27 Ekim 2010 Çarşamba

Kale gibi bir evden örnekler...

İlk gördüğünüzde, siz ne hissettiniz bilmiyorum ;ama ben dedim ki kale gibi bir ev yapmışlar..

İçini merakla gezmeye başlayınca tahmin ettiğimin tersi, çok sade ve oturaklı buldum.

Bakalım siz neler düşüneceksiniz...




Hasır sepetlere vuruldum mesela,çalışma masası için kullanışlı geldi hasır çöp kovaları ayrıca şıkkk..



Oturma düzeni biraz rahatsız edici gibi ne dersiniz,



Burası biraz otel odasını andırsada yaşanabilir,sade bir mekan oluşturulmuş bence fena değil :)




İşte burayı çok beğendim,hani ben maviye tutkunumya,burda mavi eşya yerine doğa var..Tablo gibi asılı sanki..



Burada da fazla söze gerek yok,beyaz muhteşem olmuş,ayrıca tablolarla evin tüm detayları örtüşmüş sanki..Duvar rengide doğru uygulanmış.



Burada dikkatimi çeken,kahve yeşil ve turuncunun uyumu biraz yaşama renk verilmiş sanki..

özellikle kahve ve yeşili bir arada kullanmaya özen gösteren biri olarak..Beğendim efendim :)))



Haftasonları magazin programlarındaki kıyafet eleştirmenleri gibi hissettim kendimi...

Amaaa Ayllaaa Hanım bu etek bu ayakkabıyla uymuş mu hiçç der gibii...



Ama az da olsa İç mimarlık üzerine çalışmışlığım var, hani biraz söz hakkım olabilir dimi...



Kaynak comtemporist.


Sevgiler

nehircce

26 Ekim 2010 Salı

Fotoğrafçılık..

Nehirce fotoğrafçılık kursunda :))
Hocamız Tolga Subaşı iyi bir fotoğrafçı ve eğitmen..
Daha dilini ve tarzını tam çözememekle birlikte,umutluyuz.
Sewresh ile birlikte gidiyoruz.O da çok istekli zaten yola çıkış maksadımız birlikte hareket etmek olduğu için,birlikte başarmamız şart...
Sürekli deneme çekimleri yapıyoruz derste hal böyle oluncada konu hocamız oluyor :)
Burda da estantene ayarlarıyla oynayarak farklı anlar yakalamaya çalışıyoruz :))


Bugün ofise taşıdığım makinemle olur olmaz şeyler çektim...Bu da onlardan biri :))
Zamanla daha iyi olacağına inanıyorum,inanmak istiyorum...
Umarım başarılı oluruz ...
Bir ses vereyim istedim size,benden bu kadar..
Herkese iyi haftalar.
sevgiler
nehircce

22 Ekim 2010 Cuma

Dünden kalanlara bugün eklenenler...

Merhaba,

Bunlar bana, dünden o güzel günden kalanlar..

Yüreğimdekiler daha kocaman ama bunlar avucuma sığanlar...

Dün çok hoş bir süprizle, ilk çiçeklerim geldi sevgili dost dediğim insandan...

Sonra ofis kutlaması,akşam evde yapılan kardeşlerim (Zeyno) ve eşimin ortak süprizleri (ben şüphelenmiştim zaten )

Sonra çok sevindiğim hediyelerim..



Tofitayı görünce şaşırdınız mı ?

Evet o da hediyelerin arasında,eşim olan beyefendiden :)))

Üniversitede elinde tofita sürekli peşimdeydi :)) Ne zaman küssem ona, alır bir tofita barışmak isterdi..Çok romantikmişiz :)) Tam 10 yıl oldu, Allahtan tofita hala var :)))


Bugün malum Cuma,benim için ve Cumartesileri çalışmayanlar için haftanın son iş günü,


İçim de bu fotoğraflardaki dek.örnekleri gibi rengarenk.


Yarın fotoğrafçılık kursu için dışarı çıkıcam sabırsızlıkla bekliyorum o yüzden yarını...


Böyle yazıncada hapishanedeki son günüm de yarın açık görüşe çıkacakmışım gibi oldu..


Ama birazda öyle sayılır,sabah girdiğim işyerimden,akşamın geç saatlerine kadar öğle yemeği de dahil, hiç gökyüzü görmeden çıkıyorum, doğruuu eve...


Hal böyle olunca,hem sevdiğim bir konuda eğitim alıyor olmaktan,hemde en iyi dostu görme bahanesiyle özgürlüğümü kollar oluyorum işte..




Tıytıy çok şirin dimi,artık bizim böceklerin odasına biraz sırıtırda, yeni anne olacak yada bebişleri küçük annelerin çocuk odası dekorasyonu için,hiç fena olmaz sanki ne dersiniz.


Ayrıca bu şekilde, bizim meslekte şaşırtmacalı derler,yapılan dolap raflarıda çok hoşuma gitti...

Hepimize bol kahkahalı,huzurlu bir haftasonu diliyorum.

Sevgiler.

nehircce

Fot.netten alıntıdır,tasarlayanın da çekenin de eline sağlık...

21 Ekim 2010 Perşembe

Bugün de benim doğum günüm :)))

Ama bugün de benim doğum günüm :)))
İyi ki doğmuşum dimi :)

Beyza'cım hoş süprizin için tekrar çok teşekkür ederim..

Öpüyorum herkesi...
Sevgiler
nehircce

20 Ekim 2010 Çarşamba

Biz güldük sizde gülün :))

18 Ekim eşimin doğum günüydü,
Evde oğluş ve eşimle küçük bir kutlama yapacağız..
Dışarıda rahat edip giyemeyeceğim,siyah kısa eteğimi giydim..
Hazırlandım içeri girdim,Efe ye nasıl olmuş eteğim diye sordum...

Cevap: etek neyde anne göyemiyoyum oldu :)))))))))))
Çok kısa değil di oysa ki sadece siyah çorap siyah etek oğluş fark edemedi sanırım :))

Anaokulu serisinin dergileri elimizde çalışıyoruz geçen akşam,
Babasıyla mücadele halinde ,A harfiyle başlayan meyve,eşya vs.. sayıyorlar.
Resimlerde bir domuz kumbarası da var, eşim A harfiyle başlayan eşyaları göster bakalım diyor.. Oğluş domuz kumbarasını da gösteriyor.Eşim oğlum bunun içinde A harfi mi var diyor(aslında A ile mi başlıyor diye soracak aklınca ) Efe yapıştırıyor hayır bunun için de paya var :))))))


Testler çözülüp her derginin sonunda bir yıldızı hakettiğinde de koşup panoya yıldızını yapıştırıp,anne göydün mü ben çok başarıklı bir çocuğum diyor :)))
Hep başarıklı bir çocuk olursun umarım oğlum,tüm anneler evlatlarını iyi güzel yerlerde görsünler dilerim...

Sağlıklı,akıllı,merhametli,terbiyeli,ahlaklı,ileri görüşlü çocuklar yetiştirelim inş. ki,bence onlara çok iş düşecek ilerleyen zamanlarda...

Sevgiler
nehircce

18 Ekim 2010 Pazartesi

Tahta valiz..


Merhaba,
Bu eski valizlerden evinde,çatı arasında bir yerlerde olanınız varsa ne şanslısınız ...
Hani eski Türk Filmlerindeki tahta valizlerden.
Bu tip, artık antika sıfatı taşıyan eşyalar pek kıymetliler.
Çıkarın kıyıdan köşeden onları,keşke benimde olsa bir tane :(
Üzerine koyun kitaplarınızı,hatta altına cam yada eski görünümlü yada tam tersi modern ayaklar yaptırın salonunuzun ortasına koyun sehpa niyetine ...İçine de eski albümlerinizi doldurun,hem alandan tasarruf yapın hem de zevkten dört köşe olun :))
Bu sene böyle bir arayış içindeyim,güzel bakımlı bir tahta valiz bulursanız,satan bir yerden haberdar olursanız bana muhakkak haber verin...
Üzerindeki kitaplara gözüm sürekli takılıyor,ve ha bitti ha bitecek olan Bin Muhteşem Güneş'i hatırlatıyorlar bana...Ne kadar hüzünlü bir hikayesi varmış,okumayanlara tavsiye ederim.
Hepimize iyi haftalar.
sevgiler
nehircce

14 Ekim 2010 Perşembe

Sunay Akın'dan + fot.denemesi...




…Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam.

Ama evet, yeri gelir susarım.

Canımı çok yakan şeyler olur,ama yine de susarım, tükenirim.

Buna izin de veririm aslında. Salaklığımdan mı? Hayır!

Ben kimseye ''GİT'' de demem, diyemem. O kişi vazgeçilmez olduğundan mı? Hayır.

Ona, o kadar şeye rağmen o kadar değer veririm ki, Her gün yaptıklarına utansın diye.

Ama bir gün öyle bir giderim ki;

Kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!

SUNAY AKIN


Fotoğraf nehircce'ye aittir :)
Adı:Oğluş'un aydedesi...

Sevgiler,

13 Ekim 2010 Çarşamba

Çocuğunuzun yeteneğini keşfedin...

Çocuğunuzun yeteneğini keşfedin kitabının;

Geçtiğimiz ay, Zeyno gazetede ilanlarını görmüş..Arayıp hemen oğluş için istedik..

Yayın için bir ücret ödemiyorsunuz sadece 4,5 TL kargo parası ödüyorsunuz.

Sonra yavaş yavaş çocuğunuzla kitabın içinde ki testleri çözüyorsunuz..Hepsi çok eğlenceli.

Sonra çocuğunuzun en çok hangi alanda yetenekli olabileceğini öğrenmiş oluyorsunuz :)

Bizde %75 Lisan yeteneği çıktı. Belli olmaz tabii bundan sonraki gelişimi,eğitimi hepsi bu durumu etkileyecek ve değiştirecek şeyler.Yalnız 2,5 yaş 5 yaş arası çocukları olan arkadaşlara öneririm.

%100 doğruluğundan emin olmamakla beraber bu tip testlerin çocuğun eğitiminde,ilgi alanlarında etkili olabileceğine inanıyorum ben. Tavsiye ederim...


Daha sonra Boyut Yayıncılıkla tekrar iletişim kurup,bu seti satın aldım.Her ay 12 tl ödeyeceğim.

süre biraz uzun yalnız 24 ay,ama yayını beğendiğim için hiç düşünmedim,ayda 12 tl yi nelere vermiyoruz ki...

Setin içinde,3 tane çocuğunuzun eğitimi için önemli kitap, 8 tane içi dergilerle dolu klasöre ve dergilerde ki test ve oyunları yaparken kullanmanız gerekecek oyun kartları geliyor.Bir de bana seni anlat anne ve bana seni anlat baba ajandaları var..Ben en çok bunları sevdim :)) İçinde size çocuğunuzun sorabileceği bir sürü güzel soru var..Siz onları cevaplıyor ileride de ona bir kaynak bırakmış oluyorsunuz :) Biz daha başlamadık ama zevkle yazacağıma eminim...


İşte böyle dostlar, ilgilenmek isteyenler olursa haber vereyim istedim.Biz her akşam bir heyecan hadi test çözelim anne diye seslenen oğluşla akşamları yarım saatimizi böyle geçiriyoruz...


Bu post kesinlikle reklam için yazılmamıştır,tamamen paylaşma isteğidir :))


sevgiler
nehircce

12 Ekim 2010 Salı

Bir kaç dekorasyon örneği...

Farklı zamanlarda farklı ruh hallerindeyken belli ki ,
Arşive üç-beş dekorasyon örnekleri kaydetmişim.
Biraz bilgisayarı kurcalayayım derken çıktılar karşıma tekrar.
Belki birilerinin işine yarar..

Kimi fazla spor,kimi bana göre fazla klasik burdaki örneklerin,ama tek bildiğim taşınmak zorunda kalırsak yeni evde daha az renk kullanmak istediğim..Ve kesinlikle vengeden uzak duracağım...
Tozlarını al al bitiremiyorum...Ahhh ahhh hangi akla hizmet koyu seçtim ben o mobilyaları :))


Burda ki mavi benim en çok sevdiğim mavi..Gazetelik detayı içinde saklamış olabilirim tabii bu fotoğrafı :))


Yeni bir yatak odası takımı alırsam, bu renk ve bir kaç ton açığını düşünüyorum mesela :))) Ama tasarım bana pek fonksiyonel gelmedi..




Burda kesin çiçeklere vurulmuşumdur :)) Ve abajura :)) mavi yaaa hanii..




Kesinlikle bu ve türevleri bir L koltuk planlarım arasında..



Sandık sevdam yüzünden kaydetmiş olmalıyım bunuda :)



Bu alan annelerimizin,eskiden dikiş makinelerini koydukları alanlar gibi nostaljik ama bir kış bahçesi,sakin sakin bir kahve ne iyi gider...Belki biraz yazmak..

Bu tonların uyumunu da çok seviyorum ama...


Fotoğrafların tümü netten alıntıdır.
Kaynakları kaydetmediğim için veremiyorum.Üzgünüm, çoğu dekorasyon yayınlarından...
Sevgiler.
nehircce

8 Ekim 2010 Cuma

Yağmur yağıyor,Sezen söylüyor..


Çatı katındaki küçücük odamın tepesi delinecek gibi sanki ,yağmur ne kadar şiddetli yağıyor böyle...

Fizy de mood ayarlarından sakin müzik kısmını tıkladım saatlerdir çok hoş parçalar dinliyorum..Cuma stresinin içinde..

Birde ara sıra arkamı dönüp,penceremdeki yağmurun izlerine bakıp gülümsüyorum..Seviyorum ben sonbaharı, hani bu ayın çocuğuyum ya ondan sanki...

Haa, birde kaçamak kaçamak uzun süredir ilk kez iş yerimde bir kaç sayfa kitap okuyorum ..Bugünün hakkını vermek ister gibi.Hani dışarda yağmur varya...Eeee bu hava da ya kitap okunur ya film izlenir ya da Sezen dinlenir ya..ondan..

Şimdi mutfağa inip yukarıdaki kadar şık olmasada, hoş bir fincanda kahve yapmak istiyorum..

İyi haftasonları,
sevgiler
nehircce

7 Ekim 2010 Perşembe

Van / Başkale İ.M.K.B Çok Programlı Lisesi


Merhaba, bugün blogları gezerken bu haberle karşılaştım ..
İlgileneceğinizi düşünüyorum..

Asıl amaç kitap kampanyası olsa da Van da okuyan bu Liseli kardeşlerimiz için,temiz ama giymediğimiz kalın giysilerimizden ayakkabılarımızdan gönderebiliriz bence...

Haberi detaylı okursanız,oradaki öğrencilerin ihtiyaçlarıyla ilgili daha net bilgilere ulaşabilirsiniz.

Ben üstüme düşeni yapmaya çalışacağım dilerim herkes belli ölçüde ilgilenebilir.


ADRES: Başkale İ.M.K.B Çok Programlı Lisesi BAŞKALE / VAN

Sevgiler.
nehircce

6 Ekim 2010 Çarşamba

Teşekkür ve yeni kitaplar..

Selam,
Merak eden tüm dostlar,oğluş daha iyi fısfıslara alıştı :)) Bende tabii, artık biraz böyle yaşayacağız belli ki.. Geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkür ederim..İnanıyorum geçecek..

Hayatta hep hastalık,can sıkıcı vs.. gibi şeyler olmuyor tabiii, mesela geçtiğimiz haftasonu çok istediğim fotoğrafçılık kursuna yazılabildim.Yeni bir başlangıç oldu benim için biraz sancılı oldu oluyorda hatta, ama olacak ben biliyorum :))

Kurs çıkışı bu iki kitabı aldım,biri anne bloglara tavsiye edebileceğim (Çocuklarımıza verdiğimiz gizli mesajlar ) içinde ilginç hikayeler var,böyle oluncada okuyup takip etmesi zevkli..

Diğer kitabı tamamen kitabevindeki arkadaşın yardımıyla seçtim (Semerkant / Amin Maalouf) Daha başlamadım çünkü elimde hala Bin Muhteşem Güneş var,ama zamanım yok :((( o biter bitmez buna başlamayı istiyorum..Yalnız hem yazar hemde kitap hakkında yorumlarınızı paylaşırsanız sevinirim...İlk kez okuyacağım bu yazarı... Belki de geç kaldım ama olsun :)


Yaşanan her ne olursa olsun,
daha yaşanacak çok şey var...

sevgiler
nehircce

4 Ekim 2010 Pazartesi

Tedavi başladı..

Merhaba,
Öncelikle tüm geçmiş olsun dilekleriniz için hepinize, ayrı ayrı çok teşekkür ederim.
İyi ki varsınız..Gerçekten iyi ki varsınız ...

Süreyyapaşa Çocuk Göğüs Hastalıları Hast.muayenemizden sonra, oğluşun her yıl tekrarlayan bu rahatsızlığı Astım başlangıcı sayılabileceği için,önce ciğer filmi sonra yapılan alerji testi sonrası, bir sonraki kontrole kadar sürekli kullanması gereken bir fısfıs ve öksürükleri geçene kadar kullanması gereken bir fısfıs daha verildi.İsimlerini bilerek yazmıyorum ki yanıltıcı bir bilgi olmasın diye.

Sonra bu fısfısların takılıp, düzenli olarak nefesin açılabilmesi için yukarıdaki mekanizmayı ayrıca medicalciden aldım.Bunların sahteleri olabiliyormuş düşünsenize, ne kadar ilginç ve çocuğunuzun astımının ilerlemesini sağlıyormuş...Sağlıkla bile dalga geçer olmuşuz pesss...İhtiyacınız olduğunda ki dilerim olmaz özellikle doktorunuzun yazdığı ismi arayın ve anabayiilerinden soruşturun..Her hangi bir sağlık ürünü de olsa..

Neyse çok şükür şuan herşey daha yolunda ,oğluş bu fısfısın kullanılma şekline ilk gün alışamadı;ama şimdi oturttuk..Periyodik bir sıralamayla sıkılması gerekiyor artık kendisi sayar oldu..Ama ona o tedaviyi uygularken yine de ben bir anne olarak üzülüyorum...Ama ilerlemeden atlatacağız inş.buna inanıyorum..O yüzden ihmal etmeden bu tedavinin düzenli yapılması şart...

Maske işte böyle kullanılıyor.Zaten aramızda bilen arkadaşlar vardır belkide ama yine de bir göstermek istedim.Biz sabah akşam bunu uyguluyoruz..
Geçecek inşallahhhh....
İyi ki tam uzman hastanesine gitmişiz,özel doktorumuza ve ismini vermek istemediğim Devlet Hast.Dr una kalsaydı kendi kendine geçecekti ama ne zamannnn ????

***
Sizi çok seviyorum...
Öyle yazayım dedim içimden geldi :)))

Sevgiler
nehircce

30 Eylül 2010 Perşembe

Oğluş hasta..


Oğluş hasta :(

Geçen sene yaşadığımız yalancı kuşpalazı denen hastalığın tekrarı (Krup) diye de biliniyormuş.

Nefes alamama,aniden ortaya çıkan; kuru köpek havlaması gibi kötü bir öksürükle küt diye, başlayan bir hastalalık..Geçe yattığında hiç bir belirti yokken sabaha karşı birden bu öksürükle uyanabilirsiniz :((

Nefes boruları dar olan çocuklarda, gelişimleri tamamlanana kadar yaklaşık 6 yaşa kadar devam eden,özellikle mevsim geçişlerinde görülen bir hastalık.

Tam tedavisi maalesef yok.Soğuk buhar, temiz hava bilinenler..

Acil durumlarda, ki geçen sene bizim yaşadığımız dudak ve tırnaklarda görülen morarmalar gözlenirse çocuk acile gitmeli ve oksijen verilmeli..

İki gündür,çok az uyuyoruz sürekli tedirginiz.

Oğluş sürekli bana ne oluyor neden nefes alamıyorum diyor,içim acıyor :(

Yarın Süreyyapaşa Çocuk Göğüs hastalıkları böl.randevu aldık.

Aslında dün gittiği doktor gerek görmemiş ama daha detaylı bir göğüs hast.uzmanının görmesi içimizi rahatlatacak.İleride daha farklı hastalıklara çevirmesinden ürküyorum..

Bu konuda tecrübeleri olanlar varsa lütfen paylaşın,biz acemi annelere yardımcı olun :)

İnşallah çabuk atlatırız.Ama kış geldimi hastalıklar başlıyor yaaa, sinir oluyorum sinir...

Yine de şükür elbette, Allah beterinden korusun...


Sevgiler
nehircce

29 Eylül 2010 Çarşamba

...


İçim böyle gece,
ruhumda bedenimde acıyor.
Bugüne not düşmek, iş olsun işte..
Bil ki,
Hepsi senin için...

20 Eylül 2010 Pazartesi



Dün seninle yol boyu kağıttan uçak yapıp arabanın camından uçurduk...
Yollarda küçücük beyaz,kağıt uçaklar görürseniz onlar bizim..
Çevreye verdiğimiz kirlilikten dolayı özür dileriz..
Ama oğlum öyle mutlu oldu ki zaten uçaklarda uçtuuu gittti...

Sonra el kızartmaca oynadık.Seni oyalamak için birden aklıma geldi bu oyun..Eskiden annemde bizle oynardı sanki aklımın bir ucunda öyle kalmış...Bu kadar mutlu olacağını bilseydim daha önce oynardım...Oysa ikimizin elide kıpkırmızı oldu :))) canımız çok yanmadı ama eller kızardı :))) Ve senin şen kahkahaların doldurdu her yanı...


Şimdi okuldasın küçücük kalbinle kocaman bir adamsın...
Ben yine yanında yokum ama biliyorum sen bununda üstesinden geleceksin.
Tüm çalışan annelerin çocuklarının yaptığı gibi...
Aklım hep sende, yüreğimde ama bedenim çalışmaya çalışıyor.

Not: Görsel netten alıntıdır.





Sevgiler
nehircce

13 Eylül 2010 Pazartesi

Efe ne demiş...


Anne biliyor musun seni babamdan daha çok seviyorum...


Ama babamı da senden daha çok seviyorum...

***
Anne siz beni iyi ki doğurmuşsunuz :)) evet iyi ki...


Anne oğluna kitap okur,kitapda gördüğü yusufcuğun ismini hatırlamaya çalışırken,


küçük bey atlar,anneee bu yusufçuk değil mi ...Hııı şeyyy sen nerden biliyorsun bunu, Kayuu gösterdi :)))


Yine farklı bir akşam uykudan önce kitap okuyoruz,kahramanımız bu sefer Balcan,annesinin kurabiye kavanozunu kıran Balcanın hikayesi,kavanoz kırılır kurabiyeler yere saçılır;oğluş ''yaaa anne oldu mu şimdi bak canım kuyabiye çektii'' ...


Ertesi gün onun için pişen kurabiyeleri iştahla midesine indirdi..


İyi ki varsın oğluşş...


Dün çok güzel bir gün geçirdim..Tüm Bloglar toplantık bir sürü yeni yüz, yeni hikaye ..Hepsi ayrı ayrı çok tatlı insanlar..Çok memnun ayrıldım oradan..İyi ki gitmişim...Zeynep ve Burcu çok iyi bir organizasyon yaptınız, tekrar tebrikler...


Şimdilik benden bu kadar, öpüyorum sizi...


Sevgiler


nehircce

Kaldığın yerden..


Hayat devam ediyor...

Üzüntüler de sevinçlerde geride kalıyor.

Zaman akarken Nehir gibi,geride bıraktıklarıyla avutuyor bizi...


Sizler nasılsınız ??? Sonbahar ruhunuzu nasıl etkiliyor..

Ben mi iyiyim,daha iyiyim...

Yeni bir haftaya başlarken,umutluyum herkes adına..



Bu bayram oğlumun daha çok büyüdüğünü gördüm mesela.O yüzden mutluyum..

Kendi başına birşeyler yapmaya çalıştığını,özgüveninin daha çok geliştiğini.

Saçlarının daha fazla uzadığını,gözlerinin daha fazla güldüğünü..gördüm.

Anne oğul dolu dolu bir bayram geçirdik çünkü...


Bugünü kurtarıyor bu sebep...

Yarına yeni umutlar var elbet..

Yeni bir ekmek mayalayacak kadar heyecanım var.


Hiççç bitmesin dilerim..


İyi Haftalar hepimize.

sevgiler.

nehircce
fot.netten alıntıdır.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Güle güle nehircim...

Bugün keyifsiz bir güne merhaba demişken,bir umutla Nehir in sayfasına gittim.Her sabah olduğu gibi..Bu haftasonu uğrayamamanın verdiği üzüntüyle...
Öyle kalakaldım...O gitmiş...Çok uzaklara.
Benim her gün umutla sarıldığım Nehir gitmiş...
Son 15-20 gündür çok fazla yorulmuştu bedeni...Yoruldu uyumak istedi annesini,babasını,güzel ablasını daha fazla üzmek istemedi sanki..Her gün çaresizce ona bakan ailesini...
Ama ne zormuş,hiç tanımadan onu sevmiş biriyken bile bu kadar çok üzülmüşken,ailesi olmak ne zor...
Sabır sabır sabır...
Annesine babasına ablasına güç diliyorum..
Nur içinde uyu güzel melek...
Ara sıra rüyalarıma gel olur mu..
Ben seni tüm ablaların ağbilerin gibi çok sevmiştim...Sevicem de...
nehircce...

1 Eylül 2010 Çarşamba

İyi ki geldin Eylül...

Merhaba,

Ofisdeki küçük, dağınık ama şirin odamda,alt katta ısıtılan yemek kokularıyla,açlığımla boğuşurken dedim ki iyi kiii geldin sonbahar...
İyi ki serinlettin bedenlerimizi,kolaylaştırdın işimizi...
Böyle kapalı havalarda, evimde olma özlemiyle tutuşurum hep,gözümü kapatıp o anın hayalini kurarım...Oğlum odasında oyuncaklarıyla oynarken ben mutfakta havuşlu kek yaparım mesela...Yanına da bir demlik çay bir de hoş sohbet bir dost...O kendini biliyor :)
Son günlerde bir durgunluk var üzerimde, yüzüm gibi bedenimde mahsun,sakin ama etrafımdaki insanlara kırgın...Unutulmak zorunda olanlar unuttuldu da öyle ulu orta gezenler sürekli kendini hatırlatıyorlar...
Neyse ben kaçayım, yapılması gereken bir sürü iş ve onları yaptırtan huysuz bir patronum var...
Sevgiler
nehircce

27 Ağustos 2010 Cuma

Ter kokusuz toplu taşımalar çoğalsın !

Şöye bir düşündüm de işe gitmek için,alışveriş yapabilmek için,hastaneye,postaneye vs... yollarda ne kadar çok zaman kaybediyoruz.
Büyük şehirde oturuyorum dersen, ceremesini de çekeceksin ! dediğinizi duyar gibiyim.

Ömür öyle kısa ki oysa, sıkışık bir trafiğin içinde ter içinde beklerken bir öndeki arabanın hareketini, ne kadarda sıkılıyor insan hele 90sn süren kırmızı ışıkta.O kadar uzun ışık mı olur be kardeşim :))

İstanbul trafiğinin temelinde biraz bencillik yatıyor sanki ne dersiniz ? Arabasını alan atıyor kendini yola.Otobüsün,servisin içindekinden kimeneee,araç sayısını artıyormuşum,koca arabanın içinde tek başımaymışım kimene !!!!Araba kullanmayı bilen, bilmeyen, az bilen yollarda hergün.Trafik ışıklarında durup kalkamayandan tutun da Tem yolunda sol şeritte 50-60 km hızla gidene mi kızarsınız bilmiyorum.

Ama bildiğim sürekli kızacak, sinirlenecek birilerinin o keşmekeşin içinde olduğu.Daha sevdiğiniz bir dostunuzla buluşmaya gitmeden ya da bir iş görüşmesi de olabilir, yorgun düşüyorsunuz ki kaldı ki o günün sonu gelsinnn allah gelsin...

Daha bu sabah köprü trafiğinin kısa bir kısmına dahil olan yolumuzda, işe geç kalma telaşında ben ve iş arkadaşlarım, bizden önce ofise gelmiş bizi elinde sopasıyla bekleyen patronumuza karşı mahçup mahçup girdik ofise...Niyeee şöför uyuya kalmış niye İstanbul trafiği olayı daha da zorlaştırmış..

Şöyle bir bisikletim olsa dedim,ama evimdeee işime en fazla 2-3 km uzaklıkta ...Ohhh hem spor, hem stressiz bir hayat...Işıklarda takıldın mı yanından geçip gitsin koca arabalar boşversene...
Ya da ayakların mı yoruldu çek sağa, az dinlen devam et yoluna...

Vee ne diyoruz; ter kokususuz toplu taşıma araçları çoğalsın,insanlarda toplu taşıma araçlarını kullanmak için bahanelerini ortadan kaldırsınnn :)))

****

Akşama kardeşimde iftardayız,güzel mamalar var şimdiden hayırlı iftarlar hepimize,ayrıca güzel bir haftasonu olur umarım.
Sevgiler
nehircce

24 Ağustos 2010 Salı

İyi ki Doğdun Küçük Adam...

Bugün bu küçüğün doğum günü...
24.08.2006 da büyük bir heves ve heyecanla almıştım onu kucağıma, bedenimdeki tüm ağrıları yok etmişti bu güzel surat...Öpüp koklaşmıştık önce,tarifsiz bir andı..

Bugün dördüncü yaşını kutlayacağız paşamızın,günlerdir ben ne zaman doğum günü çocuğu olacağım diye soruyor ..Nerden öğrendiyse doğum günü çocuğu olmak ne demek ,Kaaayu'nun işidir oda kesin :))

Canım oğlum iyi ki doğdun,iyi ki benimsin...
Allah sağlıklı,mutlu,başarılı bir ömür versin çok uzun yaşa inşallahhhh hep gül olur mu..

Seni seviyorum...
annen...

20 Ağustos 2010 Cuma

Bu kadar da kalabalık uyunmaz ki canım :)

Merhaba,

Azıcık oğluştan bahsetmek istiyorum bugün..

Doğum gününe şunun şurası 4 gün kalmışken tam da 4 olacakken.

Günlerdir hevesle beklemekte doğum gününü, alacağı hediyelerin listesini yapıyor sürekli sesli olarak...Çünkü 1 yıl boyunca istediği her bütçeyi aşan oyuncak için, doğum gününü bekleyebilir misin dediğimizde, hiç itirazsız beklerim ama unutmayın tamam mı cümlesiyle karşılaştı,karşılaştık...


Ve nihayet o gün yaklaştı...Oyuncaklarıyla arasında hep duygusal bir bağ oldu bizimkinin...Tek çocuk ve tek torun olduğu için de okul haricinde genelde yalnız, ananeyle vakit geçirdiğinden ,onlarla oyun kurup onlarla kavga etti zaman zaman..Küstüğü bile oluyordu,cezalandırıp sebetinden çıkarmadıkları :)))


Şuaralarda yine hassas bu konuda.


1 haftadır kendi başına uyuyor alıştırmaya çalışıyoruz.Daha önce ben yanında onunla uyur öyle yatağıma geçerdim.Şimdi okuduğum masaldan sonra ve ettiği dua dan sonra tek başına, gece lambası yanık birşekilde uyuyor şükür ki...Hatırlayanlar olabilir korkuları vardı oğluşun,2 yıl öncesinden kalan korkuları inş.aşıyoruz yavaş yavaş.


Dün gece de mızmızlanarak,illa bir çadır yapmamı istedi yatmadan önce...Yatağın üzerindeki beyaz çarşaf oyuncaklarıyla onu örten çadırımız...Baya büyük oldu ama fot.net değil..Yatağının bir yanı malum oyuncakları,onlar olunca korkmuyormuş :)) İyi de canım hepsiyle de yatılmaz ki ,bu kadar da kalabalık uyunmaz ki...


O uyuyunca alıyoruz çoğunu yanından rahat yatsın diye...Sabah ananesine çıkarken kucağımda gözleri kapalı hemen onları istiyor.Özellikle Caillou ,en yenisi o şuan sanırım ondan..Bir de en iyi oyun arkadaşı kendileri...


Genel bir alınganlık hali var buaralar..

Kendini yetersiz hissetme durumu sözkonusu.Geçen gün ben çok başarıksız bir çocuğum bak yapamadım dedi...Çok üzüldüm hemen durumu toparlayıp tam tersini anlattım ona biraz kendine güveni geldi..Dönemsel olduğunu düşünüyorum...


Birde sevgili Beyzacığımdan bizi bu konuda bilgilendirmesini isteyeceğim..4 yaş çocuklarda bu tarz duygusal yoğunluklar normal mi ayrıca oyuncaklarına olan bağlılıkları ne zamana kadar sürer..Bizimkinin özellikle bir iki tanesini çok sevmesi ve yanından ayırmaması hali mesela ...


Bahçede,parkta oyun oynarken gayet normal ilişkiler içinde gözlemlediğim kadarıyla çekingen bir çocuk pek sayılmaz..Endişem bu oyuncak arkadaşlığı onu olumsuz etkileyebilir mi??


Sizde tecrübelerinizi yazarsanızı sevinirim..Belki de kaygılanacak birşey yoktur.


iyi haftasonları,sevgiyle

nehircce

18 Ağustos 2010 Çarşamba

mesela şuan...



Bugün ucu tıkanmış musluk gibiyim,pek akasım bir avuç yeşili sulayasım yok...

Düşünüyorum da zaman zaman,mesela şuan... nasıl bir kargaşanın içindeyiz.


Zamanın elinde, pilli bir oyuncak gibi, o isteyince 24 saati istediği gibi oynar olmuşuz.
Kayıplarımıza arkamız dönük,önümüzdekilere hayrımız dokunmaz olmuş..


Bazen bir arka sayfa haberi kadar önemsiz..
Bazen bir renk cümbüşünde,manşet olmuşuz...


Durup düşünüyorum da zaman zaman,mesela şuan sadece bildiklerimizle yaşar olmuşuz..


nehircce
Tüm hakkı bana aittir.
Fot.netten alıntıdır.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Herkes anne olmasın...


Dün akşam iş çıkışı apartmanın bahçesinde,asmanın altına oturup biraz soluklanmak istedim...
Komşular sohbette çaylar içilmişti..Kısa bir hal hatır sorma sonrası biraz dinlenip eve çıkma arzusundaydım...Öylece izledim onları bir gözüm de bisikletiyle dolaşan oğluşta...

Sonra güzel lüks bir araba durdu bahçenin önünde...Malum karşı komşumun torunu, benim çocukluk arkadaşım X kişi...Aynı yaştayız kendine ait bir işi,bir evi ,bir yazlığı ve bir de luks arabaları var...
Her gördüğümde içimden geçen hep aynı şeyler.Yine engel olamıyorum kendime; çalışmaksa daha fazla çalıştım,okumaksa oda öyle,ama gelgör ki durum ortada ...Nasıl ??

Bu arkadaş 5-6 ay kadar önce anne oldu,çocuğun babası çok yakın arkadaşı(imiş) evli 2 çocuk sahibi birisi,adam bir daha görünmedi...

Sonra anne olan bu arkadaş, doğumdan sonra çocuğunu kendi annesine bırakıp hayatına kaldığı yerden devam etti,ediyor... (Hiç emzirmeden)


Dün annesi ve çocuğunu almaya gelmiş belli ki,kucağında çocukla indi anane apartmandan...
Arabaya yaklaştı,bu arkadaş arabanın kapısını bile açmadan oturduğu yerden kalkmadan ve arkasında ki çocuk koltuğuna yerleştirilen kızına bir merhaba demeden çalıştırdı arabasını ve gittiii...

Sadece özel şöför gibi...
Bir gün boyunca görmediği kızını görmezden gelerek...

Öyle içim acıdı ki,o kız çocuğu için ve gelecekteki mutsuzluğu için üzüldüm...
Oysa ben sadece bir yabancıydım artık...

Niye doğurdun o çocuğu,kendini sağlama almak için mi yoksa sadece egonu tatmin etmek için mi...

Ya da ben anneyim,çocuğum da var kariyerimde haaa bir de lüks arabalarım...
var demek için mi ??

Keşke azıcıkta anne şevkatin,sevgin olsaydı be kızım...Biliyor musun onu hissederek yaşasan gerisi ne kadar da anlamsız...Ahh bir anlasan...

****
Dayanamadım son aylarda bu manzaraya birkaç kez şahit olmaya;bu kızın çocuğunu bırakıp bırakıp gitmesini bir kez bile emzirmemesini, bildikçe yazmadan duramadım...
Ne olur herkes anne olmasın...

Sevgiler
nehircce


Vee tabikii...
Hayırlı Ramazanlar ,bereketli huzurlu bir ay olsun hepimiz için...

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Bugün fotoğraf yook...

Merhaba,

Güzel bir haftasonundan sonra buruk bir güne başlamak biraz zormuş ...
Ezginin günlüğü dinliyorum,ne zaman içimdekileri tarif edemesem kendime ya da yanımdakine hep onu ya da Yeni Türküyü dinliyorum..

Beni gülümseten ise yine oğluş ;

dün dediki;

Anne bayıysaklayım acıyor,
hıhhh,
bayıysak mııı
nasıl yani efoş nasıl oluyor ?
Tüküyüğümü yutuyoyum yaaa, içte ozaman bayıysaklarım acıyor ...
Boğazını gösteriyor :))
Bademcik annecim onlar bademcik :))))
hıı bademcikleyim acıyo o zaman :))

***

Akşam apartmanımızın bahçesinde küçük bir nişan merasimi vardı,
Efoş hadi bizde gidelim dedim,
Tamam,ama napıcaz orda ??
oynarız bizde,dedim :))) Çiftetelli eşliğinde insanlar müthiş eğleniyorlar,ama o durumu algılayamadı...
Efeden gelen cevap şuuu, tamam o zaman bende tombalamı alıym bizde onu oynarız :))))

Bunları hatırlayınca yüzüm gülüyor..

İşim çok stresli songünlerde,kendim de huzursuzum biraz, geçer ama inanıyorum...

Herkese iyi haftalar.
Sevgiler
nehircce

4 Ağustos 2010 Çarşamba

SAFRANBOLU...

Selam,
tatil bitti bitmesine ama nehircce tembellikten birazda işteki yoğunluktan ekleyemedi fotoğraflarını...
Neyse hadi başlayalım,




Biz bu şehirde önce birbirimize,sonra sana aşık olduk ...



Aslında gezimiz önce,Düzce Akçakocadan başladı..Orda kısacıkta olsa denize girdik.Çok hoş bir kasabaymış ben oldukça beğendim..Yalnız denizi çok dalgalıydı..

Sonra sırasıyla Alaplı,Ereğli,Zonguldak şehir merkezi, sonra Gökgöl Mağarası...
Çaycuma da 1 gece konaklama..

Ertesi gün muhteşem doğasıyla Bartın İnkumu ve Amasra bu iki yere tek kelimeyle bayıldımmmm.... İnkumunda denize girmek Amasrada balıkçıları izlemek muhteşemdi...
Gezimiz Safranbolu Yorgancılar konağında son buldu...

Safranbolu, benim eşimle tanıştığım,aşık olduğum,birlikte okuduğumuz,gezdiğimiz,gördüğümüz küçük şehir...Oğlumuza oraları gezdirmek ayrı bir güzel ve manalıydı..

O yüzden post sırasında ki öncelik ona :)) Safranbolu'ya...



Burası Arasta Çarşısı,el emeği göz nuru ne varsa bulabilirsiniz burada,fiyatları da öyle çok yüksek değil bilesiniz.Çocuklarınız için nostaljik tahta oyuncaklar alabilirsiniz,sevdiklerinize iğne oyalarıyla süslenmiş örtüler,kaşıklıklar vs...

Anne oğul gözümüz yolda,dağda taşta,yeşilde,suda..

Küçük Gezgin elinde dürbünüyle, yıllar önce sınıf arkadaşlarımızla çıktığımız Safranbolu nun en yüksek dağına bakıyor...O bakıyor biz derinlere dalıyoruz...


Safranbolu Bulak Mağarasına çıkmak için oldukça uzun bir merdiven tırmanışı yapmak zorundasınız bu yarısı...Oğlum hiç mızmızlanmadı afferin ona...

Veee mağara,çekim yasak ben dayanamayıp birkaç poz çekiyorum..Özürrr özürrr ...

Mağaranın girişine geldiğinizde dışarının sıcak havasını geride bırakıp, yüzünüze usul usul değen soğuğu içeriye süzüldükçe daha yoğum hissediyor.Sonra üşüyorsunuz...Ama açılan nefesinizle,gördüğünüz güzellikler büyülüyor sizi...

Burası İncekaya Su Kemeri...Safranbolu da heryerden su akıyor.Kışın coşkuyla, yazın hüzünle ama yılmıyor akıyor...


Ve kaldığımız konaktan nostaljik bir lamba örneği...

Beğendiniz mi ?


Sevgiler
nehircce