29 Nisan 2009 Çarşamba
TATLI KURABİYE :)))
24 Nisan 2009 Cuma
Ben geldim :)
Yeni düzenlemeyi duymuşsunuzdur belki,aylık 300tl ye geçici işler sağlanacak işsiz insanlara, bir umut işte.Ben pek uygulanabileceğine inanmıyorum.Henüz netleşmedi zaten,meclise girmesi onaylanması bakanlıkla ilgili işlerin halledilmesi,Allah güç kuvvet versin onca işsize.Rakam da oldukca az ama idare etmiyormuyuz zaten yıllardır, yine idare edin diyorlar işte...
Dün 23 Nisan dı benim çalışma hayatım başladı başlayalı ilk 23 Nisan tatilimdi.Bütün gün TRT izledim diyebilirim.Acısını çıkardım yılların.Misafir ülkelerin çocuklarını, gösterilerini izledim.Duygulandım,heveslendim oğlum için :) En güzel anı ise programın; 1981 yılından itibaren ülkemize gelmiş çocukların şuan ki halleri,yapılan ropörtajları çok hoştu.1983 yılında büyük bir heyecan biraz korku ve merakla ülkemize gelen Bulgaristanlı küçük bir kızın şimdilerin öğretmeninin ülkemiz hakkındaki yorumları kaldığı ailenin ilgisi,misafir perverliğini anlatışı çok güzeldi.10 gün kaldığı ailenin küçük kızı Zeynep le kurduğu arkadaşlık yıllar sonra hala özlemle anlatıldı.Birbirlerinin şimdiki görüntüleri izletildiğinde gözyaşları aktı gitti.Benimde tabii.Öyle imrendim ki onlara :( İlk okul yıllarımda hep istemiştim o misafir arkadaşlardan bir tane :) ama evimiz, şartlarımız uygun değildi.Oğlum biraz büyüsün onun için kesinlikle başvurucam :))
Oğluşuma Türk Bayrağı giydirip ona Atatürk ü birkez daha anlattım dün.Düşmanlardan kurtardı bizi dediğimde düşmanlar bize ne yaptı diye sordu, kötü davrandılar annecim dedim babamada mı kötülük yaptılar dedi :) herkese dedim ..Babam Atatürk e yardım etmedi mi dedi :) Bütün gün düşmanlarla ilgili sorular sordu durdu bana...
..........
İşte böyle yazacak çok şey var,kırgınlıklarım başka sevinçlerim de var elbet.Lafı fazla uzatıp kimseyi sıkmak istemiyorum.Ama dün bir karar aldım; herkese hak ettiği kadar değer vericem bundan sonra kendimi hırpalayıp sonra hüsranla bakmıycam önüme ..Dertliyim de deşelemek istemiyorum.
Sevgiler,
10 Nisan 2009 Cuma
Bugünün yazısı :)
9 Nisan 2009 Perşembe
Küçük ellerde küçük çiçekler...
8 Nisan 2009 Çarşamba
..........
Niye buraya yazdığımı da bilmiyorum ya neyse,
Kendimi inanılmaz yalnız ve çaresiz hissediyorum.Bir haftadır ağrımayan başım yine atağa geçti.Kendime öyle kızıyorum ki bugün...
Yine özlediğim şeyleri özlüyorum...
7 Nisan 2009 Salı
azıcık benden :)
6 Nisan 2009 Pazartesi
6 Nisan..
Yaklaşık 2 haftadır işyerimdeki yoğunluk sebebiyle çok yorgunum.Ama düzene oturana kadar sabredeceğim. Bugun elimde bir yığın yapılacaklar listesi olmasına karşın ben yine de geçtim bu ekranın karşısına bloğumu bi başına çok beklettim artık yeter ..
Eşim 1 haftalığına Samsun a gitmek zorundaydı ve geçen cuma gitti.Oğlum bu yüzden iki üç gündür çok hırçın.Sürekli babasını soruyor.Sanırım birazda huyu değişti.Sabah işe gitmemem için resmen yapıştı bana ama çaresiz ayrıldık tabii. Bakalım ananesine neler yaptı akşama haberleri merakla bekliyorum:))
Dün oğlumla aramızda geçen bir diyalog beni çok güldürdü sizede yazayım:
İzlediğimiz bir dizi de geçen aşk sözcüklerinden esinlenmiş olacak
Oğlum : Anne babam senin neyin oluyor
Ben : Eşim
Oğlum: Hıııhhh ? (anlamadı yada istediği cevabı alamadı)
Ben : Yani kocam
Oğlum: Peki sen babamın nesi oluyosun
Ben : biraz önceki cevabı almamak için karısı dedim
Oğlum biraz sonra
Peki sen babama aşık mısın ?
Ben : hı hııı
Oğlum :Son günlerin en popüler cevabını yapıştırıyor bana - hadii canıııımmmmm :)))
Bu cümleyi nerden kaptı bilmiyorum.Ama hergün 3-5 kez yineliyor.Bizi de güldürüyor tabii.
Bu çocuklar bir alem doğrusu.Şimdilik yazımı burda sonlandırayım.İş yerindeki yapılacaklar listeme dönmem lazım.Beni merak eden arkadaşlarıma da iyi olduğumu belirteyim...
Herkese iyi haftalar ,sevgiler
23 Mart 2009 Pazartesi
Hafta Sonum :)
Öncelikle herkese iyi haftalar diliyorum;
Bu haftasonumu hava ve ruh halim sebebiyle evde geçirdim.Böylelikle sürekli ev işi,mutfak vs.. vakit geçirmek zorunda kaldım.Düşününce oldukca yorucuydu doğrusu.Sadece Cumartesi ve Pazar günü kısa yürüyüşler ve market alışverişi yapabildik. Oğlumla arabacılık (şöförcülük :) ) oynadık. Bazen diyorum kızım olsaydı daha mı eğlenceli olurdu diye :))) evcilik, bebek kıyafetleri vs.. sanki şöförcülükten daha zevkli gibi :)))) Kız anneleri daha şanslı sanırım.
Pazar günü eşimin ısrarıyla yukardaki fındıklı kurabişlerden yaptık oğlumla yine ;Her zaman ki gibi çalışan anneler için çok pratik bir tarif.
Malzemeler
* 1 Yumurta (Sarısı hamurun içine,akı fındıkların yapışması için üste)
* 1 Paket katı yağ
* Aldığı kadar un
* 1 Paket kabartma tozu
* 5 Yemek kaşığı şeker
* 1 Avuç kadar çekilmiş fındık
Yapılışı
* Yumurtanın sarısı ile şekeri ezerek yedirin, üzerine yumuşatılmış katı yağı ekleyin,en son un ve kabartma tozunu ilave edin.Şekil verin önce yumurta akına sonra fındığa batırın ve fırınlayın... Kolay gelsin ve afiyet olsun....
Sevgilerrrr :)))
16 Mart 2009 Pazartesi
Mutluluk Mim'i :)
Hep merak etmiştim bu mim olayını bana da nasip oldu :)))
Beni mutlu eden şeyleri yazmam istenmiş yazayım o halde :)
Öncelikle ; Sağlığımla ilgili ciddi problemlerim olmadığı için mutluyum
Sonra oğlumun ve ailemin varlığı beni çok mutlu ediyor
Yakın çevremin sağlıklı olması da mutluluk verici başka birşey tabii.
İyi bir dost sahibi olmak ...
Babamın varlığı ...
Oğluşumun sevinç kahkahalarını duymak...
Oğluşumu ne kadar büyüsede kucağımda uyutmak öyle uzun bir süre kalmak..
Flame nin dediği gibi bazen bir film,bazen de sevdiklerimle içtiğim bir Türk Kahvesi...
Bu aralar da baharın gelişi :)
Bir de bu bloğa sahip olmak tabiii.
....
Sonra küçücük bir şey bir kalem,bir kitap, boya malzemeleri,eski bir fotoğraf vs...
Kısıtlıda olsa fotoğraf çekmek.
Ne kadar çok şey varmış yazınca ,bana hatırlattığı için flameye çok teşekkür ederim.Sevgiler
Bende bu mim i sevgili mintaya (http://mintagunlugu.blogspot.com/ ) ve fikir işçisi ne gönderiyorum.http://umitburcu.blogspot.com
13 Mart 2009 Cuma
Güneşi gördüm ...
Mayınların arasında kalmış küçücük bir köy...Okula gitmek için 40 km yol tepmeleri gereken, bu yüzden okuyamayan çocuklar...
Sadece hayvanlıcıkla geçinen, sütlerini, peynirlerini satmak için çıktıkları dağ yollarında terörist sanılarak ateş altında kalan insanlar...
ve daha bir sürü olumsuz şartlar...Sonrasında göç etmek zorunda kalan iki aile ve onların savruluş hikayesi...
Lütfen izleyin...
Yeni gösterime giren bu filmi, eşim görmeyi çok istemişti.T.annem de oğluşumuza bakmayı kabul edince saat 19:00 seyansında, Kozyatağı Palladıum sinemalarında izleme fırsatı bulduk.Küçük bir baş ağrısıyla gitmiştim maalesef ,genelde yanımda taşıdığım kolonyam yine benleydi. Ağlamaya başladıkca hafifletti biraz beni .. Bir ara acaba eşimde de ağlama belirtileri var mı diye baktığımda onunda gözlerinin çoktan kızarmış olduğunu gördüm.Uzanıp elini tuttum, ikimizde orda yaşanan tüm olaylara ama özellikle çocuklarla ilgili olan sahnelerde ortak fikirdeydik bunu çok iyi biliyordum..Eve gelince oğlumuza sıkıca sarıldık.Sonra ben deli gibi artan beni çıldırtan baş ağrımla ve filmin etkileyici sahneleriyle baş başa kalıp derin bir uykuya daldım...
Herkes düşünce yapısına göre farklı sonuçlar çıkarabilir bu filmden.Ama bence iyi bir özeleştiri olmuş. Gidin, görün, ağlayın, düşünün derim...
Sevgiler,
12 Mart 2009 Perşembe
Kapalıçarşı :)
Bugün size, tam iki yıl önce çektiğim bir fotoğrafımı yayınlıyorum.Ben çok severek çekmiştim.Yer Kapalıçarşı o kalabalığın içinde epey bir deneme yapmıştım bunu yakalamak için.Çünkü malum kapalıçarşı dediniz mi akla ilk gelen insan keşmekeşidir.
Aradığınız bir çok şeyi bulursunuz orda hele de sessiz , dar arka sokaklarında :)) Özellikle restorasyon çalışmalarımız sırasında gezinip araştırırken ne bilinmeyenler bulmuştuk :)) mesleğin en keyifli yanıda bu zaten keşfetmek...
Bu fotoda benim için özel, o günleri anımsattığı için, bana sevdiğim işi unutturmadığı için...Birde canım sewoşumun, bana bunu iki sene sonra hala sakladığı yerden çıkartmasıda hoştu tabii.Onun sayesinde hemen yayınlayabiliyorum.Yoksa evdeki arşivden bulmam zaman alabilirdi.
Umarım beğenmişsinizdir.Bu arada fotoğraflarımı beğenen boncuk dosttum, aynur a. ya da çok teşekkür ederim :)))
Sevgiler :)
11 Mart 2009 Çarşamba
Dostlara !!
Aslında ne çok şey vardır paylaşılacak.
Şen kahkalar atmak,sarılmak,dertleşmek,ağlamak,gezmek görmek istersiniz birlikte..Sadece düşündüğünüzle kalırsınız.Hep özlersiniz hep uzaktan bakarsınız.
Kimi çok yakındır size, kimiyle aranızda yollar,dağlar,denizler vardır.Olsun değişen birşey yoktur aslında ,hatta yakın olan uzak olandan daha az görülür.Mesafe değildir aradaki şey başka birşey adı olmayan birşey...
Zaman mıdır araya giren, yaşanmışlıklar mıdır kim bilir.
Sizinde varsa böyle dostlarınız, bir adım atalım derim birlikte...
Bu yazımı bugün, öyle dostlara armağan ediyorum,
Sevgiler ....
9 Mart 2009 Pazartesi
Hoş bir haftasonu :)

6 Mart 2009 Cuma
Yağmur yağıyor seller akıyor :))

3 Mart 2009 Salı
Kandilli..
Merhaba,
Size Kandilli den küçük bir boğaz fotoğrafı yeni çekilmiş dumanı üstünde :)
Türk Kahvesi keyfime de diyecek yok sanırım :) Sewoş haftasonu yapmadın bir kahve içemedik :))) bak ben boğaza karşı içiyorum sana nispet yaparak :)))) Canım arkadaşım seni de beklerim .. Bu fotolar da senin için olsun :)))
Bu sabah yine küçük bir baş ağrısıyla uyandım.Ama işe gelince yukardaki manzara ve kahvaltı sonrası içtiğim kahve kendime getirdi beni :) Aslında kafama takılan çözmem gereken sıkıntılarım var ama buna da şükür diyiyorum geçecek elbet hepsi :) Baharın geliyor olması da beni çok sevindiriyor bugünlerde ;sanırım hepimizi.Sabah uyandığımda gri bulut kitlelerini görmeyi sevmiyorum ben, ışıl ışıl bir sabaha uyanmak en büyük neşem :) Yakında ağaçlarımızda çiçek açmaya başlar ne harika olur değil mi.. Şimdiden heyecan verici doğrusu..
Çok pozitif bir yazı olmuş galiba :))) herkese pozitif bir gün dileyeyim öyleyse ...
Sevgiler,
2 Mart 2009 Pazartesi
karakedi
Herkese iyi haftalar , sabahtan beri bir türlü fırsat bulup yazamadım.Yoğun bir gün geçirdim ama bugun işten erken çıkıcam :)) oleyyy
Malum kriz sebebiyle eşim yaklaşık üç aydır belirli periyodlarla ücretsiz izin kullanmak zorunda kalıyor.Sabah oğlumu ve onu uyurken bırakıp işe geldim ve inanılmaz imrendim onlara :) Mecburi bir durum tabii ama ben yine de kıskandım onları :))
Bugun öğlen civarı eşim bir heyecanla aradı ofisi .. Sana yılın espirisini söyleyeyim mi diye :) Olay aynen şöyle gelişmiş :
Eşim mutfakta oğlum ve kendine kahvaltı hazırlıyormuş.Meraklı oğlum içeri süzülmüş :)
oğlum : - Baba ne yapıyorsun
eşim : -Yumurta
oğlum: - kime yapıyorsun
eşim : - sana bana
oğlum heyecanla soruyor :
- peki Karakediyee eeee :))))
sevgilerrrr :))))
26 Şubat 2009 Perşembe
Çocuğunuzla yapacağınız kolay bir tarif :)
25 Şubat 2009 Çarşamba
Dün akşam eşimle,malum istanbul trafiğinde eve her zamankinden daha geç gidebildik.Oysa oğlum son telefon görüşmemizde anneee çabuk gel demişti bana :) Tüm günde ananesine ben anneme gidicem onu çok özledim demiş :)))
Benim eve gidip pasta yapma heyecanıma engel oldukları için tüm Tepeüstü civarında arabalarını uygunsuz park eden,ışık kurallarına uymayan herkesi kınıyorum. Kavşak kenarlarına da park yapılmazki yada bekleme, ne tuhaf milletiz anlam veremiyorum. Arkada acelesi olan(benim gibi) ,hastası olan vs... bir sürü insan birinin keyfi gelsin de yol açılsın diye saatlerce bekleyebiliyor.
Apartmanın önüne arabamızı park ettiğimizde oğluşumuz da camda bizi bekliyordu ananesiyle, ellerini kocaman açmış el sallıyordu bize :) Hemencik girdik apartmana bir telaş önce kim alacak oğlumuzu diye :) O ise kapıda, tüm apartmana geldiğimizi duyurur vaziyette anneeee, babaaaaa geldiniz mi :)))))) sonra kucaklaşmalar öpüşmeler,her akşam olduğu gibi..
Üstümü bile çıkartmadan hemen işe koyuldum.İlk önce yemek işini halledip hemen pastaya giriştim.Önce üstünü süsleyecek malzememiz olmadığı için üzüldüm; ama dondurucuda ki yazın Samsun da babamın köyüne yaptığım geziden, topladığım kızılcıklar geldi aklıma :))) İnanılmaz sevinerek aldım elime birde ne göreyim yazın topladığımda ve dolaba koyduğumda henüz sarımtrak ve küçük olan kızılcıklar resmen büyümüşler . Şaşkınlıktan bakakaldım.Hala normal mi bilmiyorum. Neyse süsleme kısmında oğlumdan yardım aldım.Birlikte birşeyler yaptığımızda daha iştahlı yiyor yoksa pek yemek yemeyi seven bir çocuğum yok maalesef ama buda bir metod oldu benim için, iyi geldi bize tavsiye ederim.
Sonra oğlumu salona gönderdim ve sana birazdan süpriz yapıcam dedim :) Kıpır kıpır ne yapacağını bilemez bir tavırla koştu içeri :) Ve sonra süprizzzzz :) Eğlenceli bir akşam oldu birlikte iştahla yedik uyduruk ama manası güzel pastayı :)Artık oğluma yaşını sorduğumuzda da iki buccuk üç diyor :))))))
Bugunlük de noktayı koysam iyi olacak sevgiler,
Hepinizi öpüyorum
24 Şubat 2009 Salı
Ordan Burdan Serisi


16 Şubat 2009 Pazartesi
Ordan Burdan serisi...

Merhaba,
İyi haftalar, umarım herkes güne iyi başlamıştır.Ben sabahtan beri süren yan dairedeki tadilat yüzünden sinir krizleri geçiriyorum :) sürekli beynimle temas halindeyim nolur ağrıma ama nolur diye :) Sanırım dairedeki tüm kolonlar kirişler balyozla indirildi , yoksa saatlerdir ne kırıyor olabilirler küçücük evde :)
.......
aaaaa :)
Size güzel bir haberim var geçen cuma günü bir hikayeye başladım.Malum başlamak bitirmenin yarısı inşallah bende ağır ağır bitiricem :) Hemen de paylaşıcam sizle ,İstanbul Londra ile karışık bir hava halindeyken bu günleri verimli geçirmeliyim.Bahar gelirse yazamam sanırım :) İçim kıpır kıpır aklım hep dışarda mümkün değil...
......
Öncelikle yukarıda iki yeni kitabım, tavsiye listesine alabilirsiniz. Ama Yalnız Yürümek daha çok genç ruhlara hitap aden bir gerçek öykü , Lise yıllarında yaşanmış bir hikaye...O dönemlerini özleyenler içinde hoş olur tabii. (Zeynocum sana saklıyorum bu kitabı)
Diğeri Anne Soprani'nin Sürükleyici bir sürgün hikayesi diyebilirim. Kenize Murad'ın Saraydan Sürgüne kitabını okuyanlar bu tarzdan zevk alabilirler.
......
14 Şubat herkes için bir şey ifade edebilir bir tarih, benim ve eşim için birşey ifade etmiyor tabii :) evlilikte 5 yılı devirince toplam 9 yıllık bir ilişki içinde artık evlilik yıldönümü bile sıradan birgün olabiliyor.Tabii olmasa keşke ama oluyor ne yazıkkı :) Biz ogün tamamen tesadüf, Haldun Taner Tiyatrosunda,Sait Faik 'in hayatını anlatan '' Öylesine Bir Hikaye''isimli oyunu izledik. Fırsat bulursanız izlemelisiniz. Naşit Özcan,Savaş Dinçer den çok iyi devralmış bu rolü.Eşim biraz sıkılsada ben aradaki Akordiyon ve Klarnet sesiyle mest oldum. Tiyatro en sevdiğim sosyal aktivite, bu hafta sonuda üç kız kardeş olarak üç kız kardeş oyununa gidicez saat üç de :) bu kadar rakam tutturmak hüner ister herhalde :) Başımıza birşey gelmez inşallah kızlar :)
......
Bu arada sanırım kimse kendine yeni bir uğraş bulamadı kimseden ses çıkmadı.Umarım zamanınızı iyi değerlendiriyorsunuzdur. Tabii vakit bulabilenler için bu sözüm, yoksa zaman öyle nankör ki bazen ....
Hepinizi öpüyorum eleştirilerinize açığım, sevgilerrr
