19 Şubat 2010 Cuma

Nehircce den bir öneri..

Bu ara bu böcekle ilgili yazdım yazdım, yazamadım sonra donup kalıyorum..Günler akıp geçiyor.

Biz eşimle bir program yaptık bu hafta başı, tüm ebeveynlere önerilir...Şöyleki her ikimizde yoğun çalıştığımız için eve geldiğimizde suyu sıkılmış sünger gibi kala kalıyoruz :) Özellikle eşim üçlü koltukta 70 lik ihtiyarlar gibi sürekli uyukluyor...Eee iyi de bir yere kadar dimi, valla çekilmiyor..

İşten gel yemek hazırla bulaşıklı ellerle sürekli Efe ye laf yetiştir.İsteklerini yerine getirmeye çalış, nereye kadar bu da can yaniii... Düşündüm düşündüm buna bir çare bulmam lazım,geçen pazar akşamı konuştum eşimle '' ben bir program yapıcam ama uygulayacağız tamam mı 'dedim.Neymiş o sayın kraliçem, dedi bana aklınca dalga geçiyor ...Dedim her akşam birimiz 1 saat ilgileneceğiz bu böcekle yoksa ben perişan oluyorum ayrıca o da mutsuz oluyor..Birşeyler yapmamız lazım..Peki dedi :))) Neyse böylece hergüne bir aktivite yazdım

örn: pazartesi eşimin eğlenceli oyun günüydü (önce güreş yaptılar :))) erkek milleti işte,sonra halının üstünde zıplayarak şarkı söylediler ) Pazartesi %80 migrenim tuttuğu için ilk günü ona yükledim..Ohhh yi yaptımm...Neyse dün sıra bendeydi aktivite boyamaydı boyanın türünü Efe bey seçti suluboya :)) birkaç kere su kavanozunu döksekte yılmadan,bir sincap ve gemi boyamayı başardık..
Çalışan anneler için,iyi fikir olabilir uygulandığında çok zevkli oluyor..Benden demesi gerisi size kalmış :))

Haa birde patronculuk oynadık..Efe anne iş yerinde neler olur diye sordu bende tek tek saydım..Hayali bir Hasan Bey yarattık o müşteri oldu..Efe elince telefon sözde onla konuşuyor...Bir ara anne Hasan Bey e söyle benim hem çişim hem taşım geldi dedi :)))))))
Buarada daha önce bahsetmedim taş pardon ama, kakaya verdiğimiz isim..Çünkü Efe ilk tuvalet alışkanlığını öğrenirken ikisini bir türlü ayıramıyordu birbirinden, bir kere aklıma böyle bir fikir gelmiş oldu..Çocuk 3,5 yaşında hala taşım geldi diyor..Kreşte de ablasına taşım geldiii çabuk çabuk diyomuş :)) Önce çok şaşırmış kadın tembihlemiştik aslında :)) neyse şimdi öğrenmiş normal karşılıyor...

Oğlum dedim böyle söylenmez çok ayıp, Hasan Bey e diyelim ki Efe Bey müsait değil...Hımmmm tamam o zaman deyip koştuk tuvalete :)))

İşte böylee, yazacak çok şey var, başınızı şişirmeyeyim daha fazla, yarın Bostancı Gösteri Merkezinde Candan Erçetin Konseri var bizim de gitme ihtimalimiz..İnşallah bir aksilik olmaz..

Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum..

Sevgiler
Nehircce

17 Şubat 2010 Çarşamba

Çok Efe den az benden...


Dün biraz rahatsızdım,işten 3 gibi izin alıp çıktım..Patronum pek memnun olmadı ama olanı da duymadım zaten..İnsanız hastalanabiliriz değil mi..Robotların bile bir dayanma güçleri var...

Neyse Efe kreşteydi o saatlerde annemi arayıp onu ben alıcam dedim..Aslında öyle halsizdim ki, ama bir daha böyle bir fırsat yakalayamayacağımı bildiğimden ona süpriz yapmak istedim..


Zaten bizim böcek sürekli ''anne sen beni bigün okuldan alaymısın,akadaşlarımın hep annesi geliyoo ama ''gibi veryansınlarda bulunuyordu..Bu zamanlama cukk oturdu bunun üstüne..

Önce öğretmeniyle ilk veli toplantımı yapmış oldum..Çok eğlenceliydi biran kendimi kocaman bir kadın gibi hissettim..Bazen anne olduğunu unutan biri için kocamann bir gerçekle yüzleştim tekrar...Güzel şeyler duydum teyzeleri, oğluşla ilgili :) Bizim yanımızda daha çekingen duran böcek meğerse oldukca kendine güvenen bir edayla konuşurmuş sınıfta..Haksızlığa hiç gelemez ve muhakkak kendini savunur dedi öğretmeni..Haaa birde yaratıcı çok dedi,söz alıp kendi uydurduğu ( pardon bestelediği :) ) şarkılar söylermiş :))) nasıl hoşuma gitti bilemezsiniz..Maşallah oğluma..Diyeceksiniz ki sen oğlunu tanımıyor muydun :) ki valla haklısınız ama meğer birinin bana ayna tutmasına ne çok ihtiyacım varmış...

Sonra birlikte sınıfına çıktık oğluşun...Bu günlerde biraz hasta ama orda canavar gibiydi valla..Önce beni fark etmedi koca sesiyle sınıf ablasını çağırıyordu.Beni bir gördü şokkkk hemen elini ağzına soktu utandı kızardı :)) Öğretmenine dedim ki haaa işte bize hep böyle yapıyor :)) Kadında şaşırdı...

Kuzucukla döndük evimize,yolda ve bütün gece çok mutluydu, hastalığı şuan yavaş seyrediyor; ama alerjik bir durum söz konusu artmasından korkuyorum..İnşallah biran önce iyileşir...

Efoş'un son günlerde söylemeye çalıştığı kelimelerle son vereyim, bu paylaşıma ...


Anne ben çiholaka yiycem...

Anne tevezyonu açaymısın...

Anne bana sürpiz yumuyta alaymısın..

Anne jumbo mu veyey misin...

Anne bu benim çocuk kolongam (kolanya)...

Anne çiss film (çizgi film)izlemek istiyoyuummm...


Biz çiholaka deyişine çok gülüyoruz.Sürekli söyletip söyletip gülüşüyoruz bezen alenen bazen gizlice :))))
nt..görsel netten alıntıdır..

15 Şubat 2010 Pazartesi

Haftasonundan kalanlar.

Bu haftasonu oldukca yorucu geçti.Eşimin annesi bizdeydi uzun bir süredir.Onu uğurladık Cumartesi günü, evimiz misafirle doldu taştı...

Dün ev işlerimi bitirip, uzun süredir istediğim botlarımı almak üzere ailece çıktık yola :)) Yeşil Kundura da %50 indirim vardı ilk oraya baktık.Benim istediğim tarz bot 69,90 tl ye inmişti.Botu ayırtıp diğerlerine bakmak üzere başka bir alışveriş merkezine ışınlandık ...Efe fotoğraflarda göründüğünün aksine çok huysuzdu aslında, çok uykusu gelmişti.

Amaaaa BEN10 görünce çok sevindi.Mağaza girişine konan sevgili kahramanına sarılıp poz verdi bize.. Ben, Efe ağzında ilk ben10 (benten)'nu gevelemeye başladığında öyle aval aval bakınıyodum ona, acaba bu çocuk ne demek istiyor diye..Meğerse böyle bir çizgi film kahramanı varmış..Sonra epeyce aşina oldu kulaklarımız. Babannesi ben10 nevresim takımı hediye etti bizimkine..Nasıl mutlu bilemezsiniz..

Yalnız ben aşırı hayranlıklardan hep korktuğum için,sürekli bir sınırlamayla dolanıyorum evde...Çizgi filmi oynadığı zamanlarda süreli, ekran karşısında tutmaya çalışıyorum onu.Birde her istediğini almamaya dirensemde bir şekilde önüne geçilemiyor zamanla tabii..

Bu işin maddi boyutlarıda üzücü aslında, çocukların duyguları suistimal edilerek çok cazip pazarlama teknikleriyle (çizgi film kanallarında ki reklamlar,alışveriş merk. kostümlü kahramanlar) kocaman bir oyun oynuyorlar bizlere.Akıllı olmamız lazım aslında..Ne dersiniz :)

Günün sonunda Yeşilden ayırttığım botumu aldım (Ayağımda paralansın :)) ) 3 taksit yaptılar harika oldu..Eve oldukca yorgun geldik yolda uyuklayan Efoş sonra uyumak bilmedi. Ama kazasız belasız atlattık günü şükür ki..

Hepimize iyi bir hafta diliyorum..
Patron stresini lütfen az yaşayalım bu hafta, dimi ama :)))

12 Şubat 2010 Cuma

Bügünlerde ben;
Ruhum dingin,günler sıralı akıp gidiyor..İş, güç ,ev,çocuk,eş sıralamasında periyodik tekrarlar var..Kafam yapamadıklarımla dolu ama ümitsizliğe kapılmak istemiyorum.Yapabileceklerimi düşlüyorum rahatlıyorum..
Son zamanlarda çok istediğim fot.makineme yaklaşma hayali, beni çok sevindiriyor mesela,ellerimi titretiyor hatta düşündükçe...Lütfen benim olsun...
İnsanların neyle uğraştıları, önemli değil bir hobileri muhakkak olmalı bence.Ben bu yoğun ve moloton hayatın için de ona sığınmak için can atıyorum resmen...
***
Dün Siyah Sütü okuyup bitirdim nihayet...Daha önce bir sürü tavsiye yorumu gelmişti haklıymışsınız hepiniz,çok beğendim.Hamilelik öncesi ve sonrası yaşanılan olaylar dizisi çok hoş ve akıcı anlatılmış.Bitince şükrettim o dönemdeki halime, öyle bir ruh haline girmediğim için kendimi şanslı hissettim.. Tavsiye ederim okuyun.Yazar içimizdeki iç sesleri nasıl kişiselleştirmiş çok beğeneceksiniz..
Bunun dışında birde vakit buldukca annem için siyah bir şal yapmaya çalışıyorum..Oda ancak bu ayın sonunda biter gibi :) Annem 'kızım bahar geldi bu şalı ben böyle giderse seneye örterim' dese de ben bir gayret yapmaya çalışıyorum..Gücümü tüketmeden beynimi dinlendiriyorum sanki onla meşgulken..
Bu akşam misafirlerimiz var ve yarında.Ama pazarı kendime ayırmak istiyorum..Öyle ihtiyacım var ki buna..Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum.
Not:Merak eden olursa fotoğraf nehircce ye ait :) 2008 Kapalıçarşı'dan...(Canon D350)

8 Şubat 2010 Pazartesi

Birlikte başardıkkk :)))

Merhaba,fazla söze gerek yok sanırım ne dersiniz ,fotoğraflar dillensin bu sefer...
3 haftalık serüven mutlulukla bitti...











Kardeşim Zeyno,hemen atıldı çoraplara,ayaklar çıplaktı bizi karşıladıklarında...






Adresi ararken heyecanım başlamıştı ,mavi kapının önünde durup Eşref Bey in gelmesini beklerken de giderek arttı..Arabadan inip kafamı yukarı kaldırdığımda 2 yıl önceki aynı masum suratla karşılaşmak çok güzeldi...
İçim çok rahat şimdi, eminim sizin de öyledir..İyi ki benimle birlik oldunuz..Beni tanımadan bilmeden desteğinizle onurlandırdınız..Siz olmasaydınız bu kadarını yapamazdım..İyi ki varsınız tek tek sarılıp kucaklıyorum sıcacık öpüyorum hepinizi...
Yorumlarıyla da yanımda olduklarını bildiğim dostlar sağolun..Maneviyatta öyle önemliydi ki..
Sevgiler...
Nehircce

5 Şubat 2010 Cuma

Paketlerimiz teslimden 1 gün önce :)))

Dostlar paketlerimiz hazır,yarın yüzler gülecek inşallah :)) bu ay ki kiralarının da büyük bir kısmını toparladım :)) Erzakları da yine güzel yürekli bir blog dostumuz tarafından karşılandı :))) Yarın büyük buluşma büyük gün...
Sağolun çok seviyorum ben sizi :)))
Kocaman sevgiler hepinize :))

3 Şubat 2010 Çarşamba

Bütün kızlar toplandık :)))


Çok mutluyum sebebini biliyor bunu okuyan bir çok güzel yürek :))
Bütün kızlar toplandık fotosu ekledim..Nasıl beğendiniz mi..Bu bizi, blog dostluğumuzu gösteriyor bence :))) Kendisini 2 yıl önce Kapalıçarşı daki çalışmamız sırasında Canon D350 ile çekmiştim..
Sonra çok sevdim bilmeden bu günü, bugün ki yüreğimi çekmişim..
Hepinizi çok seviyorum ben, iyi ki varsınız iyi ki tanıdım ayrı ayrı hepinizi..
Dost bilmeden,tanımadan da kazanıla biliniyormuş meğer...
Kaybettiğim ne çok zaman oldu oysa :((
Sıcacık kucaklıyorum hepinizi :))
Sevgiler...

1 Şubat 2010 Pazartesi

Cuma son gün...



Dostlar merhaba,

Nihayet internete bağlanıp size yazabiliyorum..Merak eden arkadaşlarıma bir şekilde haber uçurdum; ama yazayım da gönlüm rahat olsun..Sevgili kardeşim zeyno da yorum yazarak bana ulaşamayan dostlara bilgi vermiş sağolsun :)) Bana ulaşamazsanız bundan sonra onun bloğundan bana not iletebilirsiniz :)) kardeş dayanışması bizimkisi özbe öz kardeşim kendisi :))

Şimdiiii,bilgi isteyenler için; elime henüz 3 paket ulaştı kendilerinin bilgileri var..Geleceğinden emin olduğum bir kaç paketim daha var ama henüz netleşmedi tabii..Yarın eşimle birlikte elden bir paket daha teslim alacağız.

(Hem üniversiteden güzel bir dost,hem de blog dostum kendisi :)) ) Bunların dışında eğer söz verilen paketler elime ulaşırsa sanırım Cuma günü eksiksiz gideceğiz Boncuk Mehmet'e .. Ayrıca buradan değil de,kendi çevremden toparlamaya çalıştığım bir de maddi boyutu var bu yardımın..O kısmı içinde son çalışmalarımı yapıyorum diyebilirim..

İnşallah Cumartesi bir yuva şenlenecek sayenizde,yüzler gülecek..

Herkese kucak dolusu sevgiler.

Yeni bağlantıya geçmek isteyen dostlar için iletişim; nehirce2008@mynet.com

Sevgiler...

26 Ocak 2010 Salı

ilk paket geldi :))

İlk yardım paketim bugün elime ulaştı..Çok sevindim hemen paket sahibine haber verdim..
Yardım gizli olursa daha makbul olurmuş o yüzden burdan isim vermeyeceğim o kendini biliyor :) Heyecanla bir sonrakini bekliyorum şimdi..

Arkadaşlar Mehmet le ilgili bir yeni haber var, biraz can sıkıcı ama paylaşayım istiyorum..Geçen hafta aldım haberi Eşref Bey maalesef işten çıkarılmış..Bahsetmiştim hani,bir lokantada bulaşıkcılık yapıyormuş diye...Patronu hem bulaşık hem de servis işini yaptırmak için bir bayan eleman alacakmış, yada almış..Hepimiz maruz kalıyoruzya bu duruma sinir oluyorum az para çok iş...

Neyse bu konuyu biran önce halledip huzura ermek ve gönül rahatlığıyla işime ve tekrar aynı tempoda bloğuma geri dönmek istiyorum :)))
Herkese kucak dolusu sevgiler...

20 Ocak 2010 Çarşamba

Yardım kampanyamızdan kısa notlar...

Merhaba arkadaşlar,
Yoğun geçiyor günlerim,sık yazamıyorum maalesef...Özellikle işde oldukca yoğunuz..Ama her fırsatta yardım çağrım için gelen mailleri ve yorumları kontrol ediyor ve cevaplamaya çalışıyorum.Öncelikle hepinize tekrar teşekkür etmek isterim..Bloglarında büyük bir incelik göstererek, duyuruma eşlik eden güzel yüreklere de...

Blog arkadaşlarıma ve bir şekilde duyup haberdar olan,dışardan izleyenlere gönderileri için,posta adresimi verdim..Yazışmalarım hala devam ediyor şuan için.Henüz erken,elime ulaşan bir paket yok yalnız önümüzde ki hafta sanırım daha netleşmiş olacağız listenin son durumunu vermek için... Ama ön bir bilgi isteyenler için,

İç çamaşırı,pijama,defter,kalem,oyun hamuru gibi ihtiyaçları sahiplenen arkadaşlarım oldu.Ayrıca giysi için de mailler aldım, alıyorum..Sevgili Banu(Zuzuların annesi) çocuklarımıza küçük gelen az giyilmiş kıyafetlerde olur mu diye sormuştu bence çok iyi bir fikir.. Banucuğumu yanıtlamıştım zaten; ama burdan bir kez de size duyurayım.Arzu ederseniz çocuklarınızın küçük gelen kıyafetlerini de gönderebilirsiniz.Sonuçta o kadar çok çabuk büyüyorlar ki eskimeden yenisini alıyoruz afacanlara...Erzak için de bir dostum,adreslerine netten alışveriş yöntemiyle gönderi yapacğını söyledi.Ona da en kısa zamanda Eşref Bey in adresini ileteceğim.

Birde mont ve ayakkabı için bir talep olmadı,bunlar için de az kullanılmış olanlardan gönderebilirsiniz derim.. Ayrıca etrafımda ki insanlara da duyurmaya çalışıyorum tabii ki, birçok arkadaşım da sahip çıkmak istiyor Mehmet e, 6 Şubat günü beni yalnız bırakmayacaklar inş.hep birlikte gideceğiz onlarla ..O karşılaşma anını öyle çok merak ediyorum ki bilemezsiniz...

Yukarıda ki fot.netten alıntı elbette,bana koca bir okyanusta bizi anımsattı,küçük damlalar gibiyiz ama varız :)) Biz damladıkça hem gönüller,hem okyanuslar coşacak...

Herkese kucak dolusu sevgiler...

15 Ocak 2010 Cuma

Haydi eller birleşsin...

Bir elin nesi var çok elin herşeyi...

Dostlar yorumlarınıza çok sevindim.Yanımda olduğunuzu hissetmek çok güzel.Şimdilik sayımız az gibi ama olsun,eminim böylede Mehmet in bir çok ihtiyacını gidereceğiz elele vererek...

Dün Mehmet in babası Eşref Bey le görüştüm.
Mehmet in ara sıra mide bulantısı ve baş ağrıları dışında pek bir şikayeti yokmuş.Burhan ın aldığı bilgilere ek birde bunları öğrendim sağlığıyla ilgili..Şükür diyorum elbette, ben onu sağlam buldum ya onlar da geçer inşallah...
(Eminönü Küçük Pazar da bir lokantanın mutfağında bulaşıkçı olarak çalışıyormuş Eşref Bey şu anda..700 TL maaş alıyormuş ve maalesef SSK sı yokmuş :( )

Çok mütevazi biri,hiç birşey yapmasanız bile aradınızya insanlık ölmemiş dedi bana,çok duygulandım birde sizlerin varlığını bilse ne çok sevincek kim bilir..Ölmedik biz, sayımız az ama varız :))) Yediğimiz içtiğimiz herşeyin kıymetini biliyoruz şükür.Biz tokken açların halinden anlayabiliyoruz..Yüreğimizde merhametimiz var ve bitmesin...

Arkadaşlar Eşref Bey in ağzından bir kaç birşey alabildim.. Ençok ne seviyor Mehmet dedim bana, bacım valla en çok pudingle saralle seviyor dedi :)) alıyorum ara sıra almasına da 2 günde bitiriyorlar 2 kardeş dedi :))) Listemin başında Saralle var anlayacağınız :)) Onu ben halledicem diğer gıda eksikleriyle birlikte ..Kargoyla gıda göndermeniz zor olur diye düşündüm..

Sizden ricam aşağıdaki listeden alabileceklerinizi bana yorumlarınızla bildirmeniz yada nehirce2008@mynet.com a mail atmanız..Sonra ben size kendi kargo adresimi yazacağım.Böylece gerçek isimlerimizle de tanışmış olacağız :))
Bugün itibariyle - 5 Şubat tarihine kadar elime ulaşan tüm paketleri 6 Şubat Cumartesi günü bir aksilik olmaz ise eğer,şahsen gidip teslim edeceğim aileye..Tüm detayları da fotoğraflarla sizlere aktaracağım hemen..

Mehmet le ilgili bilgiler şöyle;
4 yaşında ama gelişimi 3 yaş civarında
ayak numarası 26-27
Beyaz tenli mavi gözlü, yakışıklı küçük bir adam :)
Birde 2 yaşında erkek kardeşi var..

Alabileceklerimiz;

  • Ayakkabı yada bot
  • Kazak veya kışlık üstler.
  • Kışlık pijama
  • Mont
  • İç çamaşırı
  • Kışlık çorap,batik
  • Kışlık terlik
  • Boyama kitabı
  • Renkli boya kalemleri
  • Oyuncak
  • Resim Defteri
  • Hikaye kitapları

Aklıma gelenler bunlar belki gönlünüzden o yaşlarda küçük bir çocuğu sevindirecek başka bir hediye de geçebilir küçük sevimli şeyler..Size kalmış..

Dostlar şimdilik benden bu kadar etrafınızdaki insanlarla da paylaşırsanız belki ihtiyaçları çabucak toparlar teslimi daha erkene de çekebiliriz.Ne dersiniz ?

Hepinize bu birliktelik ruhu için,beni takip edip böyle bir paylaşımda elimden tuttuğunuz ya da tutacağınız için sonsuz teşekkürler..

Sevgiyle..

13 Ocak 2010 Çarşamba

MÜJDEEEEEEE :))

Merhaba dostlarrr,

Yokum dimi ne zamandır.Düne kadar, pek de yazasım yoktu ne yalan söyleyeyim..

(Birikmiş mimlerim ve ödüllerim var oysaki,yazmalıydım özür dilerim...)

Dün akşam servisle eve dönerken telefonuma gelen haber beni inanılmaz sevindirdi...Yazma coşkum yerine geldi :)))
Ne mi oldu ??Bu yazımda bahsetmiştim size,mavi gözlü küçük adamdan.Evetttt o gün bugündür peşindeydik..O minik adamın..Dün buldukkkkkkkkkkkkk :)))

Eski iş arkadaşım,sevgili Burhan dan yardım istemiştim kendisi hala o bölgede çalışıyordu.Aramaları dün sonuç vermiş :)))

Yalnız bir detayı yanlış hatırlıyormuş, bendeniz :) Boncuğun ismi zihnimde hep Ahmet olarak kalmıştı; oysa ki Mehmetmiş :) Sonra hatırladım tabii, Burhan söyleyince :)) Güzel yürekli arkadaşım,itirazsız arama teklifimi kabul etmişti.Tekrar sağolsun...

Önce onu bulduğum için sevinirken,diğer taraftan ameliyat olduğunu ve durumunun iyiye gittiğini öğrenmek beni inanılmaz mutlu etti ..Yeşil kartları sayesinde Siyami Ersek Hastanesinde ameliyatını yaptırabilmiş babası... 6 saat sürmüş,küçücük bedeni çok yorulmuş,yazıf düşmüş.Ancak şimdi çok daha iyiymiş :)) Dün gözlerimde ki sevinç görülmeye değerdi doğrusu..


Boğazımdaki yumru hafifledi :))

Şuan için sağlıkla ilgili bir problemleri yok çok şükür :)Rutin kontroller dışında hastaneye gitmesine gerek kalmamış..Ama maddi sıkıntılar devam ediyormuş tabii..Üstelik Mehmet in birde kardeşi olmuş..

Şimdi yeni bağlantılar kurup nelere ihtiyaçları var öğrenmeye çalışacağım.

Beni o yazımda yalnız bırakmayan ve bu haberi heyecanla bekleyen dostlar müjdem size...Şimdi hala benim yanımda olmak isterseniz yorumlarınızı bekliyorum...

Bir sonraki postumda daha detaylı bilgi vereceğim sanırım..

Herkese kucak dolusu sevgiler..

8 Ocak 2010 Cuma

yeni..


Her gün bir yerden dönmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan,donmadan akmak ne ala
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
Mevlana...
Okurken dayanamadım paylaşmak istedim..
Yeni şeyler söylemek,
yeni güne yeni umutlarla açmak gözleri
yesyeni olmak birden bire...
ne iyi olurdu....
yenilenmek ne güzel olsa gerek..
Öyle ihtiyacım varki beynime bir format atmaya...
Güzel bir haftasonu diliyorum hepimize...
Sevgiler :))

Fot.netten alıntıdır onu da çok beğendim..Kiminse ellerine sağlık...

4 Ocak 2010 Pazartesi

JUMBO..

Amannn nehircce buda nerden çıktı diyorsunuz şimdi, duydum sizi :))

Bu benim 2.oğlum Efe doğmadan girdi hayatımıza,(Babanneden hediye geldi)Efe dünyaya gelince de ilk arkadaşı oldu.Eline alabildiği ilk oyuncağı evirip çevirip konuşmaya çalıştığı hayat arkadaşı oldu zamanla :))

Ben Efe den önce davranıp, o henüz konuşmayı öğrenmeden ,ismini koyuverdim..En çok sevdiğim çizgifilm kahramanının ismini verdim JUMBO :)) çok alıştık çok sevdik ailecek kendisini...
Oğluş zamanla elinden düşürmez,gittiğimiz her yere, ya elinde ya çantasında götürür oldu onu..

Son 1 aydır fazla ilgili arkadaşıyla,geçen gün bana anne jumbo çok üşüyoymuş ona kazak öyeymisin dedi...Hatta Jumbo söyledi bana dedi :)) Ben ne yaparım nasıl olur diye düşünürken babannesi bir günde yapıverdi bu muhteşem yeleği :)) Normalde torunlarından alışık kadın, sürekli birşeyler örmeğe;ama elinde jumbo sırt ve kol ölçüsü alırken çok komikti,öldük gülmekten ailece :))) Düğmeleri de uydurduk tastamam hazır oldu jumbo bu kışa :))) Çok sevindi oğluş,jumbo da teşekkür etmiş öyle söyledi :))

***
Pek bir iyiydi araları, dün geceye kadar..Efoş u uyutmak için yanına yattım kitabını okudum,sonra o jumbo ve bana hayali masalını anlattı neyse sonra duasını etti.. (Allah ım bana güzel rüyalay göstey tamam mı :) bi de bizi kötülükleyden koyu) Bende kendi kitabımı okuyayım şimdi tamam mı efecim dedim tamam dedi...

Neyse bende aldım elime kitabımı okuyorum yüzüm gece lambasına dönük,oda arkamda uyumak üzere, diye düşünürken.Birden içimde bir huzursuzluk oldu arkamı döndüm,benim içli oğlum ağlamaklı,nolduu efoşşş ??anne jumbo benle konuşmuyo küsmüş, ama ben ona bişey yapmadım ki...Durumu toparlamaya çalışıp sarıldım ona,annecim dedim sabah sen onla pek ilgilenmedin yalnız kaldı belki ondandır ..Yokk ben onu istemiyoyum aytıkkk gitsin o dedi..

Sarıldık birbirimize,uyumak üzere tam,kaldırdı kafasını ben koyktum Jumboooo gelsin diye ağlamaya başladı...Ayyy napacağımı bilemedim neyse, sarıldı Jumbosuna öptü onu barıştınız mı oğlum ??? evet bayıştık :))
Neyse şükür,uyudu..Öyle gömmüş ki kendini oyuncağına, yüzünde Jumbonun yeleğinin izi çıkmış :))

Sabah düşündüm de, sanırım arkamı dönüp kitap okumama içerledi bizim ki ve bu hikaye çıktı ortaya.Normal mi bilmiyorum 3 yaşında bir çocuk için ,yoksa fazla mı duygusal..

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Ayrıca hepimize, iyi bir hafta diliyorum.Ben de 2010 un ilk yazısını yazmış oldum böylece, daha nice çokkk paylaşımlara :))

Aramıza yeni katılan dostlara da kocaman bir teşekkürrrr...

Sevgiler..

30 Aralık 2009 Çarşamba

İyi seneler..

Fot.netten alıntıdır...
Merhaba,
Bir kaç gündür pek iyi değildim..Ruhum da bedenimde çok yorgundu..Sözün bittiği çok an oldu ama yeni sözcükler üretmek zorunda olduğumu bildiğimden toparlanıyorum..Yeni bir yıla girmemize saatler kala, bir sürü yeni yıl dilekleri okudum günlerdir.Sonra dedim senin de yeni yıl dileklerin olmalı,listelemelisin sende..Çok uzun değil galiba benim listem çok şey istemiyorum 2010 dan sağlık ve huzur dışında..
Bir önceki postumda paylaştığım yazım için, boncuk gözlü Ahmet için bir sürü yorum geldi hala da geliyor.Hepinize merhametli kalpleriniz ve beni anladığınızı hissettiğim güzel yorumlarınız için tekrar tekrar teşekkür ederim..İçimde Ahmet le ilgili bir umudum var bugün itibariyle. Onu bulmaya çalışıyorum..Yoksa yıllarca sürecek içimde kalan yanık koku...
Umarım birşeyler yapmak için geç kalmamışımdır..Kalmamışızdır..


Yarın yazamazsam eğer şimdiden hepimize mutlu bir sene dilerim..
Güzel şeyler getirsin 2010...
2009 dan çok daha güzel geçsin...
Yukarıdaki güzel yüz gibi umudumuz duamız hiç bitmesin...

sevgiler...

23 Aralık 2009 Çarşamba

Uzun oldu ama okuyun derim...

Süleymaniye de işte tam da bu ev gibi,ahşap bir evin içinde ölçü alıyoruz 2 yıl önce..

Mimar arkadaşlar bilirler,rölöve ve fotoğraf işleri için gönderilmiştik 3 arkadaş..Aynı böyle yıkık perişan heryer köstebek deliği gibi açılmış,İstanbul un tüm soğuğu içeride...Ellerimizde eldivenler denklanşöre basarken bile ellerim tutmuyor ki.. Biz bir de o evde ölçü alacağız..

Her katta 3 oda, her odada bir aile, her ailede en az 4 çocuk.. Ülkenin en doğusundan kalkıp gelmişler..Neden ? daha iyi yaşamak için,öyle iyi yaşıyorlar ki,tuvaletlerde bulaşık yıkanıyor,koca koca leğenler,kovalar,deterjanlar ortada..Zemin hep su, ıslak havlular yerde..Biri kenarda çamaşır yıkıyor..Çişi gelen çocuklar çamaşır ve bulaşık leğenlerinin üstünden atlatılıp işetiliyor..Ağzımız açık bakıyoruz.Fotoğraf çekmek hiç bu kadar zor olmamıştı desem..Evin her köşesi hüzün gibi sessiz,bir tek çocuk öksürükleri bölüyor bu sessizliği.


Her odayı ayrı ayrı ölçüyoruz.Hepsinde de benzer eşyalar, duvar köşelerine yığılmış döşekler karşılıyor bizi.Zorlanıyoruz epeyce..Birde gece görmek istiyorum o odaların halini içten içten..Kim bilir bir yatak da kaç çocuk uyuyor...


Odanın biri kapalı açmıyor içerideki bayan..Ama ölçünün alınması lazım bekleyeceğiz.Çıkıyoruz üst kata yine öksürük sesleri,Türkçe bilmeyen güzel bir kadın karşılıyor bizi merhameti sonsuz..Üşüdüğümüzün farkında ama çayı bitmiş tezgahı gösteriyor demleyeyim mi diye soruyor ..Yok diyoruz, başımızı sallıyoruz..Fark ediyorum ki hamile,elleri de yüzü gibi bembeyaz.Peşinde 3 çocuk daha var..Odaları yavaş yavaş bitirirken eşi geliyor gencecik bir adam,şaşırıyorum.Kadın çok yaşlı oysa ki...Sohbet ediyor genç adam bizle yıkacak mısınız abla diyor..Bilmiyorum diyorum..Onarıcaz inşallah.Böyle kalsa olmaz mı diyor.neden diyorum.onarırsanız çok kira ister ev sahibi diyor :((


Kime neye kızacağımı şaşırıyorum..Ev sahibin, aç gözlünün teki demek istiyorum.Perişan etmiş canım evi ,yıkmış bölmüş oda oda parselemiş.Her birinizden ayrı kira alıyor...O şerefsiz zaten deee, ahhh bu mis gibi ahşap kokan,eski kokan evin ne günahı vardı beee...Sizin ne günahınız vardı..
Pişman mısınız diyorum memleketinizden kalkıp geldiğinize,ahh be abla sorma,ne sen sor ,ne ben söyleyeyim diyor...


Öğreniyorum ki eşi benden de küçük...Oysa yüzü öyle eski ki kadının ..Tıpkı içinde yaşadığı ev gibi..


Arkamızda evin tüm çocukları,merak içindeler tabiii, tekrar iniyoruz aşağı,kapısı açılmayan oda açılmış..Amann Allah'ım içerde nasıl güzel bir yüz,gözler boncuk ama nasıl küçük, nasıl tatlı bir çocuk...Efe o zaman 14-15 aylık hala emiyor beni,göğsümde sütlerim sızlıyor küçük çocuğu görünce..

Elimde ki metreyi bırakıp alıyorum kucağıma öpüyorum kokluyorum..Hiç tiksinmiyorum ter kokuyor oysaki..Rutubet kokuyor buram buram...Ama tenine sinen çocuk kokusunu alıyorum ben...İsmi Ahmet.Oğlumdan o kadar küçük duruyor ki 18 aylık olduğunu öğrenince şaşırıyorum.Annesi birer bardak çay ikram ediyor bize.Öğrendim ki kalbi delikmiş Ahmet'in.İçim ezik yaptığım işten çok uzaklaşıyorum o an..
Her yer kırık dökük, içeri de bir elektirikli ısıtıcı sadece Ahmet i ısıtmaya çalışan bir kadın..Biz ölçü alırken ısıtıcıda ısınan suda Ahmet i yıkıyor annesi arkada ki küçük odada...Ahmet mis gibi geliyor odanın ortasına oturtuluyor;ama üstü incecek..Elinde sadece bir cips poşeti..Sonra bir elma veriyor annesi,nasıl iştahla yiyor..Nasıl özeniyorum onun iştahına oğluma nasıl kızıyorum anlatamam..Beyimiz beğenmiyor yemek yemek istemiyor..Küçük Ahmet ne bulsa yiyor..
Tedavisi çok pahalı,hastalık çok sinsi o yüzden gelişimi çok yavaş..Babası fırında işçi küçük Ahmet in, tek şansı tek kardeş olması yediklerini paylaşmıyor kimseyle..Yoksa çoktan kaderine terk edilmiş...Sonra ki gidişimizde bir torba oyuncak ve kıyafet götürüyorum..Birde banyodan sonra giysin,üşümesin diye bir uyku tulubu...

Şimdi nerdesin,nasılsın bilmiyorum ama yine yüreğimin tam ortasına düştün deniz gözlü küçük adam,iyi olmanı hayatta olmanı nasıl istiyorum bilemezsin...

22 Aralık 2009 Salı

Kırılmamak için bükül...

Kırılmamak için bükül
Düz olmak için eğril.
Dolmak için boşal,
Parçalan ki yenilen
Az şeye sahip olanlar
Çoğa kavuşabilirler
Çok şeyi olanların zihni karışır..

Tao Te Ching

Elif Şafak / Pinhan'ı okuyorum fırsat buldukça,bu satırlarda ordan.Paylaşmak istedim.
Zaman zaman sayfalarca yazarız,ama böyle kısa cümlelere sığdırılmış mesajlar kadar kalıcı olmaz söylemek istediklerimiz..
Garip...

sevgiler..

Fot.netten alıntıdır.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Bloğum 1 yaşına girmiş...



Bu sabah Yağmur var İstanbul da...

Ne güzel bir şarkıdır, her yağmurda özellikle açıp dinlerim, İstanbul yağmurla ne kadar da hüzünlüsün. Yılların yorgunluğu var üzerinde kirinden pasından temizlenircesine mutlusun aslında ve bizede hüzünle karışık sevinç yaşatırsın her yağmuru aldığında yüreğine..
Yazmak dünyanın en güzel şeylerinden biri bence, paylaşılırsa daha da güzel. Bu yeni başlangıcımda kimlere ulaşır bu sayfa, yazılanlar bilmiyorum ama ben kimse bilmesede okumasada çok mutluyum. Kendim için birşeyler yapıyor olmaktan.Sevgiyle umutla kalalım hep gülümseyelim sıcacık...

Bu bloğuma ilk başlangıç yazımmışşş...Bir varmış bir yokmuş gibi tam 1 yıl geçmiş sizlerin arasına katılalı...İyi ki başlamışım iyi ki her birinizi tanımış sevmişim..

Dilerim daha nice nice yıllar aranızda kalırım...

Kutlu olsun 1.yılım güzel paylaşımlar olsun yıllarca..

Sevgiler...

17 Aralık 2009 Perşembe

Ordan Burdan...


Merhaba,
Bu cicimi de geçen ay eşimle almıştık.Fotoğrafını çekip paylaşamamıştım sizle ...Uzun zamandır yatak odasında kitap okurken kullandığım lambamın çalışmaması canımı sıkıyordu...Bir abajur istiyordum..
Ikea dan bakmıştık ama çok cazip gelmemişti.Bunu Koçtaş dan aldık altı porselen, rengi toz pembe, fiyatı 19,95 tl çok severek kullanıyorum..Belki ihtiyacınız vardır benden duyrulur..
Kitabıma gelince oda henüz yeni alındı.Okuma sırası ne zaman gelir bilinmez :)) Eskisi gibi okuyamıyorum artık.Nerdeyse yatmadan önce uykuya dalmak için kullanır oldum kitaplarımı :(( 2.sayfada kapanıyor gözlerim..Yetişemiyorum hiç bir şeye..Ama biliyorum ki fırsat oluşturmalıyım bu hobime...Nehircce kitap kulübü de suya düştü :( Olsaydı azcık itekleyecektik birbirimizi...Neyse napalım başka sefere..
***
Siyah Süt yine bir Elif Şafak kitabı artık baya eski kitapları arasına girdi aslında.Ancak ben almak için ancak zaman ve para bulabildim :)))
***
Neyse dün akşam sevgili arkadaşım sewoş bendeydi..Eşim yok ya kaçamak yaptık..Bu arada efoş babasını çok özledi.Bugün 3.günü ayrılığın..Yarın gece dönüyor kısmetse, Kıbrıs dan.Bakalım bize ne ciciler getirecek :) İş seyehatlerinin en çok bu kısmını seviyorum :)))
Dün akşam işten bir telaş gelip yemek hazırladım.Yemeğimizi yedik sewoş ben ve efoş :)) kahvemizi içtik(efoş ballı sütünü),sonra çayımızı (efoş bu kısımda uykuya dalmıştı) :))) Filmlerimize baktık ne izlesek diye düşündük, koyduk Güz Sancısını sevdik filmi,hüzünlendik bildiğimiz üzücü bir gerçekle tekrar yüzleştik..İzlemeyenlere önerilir...
Sonra derin derin sohbet ettik..Onun gözler doldu benim içim acıdı..Ama hani koca kızlardık ya biz tuttuk kendimizi..Eskisi gibi salya sümük olmadık.. Fal baktık sewoş için kısmetleri gözden geçirdik :))
Hayatınızda enaz bir dostunuz olmalı,çoğu zaman bilmeli sevmeli herşeyinizi...
Sizi ve onu öpüyorum :))) sevgiler...

16 Aralık 2009 Çarşamba

SAHTEKAR..


Haftasonu bu filmi izledim.Gerçekten çok beğendim.Önemle ve özellikle tüm annelerin izlemelerini tavsiye ederim. Duygu yüklü,düşündürücü bir film.Çaresiz yalnız bir kadının,tek varlığı oğlunu bir mecburiyet yüzünden nasıl kaybettiği anlatılıyor..Sonra annenin içindeki muhasebe,gelgitler,bitmeyen bir umut ve tek başına yürüttüğü savaşın hikayesi...
Filmi evde tek başıma izledim.Efe ve babası dışarda birliktelerdi..Eve gelmesini nasıl dört gözle bekledim bilemezsiniz..Kapının çalışını ve ona deli gibi sarılışımı hiç unutmayacağım..O üşümüş ellerini,kızarmış burnunu gösterip bıcır bıcır konuşurken onu hiç duymadım..Filmden öyle etkilenmiştim ki onu karşımda görünce sımsıkı sarılmak geldi içimden sadece..
Anne olmak nekadar özel bir duygu derken, anne olmaktan bir canın sorumluluğunu böylesine taşımaktan çok korktum ister istemez..
İzleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız...
Sevgiler...

14 Aralık 2009 Pazartesi

Şalım sessiz sessiz ilerliyor :))

Acemi şal örücü,işinin 1/4 ünü henüz bitirdi.Motifleri tamamladıktan sonra birleştirme işlemi epey bir oyalayıcı doğrusu..Aslında araları örümceklerle birleştirmek gerekiyormuş ama benim aklım buna ancak erdi :)) zincir zincir ilerliyorum...Bittiğinde üçgen bir şal olacak kısmetse :)))

Eşim biran önce bitmesi için gözümün içine bakıyor..Bitsin de ortada şalımı takıp salınayım diye değil tabiii ki :)) İp makas,ve motiflerden kurtulmak istiyor.Haliyle malzeme biraz çok; motif makinası,onun aparatı,tığ,makas,ip motif torbası :)))Napalım canım kırk yılın başı birşeye niyetlendik olsun o kadar...Bu erkeklerde bir alem kendileri birşey yaparlar arkadalarından iki gün toplarız.Biz napsak gözlerine batıyor bunların değil mi ?

İki hafta önce musluk tamir etti,pense elbezi çekmecesindeydi ...Sizinkiler de böyle mi :)))

Hadi şimdilik bu kadar öpüyorum sizi...
Sevgiyle...

13 Aralık 2009 Pazar

ciciler aldım :)

Bu cicileri gecen hafta almıştım..Mudo dan inanılmaz ucuzlardı...Porselen tuzlukların tanesi 2,25 tl ,servis tabaklarının da fiyatı 2,25 tl' idi.Toplam 9 tl ye sahip oldum bunlara :)) seviyorum böyle ıvır zıvır şeyler almayı ama ben :)) bunlar o günümü iyi gecirmeme yetti de arttı bile:)) Gerci ihtiyacımda vardı hani...

Bu arada hava malum cok kötü,yağmur rüzgar ve soğuk tam bir kış günü..Bizim IKEA planı yattı.Arkadaşım gelecekti oda iptal oldu :(( Ben de birazdan film izlemeyi düşünüyorum..

İyi pazarlar ...
Sevgiler...

11 Aralık 2009 Cuma

Özür içerikli bir post...

Bizim böcek geçen gün öğretmeninden bir ceza almış :)) Daha 3 yaşında ilk ceza cepte Allah sonumuzu hayreylesinn :)) İki gün önce kreşten çıkıp eve geldiği saatlerde aradım bıcırığı sesi çok mahçup ve pek konuşmak istemiyor gibiydi..Anladım var bu işte bir şey hadi bakalım dedim...
Eve gidince olay gün yüzüne çıktı.Önce ananesinden sonra babasından sonra da kendinden dinledim olayın detayını..
Bizim ki yemekhaneye inerken Ali Ozan adında bir arkadaşı tarafından itilmiş.Bizim ki kızmış ama bir tepki vermemiş o an yada verememiş..Ama hesabını sonra görmüş küçük afacanın :)) Oyun oynadıkları bir esnada kapmış kolunu biraz ısırmış..Kıyamam ben sana küçük Ali Ozan sende benim oğlum sayılırsın ama bizim ki haşin işte böyle napalım :)) Neyse öğretmeni cezasını vermiş tabii bizimkinin...Diyalog şöyle ;


Annecim neden böyle birşey yaptın ?
Ama oda beni itti meydivenlerden yaa düsseydim yolcaktı...
Naptın peki arkadaşına da ceza aldın ?
azcık kolunu ışıydımm..
Peki öğretmenin naptı sana ?
kızdı biyaz,sonra kapının köşesine oturttu cezalısın dedi(dikkat edin kapının köşesi,hangi köşesi ki :))) )
Peki sen ne yaptın ?
otuydum,sonra öcür diledim.Öyyetmen beni affetti..Gittim yesim yaptımmm :))

Akşam yemeğinden sonra arkadaşına özür amaçlı bir resime teşvik ettim onu..Çok sevindi aykadaşıma veyiyim odasının duvayına asar dedi...Yukarda resim yaparken oğluş görülmekte...Koca bir balon yapıp içini boyadı bir de özür notu yazıldı (anne tarafından)
Resim sonrası 2 dk odada yalnız kalan Efoş, koltuk üzerinde çizgi film izlerken böyle uyuya kaldı işte...
Pamuk oğlum,kabahatini bilir özrünü de diler teyzeleri :)))



Buarada size küçük de bir duyurum var ,belki de çoktan duydunuz gittiniz bilmiyorum :))
Ikea nın cumartesi ve pazar günleri saat 12:00-13:00 arasında çocuklar için ücretsiz tiyaroları oluyormuş..Biz yarına bir aksilik olmaz ise önce bir ıkea kahvaltısı yapıp, efoş'u götüreceğiz..O da bende çok sevindik..Herkesin bilgisine...
Güzel dostlar hepinize ve kendime iyi bir haftasonu diliyorum...
Sevgiler...

10 Aralık 2009 Perşembe

Havuçlu kek ve ıhlamurrr :))



Haftasonu Kadıköy de dolanırken aktarların birinden kök zencefil almıştım..Daha önce hep toz kullandığımdan çok ilginç gelmişti..Tabii daha sağlıklı olduğunu da düşünüyordum..Hemen denemek istedim.Pazar günü malum hastalar ,yatak döşek yatarken, dedim bir ıhlamur kaynatayım.Kök zencefillerden bir adet attım, yarım çay kaşığı kadar da taze tarçın..Ihlamurumun rengi yukarıdaki fotoğrafta sanırım yeterince belli :) Çocukken evimiz sobalıydı malum,annemin sobada kaynattığı ıhlamurda sanırım sürekli kaynamaktan :) böyle kıpkırmızı olurdu..Bu bir kaynamada bu rengi aldı..Tadı her zaman yaptıklarımdan daha lezzetliydi..Bundan sonra sadece kök zencefil kullanmaya karar verdim... Sonra dedim ki bu mis kokulu ıhlamurun yanında bir de havuçlu kek olsa hımmm offf ne müthişşş olur dimi..

Dururmuyum :) geçen hafta mikserim bozulmuştu.Önce acaba elle çırpsam olur mu diye düşündüm..Sonra niyetimi bozmuştum bir kere, çırptım eski dost çelik çırpıcıyla :)) Biraz kolum yoruldu ama oldu bitti...Eşim çok beğendi..Bende hastayken biri bana ıhlamur kek getirse beğenirim tabii...Niye ben hiç böyle hizmete maruz kalamıyorum ki...

Keki bildiğiniz klasik kek tarifine göre yaptım..Hani 3 yumurta 1 su bardağı şeker 1 su bardağı yoğurt vs.... den oluşan :)) ilave olarak 1 su bardağı kadar havuç rendesi koymanız işi çözüyor :)) İsterseniz tarçın ve biraz toz zencefil de koyabilirsiniz...

Not: Yeni arkadaşlar katılmış aramıza,size ve tüm blog arkadaşlarıma beni okumaya değer bulduğunuz için bir kez daha teşekkür ederim...

Herkese kucak dolusu sevgiler...

9 Aralık 2009 Çarşamba

motif makinası ve babanne diyaloğu...


Bugünlerde yine hastalıklarla boğuşuyorum...Evimizde bir ay önceki sahnenin aynısı yaşanıyor :( eşim de oğlumda hasta ..şükür ben iyiyim iyi olmalıyım..Bir hemşire lazım eve değil mi..

Günlerdir bir sürü birşey oluyor; ama ben pek yazma keyfine geçemiyorum..Zihnim de 25 i devirdikten sonra unutur oldu herşeyii niye bilmem..Akşam ay şunu yarın yazayım diyorum sabah ne yazacağımı unutuyorum..Unutkanlık için tavsiyeler bekliyorum..Özellikle beslenmeyle ilgili olanlar sanırım benim için önemli..Çünkü not almak değil çözüm;ben not almayıda unutuyorum çoğu zaman :)))

*****
Bu haftasonu arkadaşımla Kadıköy de buluştum.Birer çay içip azcık sohbet ettik..Sonra bana şu meşhurrr motif makinasından almaya gittik.Hani derleya bi o eksik diye, haaa işte tam öyle bu telaşın koşturmanın,unutkanlığın için bi o aktivite eksikti :))) Ama iyi oldu yaaa, memnuniyetsiz ben önce pek beğenmedim ama şimdi elimden düşürmüyorum...Mor bir ip aldım her yanım mosmor motiflerle doldu...Dün eşim elimde görünce buda nerden çıktı şimdi ''bir motif makinamız eksikti'' dedi :))) eminim çoğunuz biliyorsunuzdur.Ben yeni öğrendim tabii, bu mekanizmayı :)) 2 dakikada elinizde bir çiçek bitiveriyor müthiş...Tavsiye ederim..Tüm yüncülerde fiyatı 3-5 tl civarı.. Elinizde ki motifleri yeteri sayıya getirdiğinizde isterseniz şal,çanta,atkı hatta yaka süsü vs.. yapabiliyorsunuz...

Neyse bu yeni faaliyetten bahsettikten sonra, dün gece oğluşla aramızda geçen ve beni duygulandıran bir diyaloğu anlatmak istiyorum...

Gece yattık koyun koyuna,hastaya pek bir nazlı...Sevgili Balcan hikayelerinden birini okudum.Kitabımızı bitirince dedim ki Efoş şimdi ben sana okuyorum ya,ama sen de ilerde okuma yazma öğrenince bana okursun olur mu ..Niye ki dedi :) hımmm, hani ben de Balcan ın babannesi gibi olucam yaşlanıcam ya işte o yüzden,sen okursun ben dinlerim dedimm..Durdu şöyle bir, sonra içini çeke çeke ağlamaya başladı... Öylece kaldım.Ne oldu annecimm dedim,cevap ;ama sen babanne olursan ben kime anne diyeceğim dedi ...ŞOK oldum..Zihninde oluşturduğu kurgu öyle şaşırtıcı geldi ki biran..Sonra sarıldık birbirimize ağlaştık biraz, niyeyse içerledik o an ikimizde, ona uzun uzun anlattım ben hep senin annen kalacağım diye...

Siz çocuklar hepiniz bir alemsiz,sandığımızdan bildiğimizden daha koca yüreklisiniz...

Biz anneleriniz sizi çok seviyoruz...

Oğluş sen benim herşeyimsin ...

4 Aralık 2009 Cuma

Nehircce kitap kulübü'ne hoşgeldiniz...


Merhaba arkadaşlar,


Önceden kendi kendime yazardım,sesleniş kelimelerim olmazdı..Şimdi size seslenerek başlamak çok keyifli oluyor..Hepinize,sıcacık bir merhabaaaa ::)))

Uzun zamandır düşündüğüm daha önce size de bahsettiğim bir projem vardı :) proje kelimesi meslekten aşinalık,oysa bırakalı o projeleri nerdeyse bir yıl olmuş :(( Neyse bu konuyu çok kurcalamayalım...Asıl meselemiz şu ki;
Bir kitap kulübü kurmak yada temellerini atmak arzusundaydım..
Düşünüp düşünüp tam konsantre olamıyordum bu işe...Şimdi amacım okumaya gönül vermiş en az beş kişiyi bir araya getirmek.Sonra herkes son günlerde almak istediği kitabı belirleyecek..Örneğin, elimde beş tane kitap ismi olduğunda, kitap isimlerini bu beş kişi arasında farklı şekillerde dağılımını sağlayacağım...Herkes kurasında çıkan kitabı alarak başlayacak işe..Okuduktan sonra yine kura sonucu,okuduğu kitabı kurada çıkan kişiye gönderecek...Gönderi kargo ücreti alıcıya ait olacak..Böylece kitaplar aramızda dolaşacak..Tüm kitaplar bittiğinde yine herkes ilk aldığı kitabı kitaplığına kaldırmış olacak.Sadece Kargo ücretiyle 5 farklı kitabı okumuş olacağız. En büyük amacım, daha fazla okumak için kendimi ve sizi dürtmek :))
nehircce kitap kulübü Şartları;
  • Alınan tüm kitaplar orjinal olacak (Korsandan uzak duralım)
  • Alınan kitapların adaletli dağılımı için,her ne kadar aldığımız kitap en son bize dönecek olsa da,kitaplarımızın 20 ile 25 tl fiyat aralığında olmasına özen gösterelim...
  • Kitap sayfalarımızın en az 200-en fazla 400 syf.arasında olması adil olur sanırım..
  • Okuma süremiz 7-10 gün arasında olmalı..
  • Katılacak kitap dostlarım,bana yorumlarıyla haber versinler.
  • Kura sonuçlarını yeterli çoğunluk olunca bildireceğim ..
  • Kargo ücretleri alıcıya ait olacak.
  • Okumak istediğiniz kitap isminide yorumda belirtmeyi unutmayın...
  • Kitabımızı bitirir bitirmez bir sonraki okuyucuya mümkün olduğunca hızlı iletmeliyiz.Kimseyi bekletmemeliyiz...
  • Yeterli sayıya ulaşınca ikinci bir post yayınlayacağım ve orda adres bilgilerinizi isteyeceğim..Bu post için sadece katılım onayınızı ve okumak istediğiniz son kitabı bildirmenizi bekliyorum...

Eklemek önermek istediğiniz birşey olursa bana yazın ...

Hazır kitap mevzusu açılmışken kitap severlere,eski yeni farketmez aradığını bulamayanlara bir önerim var..Burda farklı türde onlarca kitap bulabilirsiniz.İnternet alışverişini tercih edenler,işte size bir öneri buyrun TIK TIK ...

Herkese mutlu bir hafta sonu diliyorum..Katılım için yorumlarınızı bekliyorum..Kişisel bilgilerin yazıldığı yorumlar merak etmeyin yayınlanmayacak...

Sevgilerrr...

2 Aralık 2009 Çarşamba

Gecikmiş mimimimmmmm :)))

Beni,sevgili Flame geçtiğimiz günlerde mimlemişti , işte cevaplarım..Burdan birkez daha ona çok teşekkür ediyorum..

En son hangi ülke gündemiyle canını çok sıktın? Türkiye de gündem öyle çok değişiyor ve öyle dolu ki başka ülkelere ne hacettt ..(Malum grip,dağdan inen sözde kahramanlara !!)
En son hangi şarkıdan nefret ettin? İbrahim Tatlıses in Kız balkonda Armut dalda sallanır mıydı neydi en son değil, ben bu şarkıdan hep nefret ediyorum...
En son hangi fast food ürününden tiksindin? Mc Donalds la ilgili söylentiler hamburgerin nasıl yapıldığına dair yazılar beni tiksindirdi ne yalan söyleyeyim...
En son hangi sakatatı yedin? Hiç ağzıma sürmedim desem yeridir.
En son hangi yerli şarkıyı beğendin? Sezen Aksu Hoşgeldin...
En son hangi yabancı sözlü şarkıyı beğendin? Yasmin Levy - Me Voy
En son hangi yerli filmi beğendin? Güneşi gördüm.
En son hangi bilgisayar oyununu oynadın? Efeyle beraber, Kral oyundaki motor oyunları :))
En son neyden korktun? Efenin gecenin bir yarısı nefessiz kalıp morarması :((
En son kime veya neye küfrettin? Pek küfretmem ama, hımmm sanırım ev fiyatlarıyla ilgili bir emlakcıya yada mal sahibine olabilir :))) ama içimden tabii :))
En son neyden kaçtın (opsiyonel: koşarak ta olabilir) Yıllar önce Kadıköy deki molotof saldırısının tam ortasında kalmıştım, can havliyle kaçtığım tek ve belki ilk kaçışım...
En sevdiğin 5 film? Güle güle,Babam ve oğlum,Piyanist,Milyoner,Hokkabaz :)
En sevdiğin 5 şarkı? 90'larda ki bir çok parça olabilir.
En sevdiğin 5 yemek? Mercimek çorbası,kuru köfte,kırmızı biber salatası,barbunya,fırında tavuk..
En sevdiğin 5 isim? Efe :) ,Nehir,Ece,Elif ...
En sevdiğin 5 oyun? Okey,Kızmabirader,kız tavlası :)))
En büyük korkun nedir? Sevdiklerimi kaybetmek vs...
En nefret ettiğin 5 klişe nedir? Bizim zamanımızda diye başlayan cümleler...başka aklıma gelmiyor..

Bu mimi birçok arkadaşımın sayfasında gördüm bu nedenle isteyen herkese gönderiyorum...

Sevgiler..

1 Aralık 2009 Salı

Ordan burdan...Az bayramdan az benden...



Bir bayram daha geçti gitti...Seneye kim öle kim kala değil mi..

Benim bayramım ağzına kadar dopdolu geçti :) Eşimin annesinin bayramın ilk günü bizde oluşu tüm sülaleyi bize çekmeye yetti..Eeee demiştim ya zaten doluydu ev,dolduk taştık anlayacağınız..


Efenin odasında tek boş kalan yer onun yatağıydı..Son baktığımda kuzeniyle içini oyuncaklarla doldurmuş zıplıyorlardı..Yanında ki kanepe, zaten hak getire.. Sinirlenmeden kendimi sakin tutmayı öğrendim bu tıkabasa günlerde...Geçecekkk yarın herkes gidiyor vs... telkinlerinde bulundum sürekli :)

Evli olunca işin bir zor yanıda, hem eşinin hem de kendi tarafının arasında kalmak galiba.Ne ziyaret bitiyor ne de gelen giden :)) Ben de ikiye bölündüm tabii eşimin ailesinin işini bitirince :))) kendi aileme sıra geldi.Bayramın üçüncü günü tam kadro kahvaltıda bizdelerdi..Sabahın 8 inde biraz bitkin bir kalkışda olsa uyanabildim..Akşamdan belirlediğim menümü hazırladım.Kendi imkanlarımla salona iki masayı birleştirerek bir sofra hazırladım..Küçücük evimizde masa boyutumuzda malumm küçük tabii.Mecbur iki masa.Neyse hoş bir kahvaltı sonrası, içilen kahveler.Ağırlanan misafirlerin yüzleri güler bir vaziyette ayrıldılar evcağızımdan :))) Bende memnunum tabii bu durumdan...


Ertesi gün apartmandaki büyüklerimizi ziyaret ettik.Bu iş hep en sona kalıyor ama yetişiyor yinede.Sonrasında eşimin sözü üzerine sahibinden satılık, ev araştırması için düştük yollara...Bulduk birşeyler ama fiyatlar çok yüksek. Araştırma halindeyim.Dua edin de benimde bir evim olsun azcık daha büyüğünden :))) ama bir balkonu olsun önü açık bir daire,ferah ferah olsun :))

Not : Yukardaki ev nasıl ama,pardon şatooo demek istemiştim..Bizim evden sonra şato bile az bence :))) Fot.netten alıntıdır.Bu kadarında kesinlikle gözüm yoktur :) 3+1 bir daire olsa yeterde artar bile bize :)))

Benden bu kadar, hepinizi öpüyorum...

Sevgiler...

26 Kasım 2009 Perşembe

Mutlu Bayramlar...



Bu fotoyu nette bulunca, ayyy olsada elimde evirip çevirsem oynasam dedim...Yemek geçmedi valla aklımda çok güzeller değil mi :))

Yine bir bayram daha geldi çattı..Dün misafirlerimin hepsi geldiler :)) Ankara dan Samsun dan kadro tamam anlayacağınız...55 m2 lik evimin her m2 si dolu desem :)) Valizler yataklar yastıklar..Şimdi işteyim eve gidince bakalım beni nasıl bir manzara bekliyor..Biz yıllardır böyle kalabalık geçiririz bayramlarımızı...Bence olması gerektiği gibi..Mutluyum aslında da ,ama çok yoruluyorum yahuu..Bu da tadı tuzu sanırım...

Her bayram geldiğinde aklıma gelen şey, biz küçükken babamın yaptığı bayram alışverişleri oluyor..Kese kağıtlarında özenle alınmış lokumlar,çikolatalar kapıya şeker toplamaya gelen küçük afacanlar için şekerler vs... Ayy bide arifeden bizim için aldığı bayramlıklar..Garip dimi aslında üç kız kardeşiz üçümüzün de bayramlıklarını babam biz görmeden alır getirirdi.Tam da üstümüze uydururdu..Çok şık şeyler olurdu hepsi...Beğenmemek ne kelime zevkle giyerdik...

Ortanca kardeşim çok cadıydı babamın bana aldığı elbiseyi ya da eteği vs... beğenirse illa kendiside aynısından isterdi... Ayy evet aynısı olcak illaaaa... Kendisi benden 3 yaş küçüktür.Bana ne alınırsa bir küçüğü de ona alınır öyle bayramlarda bir örnek gezerdik...Elimizde de özel alınmış ama yine aynı :)) çantalarımızla birlikte..İçlerini şekerle dolduruncaya kadar dolanırdık :))Ara ara eve gelir şekerliği doldururduk :)) ay çok eğlenceliydi...

O zamanlar kimse kimsenin çoluğuna çocuğuna göz dikmezdi.Biz de bütün mahalleyi gezerdik..Bazı evlerde ki çikolataları beğenirsek başka bir şeker toplayan grubla tekrar çalardık kapılarını :))))))) Şeker toplarken kimse kaçırılmazdı...Herşey masumdu o zamanlar...

Çok mu geçti aradan diye düşünürken en az 17-18 sene olmuş ee az da değilmiş..Şehrin bu hale gelmesi için, yeterde artar bile bu zaman...

Bu bayram,kazasız,belasız,çocukların özgürce dolaşabildikleri bir bayram olsun...

Hepimize mutlu bayramlarrrr :))

Sevgiler...

25 Kasım 2009 Çarşamba

Mahallenin Kokoş ablası :))

Bir kaç gündür yazıcam yazıcam bir türlü mahallemizin kokoş ablasından bahsedemedim :))
Ne alaka diyorsunuz sanırım şimdi,ama aylardır her sabah servis beklerken kendisiyle karşılaşıyorum.Hep bir sonraki gün için, içimden ayy ne olur yarın daha iyi giyinsin diye dua ediyorum :))

Sanmayın dış görünüşe göre insanları sınıflandırıyorum.Hayır öyle değil;ama eehhh be ablacım insan evden çıkmadan bir bakmaz mı aynaya... Bu abla, yada yaşıtımdır kim bilir ,ama kesinlikle giyimi yüzünden bir on yaş fark var aramızda ..Her sabah durağa ya benden az önce gelmiş otobüsünü bekliyor oluyor ,ya da benden 5 dk sonra geliyor bir telaş durağa.. Bir insan baştan aşağı farklı renklerde bir kombine yapar mı kendine.Şapkasından, çorabına kadar gökkuşağının tüm renkleri var yeminle üstünde...

Mesela, dün siyah çizme,kahverengi çorap,binbir renk kareli bir etek,rengini kestiremediğim bir ceket ve elinde yeşil bir çantayla tas tamam olmuştu..Haa bir de başında kasket şapka, renk sanırım turuncuydu... Zaman zamanda boynunda ucu bucağı olmayan bir atkı oluyor...

Geçen sabah uzaktan fark ettim kendisini,yanında bir adam biraz daha yaklaşınca eşi olduğunu anladım, geç bile kalmıştım anlamak için.Çünkü al birini vur ötekine tam tencere kapak misaliydiler.Adamın giyimiyle kadının giyimi arasında çok az fark vardı :))Renk seçimleri birbirine öyle yakındı ki :)) Pess dedim..Gülmemek için kendimi zor tuttum.Onlar hallerinden çok mutlulardı;sonra dedim kızım sananeee her sabah bak, gülümse..Renk katıyor otobüs durağımıza,böyle farklılıklarda olmalı hayatta :)

*****

Kişisel görüşüm kadın olsun ya da erkek ,üzerinde 3 farklı renkten sonrası gözü yoruyor.Birbirine yakın 3 farklı renk makul bence, fazlası tarz ya da tarzanlık oluyor :)))

Öpüyorum herkesiii sevgiler :)

Not:Fotoğraf netten alıntıdır..

24 Kasım 2009 Salı

İyi ki varlar...

Merhaba arkadaşlar :)



Yazamadım birkaç gündür..Yazmak ne heyecan verici oysa, keşke fırsat bulup hergün eklesem buraya bir post ..Sonra yorumlarınızı beklesem heyecanla :)

nehircce yi yeni takip etmeye başlayan, yeni dostlarım olmuş herkesss hoşgelmiş :)) teşekkür ederim...

Bugün malum öğretmenler günü,başta bana emeği geçen tüm öğretmenlerimin,ailemdeki öğretmenlerin ve tüm öğretmen blog arkadaşlarımın öğretmenler gününü kutluyorum...Bu çiçekler size... Çocukluğumun mesleğini yapıyorsunuz :) çok istedim ama; kısmet olmadı hala içimde bir yaradır...



Ortaokul 3.sınıftayken okulumuzda öğretmen eksiliği vardı..O zamanlar hala var mı bilmiyorum..Okulda her katta nöbetci öğrenciler olurdu..Her nöbet sıramda ilkokul 1.sınıflardan bir sınıfa ablalık yapardım..Bol şarkılı,resimli dersler geçirirdik :)) Çok severlerdi beni ,bir dönem okul müdürüyle konuşup benim her boşlukta gelmem için ısrarcı olmuşlardı :))) Canıma minnetti tabii,gerçekten onlarla olmak çok keyifliydi. Ayrıca susup dinledikleri tek kişi bendim :) Çok sevmiştik birbirimizi... Ben hala aynı okulun bulunduğu site de oturuyorum.Zaman zaman o sınıftan bir kaç kişiyle karşılaşıyorum..Öyle uzunca bakıyorlar suratıma hatırlıyorlar da çıkaramıyorlar :)))

Bu kısacık deneyimimde öyle sevdim ki bu mesleği hep hayalini kurdum..Biri sorsa da ilerde ne olacağımı söylesem diye beklerdim :))) Olmadı tabii, hep ucundan kıyısından bir şekilde döndüm..Kısmet...



Neyse fazla söze gerek yok..

Herkese kucak dolusu sevgiler...