaa durun bir fotoğrafınızı çekeyim şeklindeydim uzun bir süre...

Sonraları babam haliyle eski makineler filmli, habire fotoğrafçıya gidip film yaptırmaya başladı :))) Fotoğrafları alacağı gün, ki bu en az iki gündü eskiden.O günü bilir akşam babamın gelişini merakla beklerdim...İlk böyle başladı fotoğraf merakım, zaman zaman azaldı zaman zaman çoğaldı :)))

Sonra üniversite de yarım dönem de olsa fotoğrafçılık dersimizin olacağını öğrenip çok mutlu oldum..Tabii evdeki o eski makinayı okula götürmem mümkün değil :) Daha profesyonel bir makina almamız gerekiyordu..Zenit önerdi hocamız,babamı aradım hemen,aslında maddi durumu çok da uygun değildi biliyorum.Ama sağolsun,1 hafta içinde paketim elimdeydi...Yukarıdaki ZENİT benim olmuştu..40 tl ye almıştı babam..

Paketle birlikte annem bir tencere dolusu yaprak sarması göndermişti.Tencereyi arkadaşlarımın önüne koyup,makinayı kurcalamaya başladım..Arkamı döndüğümde tencerede hiç dolma kalmamıştı :))) Ben mi çok zaman kaybettim, yoksa onlar mı hızlı yediler hala bilmiyorum...

Şimdiiiii,uzun süredir deliler gibi fot.makinesi arayışında olduğumu biliyorsunuz..Oğlumun doğumundan sonra tam 3,5 yıldır harçlıklarımdan artırıp artırıp eşime bile biriktirdiğimi söylemediğim bir param vardı :))) Son rakamımı ona söylediğimde çok sevindi...Üstünden bir yük kalktığı için sanırım :) Cumartesi gününü bütün gün ev işi yaparak geçirmiştim..Pazar günü dışarı çıkınca elektronik eşya satan bir çok mağazaya baktık.Nihayet en uygunu Vatan da bulup karar aşamasına geldik...İki terazi burcu (eşimle ben) yani iki kararsız tezgahın önünde öyle kalakaldık..Çok heyecanlıydım ama ben :)) Sonunda tamam alalım dedim.Veeeeee aldıkkkk..Bu küçük canavar artık benim oldu...

Çok mutlu oldum...Hala mutluyum.Kendimi bu konuda geliştirmem lazım tabii, ama elimden geldiğince sizle güzel fotoğraflarla buluşmak için can atıyorum...

Sevgiler,
Nehircce

Not her iki fot.da netten alıntı kendi mak.henüz çekemedim...

26 Şubat 2010 Cuma

Mim ve Biz...



Merhaba,
Sevgili Bahar mimlemiş beni,7 madde de kendimi anlatmamı istemiş.Tekrar teşekkür ederim kendisine,

  • Öncelikle karakterime yapışıp kalan,hassas ve kırılgan biriyimdir.İnsanlara gösterdiğim inceliği göremeyince de acayip üzülürüm..Deliyim dimi :))
  • Eğer yaptığım işten zevk almıyorsan asla iç huzurum olmaz.Emri vakiden nefret ederim.
  • Evimde ve işimde toplu olmaya çalışırım ama özellikle evimin küçüklüğü sebebiyle dağınıklıktan hep şikayet ederim.
  • Birine bir söz verdiysem onu tutmalıyım.Yoksa çok mutsuz olurum.
  • Zamanlama çok önemlidir benim için,özellikle buluşmalarda karşımdakinin de dakik olmasını çok isterim...
  • Oğlumla verimli zaman geçirmek için kendimi, şartlarımı zorlamaktan çekinmem..
  • Fotoğraf,kitap vazgeçemediğim iki hobimdir..
İşte böyle...
Daha cevaplayamadığım mimlerim var aslında, sahiplerinden binlerce kez özür dilerim.

Bu haftasonu yağmurlu olacakmış :(( Açık hava da yapılabilecek tüm planlar iptal oldu yine...Bu arada bugün, oturdum istediğim fot.makinemle ilgili bir araştırma yaptım.Biran önce karar vermem, güzel bahar fotoğrafları çekmem lazım :)

Efeyle ilgili bir haberim var size;sizce önemsiz olabilir de benim için Edison'un keşfi kadar önemli :)) ayyy abarttım sanırım :) Efe birçok şeyi erken öğrenmişti olması gereken bir çok şeyi yani, detaya girmeyeyim.Ama sayıları biliyor olmasına rağmen sırf dikkat çekmek için şaşırıyor gibi yapıyordu.Ya da yalan yanlış bir sürü şey söylüyordu aralarda.Çok uğraştık eşimle, deli olacaktık niye bu kadar önemsediysek.Nasılsa öğrenecek dimi yaniii, işte anne psikolojisi..Biraz kızdım sonra kendime.Ne zaman onu kendi haline bıraktık o da rahatladı.Dün kandil için annemlere gitmiştik.Orda birden bire yüksek sesle şakıdı resmen :))) hızlıca saydı..Nasıl sevindirik olduk anlatamam..Hepimiz de bir çoşku bir coşku :)))

Bir de migrenim tuttu akşam kandil ziyaretinden sonra karanlık da yatmak 10dk.da olsa uyumak tek çarem...Girdim odaya yatıyorum gelmiş yanıma '' annecim bak terliklerini ısıttım(peteğin üstünde ısıtıp gelmiş) kalkınca ayakların üşümesin ''dedi ... Öyle kalakaldım..İyi ki doğurmuşum onu,iyi ki benim oğlum olmuş.. Dilerim yüreğindeki bu merhamet hiç bitmesin...

Güzel bir haftasonu temennisiyle kaçıyorum,hava kapalı madem, daha fazla oyun oynayalım bizim afacanlarla,güzel bir animasyon bulalım izleyelim..Ben sanırım öyle yapıcam benim böcekle...

Haaa birde izleyenlerimden biri vazgeçmiş benden,noldu ki acaba ? birde kim bilmiyorum henüz, anlayamadım..Ama kalan sağlar hep benim :)) öpüyorummm sizi...

Sevgilerrrr...
Nehircce

24 Şubat 2010 Çarşamba

Konserden...


Merhaba,

Yazamadım yine, aslında haftabaşında büyük bir coşkuyla yazmaya karar vermiştim.İşteki stres yoğunluk hep ertelememe sebep oldu..
Blog arkadaşlarım artık haftasonu programlarından bahsederken ben geçtiğimiz haftasonundan bile bahsedemedim henüz..

Cumartesi günü Candan Erçetin konserine gidebildik :) bir harikaydı..Sesini hep beğenirdim şarkılarının da, bir çoğunu bilirim ucundan sonundan..Ama konserinde devleşen bu kadın, nerdeyse 3 saat hiç yorulmadan peşpeşe bir sürü şarkı söyledi bize..Aaaa bir de ne güzel dans ediyormuş...

Bir ara onun şarkılarına eşlik edemez oldum vallahi sesim kısıldı :)) Kadıncağız da ne bir kısılma, ne bir titreme hiç birşey olmadı :))
Üç kız kardeş ve eşimle birlikte gittik.Eşim konser başlangıcında görevliye kızdığı için,konseri Siyaset Meydanına katılmış da,Ali Kırcadan söz bekler gibi büyük bir ciddiyetle izledi..Ama biz kızların neşesi hemencik yerine geldi.Sonra sonra eşimde yumuşadı..Güzel bir geceydi eve gelince birer bardak ballı süt içtik malum sesler kısıldığı için :))
Bu ara işle ilgili çok keyfim yok.Yine git gellerim başladı bahar geldiya asıl işimi çok özler oldum..Şimdi eski binaların içinde, bahçelerinde ölçü alıyor olmak fotoğraf çekiyor olmak vardı...Ama bu ülkede, şartlar insanlara sevdikleri işi yaptırtmıyor..

İşte böyle, bu hafta içgüveysinden hallice geçiyor geçecek..Haftasonu için içim kıpır kıpır inşallah hava çok güzel olur.Çıkar biraz yürürüm.Oğlum bisiklete biner.Eşimle çay içeriz vs...

Hadi ben kaçtım öptüm sizi kocamannnn....

Sevgiler,
Nehircce

19 Şubat 2010 Cuma

Nehircce den bir öneri..

Bu ara bu böcekle ilgili yazdım yazdım, yazamadım sonra donup kalıyorum..Günler akıp geçiyor.

Biz eşimle bir program yaptık bu hafta başı, tüm ebeveynlere önerilir...Şöyleki her ikimizde yoğun çalıştığımız için eve geldiğimizde suyu sıkılmış sünger gibi kala kalıyoruz :) Özellikle eşim üçlü koltukta 70 lik ihtiyarlar gibi sürekli uyukluyor...Eee iyi de bir yere kadar dimi, valla çekilmiyor..

İşten gel yemek hazırla bulaşıklı ellerle sürekli Efe ye laf yetiştir.İsteklerini yerine getirmeye çalış, nereye kadar bu da can yaniii... Düşündüm düşündüm buna bir çare bulmam lazım,geçen pazar akşamı konuştum eşimle '' ben bir program yapıcam ama uygulayacağız tamam mı 'dedim.Neymiş o sayın kraliçem, dedi bana aklınca dalga geçiyor ...Dedim her akşam birimiz 1 saat ilgileneceğiz bu böcekle yoksa ben perişan oluyorum ayrıca o da mutsuz oluyor..Birşeyler yapmamız lazım..Peki dedi :))) Neyse böylece hergüne bir aktivite yazdım

örn: pazartesi eşimin eğlenceli oyun günüydü (önce güreş yaptılar :))) erkek milleti işte,sonra halının üstünde zıplayarak şarkı söylediler ) Pazartesi %80 migrenim tuttuğu için ilk günü ona yükledim..Ohhh yi yaptımm...Neyse dün sıra bendeydi aktivite boyamaydı boyanın türünü Efe bey seçti suluboya :)) birkaç kere su kavanozunu döksekte yılmadan,bir sincap ve gemi boyamayı başardık..
Çalışan anneler için,iyi fikir olabilir uygulandığında çok zevkli oluyor..Benden demesi gerisi size kalmış :))

Haa birde patronculuk oynadık..Efe anne iş yerinde neler olur diye sordu bende tek tek saydım..Hayali bir Hasan Bey yarattık o müşteri oldu..Efe elince telefon sözde onla konuşuyor...Bir ara anne Hasan Bey e söyle benim hem çişim hem taşım geldi dedi :)))))))
Buarada daha önce bahsetmedim taş pardon ama, kakaya verdiğimiz isim..Çünkü Efe ilk tuvalet alışkanlığını öğrenirken ikisini bir türlü ayıramıyordu birbirinden, bir kere aklıma böyle bir fikir gelmiş oldu..Çocuk 3,5 yaşında hala taşım geldi diyor..Kreşte de ablasına taşım geldiii çabuk çabuk diyomuş :)) Önce çok şaşırmış kadın tembihlemiştik aslında :)) neyse şimdi öğrenmiş normal karşılıyor...

Oğlum dedim böyle söylenmez çok ayıp, Hasan Bey e diyelim ki Efe Bey müsait değil...Hımmmm tamam o zaman deyip koştuk tuvalete :)))

İşte böylee, yazacak çok şey var, başınızı şişirmeyeyim daha fazla, yarın Bostancı Gösteri Merkezinde Candan Erçetin Konseri var bizim de gitme ihtimalimiz..İnşallah bir aksilik olmaz..

Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum..

Sevgiler
Nehircce

17 Şubat 2010 Çarşamba

Çok Efe den az benden...


Dün biraz rahatsızdım,işten 3 gibi izin alıp çıktım..Patronum pek memnun olmadı ama olanı da duymadım zaten..İnsanız hastalanabiliriz değil mi..Robotların bile bir dayanma güçleri var...

Neyse Efe kreşteydi o saatlerde annemi arayıp onu ben alıcam dedim..Aslında öyle halsizdim ki, ama bir daha böyle bir fırsat yakalayamayacağımı bildiğimden ona süpriz yapmak istedim..


Zaten bizim böcek sürekli ''anne sen beni bigün okuldan alaymısın,akadaşlarımın hep annesi geliyoo ama ''gibi veryansınlarda bulunuyordu..Bu zamanlama cukk oturdu bunun üstüne..

Önce öğretmeniyle ilk veli toplantımı yapmış oldum..Çok eğlenceliydi biran kendimi kocaman bir kadın gibi hissettim..Bazen anne olduğunu unutan biri için kocamann bir gerçekle yüzleştim tekrar...Güzel şeyler duydum teyzeleri, oğluşla ilgili :) Bizim yanımızda daha çekingen duran böcek meğerse oldukca kendine güvenen bir edayla konuşurmuş sınıfta..Haksızlığa hiç gelemez ve muhakkak kendini savunur dedi öğretmeni..Haaa birde yaratıcı çok dedi,söz alıp kendi uydurduğu ( pardon bestelediği :) ) şarkılar söylermiş :))) nasıl hoşuma gitti bilemezsiniz..Maşallah oğluma..Diyeceksiniz ki sen oğlunu tanımıyor muydun :) ki valla haklısınız ama meğer birinin bana ayna tutmasına ne çok ihtiyacım varmış...

Sonra birlikte sınıfına çıktık oğluşun...Bu günlerde biraz hasta ama orda canavar gibiydi valla..Önce beni fark etmedi koca sesiyle sınıf ablasını çağırıyordu.Beni bir gördü şokkkk hemen elini ağzına soktu utandı kızardı :)) Öğretmenine dedim ki haaa işte bize hep böyle yapıyor :)) Kadında şaşırdı...

Kuzucukla döndük evimize,yolda ve bütün gece çok mutluydu, hastalığı şuan yavaş seyrediyor; ama alerjik bir durum söz konusu artmasından korkuyorum..İnşallah biran önce iyileşir...

Efoş'un son günlerde söylemeye çalıştığı kelimelerle son vereyim, bu paylaşıma ...


Anne ben çiholaka yiycem...

Anne tevezyonu açaymısın...

Anne bana sürpiz yumuyta alaymısın..

Anne jumbo mu veyey misin...

Anne bu benim çocuk kolongam (kolanya)...

Anne çiss film (çizgi film)izlemek istiyoyuummm...


Biz çiholaka deyişine çok gülüyoruz.Sürekli söyletip söyletip gülüşüyoruz bezen alenen bazen gizlice :))))
nt..görsel netten alıntıdır..

15 Şubat 2010 Pazartesi

Haftasonundan kalanlar.

Bu haftasonu oldukca yorucu geçti.Eşimin annesi bizdeydi uzun bir süredir.Onu uğurladık Cumartesi günü, evimiz misafirle doldu taştı...

Dün ev işlerimi bitirip, uzun süredir istediğim botlarımı almak üzere ailece çıktık yola :)) Yeşil Kundura da %50 indirim vardı ilk oraya baktık.Benim istediğim tarz bot 69,90 tl ye inmişti.Botu ayırtıp diğerlerine bakmak üzere başka bir alışveriş merkezine ışınlandık ...Efe fotoğraflarda göründüğünün aksine çok huysuzdu aslında, çok uykusu gelmişti.

Amaaaa BEN10 görünce çok sevindi.Mağaza girişine konan sevgili kahramanına sarılıp poz verdi bize.. Ben, Efe ağzında ilk ben10 (benten)'nu gevelemeye başladığında öyle aval aval bakınıyodum ona, acaba bu çocuk ne demek istiyor diye..Meğerse böyle bir çizgi film kahramanı varmış..Sonra epeyce aşina oldu kulaklarımız. Babannesi ben10 nevresim takımı hediye etti bizimkine..Nasıl mutlu bilemezsiniz..

Yalnız ben aşırı hayranlıklardan hep korktuğum için,sürekli bir sınırlamayla dolanıyorum evde...Çizgi filmi oynadığı zamanlarda süreli, ekran karşısında tutmaya çalışıyorum onu.Birde her istediğini almamaya dirensemde bir şekilde önüne geçilemiyor zamanla tabii..

Bu işin maddi boyutlarıda üzücü aslında, çocukların duyguları suistimal edilerek çok cazip pazarlama teknikleriyle (çizgi film kanallarında ki reklamlar,alışveriş merk. kostümlü kahramanlar) kocaman bir oyun oynuyorlar bizlere.Akıllı olmamız lazım aslında..Ne dersiniz :)

Günün sonunda Yeşilden ayırttığım botumu aldım (Ayağımda paralansın :)) ) 3 taksit yaptılar harika oldu..Eve oldukca yorgun geldik yolda uyuklayan Efoş sonra uyumak bilmedi. Ama kazasız belasız atlattık günü şükür ki..

Hepimize iyi bir hafta diliyorum..
Patron stresini lütfen az yaşayalım bu hafta, dimi ama :)))

12 Şubat 2010 Cuma

Bügünlerde ben;
Ruhum dingin,günler sıralı akıp gidiyor..İş, güç ,ev,çocuk,eş sıralamasında periyodik tekrarlar var..Kafam yapamadıklarımla dolu ama ümitsizliğe kapılmak istemiyorum.Yapabileceklerimi düşlüyorum rahatlıyorum..
Son zamanlarda çok istediğim fot.makineme yaklaşma hayali, beni çok sevindiriyor mesela,ellerimi titretiyor hatta düşündükçe...Lütfen benim olsun...
İnsanların neyle uğraştıları, önemli değil bir hobileri muhakkak olmalı bence.Ben bu yoğun ve moloton hayatın için de ona sığınmak için can atıyorum resmen...
***
Dün Siyah Sütü okuyup bitirdim nihayet...Daha önce bir sürü tavsiye yorumu gelmişti haklıymışsınız hepiniz,çok beğendim.Hamilelik öncesi ve sonrası yaşanılan olaylar dizisi çok hoş ve akıcı anlatılmış.Bitince şükrettim o dönemdeki halime, öyle bir ruh haline girmediğim için kendimi şanslı hissettim.. Tavsiye ederim okuyun.Yazar içimizdeki iç sesleri nasıl kişiselleştirmiş çok beğeneceksiniz..
Bunun dışında birde vakit buldukca annem için siyah bir şal yapmaya çalışıyorum..Oda ancak bu ayın sonunda biter gibi :) Annem 'kızım bahar geldi bu şalı ben böyle giderse seneye örterim' dese de ben bir gayret yapmaya çalışıyorum..Gücümü tüketmeden beynimi dinlendiriyorum sanki onla meşgulken..
Bu akşam misafirlerimiz var ve yarında.Ama pazarı kendime ayırmak istiyorum..Öyle ihtiyacım var ki buna..Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum.
Not:Merak eden olursa fotoğraf nehircce ye ait :) 2008 Kapalıçarşı'dan...(Canon D350)

8 Şubat 2010 Pazartesi

Birlikte başardıkkk :)))

Merhaba,fazla söze gerek yok sanırım ne dersiniz ,fotoğraflar dillensin bu sefer...
3 haftalık serüven mutlulukla bitti...











Kardeşim Zeyno,hemen atıldı çoraplara,ayaklar çıplaktı bizi karşıladıklarında...






Adresi ararken heyecanım başlamıştı ,mavi kapının önünde durup Eşref Bey in gelmesini beklerken de giderek arttı..Arabadan inip kafamı yukarı kaldırdığımda 2 yıl önceki aynı masum suratla karşılaşmak çok güzeldi...
İçim çok rahat şimdi, eminim sizin de öyledir..İyi ki benimle birlik oldunuz..Beni tanımadan bilmeden desteğinizle onurlandırdınız..Siz olmasaydınız bu kadarını yapamazdım..İyi ki varsınız tek tek sarılıp kucaklıyorum sıcacık öpüyorum hepinizi...
Yorumlarıyla da yanımda olduklarını bildiğim dostlar sağolun..Maneviyatta öyle önemliydi ki..
Sevgiler...
Nehircce

5 Şubat 2010 Cuma

Paketlerimiz teslimden 1 gün önce :)))

Dostlar paketlerimiz hazır,yarın yüzler gülecek inşallah :)) bu ay ki kiralarının da büyük bir kısmını toparladım :)) Erzakları da yine güzel yürekli bir blog dostumuz tarafından karşılandı :))) Yarın büyük buluşma büyük gün...
Sağolun çok seviyorum ben sizi :)))
Kocaman sevgiler hepinize :))

3 Şubat 2010 Çarşamba

Bütün kızlar toplandık :)))


Çok mutluyum sebebini biliyor bunu okuyan bir çok güzel yürek :))
Bütün kızlar toplandık fotosu ekledim..Nasıl beğendiniz mi..Bu bizi, blog dostluğumuzu gösteriyor bence :))) Kendisini 2 yıl önce Kapalıçarşı daki çalışmamız sırasında Canon D350 ile çekmiştim..
Sonra çok sevdim bilmeden bu günü, bugün ki yüreğimi çekmişim..
Hepinizi çok seviyorum ben, iyi ki varsınız iyi ki tanıdım ayrı ayrı hepinizi..
Dost bilmeden,tanımadan da kazanıla biliniyormuş meğer...
Kaybettiğim ne çok zaman oldu oysa :((
Sıcacık kucaklıyorum hepinizi :))
Sevgiler...

1 Şubat 2010 Pazartesi

Cuma son gün...



Dostlar merhaba,

Nihayet internete bağlanıp size yazabiliyorum..Merak eden arkadaşlarıma bir şekilde haber uçurdum; ama yazayım da gönlüm rahat olsun..Sevgili kardeşim zeyno da yorum yazarak bana ulaşamayan dostlara bilgi vermiş sağolsun :)) Bana ulaşamazsanız bundan sonra onun bloğundan bana not iletebilirsiniz :)) kardeş dayanışması bizimkisi özbe öz kardeşim kendisi :))

Şimdiiii,bilgi isteyenler için; elime henüz 3 paket ulaştı kendilerinin bilgileri var..Geleceğinden emin olduğum bir kaç paketim daha var ama henüz netleşmedi tabii..Yarın eşimle birlikte elden bir paket daha teslim alacağız.

(Hem üniversiteden güzel bir dost,hem de blog dostum kendisi :)) ) Bunların dışında eğer söz verilen paketler elime ulaşırsa sanırım Cuma günü eksiksiz gideceğiz Boncuk Mehmet'e .. Ayrıca buradan değil de,kendi çevremden toparlamaya çalıştığım bir de maddi boyutu var bu yardımın..O kısmı içinde son çalışmalarımı yapıyorum diyebilirim..

İnşallah Cumartesi bir yuva şenlenecek sayenizde,yüzler gülecek..

Herkese kucak dolusu sevgiler.

Yeni bağlantıya geçmek isteyen dostlar için iletişim; nehirce2008@mynet.com

Sevgiler...

26 Ocak 2010 Salı

ilk paket geldi :))

İlk yardım paketim bugün elime ulaştı..Çok sevindim hemen paket sahibine haber verdim..
Yardım gizli olursa daha makbul olurmuş o yüzden burdan isim vermeyeceğim o kendini biliyor :) Heyecanla bir sonrakini bekliyorum şimdi..

Arkadaşlar Mehmet le ilgili bir yeni haber var, biraz can sıkıcı ama paylaşayım istiyorum..Geçen hafta aldım haberi Eşref Bey maalesef işten çıkarılmış..Bahsetmiştim hani,bir lokantada bulaşıkcılık yapıyormuş diye...Patronu hem bulaşık hem de servis işini yaptırmak için bir bayan eleman alacakmış, yada almış..Hepimiz maruz kalıyoruzya bu duruma sinir oluyorum az para çok iş...

Neyse bu konuyu biran önce halledip huzura ermek ve gönül rahatlığıyla işime ve tekrar aynı tempoda bloğuma geri dönmek istiyorum :)))
Herkese kucak dolusu sevgiler...

20 Ocak 2010 Çarşamba

Yardım kampanyamızdan kısa notlar...

Merhaba arkadaşlar,
Yoğun geçiyor günlerim,sık yazamıyorum maalesef...Özellikle işde oldukca yoğunuz..Ama her fırsatta yardım çağrım için gelen mailleri ve yorumları kontrol ediyor ve cevaplamaya çalışıyorum.Öncelikle hepinize tekrar teşekkür etmek isterim..Bloglarında büyük bir incelik göstererek, duyuruma eşlik eden güzel yüreklere de...

Blog arkadaşlarıma ve bir şekilde duyup haberdar olan,dışardan izleyenlere gönderileri için,posta adresimi verdim..Yazışmalarım hala devam ediyor şuan için.Henüz erken,elime ulaşan bir paket yok yalnız önümüzde ki hafta sanırım daha netleşmiş olacağız listenin son durumunu vermek için... Ama ön bir bilgi isteyenler için,

İç çamaşırı,pijama,defter,kalem,oyun hamuru gibi ihtiyaçları sahiplenen arkadaşlarım oldu.Ayrıca giysi için de mailler aldım, alıyorum..Sevgili Banu(Zuzuların annesi) çocuklarımıza küçük gelen az giyilmiş kıyafetlerde olur mu diye sormuştu bence çok iyi bir fikir.. Banucuğumu yanıtlamıştım zaten; ama burdan bir kez de size duyurayım.Arzu ederseniz çocuklarınızın küçük gelen kıyafetlerini de gönderebilirsiniz.Sonuçta o kadar çok çabuk büyüyorlar ki eskimeden yenisini alıyoruz afacanlara...Erzak için de bir dostum,adreslerine netten alışveriş yöntemiyle gönderi yapacğını söyledi.Ona da en kısa zamanda Eşref Bey in adresini ileteceğim.

Birde mont ve ayakkabı için bir talep olmadı,bunlar için de az kullanılmış olanlardan gönderebilirsiniz derim.. Ayrıca etrafımda ki insanlara da duyurmaya çalışıyorum tabii ki, birçok arkadaşım da sahip çıkmak istiyor Mehmet e, 6 Şubat günü beni yalnız bırakmayacaklar inş.hep birlikte gideceğiz onlarla ..O karşılaşma anını öyle çok merak ediyorum ki bilemezsiniz...

Yukarıda ki fot.netten alıntı elbette,bana koca bir okyanusta bizi anımsattı,küçük damlalar gibiyiz ama varız :)) Biz damladıkça hem gönüller,hem okyanuslar coşacak...

Herkese kucak dolusu sevgiler...

15 Ocak 2010 Cuma

Haydi eller birleşsin...

Bir elin nesi var çok elin herşeyi...

Dostlar yorumlarınıza çok sevindim.Yanımda olduğunuzu hissetmek çok güzel.Şimdilik sayımız az gibi ama olsun,eminim böylede Mehmet in bir çok ihtiyacını gidereceğiz elele vererek...

Dün Mehmet in babası Eşref Bey le görüştüm.
Mehmet in ara sıra mide bulantısı ve baş ağrıları dışında pek bir şikayeti yokmuş.Burhan ın aldığı bilgilere ek birde bunları öğrendim sağlığıyla ilgili..Şükür diyorum elbette, ben onu sağlam buldum ya onlar da geçer inşallah...
(Eminönü Küçük Pazar da bir lokantanın mutfağında bulaşıkçı olarak çalışıyormuş Eşref Bey şu anda..700 TL maaş alıyormuş ve maalesef SSK sı yokmuş :( )

Çok mütevazi biri,hiç birşey yapmasanız bile aradınızya insanlık ölmemiş dedi bana,çok duygulandım birde sizlerin varlığını bilse ne çok sevincek kim bilir..Ölmedik biz, sayımız az ama varız :))) Yediğimiz içtiğimiz herşeyin kıymetini biliyoruz şükür.Biz tokken açların halinden anlayabiliyoruz..Yüreğimizde merhametimiz var ve bitmesin...

Arkadaşlar Eşref Bey in ağzından bir kaç birşey alabildim.. Ençok ne seviyor Mehmet dedim bana, bacım valla en çok pudingle saralle seviyor dedi :)) alıyorum ara sıra almasına da 2 günde bitiriyorlar 2 kardeş dedi :))) Listemin başında Saralle var anlayacağınız :)) Onu ben halledicem diğer gıda eksikleriyle birlikte ..Kargoyla gıda göndermeniz zor olur diye düşündüm..

Sizden ricam aşağıdaki listeden alabileceklerinizi bana yorumlarınızla bildirmeniz yada nehirce2008@mynet.com a mail atmanız..Sonra ben size kendi kargo adresimi yazacağım.Böylece gerçek isimlerimizle de tanışmış olacağız :))
Bugün itibariyle - 5 Şubat tarihine kadar elime ulaşan tüm paketleri 6 Şubat Cumartesi günü bir aksilik olmaz ise eğer,şahsen gidip teslim edeceğim aileye..Tüm detayları da fotoğraflarla sizlere aktaracağım hemen..

Mehmet le ilgili bilgiler şöyle;
4 yaşında ama gelişimi 3 yaş civarında
ayak numarası 26-27
Beyaz tenli mavi gözlü, yakışıklı küçük bir adam :)
Birde 2 yaşında erkek kardeşi var..

Alabileceklerimiz;

  • Ayakkabı yada bot
  • Kazak veya kışlık üstler.
  • Kışlık pijama
  • Mont
  • İç çamaşırı
  • Kışlık çorap,batik
  • Kışlık terlik
  • Boyama kitabı
  • Renkli boya kalemleri
  • Oyuncak
  • Resim Defteri
  • Hikaye kitapları

Aklıma gelenler bunlar belki gönlünüzden o yaşlarda küçük bir çocuğu sevindirecek başka bir hediye de geçebilir küçük sevimli şeyler..Size kalmış..

Dostlar şimdilik benden bu kadar etrafınızdaki insanlarla da paylaşırsanız belki ihtiyaçları çabucak toparlar teslimi daha erkene de çekebiliriz.Ne dersiniz ?

Hepinize bu birliktelik ruhu için,beni takip edip böyle bir paylaşımda elimden tuttuğunuz ya da tutacağınız için sonsuz teşekkürler..

Sevgiyle..

13 Ocak 2010 Çarşamba

MÜJDEEEEEEE :))

Merhaba dostlarrr,

Yokum dimi ne zamandır.Düne kadar, pek de yazasım yoktu ne yalan söyleyeyim..

(Birikmiş mimlerim ve ödüllerim var oysaki,yazmalıydım özür dilerim...)

Dün akşam servisle eve dönerken telefonuma gelen haber beni inanılmaz sevindirdi...Yazma coşkum yerine geldi :)))
Ne mi oldu ??Bu yazımda bahsetmiştim size,mavi gözlü küçük adamdan.Evetttt o gün bugündür peşindeydik..O minik adamın..Dün buldukkkkkkkkkkkkk :)))

Eski iş arkadaşım,sevgili Burhan dan yardım istemiştim kendisi hala o bölgede çalışıyordu.Aramaları dün sonuç vermiş :)))

Yalnız bir detayı yanlış hatırlıyormuş, bendeniz :) Boncuğun ismi zihnimde hep Ahmet olarak kalmıştı; oysa ki Mehmetmiş :) Sonra hatırladım tabii, Burhan söyleyince :)) Güzel yürekli arkadaşım,itirazsız arama teklifimi kabul etmişti.Tekrar sağolsun...

Önce onu bulduğum için sevinirken,diğer taraftan ameliyat olduğunu ve durumunun iyiye gittiğini öğrenmek beni inanılmaz mutlu etti ..Yeşil kartları sayesinde Siyami Ersek Hastanesinde ameliyatını yaptırabilmiş babası... 6 saat sürmüş,küçücük bedeni çok yorulmuş,yazıf düşmüş.Ancak şimdi çok daha iyiymiş :)) Dün gözlerimde ki sevinç görülmeye değerdi doğrusu..


Boğazımdaki yumru hafifledi :))

Şuan için sağlıkla ilgili bir problemleri yok çok şükür :)Rutin kontroller dışında hastaneye gitmesine gerek kalmamış..Ama maddi sıkıntılar devam ediyormuş tabii..Üstelik Mehmet in birde kardeşi olmuş..

Şimdi yeni bağlantılar kurup nelere ihtiyaçları var öğrenmeye çalışacağım.

Beni o yazımda yalnız bırakmayan ve bu haberi heyecanla bekleyen dostlar müjdem size...Şimdi hala benim yanımda olmak isterseniz yorumlarınızı bekliyorum...

Bir sonraki postumda daha detaylı bilgi vereceğim sanırım..

Herkese kucak dolusu sevgiler..

8 Ocak 2010 Cuma

yeni..


Her gün bir yerden dönmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan,donmadan akmak ne ala
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
Mevlana...
Okurken dayanamadım paylaşmak istedim..
Yeni şeyler söylemek,
yeni güne yeni umutlarla açmak gözleri
yesyeni olmak birden bire...
ne iyi olurdu....
yenilenmek ne güzel olsa gerek..
Öyle ihtiyacım varki beynime bir format atmaya...
Güzel bir haftasonu diliyorum hepimize...
Sevgiler :))

Fot.netten alıntıdır onu da çok beğendim..Kiminse ellerine sağlık...

4 Ocak 2010 Pazartesi

JUMBO..

Amannn nehircce buda nerden çıktı diyorsunuz şimdi, duydum sizi :))

Bu benim 2.oğlum Efe doğmadan girdi hayatımıza,(Babanneden hediye geldi)Efe dünyaya gelince de ilk arkadaşı oldu.Eline alabildiği ilk oyuncağı evirip çevirip konuşmaya çalıştığı hayat arkadaşı oldu zamanla :))

Ben Efe den önce davranıp, o henüz konuşmayı öğrenmeden ,ismini koyuverdim..En çok sevdiğim çizgifilm kahramanının ismini verdim JUMBO :)) çok alıştık çok sevdik ailecek kendisini...
Oğluş zamanla elinden düşürmez,gittiğimiz her yere, ya elinde ya çantasında götürür oldu onu..

Son 1 aydır fazla ilgili arkadaşıyla,geçen gün bana anne jumbo çok üşüyoymuş ona kazak öyeymisin dedi...Hatta Jumbo söyledi bana dedi :)) Ben ne yaparım nasıl olur diye düşünürken babannesi bir günde yapıverdi bu muhteşem yeleği :)) Normalde torunlarından alışık kadın, sürekli birşeyler örmeğe;ama elinde jumbo sırt ve kol ölçüsü alırken çok komikti,öldük gülmekten ailece :))) Düğmeleri de uydurduk tastamam hazır oldu jumbo bu kışa :))) Çok sevindi oğluş,jumbo da teşekkür etmiş öyle söyledi :))

***
Pek bir iyiydi araları, dün geceye kadar..Efoş u uyutmak için yanına yattım kitabını okudum,sonra o jumbo ve bana hayali masalını anlattı neyse sonra duasını etti.. (Allah ım bana güzel rüyalay göstey tamam mı :) bi de bizi kötülükleyden koyu) Bende kendi kitabımı okuyayım şimdi tamam mı efecim dedim tamam dedi...

Neyse bende aldım elime kitabımı okuyorum yüzüm gece lambasına dönük,oda arkamda uyumak üzere, diye düşünürken.Birden içimde bir huzursuzluk oldu arkamı döndüm,benim içli oğlum ağlamaklı,nolduu efoşşş ??anne jumbo benle konuşmuyo küsmüş, ama ben ona bişey yapmadım ki...Durumu toparlamaya çalışıp sarıldım ona,annecim dedim sabah sen onla pek ilgilenmedin yalnız kaldı belki ondandır ..Yokk ben onu istemiyoyum aytıkkk gitsin o dedi..

Sarıldık birbirimize,uyumak üzere tam,kaldırdı kafasını ben koyktum Jumboooo gelsin diye ağlamaya başladı...Ayyy napacağımı bilemedim neyse, sarıldı Jumbosuna öptü onu barıştınız mı oğlum ??? evet bayıştık :))
Neyse şükür,uyudu..Öyle gömmüş ki kendini oyuncağına, yüzünde Jumbonun yeleğinin izi çıkmış :))

Sabah düşündüm de, sanırım arkamı dönüp kitap okumama içerledi bizim ki ve bu hikaye çıktı ortaya.Normal mi bilmiyorum 3 yaşında bir çocuk için ,yoksa fazla mı duygusal..

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Ayrıca hepimize, iyi bir hafta diliyorum.Ben de 2010 un ilk yazısını yazmış oldum böylece, daha nice çokkk paylaşımlara :))

Aramıza yeni katılan dostlara da kocaman bir teşekkürrrr...

Sevgiler..

30 Aralık 2009 Çarşamba

İyi seneler..

Fot.netten alıntıdır...
Merhaba,
Bir kaç gündür pek iyi değildim..Ruhum da bedenimde çok yorgundu..Sözün bittiği çok an oldu ama yeni sözcükler üretmek zorunda olduğumu bildiğimden toparlanıyorum..Yeni bir yıla girmemize saatler kala, bir sürü yeni yıl dilekleri okudum günlerdir.Sonra dedim senin de yeni yıl dileklerin olmalı,listelemelisin sende..Çok uzun değil galiba benim listem çok şey istemiyorum 2010 dan sağlık ve huzur dışında..
Bir önceki postumda paylaştığım yazım için, boncuk gözlü Ahmet için bir sürü yorum geldi hala da geliyor.Hepinize merhametli kalpleriniz ve beni anladığınızı hissettiğim güzel yorumlarınız için tekrar tekrar teşekkür ederim..İçimde Ahmet le ilgili bir umudum var bugün itibariyle. Onu bulmaya çalışıyorum..Yoksa yıllarca sürecek içimde kalan yanık koku...
Umarım birşeyler yapmak için geç kalmamışımdır..Kalmamışızdır..


Yarın yazamazsam eğer şimdiden hepimize mutlu bir sene dilerim..
Güzel şeyler getirsin 2010...
2009 dan çok daha güzel geçsin...
Yukarıdaki güzel yüz gibi umudumuz duamız hiç bitmesin...

sevgiler...