12 Mayıs 2010 Çarşamba

Oyuncak bebekler..

Taksim de geziyoruz SEWRESH le birden bu bebekler karşımıza çıkıyor..Nasıl çocuk olasımız geldi..Alıp oynayasımız ...Ben hemen kalabalığı yarıp o anı yakalamak istedim.(Meraklısına fiyatları 25-30 tl arasında değişiyor...)

Biz küçükken bu kadar süslü değildi dimi bebeklerimiz..Şimdinin kız çocukları ne şanslılar..Bana babam sürekli karaşimşek arabalar getirirdi Eminönünden :)) Niyeyse, bir dolap dolusu karaşimşeğim vardı..Öyle tezat ki oysa nehircce nin ruhuna; ama babam onlarla oynamamı çok istemiş sanki..

Birde 3 tekerlekli bir bisikletim vardı..Kuzenim tatilde gelip, merdivenlerden yuvarlayıp kullanılmaz hale getirene kadar..Hala görüşünce kızıyorum ona, pisss senin yüzünden bisikletimden oldum, sonra bir daha da olmadı diyee..O da aşkolsun bütün bisikletler senin gel alalım der hep..Ama ben bilmiyorum ki bisiklet kullanmasını :))) O günden sonra küsmüşüm sanki..

Adaya gidip bisiklete binenlere nasıl imreniyorum bir bilseniz,cesaretim mi yok nedir deneyemiyorum bile, korkuyorum bisiklete binmekten..

Hani şu meşhurrr içecek reklamı varya bisiklete biniyor herkes aynı anda,bisikleti kullanmayı öğreniyorlar nasıl eğlenceliii...Eşimle ilk görünce dedik ki keşke bilseydik de gitseydik..Orda öğrenirdin kesin diyor :))) O yaşlı amca nasıl grurlu kendiyle..Geç değil ama yaaa,ben daha gencim :)


Kıssadan hisse; çocuklarımıza oynayabilecekleri,yaşlarına, becerilerine uygun oyuncaklar alalım..

Sıkıldıkları zaman ortadan kaldırıp unutmalarını sağlayalım.Başka bir zaman ortaya çıkarınca deli gibi seviniyorlar çünkü ..Biraz kıymet bilsinler..

Sonraa zaman zaman da oyuncak elemesi yapıp,oynamadıkları oyuncakları ihtiyacı olan başka çocuklarla paylaşalımmmm :)

Hadi öptüm siziii :))


Not : Hayatcım seni merak ediyorum nerdesin ?? dilerim iyisindir.Yorumsuz bırakma beni...

Herkese sevgiler.

Nehircce

11 Mayıs 2010 Salı

Babaannem için...


Bir gün dedim ki ona haydi başla,anlat bana hayatını;

Ne anlatıcam kızım işte evlendim çocuktum,anne oldum büyüdüm dedi...

Yaaa babanneee böyle değil,uzun uzun anlat bak sesini çekiyorum kasete dedim...

Yoktu bir kameramız yada kameralı bir telefonum ki ozaman,lanet olsun ! bahsettiğim 15 yıl önce..

Sonra uzun uzun anlattı hikayesini,ondan sanırım içimdeki bitmek bilmeyen bu hüznü..Üstünden geçen onca yıla rağmen...

Küçüktüm ama çok küçük ip atlıyordum,kuzuların koyunların peşinden koşuyordum..Annemle babam karşı köyün dul ama toprak sahibi,benden nerdeyse yirmi yaş büyük Kınalı Rüştü nün oğlu Rasim'e verdiler beni...Rahat edersin dediler.

Ama babanne sormadı mı sana kimse,istiyor musun diye...
yooookkk be yavrumm gittik işte,bir ata bindirdiler öyle gittim karşı köye gelinsin, dediler..
Daha 13 var yokum..Sene hesabı yapamıyor bile..
Daha gençkız olmamıştım gerisini sen düşün...
Nasılllll,öyle iştee önce kadın, 1 yıl sonra da gençkız oldum ben .
Ondan zaarr, çocuğum olmadı hemen.
Gülümsüyor ama, ağzında olmayan dişlerini göstererek...Yanakları çukur çukur...
Ahhh be babannem diyorum, aklım almıyor ki benim...

Sevdin mi peki, dede mi ? sevmeyip napıcaksın bak bir sürü çocuğum oldu.O zaman sevmedim,istemem diye bir şey yok ki..

Aksiydi ammaaa deden,beni çok üzdü, hiç bir yere göndermedi.Çocukken babam tarla işine elim yatkın diye vermedi mektebe öğrenemediydim okuma yazma..Deden de hiç yanaşmadı,öğretmedi.Hiç pazara gitmedim ben ,al bu parayı ihtiyacını al çarşıdan demedi...O ölene kadar para nedir bilmedim...Hala daha anlamıyorum ya , bu yaştan sonra nasıl öğrenilir ki..

Öyle masum,öyle güzeldi ki yüzü...

Kaset tıkkk etti,ikimizde irkildik...aaaa babanne bitti kaset...

Hıııı nolcak şimdiiiii,
öyle uzakkı, o zaman ki o teknolojiye bile...

Ara tara başka kaset yok,eee olsun be kızım bu kadar işte, daha ne anlatayım sana dedi...Sonra kaseti kontrol etmek geldi aklıma, ama hiç birşey kayıt edilmemişti..Öyle kalakaldım..Ortada başka kaset yok,bu da çalışmıyor..

Amannn be yavrummm ne ki bu kadar önemli olan,sen unutma yeter dedi...

Öyle önemliydi ki,şimdi bir sesi olsa kulağımda ne iyi olurdu...

Unutmadım hala bugün gibi;yanıma diz çöküşün,evimizin küçük odasında bana anlattıkların birbir aklımda...Seni de hiç unutmadım..

Ekim 2005 den beri yoksun,işte böyle ara ara düşersin içime seni çok özlerim...

Yaşadıklarının üzerinden yıllar geçmişti,hiç isyan etmedi anlatırken.Ne kadar küçük bir dünyada yaşamıştı yıllarca...Sabah kalkıp önce yatakları kapayıp,çocuklara ve beyine yemek hazırlayıp, bulaşıkları yıkayıp çalı süpürgesini eline alışı her gün aynı şekilde,aynı zamanlarda olmuştu...Sonra tarlaya gidilecek,hayvanlar ağıra alınacak karşı evdeki komşuyaaa ''huuuu ayyyşaaa'' diye bağırılacaktı...Ekmeklerini pişirdin mi ben gelcem hamur mayalandı tekne hazırr...Köyün ortasında kocaman bir ekmek fırını...Mis kokan,emek kokan bir fırın...Simsiyah etrafı...

Çocuktuk biz,her sene gidişimizde,orda sırayla bekler babanemin ekmeklerine yardım ederdik.Her torun ayrı bir ekmek isterdi..

Ben üzeri yumurtalı olandan,kardeşim ortası delikli(simit ekmekten) hiç birimizi kırmazsı evden çıkarken kümesten yumurtayı alır öyle giderdik fırına...

İstanbul da yok ki öyle ekmek o zaman hala da yok bence, aynı koku aynı tat... Koca fırın küreğini, tutma sevdasıyla oramız buramız morarırdı kavga bile ederdik... Sonra pişen ekmekleri, edilen sohbetleri yanımıza alır düşerdik yola..Babannem önde omzunda kocaman ve ağır ekmek teknesi biz civciv gibi peşinde...

Ne güzeldin,ne güzeldi ozamanlar...
Nur içinde yat benim pamuk babannemm...

Tüm yüreği güzel babannlere gitsin bu yazı...

Öylesine,
nehircce

Hediyelerim ...

Merhaba,

İşte anneler günü hediyelerim..
Güzel oğlum Cuma akşamından başladı ne zaman kutlayacağım,hediyemi ne zaman vereceğim diye..Bir de şarkı ezberlemiş ''benim annem canım annemmm....'' Ne güzel bir duygu anne olmak Allah isteyen herkese nasip etsin diyorum...

Bardakta ki çiçekler ne hoş değil mi..Kendi elleriyle boyamış minnoşummm..

***

Taze taze bir diyalog bizden size ;

Bu sabah Efe Beyi uyandırdım zor bela(anne çok uykum varrr),üstünü giydirdim ellini yüzünü yıkayıp dişlerini fırçaladık..Tam ağzını yıkarken,suyu görünce çişimmm geldi diyeee koşmaya başladı tuvalete :)) Malum su sesi tetikler çişi :))

Ağzı bembeyaz,neyse annecim gel burdaki lavoboda yıkayalım ağzını dedim.Hiiiççç istemedi;ama ben bir şekilde yıkamayı başardım sonra koy verdi hüngür hüngür ağlamaya başladı.Ama baba annem benim ağzımı tuvaletteki muslukta yıkadı..O su piss pisss...

İşe geç kalma telaşında biz,ona musluktan akan suların hepsinin aynı yerden geldiğine ikna etmeye çalıştık.

Bana en son ''anne tamam inandım babam suların hepsi aynı dedi''

eee ben ne demiştim,sen şimdi niye babana inandın da bana inanmadın :))

Sevgiyle,
İyi Haftalar dilerim.
nehircce

7 Mayıs 2010 Cuma

Çemberimde gül oya ...

Bu fotoğrafın adını Çemberimde gül oya koydumm:))
Böyle cıvıl cıvıl geçsin haftasonumuz :))
Anneyiz ya çoğumuz daha bir coşalım bu haftasonu,şımarmak bizim de hakkımız..
Tüm blog annelerinin anneler gününü kutluyorum şimdiden..

Efe nin bana bir süprizi varmış kreşte hazırlamışlar öğretmeniyle nasıl merak içindeyim bilemezsiniz :) günlerdir sır ama anne çok güzel diyor :)))bakalım...Gerçi o pamuk elleriyle ne getirse güzel ya gerisiii laf...

Sıcacık kucaklıyorum hepinizi..

Fot.bana aittt :)) en renkli fotoğraf olarak bugünün talihlisi kendisi :)

Sevgiler,
nehircce

6 Mayıs 2010 Perşembe

Hıdırellez den..

Merhaba,

Her sene bu Hıdırellez tarihini karıştırırım.Gül dalına hangi gece dilekler asılır unuturum..

Dün arkadaşım Ahır Kapıda ki şenliklere gidince dedim ki demek ki bu gece oluyor olanlar..

Eve migrenimle birlikte gitmiştim.Biraz uyumaya çalıştım.Kalkınca da bir hışım amannn ben gül dalına dileklerimi asmayı unuttum diye hayıflandım...

Neyse gecenin bir vakti apartman bahçesine inmeye tırsınca,balkonumda ki güzel çiçeklerimin dallarına asmaya karar verdim dileklerimi...

Eşim saçma ve gereksiz buldu; ama ben bir umut dur diye,kartona çizdiğim en çok istediğim şeylerden birini yaniii evimi,eşimin müdür olma ihtimalini yükseltmek için de masa başında kocişi çizdim..

Sonra mutlu bir çocuk çizdim ağzını kocamannn gülerken yaptım...Sonra üzerine mutlu,sağlıklı bir Efe diye de yazdım :)) Eşim dediki bence en önemlisi,üçümüzü el ele çizmen, o olursa hepsi olur dedi..Evettt ne kadar haklıydı..İki koca kafa ortaya da minik oğluşumu çizip ellerimizi birbirine bağladım...Bir özenle onları tek tek kesip iplerle bağladım.

Sonra sevgili Nehir için de şifa istedim.Ne olur iyileşsinnn o melek dedim..

Dua mı da edip girdim içeri...

Çocukken yapardık böyle gül dalının altına para falan gömerdik hatırlıyorum..Ama böyle kocamannnn olunca hiç denememiştim..Bu sene çok istedim..Başardım :)) Hadiii inşallahhhh hepsi olsunn ama önce Nehir iyileşsin..

Siz neler yaptınız ??

Fot.netten alıntıdır.

Sevgiler,
Nehircce

4 Mayıs 2010 Salı

Nehir için...





Arkadaşlar, lütfen bir tık,Nehir i yaşatmak için..


Desteğimize ihtiyaçları var...

Sevgiler.

Nehircce

SEWRESH...


Yılll 1998 aylardan Ağustos..

Tek başıma daha önce hiç birini tanımadığım koca bir kalabalığın içindeyim..Sınıf sınıf ayrıldık,seviye belirleme sınavı olacağız önce. İki kişi girdi içeri,biri erkek biri kız..Sonradan öğrendim ki kardeşlermiş.Öyle enerjiklerdi ki biran kendi bezginliğimden utandım..'Bu moralle seviyen falan belli olmaz kızım senin'dedim içimden..Sonra sınav bitti..Hepimiz dağıldık.Çalışıyorum ozaman aynı zamanda.Üniversite hazırlık kursuna gitmek için..Birkaç gün sonra aradılar kurstan,sınıflarınız belli oldu şu gün ders var diye.. Bir gittim ne göreyim o iki kardeşten bayan olanıyla aynı sınıftayız meğer seviyelerimizde aynıymış :)))

İlk dersten sonra, zil çaldı ilk ara verildi..Baktım o yanındaki arkadaşıyla hemen kaynaşmış.Bende onlara yaklaşıp sohbet etmeye başladım.Sonra dışarı çıktığımızda bir cafe de oturup çay içtik,öyle eğlenceliydi ki enerjisi sonsuz ve yanında kendimi öyle iyi hissediyordum ki ogün den sonra onun yanından hiç ayrılmadım :)))

Sonra öyle benimsedim öyle sevdim ki aradan geçen 12 yıla rağmen hiç vazgeçemedim ondan..

O her derdimde,tüm iyi ve kötü günümde yanımdaydı..Bende elimden geldiğince onunla oldum..Hala çıkmazlarımızda yol oluyoruz birbirimize...

Zaman zaman kızdık,küstük ama hiç birbirimizsiz olamadık..

İşte o dost şimdi bir blog sahibi...Öyle mutluyum ki onun için..

İyi ki varsın Sewrest ...


Onu okurken kahh gülecek kahh hüzünleneceksiniz..Ama bilin ki her türlü,enerjisiyle size güç verecek...

Sevgiler

Nehircce

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Kardeş Zeyno/acemi fotoğrafçıya ilk destek :)))

Çok hoş bir haftasonuydu...

Cumartesi malum nehirccenin her hafta olduğu gibi yaptığı ev işleri...Bu haftasonu cam bile sildim.

Akşamında kocişin ısmarladığı akşam yemeği :))

Pazar günü kızlarla,özgürce doya doya gezdiğimiz bir Taksim kaçamağı...

Yukarıda Üsküdar Beşiktaş motorunun, dalgalarla verdiği savaşa inat poz veren biz iki kardeş :)

Fotoğraftaki konu mankeni kardeş zeyno, nasıl güzel çekebilmiş miyim :))
Burcu olacak mı ??? bu iş ne dersin :))



Zeyno uzaklarda ki sevdiceğini düşünürken objektife yakalandı :)))



Burda bildiğiniz poz verdi,rüzgarın azizliği olmasa belki çok daha güzel bir poz olabilirdi..Ama güzel kardeş yine de güzel çıkmış :))

Ofiste beni bekleyen bir yığın iş, ama ben leylayım bugünn yine...Dün deniz havası,çarptı galiba :))

Off akşam olsada eve gitsek :)))

öpüyorum hepinizi iyi haftalar...

Pazar gezmemizden daha bir sürü fot.var fırsat buldukça yayınlarım onlarıda..

Sevgilerr

nehircce

30 Nisan 2010 Cuma

Uykucular..

Ohhh rahatları yerinde,yukarıdaki cadıların...
Baktıkça nasıl kıskanıyorum bilemezsiniz.
Hava da bir acayip ya bugün (bahaneeee) uyumak istiyorum..
Çay içtim,kahve de içtim ;ama banamısın demedi..

Bugün eve gitmeyi her zamankinden çok istiyorum sanki..

Öğlen canım oğluşum aradı;
Anneee bis teyzemle otobüse binip optimum a gidicess izin veyiy misinnnnnn ???
Öyle mutlu oldum ki hem izin istemesine,hem bu kadar büyüyüp teyzesine eşlik etmesine :))
Sonra ben,babana bir soralım dedim, telefonu bırakııp, teyzesine ama teyzeeee annem babana soralıımmmm diyoooo yaaaa izin veyymiycekkk galibaaa :))) dedi...

Neyse izin meselesi halloldu şimdi gezmedeler teyze yeğen :)

Bende iyi haftasonları dileyip kaçacaktım sözde, yine yazmışım epey :)
Öpüyorum hepinizi neşeli bir haftasonu dilerim...

Sevgiler
nehircce

27 Nisan 2010 Salı

süpriz misafir...


Dün öylesine birgün geçirdim ki sormayın...

Saat akşam 5 civarı eşim aradı;

Canımm napıyorsun ?

çok yoğunum sen napıyorsun ?

iyi işte biz de Mert Bey le (Firma Lab.Müdürü kendisi) müşterileri geziyoruz..

Hımmm peki kolay gelsin size..

canım şey, akşam Mert Bey misafirimiz olacak, uçağı saat 10'da yemekten sonra ben bırakıcam..

ben sanırım 5-10 saniye yerimde çakılı kaldım..

Sonra hımmm öyle mi pekiiii

dedim ve kapadım teli...

Telefonu kapar kapamaz ;
Ya bu adam delimi (eşime kızıyorum),sanki ben ev hanımıyım,kaldı ki o saatte bir ev hanımıda olsa şaşırır ne yapacağını,bıdı bıdıııı söylendim..
Kaç senedir evliyiz ilk kez böyle birşey yapıyor..Mecbur kaldı demek ki orasını anladım da..Elim ayağıma dolandı birkez...

Hemen kardeşimi aradım ona birkaç talimat verdim :) Sağolsun kırmadı beni :))


Pazar günü yaptığım fırında tavuğun yanına kardeşim de bir çorba yaptı.Akşam eşimle misafirimiz beni almaya geldiler iş yerimden :))Eve hep birlikte girdik anlayacağınız.Hanii misafir evde beklenir falannn yok öyle birşey..

Neyse hemen organize olup,önce Zeyno nun ısladığı pirinçler pilava,tavuğun yanına soyulan patatesler kızartmaya çevrildi :))))okusss pokusssss

Sonra masa hazırlandı..Tabaklar elden geçti,çatal bıçak kontrolu vs..Efe de sürekli hareket halinde ayağımın dibinde fulll enerji,dolandı durdu..Sonra Mert Bey ile kırk yıllık dost gibi bıcır bıcır konuştu..Resimler yaptılar birlikte.Bende rahat hareket edebildim.

Evime ilk kez gelen biri, ki bir de eşimin müdürü olunca ilk anlarda oldukça heyecanlandım tabii,neyse ki elime yüzüme bulaştırmadan hallettim :)) Habersiz misafir zormuş gerçekten..Ama bir şekilde halloluyormuş..


Siz sonra eşime ne yaptığımı merak ediyorsunuzdur..Yok yokk kızmadım çünkü her fırsatta mutfağa kaçıp; canımm kusura bakma lütfen mecbur kaldım diyip durdu birkaç öpücüğe tav oldum :))))


İşte böyleee ..

Kıssadan hisse ; misafir bereketiyle gelir,ev sahibine geçici bir yorgunluk bırakırrr gidermişşşş :)))
sevgiler..

26 Nisan 2010 Pazartesi

23 Nisan dan kalanlar..

Çok güzel bir haftaydı..

Dualarım kabul oldu :))) 23 Nisan çok güzel geçti hava bir harikaydı..
Cuma sabahı Efecik sabah erken saatlerde annneee bugün 23 Nisan dimiiii diye bağırarak uyandırdı bizi :)) Sonra bir coşku heyecan başladık onun hazırlıklarına..Ben kıyafetlerini ayarlarken eşimde palyaço makyajı için işe koyuldu..Oğluşun parmak boyalarıyla ve eşimin de yeteneğiyle :)) Efecik boyandı :))) Sonra tüm aile gittik törene,bizimkiler en önce çıktılar en küçük sınıf oldukları için.Canım benim öyle heyecanlıydı ki ..Biz biraz korktuk hatta, bırakırmı dansı diye,ama çok şükür herşey çok güzeldi...

Karşılarında bir sürü insan olmasına rağmen hepsi çok iyi iş çıkardılar.
Onları ve öğretmenlerini tebrik ediyorum bir kez daha burdan,onlar bilmeselerde :)
Canım oğlum seninle gurur duyuyorum..
Küçücük kalbinle o heyecanını bastırıp,bize böyle güzel bir duygu yaşattığın için binlerce teşekkür sana :)) Kocamannn öpüyorummm seni...

Annen..

22 Nisan 2010 Perşembe

23 Nisan öncesi..


Yarın 23 Nisan, neşe doluyor insannn :)))

Efecik palyaço olacak :) Sabah 10,30 da okulda hazır olacağız..Şiirler okuyacaklar şarkılar söyleyecekler..Ben ve eşim hatta tüm aile nasıl heyecanlıyız bilemezsiniz.Oğluşun ilk töreni olacak..Umarım iyi geçer.Güzel fotoğraflarla anlatırım bende size olanları...Korkuyorum hani her 23 Nisan da yağmur olurya, bu sene olmasın :))

Kutlu olsun mutlu olsun çocuklarımızın bayramı...Atamız iyi ki armağan etmiş onlara..En kıymetlilerimize.. Dilerim, ona layık çocuklar yetiştirebiliriz..

Sevgiyle,
nehircce

21 Nisan 2010 Çarşamba

Nehir için dua edelim...


İki gündür aklımda bu minik,çoğunuz tanıyorsunuz artık o küçük kahramanımızı ...İsmi Nehir annesinin bloğu burada hikayesini bir okuyun derim.. Küçücük bedeniyle verdiği savaşta çok güzel müjdeler vermişti sevgili Zeynep bize;ama o sinsi hastalık yine bir yolunu bulup girdi o güzel yüreğin içine..
Dilimde Sezen Aksu'nun küçüğüm daha çok küçüğüm şarkısı..Yüreğim ve dualarım da onlarla..
Sizde duanızı esirgemeyin..Evlatlarımız nasıl kıymetli oysa binlerce şükür sağlıkları için..Küçücük şeyleri dert etmemek için ne çok sebebimiz var değil mi.
Kocamannn yürekli bir anne var karşımızda. Sabrıyla inancıyla bir bütün..Bir kez başardılar yine başaracaklar inanıyorum..
Nehir in annesi son postunda; nehir i biraz daha yaşatmak en büyük isteğim diyor...Ben bu sözden sonra parça parçayım..Ne zor bir anne için bununla yaşamak,biz aklımızdan geçirirken bile perişan olurken...
Nehircimmm, ben seni bu hastalığın başlarında tanıdım,ismin Nehir di yaaa daha bir çok sevdim..Güzel surat iyileş olur mu..Biz senin için dua edeceğiz o boncuk gözlerin hep güzel baksın bu hayata...
Seni seviyorum ufaklık...
nehircce

15 Nisan 2010 Perşembe

Kazan mazan :))


Dün eve eşimin sayesinde erkencikten geldim...Bir naz, bir naz aldı beni iş çıkışı,sağolsun..Kötü alıştın hanfendi servisi beklemek istemiyorsun artık diyor..Ama ne yapayım onlarda saatlerce çıkmıyorlar ofisten.Hemen koca bey e bir telefon, sağolsun gelip alıyor beni :)))Fazla abartmamam lazım onu da farkettim ya neyse :)

Biraz vücudum kırgın bu aralar boğazım şişti; ama düzelicem haftasonu inşallah. Akşam Efoş erkenden uyuyunca malum okul sebebiyle erken yatırıyoruz.Ben de bir kaç fotoğraf denemesi için evde ne var ,ne yok kendime model seçtim(koca bey de dahil maymun oldu adamcağız :))..Dakikalarca yerde,havada kıvrana kıvrana iki büklüp şekillerde fotoğraf çekmeye çalıştım...Bunu sevdim yayınlamak istedim..Büyük kazanı ve yanındaki küçük kovayı tam 12 yıl önce sevgili Aynur Abla hediye etmişti..Ben hediyelerime ve hatırlattıklarına çok kıymet veririm..O yüzden evimde bir sürü kıyıp atamadığım kartlarım,küçük tokalar kurdeleler aman Allah ım ne ararsanız vardır :))

Yarın yakın bir aile dostumuzun kızının nikahı ve sonrasında burada düğün yemeği var..Umarım güzel bir gün ve gece geçiririz. Pazar günü için de henüz netleşmemiş bir sürü plan var kafamda :) Ama yarın erkenden kalkıp, biraz yürümek,kahvaltı sonrası da biraz ev işi yapmak zorundayım orası kesin...

aaaa bir de unutmadan, geçtiğimiz haftalarda pazardan maydonoz tohumu alıp ekmiştim.Hatırlarsanız.O maydonozlar yeşillenmeye başladı, yani ben maydonoz sanıyordum ama bambaşka bir fide büyüyür saksımda..Bunun hesabını sormak için bir hışımla pazardaki çiçekci amcayıda bulmam lazım...Zavallı Efecik maydonoz hayaliyle gelip gidip saksıya baktıkça gülsem gülemiyorum kızsam kızamıyorum :)) O da olsun anne belki bunlar karpuzdur ya da domatestir diyor..Ama havuç olsa daha çok sevinirmiş...

Neyseee,
Hepimize güzel bir haftasonu diliyorum.
Sevgiyle...
Nehircce

13 Nisan 2010 Salı

3 film...


Bu hafta ite kaka 3 film izleme rekoru kırdım..Kendi rekorumu tabii..
Görülmemiştir pek benim bu kadar üst üste film izlediğim..
Hani kafa karışık, hatta boş boş bakıyorum ya son günlerde hayata..Kendimce doldurmak için uğraşlarım...

Filmlere gelince;
Avatar çok önyargıyla baktığım bir filmdi..Pazar günü eşim ve oğlumun merakına yenik düşüp oturdum kanepeye ve bir baktım kendimi kaptırmış izliyorum..İlginç bir hikaye,görsellik bence harika,emek verilmiş hoş bir filmdi doğrusu..Tavsiye ederim naçizane...

Sonra akşamın ilerleyen saatlerinde malum pazar akşamı demek = ütü yapmak demek.Eşimle başladık ütü yapmaya,filmi ben seçtim, eşim biraz sıkıldı tabii bilirsiniz erkekler hoşlanmıyor romantik filmlerden yarısına gelmeden hem ütüyü hem filmi bana devretti :)
Ben severim aşk kokan her hikayeyi,sonuna kadar izledim.Ütü de bittiiii...Ohhh rahatladım..
Kesinlikle sağır ve dilsiz insanların toplumumuzda nasıl bir yere konduklarını görmeniz ve daha iyi gözlemleyebilmeniz için izlemelisiniz derim..


Bu güzel filmi de ne zamandır izleyecektim sözde,en son sevgili Zeren'in bloğunda bahsetmesi üzerine bir koşu gidip aldım bu filmi :))) Dün de bunu izledim..Bence biz blog yazarlarının,sevecekleri bir film de ayrıca...Çünkü kahramanlardan biri,hayatının çok sıkıcı devam ettiğine inandığı bir anda blog yazmaya karar veriyor.Veee bir yemek bloğu..İzlemeyenler için çok derinlemesine anlatmak istemiyorum.Ama merak ederseniz de sevgili Zeren çok güzel notlar düşmüş filmle ilgili..Onu bir okuyun derim...

Dün ki ruh halime göre daha iyiyim,ama kafamın karışıklığı devam etmekte...


Dip Not :
Sabah eşim benden önce çıktı evden.Apartman kapısından çıkınca baktım hala gitmemiş.Arabanın ön camını siliyor beni gördü ''hadi gel seni durağa kadar bırakıym'' dedi, genelde ben sorarım, mesafe kısa olduğu için ve erken çıktığı için basar gider...Şaşırdım sen sorunca dedim''bugün çok güzel olmuşsun,kıyamadım yürümene'' dedi...Ayy ne romantik ne romantik ayy bu erkekler...Çok komiksin dedim bende :))) Güzel mi olmuşum ki...

neyse bugünlük bu kadar,
öpüyorum hepinizi,iyi ki varsınız...
sevgiler
nehircce

12 Nisan 2010 Pazartesi

Karışık bir ben...


eeee nasılsınız ?

adet den cevap;iyiyim siz nasılsınız dır ya hani...


öyle bir gün..sıradan,anlamsız biraz.bir sürü devrik devrik cümleler kurup evirip çevirip bırakasım geliyor kendimi boşluğa...


Kolay kolay anlamını yitirmezdi eskiden bende ki ben ,ama bu aralar öyle şuursuz öyle çekilmezim ki..Yapmak isteyipte yapamadıklarımdan mı bilmiyorum..Evet evet galiba ondan..

Son günlerde sürekli kendimi birileriyle kıyaslar oldum..Yetersiz bir annesin, yetersiz bir eşsin ve belki yetersiz bir çalışansın vs.. niye böyle oldum nasıl bu hale geldim bilmiyorum.

Oysa öyle olmamasını nasıl istiyorum.Bazen beceremiyoruz işte..Öyle bir zaman sanırım şu zaman.

Hayatımda büyük bir heyecana mı ihtiyaç var ..Oysa çok istediğim bir şeyi daha alalı ne oldu, eee niye durdun,niye hevesin azaldı...

Geçer mi ki, geçmeli ama değil mi...geçmeli...

Daha bu yaşlarda yorulmamalı insan..Üzerine ondan habersiz atılmış ölü toprağınından silkelenmeli ,ılık bir duş almalı belki tazelenmeli...


Umarım...


Efecik,bundan sonrası senin için ;

Haftasonu seni gezdikdik,ikinci kez ata bindin hiç korkmadın, onu sevdin..Bizde babanla '' ooo adama bak sanki yılların binicisi,biz şu yaşımıza geldik bir dir ancak ata binmişliğimiz'' diye hayıflanıp durduk :)) Sonra kocaman bir trene binip anne bak yalnız başıma gittim geldim diye grur duydun kendinle..Sonra tiyatroya gittik,sen rüzgar rolünü aldın ben oscar almış kadar mutlu oldum senin için sana bakarken...


Dün Buket Uzuner in Yolda kitabını bitirdim gecikmeli olarak..Ama iyiydi, yedi farklı hikaye de yedi yeni şey öğrendim... Şimdi olasılıksız ı okuyorum, başlarda sıkılacağımı düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı sardı beni devamm...


İşte böyle dostlar, umarım haftamız güzel devam eder..

Fot.Efe nin annesinden :)) Geçen haftaya ait, zamandan çaldığımız bir poz..

Sevgiler

nehircce..

9 Nisan 2010 Cuma

Çalışma Odası düşleyenler için...

Zaman zaman ev hayallerimden bahsediyorum ya size,
En çok mutfak ve çalışma odaları benim ilgimi çekiyor nedense..
Hani bir yatak odası (duvarın rengi,mobilyanın rengi vs..) için şu şöyle olsun,aman böyle olmalı gibi bir düşünce yok kafamda..Ama mutfak ve kütüphane yada çalışma odalarıyla ilgili bir sürü şey geçiyor aklımdan...Aaaa bir de balkon tabiii..İşte bu üç şey çok önemli benim için..

Evin erkekleri ise zaten kendileri için bir sürü şey düşünüyorlar.Efe odasına basket potası istiyor mesela,eşimde spor aletleriyle ilgili bir alan oluşturmak istiyor.Birde ıvır zıvır eşyaları toplayacak dolap çeşitlemeleri üzerine yoğunlaşmış durumdadır genelde...



Bu alan oğluş için ne iyi olurdu :))

Bu çalışma alanı,sakin huzurlu,biraz romantik ruhlular için çok uygun bence :)) Ben de bu sunıfa dahil olabilir gibiyim..Ama çok pembe sankii değil mi..Kenarda bir pencere keyifli olsa gerek..Yaniii genel havasını çok beğendimm..


Burda da sağ üst köşedekiyle, sol alt köşedeki alanları çok beğendim..Işık alan bir ortam da pencere ve perdeler ayrı birer detay da olsa, bence aydınlık, olmazsa olmaz galiba...
Kendim için nette gezinirken bunları görüp sizlede paylaşmak istedim.Tamamı netten alınmıştır haliyle..Önemli bir detayı da atlamayayım en üste ki çalışma alanı, yazar Kate Mosse 'a aitmiş...
Tüm gerçekleşebilecek, hayalerimizin olması dileğiyle,iyi haftasonları dostlar.
Sevgiler
Nehircce

8 Nisan 2010 Perşembe

Antika..

Kim bilir, kimler bıraktı sizi geçmişten...Kim bilir hangi evleri nasıl da ihtişamla süslediniz...
Belki zorda kaldı sahibiniz paraya sıkıştı,sattı sizi bu antikacıya,ya da yenilerin büyüsüne kapılıp,bıraktı sizi de giderken geri de kalanlarla..

Bu dükkanın yükü ağır olsa gerek,her biriniz kendi hikayelerinizle nasıl da yer tutuyorsunuz orda.. Yeni sahipler bekliyorsunuz,yeni hikayeler tatmak, daha da kıymetlenmek en büyük arzunuz...Kim bilir...



Fot.Kadıköy'den yine küçük bir sokak kocaman bir antikacı dükkanından :)
Nehircce 'den sevgiler...

5 Nisan 2010 Pazartesi

Kadıköy'den...



Kadıköy ben seni çok seviyorum :)

Cumartesi günümüzü evde geçirdikten sonra pazar gününe kaçacak yer ararken yine yolumuz sana düştü... Eşim ve oğlum peşimde perişan olsalarda yine de güzeldi senle olmak...Sokaklarında gezinmek, durduğum her dükkan önünde her köşe başında fotoğraf çekmek...Niyeyse seni bir başka seviyorum ben.Bir yaşanmışlık var sanki geçmişten.

Eski İstanbul'un anlatıldığı tüm kitaplarda önce gözümde sen canlanıyorsun.

Seni sen gibi yaşayanlarda sahip çıkıyor sana değil mi ? Daha çok koruyup kolluyorlar seni.

Yenilenen evlerini görünce içim coşuyor heyecanlanıyorum biliyorum ki geçmişe ayna tutmakta sonsuz dirençlisin..Sen de seviyorsun kendini ve geçmişini..
Fotoğraflar nehircceye aittir.Acemidir ama umutludur :))
Sevgiler
Nehircce

29 Mart 2010 Pazartesi

Haftasonundan...


Merhaba,
Ben bugüne çok iyi başlamadım..Ama günü ortaladık inşallah yarın daha güzel olur diyip eve gitmek için can atıyorum..
Haftasonu,Cumartesi günü Efe'nin doktor kontrolu iyi geçti.Şükür çok ciddi bir durumu yok.Ama Nisan 15 e kadar dikkatli olun,çocuklarda mevsim geçişi yüzünden hastalık riski çok yüksek bu dönemde dedi..Öksürüğü bir türlü atamıyor bizimki,bakalım yeni ilaçlar işe yarar umarım :(
Hastane çıkışı Moda ya gitmeye karar verdik.Efe cıvıl cıvıl çocuk parkında hazırlıksız gittiğimiz için yerden bulduğu çubuklarla kürek yaparak kumda oynadı :))
Bizde etrafı gözlemleyip sürekli iç geçirdik şimdi burada bir yerde oturmak vardı diye..Park kapınızda,deniz karşınızda sohbet her daim var ohhh ne ala ne ala :)
Sonra sahile inip yürüdük...Yukarıdaki resimler o günden kalanlar..Hala çok acemiyim ve en kötüsü makinamın özelliklerini fırsat bulup kurcalayamıyorum...
Pazar günü hep evdeydik..Ev işi,yemek yapmak vs.. geçti..
İyi haftalar hepimize :)
Umarım yarın daha iyi bir gün olur...